eZeL634
Üye
Roma İmparatorluğunda ”Lejyon Yapısı”
Roma’da ordu çok iyi düzenlenmiş bir
kurumdu. Açık ve kesin bir rütbe sistemi
vardı, ordu da buna göre çok düzenli
sınıflandırılmıştı. Roma ordusunun temel
birimi bir tür ağır piyade birliği olan
“Legion“du (Lejyon). Bu isim aynı zamanda
tüm Roma ordusu için kullanılırdı.
Lejyonerler
Legion birliğindeki askerlere
“Legionary” (Lejyoner) denirdi. Lejyonerler,
sadece temel savaş birimi değildi, aynı
zamanda yapı faaliyetlerinde kullanılırdı.
Çoğu bugün hala var olan Roma yolları,
Lejyoner mühendisliğinin bir eseridir. Bir
diğer görevleriyse diplomatik habercilikti.
Legion’ları sınıflandırmak için numaralar
kullanılmıştır, fakat bu numaralar genellikle
bi kaç kez kullanılma eğilimindedir. Hatta bir
noktada, beş farklı Legion aynı anda III
numarasını taşımıştır. Ancak bir Legion yok
olursa numarası bir daha kullanılmazdı; XVII,
XVIII, ve XIX’uncu Legion’ların katledilmesi
durumunda olduğu gibi.
Bir Legion, kohort (cohort) adı verilen 10 alt-
bölümden oluşurdu ve her Legion’da
yaklaşık 5.500 adam bulunurdu. Kohortların
9 tanesinde asker sayısı 480′di. Kohortlar
ise “centuria” adı verilen 80 askerlik 6 alt-
bölüme ayrılırdı. (Centuriaların 100 askere
sahip olduğu yaygın bir yanlış bilgidir.)
Centurialar da Contubernium denilen 8 kişilik
takımlara ayrılırdı. Bu 8 kişi, kışlada iki odalı
bölümleri, kamptaysa bir çadırı paylaşırlardı.
Bunları yöneten çavuşa Decanus denir. Bir
Legion’da aynı zamanda keşif görevleri için
kullanılan 120-300 arası süvari bulunurdu.
Her centuria, bir centurion tarafından
yönetilirdi. Centurion sadece en iyi savaşçı
değil, aynı zamanda taktisyendi ve
diplomasiden anlamaları beklenirdi. Her
centuria’da bir tesserarius, bir signifer, bir
cornicen ve bir optio vardı.
Tesserarius maaşı normal bir askerin 1,5
katıydı. Centuriadaki nöbetlerden ve
angarya işlerden o sorumluydu. Nöbet
listesini hazırlar ve parolayı saklardı. Normal
günlerde işlerin yapımına nezaret eder ve
muhafız noktalarını teftiş ederdi. Signifer,
centurianın sancaktarlığını yapar, aynı
zamanda ödeme ve giderleri takip ederdi.
Maaşı normal bir askerin iki katıydı.
Cornicern borazancıydı.
Optio
Optio, birinci decanus (çavuş) olarak
düşünülebilir. “Seçilmiş” demektir, bu adı
centurion tarafından vekil olarak seçildiği
için almıştır. Doğal olarak centurianın ayakta
kalması optioya bağlıdır. Centurionun ölmesi
durumunda onun yerini alır. Centurianın
antrenmanlarını yaptırır, asker alma işlerini
üstlenirdi. Savaş sırasında optio, genellikle
geride durur ve birliklerin formasyonu
bozmadan hizada durmasını sağlardı. Bazen
de iyice sola gider, diğer centurialarla
koordine ilerlemeyi sağlardı.
Kohortun tamamını yöneten ve
diğerlerinden daha üstün olan centurionlara
“Centurion Pilus Prior” denirdi. Kohortlar bir
orduda bağımsız hareket edebilen en küçük
birliktir. Bu yüzden emirlerin kohort
düzeyine verilmesi gerekirdi.
Birinci kohort diğerlerine göre daha
farklıydı. Elit ve kıdemli birliklerin atandığı
birlikti. Yaklaşık 800 adama sahipti ve
sadece 5 centuriadan oluşurdu. Bu birliğe
atanabilmek için, normalde 16 yıl hizmet
etmiş olmak gerekirdi. Fakat kişilerin erken
seçilmesi ya da kabul edilmemesi de
mümkündü. İlk kohorttaki fazladan
adamların pek çoğu demirci, kâtip, hazineci,
mimar gibi uzmanlardı. Birinci kohortun
birinci centuriasını yöneten centurion,
“primus pilus” yani “ilk mızrak”tı. Centurion
Primus Pilus aynı zamanda bir Pilus Prior‘du
çünkü savaş zamanında birinci kohortu o
yönetirdi. Ordudaki en yüksek rütbeli
centurion’du. Birinci kohort’un diğer
centurialarını Centurion Primus Ordo’lar
yönetirdi. Bunlar Pilus Prior’lar hariç bütün
centurionlardan daha rütbeliydi. Aynı
zamanda komutanın taktik danışmanlarıydı.
Her Legion bir aquilifer‘e sahipti. Aquilifer,
bütün Legion’un sembolü olan kartalı taşırdı.
Kartal hakkında bir çok batıl inanç ortaya
çıkmıştı, ve o kaybedilirse, bütün bir Legion
terhis edilebilirdi. Sancaktan başka, orduya
kime sadakat göstereceğini hatırlatmak için
imparatorun bir portresi taşınırdı. Bunu
taşıyan kişiye Imaginifer denirdi. Son olarak,
uzaktaki müfrezelerin, bağlı olduğu
Legion’un adını ve ve amblemini gösteren
vexilla gibi değişik lejyoner sembolleri de
kullanılırdı.
Legatus, imparatorun senatörler arasından
seçerek atadığı Legion komutanıydı.
Genellikle 3 ya da 4 yıl için görev yapardı.
Sadece bir Legion’a sahip eyaletlerde aynı
zamanda eyalet valisi olurlardı. Birden fazla
Legion olan eyaletlerde o eyaletin valisine
bağlanırlardı.
Legatus Legionis‘ten sonra ikinci ve üçüncü
komutanlık görevlerini sırasıyla Tribunus
Laticlavius ve Praefectus Castrorum yapardı.
Bunlar haricinde Duplicaris ve Decerion gibi
düşük rütbeli subaylar da mevcuttu.
kurumdu. Açık ve kesin bir rütbe sistemi
vardı, ordu da buna göre çok düzenli
sınıflandırılmıştı. Roma ordusunun temel
birimi bir tür ağır piyade birliği olan
“Legion“du (Lejyon). Bu isim aynı zamanda
tüm Roma ordusu için kullanılırdı.
Lejyonerler
Legion birliğindeki askerlere
“Legionary” (Lejyoner) denirdi. Lejyonerler,
sadece temel savaş birimi değildi, aynı
zamanda yapı faaliyetlerinde kullanılırdı.
Çoğu bugün hala var olan Roma yolları,
Lejyoner mühendisliğinin bir eseridir. Bir
diğer görevleriyse diplomatik habercilikti.
Legion’ları sınıflandırmak için numaralar
kullanılmıştır, fakat bu numaralar genellikle
bi kaç kez kullanılma eğilimindedir. Hatta bir
noktada, beş farklı Legion aynı anda III
numarasını taşımıştır. Ancak bir Legion yok
olursa numarası bir daha kullanılmazdı; XVII,
XVIII, ve XIX’uncu Legion’ların katledilmesi
durumunda olduğu gibi.
Bir Legion, kohort (cohort) adı verilen 10 alt-
bölümden oluşurdu ve her Legion’da
yaklaşık 5.500 adam bulunurdu. Kohortların
9 tanesinde asker sayısı 480′di. Kohortlar
ise “centuria” adı verilen 80 askerlik 6 alt-
bölüme ayrılırdı. (Centuriaların 100 askere
sahip olduğu yaygın bir yanlış bilgidir.)
Centurialar da Contubernium denilen 8 kişilik
takımlara ayrılırdı. Bu 8 kişi, kışlada iki odalı
bölümleri, kamptaysa bir çadırı paylaşırlardı.
Bunları yöneten çavuşa Decanus denir. Bir
Legion’da aynı zamanda keşif görevleri için
kullanılan 120-300 arası süvari bulunurdu.
Her centuria, bir centurion tarafından
yönetilirdi. Centurion sadece en iyi savaşçı
değil, aynı zamanda taktisyendi ve
diplomasiden anlamaları beklenirdi. Her
centuria’da bir tesserarius, bir signifer, bir
cornicen ve bir optio vardı.
Tesserarius maaşı normal bir askerin 1,5
katıydı. Centuriadaki nöbetlerden ve
angarya işlerden o sorumluydu. Nöbet
listesini hazırlar ve parolayı saklardı. Normal
günlerde işlerin yapımına nezaret eder ve
muhafız noktalarını teftiş ederdi. Signifer,
centurianın sancaktarlığını yapar, aynı
zamanda ödeme ve giderleri takip ederdi.
Maaşı normal bir askerin iki katıydı.
Cornicern borazancıydı.
Optio
Optio, birinci decanus (çavuş) olarak
düşünülebilir. “Seçilmiş” demektir, bu adı
centurion tarafından vekil olarak seçildiği
için almıştır. Doğal olarak centurianın ayakta
kalması optioya bağlıdır. Centurionun ölmesi
durumunda onun yerini alır. Centurianın
antrenmanlarını yaptırır, asker alma işlerini
üstlenirdi. Savaş sırasında optio, genellikle
geride durur ve birliklerin formasyonu
bozmadan hizada durmasını sağlardı. Bazen
de iyice sola gider, diğer centurialarla
koordine ilerlemeyi sağlardı.
Kohortun tamamını yöneten ve
diğerlerinden daha üstün olan centurionlara
“Centurion Pilus Prior” denirdi. Kohortlar bir
orduda bağımsız hareket edebilen en küçük
birliktir. Bu yüzden emirlerin kohort
düzeyine verilmesi gerekirdi.
Birinci kohort diğerlerine göre daha
farklıydı. Elit ve kıdemli birliklerin atandığı
birlikti. Yaklaşık 800 adama sahipti ve
sadece 5 centuriadan oluşurdu. Bu birliğe
atanabilmek için, normalde 16 yıl hizmet
etmiş olmak gerekirdi. Fakat kişilerin erken
seçilmesi ya da kabul edilmemesi de
mümkündü. İlk kohorttaki fazladan
adamların pek çoğu demirci, kâtip, hazineci,
mimar gibi uzmanlardı. Birinci kohortun
birinci centuriasını yöneten centurion,
“primus pilus” yani “ilk mızrak”tı. Centurion
Primus Pilus aynı zamanda bir Pilus Prior‘du
çünkü savaş zamanında birinci kohortu o
yönetirdi. Ordudaki en yüksek rütbeli
centurion’du. Birinci kohort’un diğer
centurialarını Centurion Primus Ordo’lar
yönetirdi. Bunlar Pilus Prior’lar hariç bütün
centurionlardan daha rütbeliydi. Aynı
zamanda komutanın taktik danışmanlarıydı.
Her Legion bir aquilifer‘e sahipti. Aquilifer,
bütün Legion’un sembolü olan kartalı taşırdı.
Kartal hakkında bir çok batıl inanç ortaya
çıkmıştı, ve o kaybedilirse, bütün bir Legion
terhis edilebilirdi. Sancaktan başka, orduya
kime sadakat göstereceğini hatırlatmak için
imparatorun bir portresi taşınırdı. Bunu
taşıyan kişiye Imaginifer denirdi. Son olarak,
uzaktaki müfrezelerin, bağlı olduğu
Legion’un adını ve ve amblemini gösteren
vexilla gibi değişik lejyoner sembolleri de
kullanılırdı.
Legatus, imparatorun senatörler arasından
seçerek atadığı Legion komutanıydı.
Genellikle 3 ya da 4 yıl için görev yapardı.
Sadece bir Legion’a sahip eyaletlerde aynı
zamanda eyalet valisi olurlardı. Birden fazla
Legion olan eyaletlerde o eyaletin valisine
bağlanırlardı.
Legatus Legionis‘ten sonra ikinci ve üçüncü
komutanlık görevlerini sırasıyla Tribunus
Laticlavius ve Praefectus Castrorum yapardı.
Bunlar haricinde Duplicaris ve Decerion gibi
düşük rütbeli subaylar da mevcuttu.
