Psikoloji Bozduracak Kadar Dehşet Fıkralar (Dev Arşiv)


Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Romantik Prens

Romantik Prens

Üye
    Konu Sahibi
kizilderinin teki bizonlarini otlatiyormus.derken bir kovboy gelmis sormus:
- köpek senin kopegin mi?
- o kopek benim olmak!
- onunla konusabilir miyim?
- kopek konusamamak!

kovboy kopege yaklasir.
- nasilsin?
- fena degil! (kizilderili saskin...)
- bu kizilderili senin sahibin mi?
- evet.
- sana iyi davraniyor mu?
- evet,cok iyi. gunde iki kez tuvalet icin dolastiriyor, bana yemek veriyor ve benimle oynuyor.(kizilderili bu arada kafayi yemektedir)

kovboy kizilderiliye tekrar sorar.

- bu at senin atin mi?
- o at benim olmak!
- onunla konusabilir miyim?
- at konusamamak!

kovboy ata yaklasir.

- nasilsin?
- fena degil! (kizilderili daha da saskin...)
- bu kizilderili senin sahibin mi?
- evet.
- sana nasil davraniyor?
- iyi. bana hergun gerekli yurususleri yaptiriyor, fazla yuk bindirmiyor,gunde 2 kere ve her terlememden sonra terimi siliyor, ve içinde yiyecek ve yataklik olan ufak bir ahir insa ediyor.(kizilderili ne gözlerine ne de kulaklarina inanamamaktadir)

kovboy tekrar kizilderilinin yanina gelir.

- bu disi esek senin mi?
- esek benim olmak,konusmak ama çok yalan soylemek







aganin biri dunyayi gezip goreyim demis. her yolculugundan sonra koyluyu, kahvede etrafina toplayip, gezip gorduklerini anlatirmis ki marabasinin da vizyonu genislesin. yine bir yolculuk sonrasi kahvede koylusunu etrafina toplamis.koylu baslamis sormaya :

- agam bu sefer nere gettin?
- afrike'ye getmisem
- agam efrike de ne yaptin?
- safari ya çikmisem.
- hele bu sefari ne ola ki?
- hele arabaya biniysen. araziye ovaya cihiysen,nerde bi heyvan goriysen, pesinden arabayi suriysen.heyvana yetisip tufek ile vuriysen.

- agam sen hec heyvan vurdiin?
- heee vurdim
- ne vurdin?
- zebra vurdim
- agam hele bu zebra ne ola ki?
- esegi biliysen?
- hee..
- aha, esegin siyah beyaz cizgili olani
- abov..agam baska ne vurdin?
- zurefa vurdim.
- hele bu zurefa ne ola ki?
- esegi biliysen?
- hee..
- aha, esegin bacaklari iki metre, boynu 3 metre olani
- abov..agam baska ne vurdin?
- gergedan vurdim.
- hele bu gergedan ne ola ki?
- esegi biliysen?
- hee..
- aha, esegin derisi biraz kalin olani, bir de burnunda iki tane boynuz vardir
- abov..agam baska ne vurdin?
- piton vurdim?
- agam bu piton ne ola ki?
- esegi biliysen?
- hee.
- esegin aleti biliysen?
- heee..
- aha, onun 4 metre olani. ama esek yoktir.








müfettiş öğrencilere:
-bana tek heceli bir kelime söyleyin
öğrencilerden biri:
-tik
müfettiş:
-aferin oğlum adın ne senin?
öğrenci:
-tüleyman







allah adem ile havvayi yanina çagirir ve der ki:
elimde iki tane sey var.bunlari size vermek istiyorum ama aranizda bir seçim yapmak zorundasiniz. birincisi öyle bir sey ki bununla ayakta iseyebiliyorsun." adem hemen atilir: "benim olsun benim olsun"

havva çaresiz ikincisini kabul etmek zorunda kalir. adem seyiyle gayet mutlu, ayakta çis yapabilmenin keyfini sürer. sahilde kosar ve sahil boyunca çisiyle kumlara yazilar yazar.sallaya sallaya gezer, kurda kusa gösterir, gününü gun eder oyuncagini elinden düsürmez, havvaya hava atar,uyurken bile elinde uyur. hatta kaybolmasin yada calinmasin diye boynuna baglar. bir ara bir rivayete gore sarmasiklarla yapraklarla susledigi bile gorulmustur. adeta asik olmus ve dunyayi unutmustur. havva gelir ve kendine kalan 2. seyi sorar: "allahim 2.si ne idi?" allah cevap verir: " beyin kizim,







çiftçi tavuklari için hiç yorulmayan bir horoz almak için pazara gider.
pazarci : istediginiz herseyi bu horoz yapar, diye azgin mi azgin bir horoz satar bizim çiftçiye. adam çiftlige döner ve horozu kümese koyar koymaz tüyler uçusur, gidaklama sesleri, feryat figan, çiftçi çok memnundur. ama horoz cok azgindir, sadece kumesi degil, çiflikteki hayvanlar, atlar, koyunlar,, horoz iki günde ölecek diye. horozu tutmaya çalisir ama nafile. neyse der eve girer.
ertesi gün bir bakar ki, horoz ayaklar havada, dili disarda kümesin önünde pestil vaziyette yatiyor ve hatta tepesinde bir akbaba uçusuyor.
çiftçi kendi kendine : ehh iste sana dedim geberecen diye, seklinde söylenir.
horoz, bir gözünü hafif açarak çiftçiye kisik sesle homurdanir;
-hissst! akbabayi kaçirican sus!




padişah veziriye beraber tebdil-i kıyafet içinde dolaşmakta, esnafla sanki sıradan iki kişilermiş gibi muhabbet açarak tebaası hakkında bilgi toplamaktadır. saraya dönerken yolda çalışan bi köylüye rastgelirler. padişah,

-selamün aleyküm ey pir u fani, der.
-ve aleyküm selam ey serdar-ı cihan, der köylü.
-altılarda ter dökmedin mi?
-döktük ama altıya altı katmazsak otuzaltıya varılmıyor.
-e hiç gece de mi kalkmadın peki?
-kalktık kalkmasına ama ellere yaradı.
-peki sana bi kaz göndersem yolar mısın?
-hem de ciyaklatmadan.
-e hadi allahaısmarladık o zaman.
-selametle.

saraya doğru yollarına devam eder padişahla vezir. padişah vezirine,

-iyi adamdı, muhabbeti pek hoştu, der.
-hünkarım affeyleyin ama ben pek anlayamadım ne konuştuğunuzu, der vezir.
padişah sinirlenir,
-sen o konuşmadan bi şey anlamadın mı yani?
-devletlum...
-höt!... sana akşama kadar mühlet. ne konuştuğumuzu çözdün çözdün, yoksa kelleni vurdururum.

veziri bi telaş alır. tek çare köylüyü bulmaktır. köylünün yanına koşar akşam çökmeden hemen önce. aralarında şu şekilde bi konuşma geçer.

-selamün aleyküm.
-aleyküm selam.
-sen padişaha serdar-ı cihan dedin oysa o tebdil-i kıyafet içindeydi. nasıl anladın padişah olduğunu?
-on altın ver söyleyeyim.

altınları aldıktan sonra,
-benim asıl mesleğim dericilik. padişahın üstündeki deri öyle her köylü kısmının giyeceği deriden değildi oradan anladım.
-haa, peki “altılarda ter dökmedin mi?
döktük ama altıya altı katmazsak otuzaltıya varılmıyor” ne demek?
-yirmi altın ver söyleyeyim.

parayı alır,
-ilkbahar yaz altı ay çekmez mi, altı ay çalışmadın mı ki hala çalışırsın dedi, ben de bi altı ay daha çalışmazsak boğazımıza yetmiyor dedim.
-haa, peki “e hiç gece de mi kalkmadın?
kalktık kalkmasına ama ellere yaradı” ne demek?
-elli altın ver söyleyeyim.

vezir elli altını da verir,
-hiç çocuk yapmadın mı diye sordu, ben de yaptım ama hepsi kız oldu gelin olup gittiler, bana bakacak bi erkek evladım yok, dedim.
-haa, peki “sana bi kaz göndersem yolar mısın?
hem de ciyaklatmadan” ne deme.. hassiktiiiiiirrrrr!!..






hayvansever bir kekeme, istanbulun topagaci semtinde ilerlerken bir at olusu gorur.. gorur gormez dehsete kapilir ve en yakin telefon klubesinden ilcenin* karakoluna telefon eder ve seruven ba$lar..
zrrrrrrrrrrrrrnnnnnnn zrrrrrrrrrrrrn

- topagaci karakolu iyi gunler ben memur x buyrun efendim..
- bbbbbbbu bbbu bbbuuuurda ooooooooo oooooo ooooolu bir aaaa aaaaat var..(ohh)
- nerede efendim
- tooo tooo to tooooo too
- topkapi?
- toooo tooooo hotooooooo
- tooooo htoo otooooo

polis dayanamaz ve telefonu adamin suratin kapatir..
kapatir kapatmaz bu sensitive amcamiz yine arar..

- topagaci karakolu iyi gunler ben memur x buyrun efendim..
- bbbbbbbu bbbu bbbuuuurda ooooooooo oooooo ooooolu bir aaaa aaaaat var..
- nerede efendim
- tooo tooo to tooooo too
- topkapi?
- toooo tooooo tooooooo
ve yine polis telefonu adamin yuzune kapatir..

bu kisirdonguyu izleyen 5-6 aramaya muteakip telefon kesilir.. aradan gecen 3 saat icerisinde de telefon kesinlikle calmaz..
nobeti devralacak diger polisler gelmistir ve memur x yasadigi olayi diger polis arkadaslarina anlatmaktadir..

- bugun bi kekeme dadandi at mi olmus ne olmus.. tooo diyor baska birsey demiyor.. topkapimi diyorum tooo hotooo diyor bende yuzune kapatiyorum telefonu deerken telefon calmis ve ayni polis acmis..

- topagaci karakolu iyi gunler ben memur x buyrun efendim..
- bbbbbbbu bbbu bbbuuuurda ooooooooo oooooo ooooolu bir aaaa aaaaat var..
- nerede efendim
- tooo tooo to tooooo hotooo
- toooo hotooooo tooooooo
- topkapi?
- oooooo hooooooooraya ggggggo goooturdum..




cindy crawford ve asim bir gemi kazasi neticesinde issiz adaya
duserler.ne yapsinlar can sikintisindan sabah aksam sevisirler. ancak
bir sure sonra asim , durumdan zevk almamaya baslar .
cindy cildirir, asim'a ne oldugunu sorar, ne isterse yapabilecegini soyler.
her turlu fantaziye her seyiyle emrine amade oldugunu, nerede
hata yaptiysa duzeltmeye calisacagini anlatir. asim inatla cindy'ye
"istedigim seyi yapabilmen mumkun degil" der.
cindy caresizlik icinde israr eder ve her seyi goze aldigini
soyler.asim en sonunda bir denemeye karar verir... once cindy'nin
saclarini kisacik keser. sonra ustunu ortecek bicimde ceketini
giydirir. kestigi saclardan biyik yapar. cindy, ne oldugunu anlamaya
çalisirken asim onu mumkun oldugu kadar erkege benzettikten sonra
aksam olunca sahile gelmesini soyler.
aksam olur ve cindy erkek kiliginda sahile gelir bakar ki, asim mukellef bir raki sofrasi hazirlamis ve masayi mezelerle doldurmustur.
asim ve cindy masaya otururlar ve asim elini kanka modunda,cindy'nin omzuna koyar, bardagini cindy'ninkine tokusturur ve soyle der:
"ulan cemal bir aydir kimi goturuyorum soylesem inanmazsin !!!

temel ile dursun sahilde gezerken bir lamba bulurlar. malum lamba olur da cin olmaz mi? ama bu sefer cinimiz çok meşgul bir cin ve der ki bizimkilere;
- benim çok işim var sizinle ilglilenemem, alın su 3'er yumurtayı her birini kırdıkça bir dileğinizi söyleyin yerine gelecektir.

neyse bizim temelle dursun ayrılırlar, aradan seneler gecer karşılaşırlar.

temel dursuna sorar;
-yav ne yaptın yumurtaları?

dursun;
- birini kırdım çok zengin olayım bitmez param olsun dedim, cok zengin oldum. ikinciyi kırdım çok güzel bir eşim olsun dedim, dünya güzeli bir kızla evlendim. üçüncüyü kırdım sağlığım sıhhatim yerinde olsun dedim çok şükür
hiç bir sağlık problemim yok. ya sen ne yaptın pek iyi gorunmuyosun?

temel;
-yaw sorma, yumurtaları aldım eve gittim tam içeri girdim biri düştü kırıldı.
gayri ihtiyari "hassittiiiir" dedim tum ev s.k le doldu bunun üzerine ikinci yumurtayı kırdım.
bütün s.k leri gotur dedim hepsi gitti...

dursun;
-eee üçüncü yumurta? son yumurtayı naaptın?

temel;
- üçüncü yumurtayi kirdim...
benimkini getir dedim...




petrol şeyhinin biri, üniversitede okuması için oğlunu istanbul’a gönderir. çocuk ilk devreyi başarıyla bitirdikten sonra notlar değişmeye ve çocuk hafiften serserileşmeye başlar. işin kötüsü,
adam istanbul’a gelince bir de ne görsün? şeyhin okusun diye gönderdiği oğul okulu bırakmış, kendini karıya kıza vurmuştur. uzun aramalardan sonra çocuk boğaz kenarında salaş bir meyhanede bulunur.

-"ya seydi, bu ne kepazeliktir! baban seni merak eder! kalk gidiyoruz arabistan'a!"

çocuk:

-"ayva seydi" der, "ama önce bir otur da şu manzaraya bir bak..."

şeyhin adamı "bunda ne kötülük olabilir ki" diye düşünür ve masaya oturur. sandalcılar çaparilerini sallamakta, arkadaki tepelerin ardında batan kıpkırmızı güneş, boğaz’ı kırmızının tonlarına boyamaktadır. manzarayı seyrederken, garsonun getirdiği kavundan bir tane ağzına atar. ardından peynirin de tadına bakılır. eh eşek değiliz ya, şu aslan sütü denen meretin de bir tadına bakalım derken orada ipler kopar. şeyhin oğlu ve boğaz tarafından ayartılan adam, yorgun ve akşamdan kalma oldugu anlasilan bir sesle, 15 gün sonra, efendisini arar:

-"ya seydi, veled mazbut velâkin memleket puşt!"

bir lazla bir dadaş yolculuk ediyorlarmış, derken laz yolculuktan sıkılmış ve dadaşla uğraşmaya başlamış
-dört diyesun daa
dadaş hiç düşünmeden saf bir şekilde,
-dört
laz-dönde götünü ört muhahahaha.
dadaş bu olaya çok bozulmuş, sinirlenmiş ve intikamını almak için başlamış düşünmeye. ama dadaşın böyle şeylerde pek bezi yokmuş, aradan zaman geçmiş ve dadaşın aklına birşey gelmiş.
-daş diyisen gardaş.
laz anlamış bunda birşey var ama aklına daşla uyumlu pek birşey gelmiş sonunda merakına da yenik düşerek
l-daş daa
d-***** s...



tayfasının hepsi erkek olan bir gemi su alıp okyanusun ortasında batıyor.tayfanın hepside filikalarla kurtulmayı başarıp bi adaya çıkıyorlar tabi hepsi aylardır kadın görmemiş.bir bakıyorlar adada taş gibi bir hatun.tabi hatun da azgın.bunlar başlıyo bulan bulduğu yerde hallediyo kadını.

bir hafta iyi,iki hafta iyi,üç hafta iyi 4. hafta bakıyolar kadın ölcek.diyolar bu işi sıraya sokalım sırayla halledelim.

bir hafta iyi,iki hafta iyi,3 hafta iyi 4.hafta bakıyolar böylede olmuyo millet sırayı kapıyo ,araya falan kaynıyo.diyolar eski sisteme dönelim bulan bulduğu yerde...

bir hafta iyi,iki hafta iyi,üç hafta iyi,4. hafta kadın ölüyo bunlar başlıo napcaz napcaz falan

bir hafta iyi,iki hafta iyi,3 hafta iyi, 4. hafta kadını gömüyolar...






super kahramanlarin katildigi buyuk toplantiya katilmasi gereken superman toplantiya 1 saat gec kalmis. ve toplanti odasina girdiginde de hali perisanmis. batman sormus:
- hey, superman, ne oldu sana böyle?
superman: - bir saat kadar önce buraya dogru uçuyordum, ama kumsalin üzerinden geçerken wonder woman'in ciril çiplak ve yalniz yattigini, ileri geri seksi hareketlerle sallandigini gördüm.
batman: - ohaaaaa! peki sen ne yaptin?
superman: - tabii ki, ben bir erkegim, dogal olani yaptim. fermuarimi indirdim, vaziyetimi aldim ve oraya mümkün oldugu kadar hizla pike yaptim.
heyecanlanan, batman bagirmis : - wonder woman kizmadi mi!!!
superman kasini kaldirmis ve birazda utanarak: - wonder woman kizmadi ama görünmez adama cok ayip oldu...




adam en yogun saatte berbere girip sorar.
"ne zaman bana sira gelir?"
berber, "iki saat sonra," der.
adam cikar gider.
uc gun sonra ayni adam berbere girip sorar:
"ne zaman bana sira gelir?"
berber, "bir bucuk saat kadar," der
adam cikar gider. bir hafta sonra yine ayni manzara:
"ne zaman bana sira gelir?"
berber: "en az bir saat."
adam cikar gider.
son seferinde berber dayanamaz. adamin
ardindan ciragini gonderir:
"bak bakalim bu herif nereye gidiyor?"
bir sure sonra cirak doner:
"adami izledim usta."
berber merakla sorar:
"ee, nereye gidiyor buradan cikinca?"
cirak cevap verir: "sizin eve usta




johnny okula başlayacak.. johnny'nin çişini kendi başına yapmayı öğrenmesi gerek.. çocuk doktoru,
1. pantalonunun düğmelerini aç
2. pantalon ve külotunu indir.
3. pipinin derisini geri çek.
4. çişini yap.
5. pipinin derisini ileri ittir.
6. külotunu ve pantalonunu çek ve düğmelerini ilikle..
"okul haftaya başlıyor johnny.." demiş annesi, "bundan sonra çişini bu metodla tek başına sen yapacaksın.. bu bir hafta deneyeceğiz bakalım ne oluyor.."
johny tuvalete gidiyor, anne kulağını kapıya dayıyor.. "bir.. iki.. üç.. dört.. beş.. altı.." sayıyor johnny.. anne nasıl mutlu.. ikinci gün, üçüncü gün, beşinci gün..
okulların açılmasına bir gün var.. johnny gene tuvalete..
annenin kulağı gene kapıya :
"üç.. beş.. üç.. beş..üç.. beeşşşşşşşşş."

--------------- Ekleme ---------------

beyin " inekler vs. vs. adam memnundur ama bir yandan da endiselenir memleketten çocuğa gönderilen avuç dolusu paralar da artık yetmemektedir! seyhimiz oğlunu kontrol etmek için adamlarından birini istanbul'a gönderir. annesine bir metod tavsiye etmiş. hepsi sıra numaralı altı hareket ezberlenecek.. orta yaşlı zengin ve dul bir kadın artık hayatını yalnız
geçiremeyeceğini anlayarak gazeteye bir ilan vermiş;
- ''zengin bir dul bayan hayatını paylaşabileceği bir hayat
arkadaşı arıyor yanlız aşağıda yazılı şartlarıma uyması
gerekir''.
1. - ''beni dövmeyecek''.
2. - ''beni birakip kaçmayacak''.
3. - ''yatakta süper olacak''.
aylarca telefon çaldı. ev mektuplardan geçilmedi ve kapının zili
durmadı ama sonuçta kadın hiçbirini beğenmedi ve kendine uyğun
bulamadı. bir gün kapı çaldı, kadın kapıyı açtığında yerde
paspasın üzerinde yatan kolları ve bacakları olmayan bir adam
gördü.
- ''kimsin? ve burada ne yapıyorsun?''.
- ''merhaba, artık aramanız gerekmiyor, bugün şanslı gününüz ve
ben hayallerinizdeki erkeğim bakın kollarım yok sizi dövemem
bacaklarım yok istesem'de kaçamam!''.
- ''eee.. yatakta süper olduğunu nerden çıkardın?''.
- ''kapıyı neyle çaldık
sanıyorsun''...



kızın babası, erkek çocuğun babası ile konusmaktadir:
- sizin oğlan bizim duvara işemiş.
- çocuktur, ne olur ki?
- iyi ama, çişiyle bizim kızın adını yazmış.
- demek ki, bizim oğlan senin kızı seviyor.
kızın babası sinirlenerek:
- iyi ama birader, yazı bizim kızın el yazısı...!



adamin bir tanesi bir kahveye girer ve "millet bana bakın size söylüyorum tam 30 sene sonra ben bu kahveye gene gelicem" der ve çıkar. kahvedekiler adam deli diye fazla önemsemezler. aradan 30 sene geçer. aynı adam kahveye gene gelir ve der ki:
- hatırladınız mı beni millet. size demistim 30 sene önce ben gene gelicem diye işte geldim.
kahvedekiler şaşırır. adam devam eder:
- "30 sene sonra gene gelicem bu kahveye" der. ve gider.

aradan 30 sene daha gecer.nesil degişmiştir. 30 sene önceki insanların çocukları oturmaktadır kahvede artık. adam kahveye girer.
- bana bakın millet ben sizin babalarınıza söyledim. size de söylüyorum 30 sene sonra ben bu kahveye gene gelicem" der ve çıkar.kahvedekiler gene takmazlar pek. aradan 30 sene gecer, adam gene gelir ve yine aynı şeyleri söyler ve gider.

içlerinden birisi "arkadaşlar bana bu olayı dedem anlatmıştı. gelin bir hocaya gidelim. bu adam niye ölmüyor, nedir bunun hikmeti diye soralım" der ve bir hocaya giderler.hocaya durumu anlatırlar. hoca "ben bir gece rüyaya yatayım, azrail ile konuşayım bakayım, niye canını almıyor bu adamın size yarın haber veririm" der. gece olunca hoca rüyaya yatar. rüyasinda azrail ile konusur.

- ya azrail sen bu adamın canını niye almıyorsun?
- zamanında bu adam bir dilek diledi. dilegi kabul oldu onun için.
- ne diledi peki?
- "allah`ım bana milli piyangodan büyük ikramiye çıkana kadar canımı alma" diye diledi
- e allah istese buna büyük ikramiyeyi çıkartamaz mı?
- çıkartmasına çıkarır da, **** bilet almıyor ki.



adamın biri doktora gider

adam: doktor hanım, benım bir problemım var. cinsel ilişki yaşayamıyorum. bir türlü olmuyor.. yapamıyorum...
doktor: tamam beyefendı. şu reçeteye yazdığım -ları kullanın ve bir hafta sonra tekrar gelin. sonuçlara bakalım...

adam bir hafta sonra gelir...
adam: doktor hanım, malesef bır gelışme yok yıne olmadı..
doktor: allah allah. bırde şu yazdığım -ları deneyın ve bir hafta sonra tekrar gelin..

adam yine bir hafta sonra gelir.
adam: doktor hanım halen bır gelişme yok ve halen yapamıyorum...
doktor: o zaman en son çare şu yazdığım -ları deneyın.. bu -larda da bir gelişme olmazsa çıldırıcam. olüyü ayağa kaldırır bunlar.

adam bir hafta sonra suratı asık halde gelir...
doktor: yine mi bir gelişme yok?!! yine mi olmadı????
adam: malesef doktor hanım. yine yapamadım..

bunun uzerine doktor hanım soyunur ve adamı kurcalamaya başlar. adam ''dan dun pat kut'' gecirir bi güzel..
doktor: e hani olmuyordu ulan !!
adam: e kimse vermiyordu ki



kadin gece yarisi uyandiginda kocasinin yatakta olmadigini gorur. kalkip mutfaga gittiginde kocasini yasli gozlerle kahve icerken bulur.

"ne oldu, neyin var" diye sorar.

adam: "40 yil onceki ciktigimiz gunleri hatirliyormusun?"

kadin cok duygulanir. demekki kocasi 40 yil onceki yillarini hatirlayip, uyuyamamistir.

"evet" der duygulu bir sesle.

adam: "daha liseyi yeni bitirmistik ve sen 18'ine girmek uzere idin."

"evet" der kadin o gunleri hatirlayarak.

"bir gun annen evde yoktu ben size gelmistim. hatirliyormusun?"

"evet " ! der kadin gulumseyerek.

adam: "annen eve erken gelmisti ve bizi yakalamisti, hatirliyormusun?"

kadin "evet" der buyuk bir sevgi ile. kocasinin her detayi hatirlamasindan memnun ve mutlu.

adam: "annen odasina gitmis bir silah ile gelip silahi basima dayamis ve ya kizimla evlenirsin yada seni 40 yil hapse gonderirim,daha 18'ine bile basmadi" demisti. hatirliyormusun?"

"evet" der kadin gulumseyerek.

adam gozlerindeki yaslari siler ve buyuk bir ic ceker: "bugun hapisten cikiyor olacaktim"



temel ile dursun bir gün sinemaya giderler. filmde at yarışı sahnesi vardır ve temel dursun'a sorar:
- iddiaya var misun? ben diyrum 1. at kazanur.
dursun cevap verir:
- oldi ben da 2. ata oynayrum!
iddiayı temel kazanır ve temel dursun'un 10 milyonunu alır.
ertesi gün temel dursun'u arar...
- dünkü film faridiya ben oni önceden seyretmiştum, vicdanum rahat etmedi onun içun aradum...
- ben da seyrettum.
- o zaman niye 2. ata oynadun?
- sürpriz oynadum daa...
 
qurbuz

qurbuz

Üye
çok komikler :kop:
 
Praetor

Praetor

Emekli Yönetici
Hepsini okumak pek mümkün değil ama okuyabildiğim kadarı gayet güzeldi! Teşekkürler :)
 
D_aTeS

D_aTeS

Üye
aynen öle okuduğum yere kadar güseldi
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


MaxiCep.com internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır.

MaxiCep.com; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

MaxiCep.com’un yer sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız Buradan yada [email protected] mail adresine e-mail göndererek iletişime geçerek bildirebilirsiniz.

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.
Üst Alt