Haydar
Emekli Yönetici
'Serbest kaldı diye Drogba'yı alacak değiliz'
Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, kırmızı-
siyahlı kulübün de cumhuriyet gibi gelecek yıl
90. yaşını kutlayacağını belirterek, "Bu yıla
yakışır bir kadro kurmak için çalışıyoruz" dedi. İlhan Cavcav, Pazar günü yapılacak olağan genel
kurul öncesi 90. yılda oluşturulacak yönetim ve
takım kadrosu için açıklamalarda bulundu. Bu sezonda kırmızı-siyahlı kulübün ve
cumhuriyetin 90. yaşının kutlanacağını anımsatan
Cavcav, "Biz Cumhuriyet ile yaşıt bir kulübüz.
Gelecek yıl hem cumhuriyetimizin hem de
Gençlerbirliği'nin 90. yılı. Bu yıla yakışır bir kadro
kurmak için çalışmalar yapıyoruz" dedi. Genel Menajer Cem Onuk ve teknik direktör Fuat
Çapa liderliğindeki teknik ekibin Macaristan'dan
Belçika'ya, Almanya'dan İspanya'ya bir çok ülkede
oyuncu taraması yaptığını kaydeden başkan
Cavcav, "Geçen sezon topladığımız puanla ligi
bitirdiğimiz pozisyonu hak etmedik. Ligi bizden yukarıda bitiren takımlarla aramızda sadece 1 puan
vardı. Şans... Genç bir takımla oynadık. Hocamız da
çok genç. Bunları düşünürsek, geçen yıl başarılı
olduğumuz kanaatindeyim" diye konuştu. "Hacettepe önce gelir" Gençlerbirliği ile tanışmasının 1940'lı yıllara
dayandığını anlatan İlhan Cavcav, Ankara'da
birçok takım olmasına karşın Hacettepe'nin yerinin
"başka" olduğunu ifade etti. O yıllarda Ankara'da Gençlerbirliği ile birlikte
Demirspor ve Maskespor gibi takımların olduğunu
kaydeden Cavcav, şöyle devam etti: "Otospor'un
başkanı dayımdı. Elimden tutar, beni 19 Mayıs
Stadyumu'nda maçlara götürürdü. Fakat Ankara'da
o yıllarda sadece Gençlerbirliği yoktu. Demirspor'dan Maskespor'a, şehirdeki birçok
kurumun, devlet dairesinin takımları vardı. Bir de
Hacettepe vardı. Kimsenin değil mahallenin
takımıydı Hacettepe. Maskespor da benim için
başkaydı ama Hacettepe'ye büyük sempatim vardı.
Gençlerbirliği camiasını tanımam ise çok daha sonra oldu." "Kapı kapı dolaştık" Yıllar içinde Ankara'daki kurum takımlarının güç
kaybettiğini belirten Cavcav, "O takımların hepsi
yavaş yavaş bir alt kümeye düştü. Hatta çoğu
amatör kümeye kadar. Ben de Gençlerbirliği'ne
böyle bir zamanda başkan oldum" dedi. Camianın büyük olduğunu, takım amatör kümeye
düşse de Gençlerbirliği denilince insanların "şöyle
bir durduğunu" kaydeden İlhan Cavcav, şunları
söyledi: "Federasyon, milletvekili, bakan demeden
kapı kapı dolaştık, derdimizi anlattık. Ligler
birleştirildi. Ama biz o yıldan itibaren işi ciddiye aldık. İki yıl 2. Lig'de oynadıktan sonra 1. Lig'e
çıktık. 1988'deki bir yıllık kazayı da saymazsak hep
birinci ligdeyiz. Hatta sanırım, bir gazeteci
arkadaşımız hatırlattı. Ankaragücü'nün başına
gelenlerden sonra gelecek yıl Süper Lig'de en uzun
süredir oynayan 5 takımdan biri biz oluyoruz." "Hazıra dağ dayanmaz" Ankaragücü'nün başına gelenlere dikkati çeken
Cavcav, "Bu iş parayla pulla olmuyor. Bütün
yöneticileriniz 1'er milyon versin, yine olmaz. Hazıra
dağ dayanmaz" sözleriyle tecrübelerini aktarmaya
devam etti. Gençlerbirliği'ni 10 ya da 20 yıl sonrasını
düşünerek yönettiklerini belirten Cavcav,
"Evlatlarım ne ifade ediyorsa kırmızı-siyahlı kulüp
için de aynı duyguları besliyorum. Benim için
evlatlarım neyse Gençlerbirliği de odur" diye
konuştu. "Listeyi yaparken çok zorlanıyorum" Pazar günü kulüp üyelerinin onayına sunulacak
yönetim kurulunun geçen yıl değişen tüzükleri
nedeniyle 28 kişiden 18'e düştüğünü hatırlatan
Cavcav, bu nedenle listeyi yaparken çok
zorlandığını ifade etti. Yeni tüzük gereği üye sayısı azalan yönetim kurulu
listesinde geçmiş yıllarda çalıştığı isimlerin
çoğunlukta olduğuna dikkati çeken Cavcav,
sözlerini şöyle sürdürdü: "Gençlerbirliği istikrarlı bir
kulüp. Ben uzun yıllardır başkanım. Evet bazen
yoruluyorum ama futbol bana heyecan veriyor. Burayı emanet edecek kadar güvendiğim birini
bulsam çoktan bırakırdım. Tüzük nedeniyle bazı
arkadaşlarımızı yedek listeye almak zorunda kaldık.
Ama Gençlerbirliği'ne fikirleriyle, projeleriyle katkı
sunmak isteyenlere kapımız açık. Hepsinin fikirlerini
dinler, faydalı olacağını düşündüğümüz projeleri tatbik ederiz. Bunun için yönetici olmak değil,
Gençlerbirliği'ni sevmek kafidir." "Ankara'ya futbol dışında da hizmet edeceğiz" Gençlerbirliği'nin uzun yıllar ayakta kalması için
sürekli bir gelire sahip olması gerektiğini kaydeden
Cavcav, bu konuyla ilgili farklı projeler üzerine
çalıştıklarını söyledi. Türk futboluna olduğu gibi Ankaralılara da hizmet
etmek istediklerini belirten Cavcav, projelere ilişkin
"Bu bir yer alıp onu kiralamak gibi bir proje değil,
Türk futboluna nasıl hizmet ediyorsak, Ankaralılara
da hizmet edelim istiyoruz. Ama bu hemen
verilecek bir karar değil. Eğitimden, sağlığa çeşitli alternatiflerimiz var. En doğru seçimi yapmak için
sonuna kadar araştırıp harekete geçeceğiz"
bilgilerini verdi. "Serbest kaldı diye Drogba'yı alacak değiliz..." Ankaragücü'nün veda etmesinin ardından
başkenti Süper Lig'de temsil eden tek kulüp olarak
kaldıklarını kaydeden kırmızı-siyahlı kulübün
başkanı, sorumluluklarının daha da arttığını, bu
nedenle de öncelikle iyi bir kadro kuracaklarını
açıkladı. Gençlerbirliği'nin futbolculara diğer kulüpler gibi
2'şer 3'er milyon avroluk bonservis bedelleri
veremeyeceğini vurgulayan Cavcav, "Bakıyorum
bazı kulüplerimizin 200-300 milyon lira borcu var.
Benim bir milyon borcum olsa gözüme uyku
girmez. Allah yardımcıları olsun. Kendi bütçemize göre, prensiplerimize göre transferler yapacağız.
Serbest kaldı diye Drogba'yı alacak değiliz. On beş
gün içinde teker teker sözleşmeler imzalanınca
gelecek sezonun kadrosunu herkes görecek"
sözleriyle, 90. yıla ilişkin iddiasını sürdürdü. Futbolun geçen sene içinde çok üzücü olaylar
yüzünden popülerliğini kaybettiğini belirten
Cavcav, play-of sistemini de "Bu istisnai olaylar
yüzünden ortaya atılan geçici bir çözümdü. Yayıncı
kuruluşun mağduriyeti asgari seviyeye indirmek
isteyenlerin bir önerisiydi. Oynandı, bitti. Haftada 3 maç yapmaktan, seyretmekten kimsenin memnun
olduğunu düşünmüyorum. Futbolla yatıp kalkan
biriyim, ancak ben bile sıkıldım" ifadeleriyle
eleştirdi. AA
siyahlı kulübün de cumhuriyet gibi gelecek yıl
90. yaşını kutlayacağını belirterek, "Bu yıla
yakışır bir kadro kurmak için çalışıyoruz" dedi. İlhan Cavcav, Pazar günü yapılacak olağan genel
kurul öncesi 90. yılda oluşturulacak yönetim ve
takım kadrosu için açıklamalarda bulundu. Bu sezonda kırmızı-siyahlı kulübün ve
cumhuriyetin 90. yaşının kutlanacağını anımsatan
Cavcav, "Biz Cumhuriyet ile yaşıt bir kulübüz.
Gelecek yıl hem cumhuriyetimizin hem de
Gençlerbirliği'nin 90. yılı. Bu yıla yakışır bir kadro
kurmak için çalışmalar yapıyoruz" dedi. Genel Menajer Cem Onuk ve teknik direktör Fuat
Çapa liderliğindeki teknik ekibin Macaristan'dan
Belçika'ya, Almanya'dan İspanya'ya bir çok ülkede
oyuncu taraması yaptığını kaydeden başkan
Cavcav, "Geçen sezon topladığımız puanla ligi
bitirdiğimiz pozisyonu hak etmedik. Ligi bizden yukarıda bitiren takımlarla aramızda sadece 1 puan
vardı. Şans... Genç bir takımla oynadık. Hocamız da
çok genç. Bunları düşünürsek, geçen yıl başarılı
olduğumuz kanaatindeyim" diye konuştu. "Hacettepe önce gelir" Gençlerbirliği ile tanışmasının 1940'lı yıllara
dayandığını anlatan İlhan Cavcav, Ankara'da
birçok takım olmasına karşın Hacettepe'nin yerinin
"başka" olduğunu ifade etti. O yıllarda Ankara'da Gençlerbirliği ile birlikte
Demirspor ve Maskespor gibi takımların olduğunu
kaydeden Cavcav, şöyle devam etti: "Otospor'un
başkanı dayımdı. Elimden tutar, beni 19 Mayıs
Stadyumu'nda maçlara götürürdü. Fakat Ankara'da
o yıllarda sadece Gençlerbirliği yoktu. Demirspor'dan Maskespor'a, şehirdeki birçok
kurumun, devlet dairesinin takımları vardı. Bir de
Hacettepe vardı. Kimsenin değil mahallenin
takımıydı Hacettepe. Maskespor da benim için
başkaydı ama Hacettepe'ye büyük sempatim vardı.
Gençlerbirliği camiasını tanımam ise çok daha sonra oldu." "Kapı kapı dolaştık" Yıllar içinde Ankara'daki kurum takımlarının güç
kaybettiğini belirten Cavcav, "O takımların hepsi
yavaş yavaş bir alt kümeye düştü. Hatta çoğu
amatör kümeye kadar. Ben de Gençlerbirliği'ne
böyle bir zamanda başkan oldum" dedi. Camianın büyük olduğunu, takım amatör kümeye
düşse de Gençlerbirliği denilince insanların "şöyle
bir durduğunu" kaydeden İlhan Cavcav, şunları
söyledi: "Federasyon, milletvekili, bakan demeden
kapı kapı dolaştık, derdimizi anlattık. Ligler
birleştirildi. Ama biz o yıldan itibaren işi ciddiye aldık. İki yıl 2. Lig'de oynadıktan sonra 1. Lig'e
çıktık. 1988'deki bir yıllık kazayı da saymazsak hep
birinci ligdeyiz. Hatta sanırım, bir gazeteci
arkadaşımız hatırlattı. Ankaragücü'nün başına
gelenlerden sonra gelecek yıl Süper Lig'de en uzun
süredir oynayan 5 takımdan biri biz oluyoruz." "Hazıra dağ dayanmaz" Ankaragücü'nün başına gelenlere dikkati çeken
Cavcav, "Bu iş parayla pulla olmuyor. Bütün
yöneticileriniz 1'er milyon versin, yine olmaz. Hazıra
dağ dayanmaz" sözleriyle tecrübelerini aktarmaya
devam etti. Gençlerbirliği'ni 10 ya da 20 yıl sonrasını
düşünerek yönettiklerini belirten Cavcav,
"Evlatlarım ne ifade ediyorsa kırmızı-siyahlı kulüp
için de aynı duyguları besliyorum. Benim için
evlatlarım neyse Gençlerbirliği de odur" diye
konuştu. "Listeyi yaparken çok zorlanıyorum" Pazar günü kulüp üyelerinin onayına sunulacak
yönetim kurulunun geçen yıl değişen tüzükleri
nedeniyle 28 kişiden 18'e düştüğünü hatırlatan
Cavcav, bu nedenle listeyi yaparken çok
zorlandığını ifade etti. Yeni tüzük gereği üye sayısı azalan yönetim kurulu
listesinde geçmiş yıllarda çalıştığı isimlerin
çoğunlukta olduğuna dikkati çeken Cavcav,
sözlerini şöyle sürdürdü: "Gençlerbirliği istikrarlı bir
kulüp. Ben uzun yıllardır başkanım. Evet bazen
yoruluyorum ama futbol bana heyecan veriyor. Burayı emanet edecek kadar güvendiğim birini
bulsam çoktan bırakırdım. Tüzük nedeniyle bazı
arkadaşlarımızı yedek listeye almak zorunda kaldık.
Ama Gençlerbirliği'ne fikirleriyle, projeleriyle katkı
sunmak isteyenlere kapımız açık. Hepsinin fikirlerini
dinler, faydalı olacağını düşündüğümüz projeleri tatbik ederiz. Bunun için yönetici olmak değil,
Gençlerbirliği'ni sevmek kafidir." "Ankara'ya futbol dışında da hizmet edeceğiz" Gençlerbirliği'nin uzun yıllar ayakta kalması için
sürekli bir gelire sahip olması gerektiğini kaydeden
Cavcav, bu konuyla ilgili farklı projeler üzerine
çalıştıklarını söyledi. Türk futboluna olduğu gibi Ankaralılara da hizmet
etmek istediklerini belirten Cavcav, projelere ilişkin
"Bu bir yer alıp onu kiralamak gibi bir proje değil,
Türk futboluna nasıl hizmet ediyorsak, Ankaralılara
da hizmet edelim istiyoruz. Ama bu hemen
verilecek bir karar değil. Eğitimden, sağlığa çeşitli alternatiflerimiz var. En doğru seçimi yapmak için
sonuna kadar araştırıp harekete geçeceğiz"
bilgilerini verdi. "Serbest kaldı diye Drogba'yı alacak değiliz..." Ankaragücü'nün veda etmesinin ardından
başkenti Süper Lig'de temsil eden tek kulüp olarak
kaldıklarını kaydeden kırmızı-siyahlı kulübün
başkanı, sorumluluklarının daha da arttığını, bu
nedenle de öncelikle iyi bir kadro kuracaklarını
açıkladı. Gençlerbirliği'nin futbolculara diğer kulüpler gibi
2'şer 3'er milyon avroluk bonservis bedelleri
veremeyeceğini vurgulayan Cavcav, "Bakıyorum
bazı kulüplerimizin 200-300 milyon lira borcu var.
Benim bir milyon borcum olsa gözüme uyku
girmez. Allah yardımcıları olsun. Kendi bütçemize göre, prensiplerimize göre transferler yapacağız.
Serbest kaldı diye Drogba'yı alacak değiliz. On beş
gün içinde teker teker sözleşmeler imzalanınca
gelecek sezonun kadrosunu herkes görecek"
sözleriyle, 90. yıla ilişkin iddiasını sürdürdü. Futbolun geçen sene içinde çok üzücü olaylar
yüzünden popülerliğini kaybettiğini belirten
Cavcav, play-of sistemini de "Bu istisnai olaylar
yüzünden ortaya atılan geçici bir çözümdü. Yayıncı
kuruluşun mağduriyeti asgari seviyeye indirmek
isteyenlerin bir önerisiydi. Oynandı, bitti. Haftada 3 maç yapmaktan, seyretmekten kimsenin memnun
olduğunu düşünmüyorum. Futbolla yatıp kalkan
biriyim, ancak ben bile sıkıldım" ifadeleriyle
eleştirdi. AA
