Play-off'a götüren son maçlar!

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Mehmet

Mehmet

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Play-off'a götüren son maçlar!
Türkiye, Avrupa Şampiyonası'na gidebilmek için Azerbaycan'ı yenip; Belçika'nın da Almanya karşısında puan kaybetmesini bekleyecek. Eğer bu beklenen gerçekleşirse milliler play-off oynamaya hak kazanacak. İşte Türkiye'yi tarihte play-off'a götüren o unutulmaz son maçlar!

Belçika ve Hollanda'nın ortaklaşa düzenlediği 2000 Avrupa Şampiyonası'na gitmeyi çok arzuluyordu milliler. Öyle ki, grup da tam dişine göreydi Türkiye'nin.

Almanya, Finlandiya, Kuzey İrlanda, Moldova gibi rakipler arasından bir tek Finlandiya'ya kaybeden Ay-yıldızlı ekip, Almanya'yı 1-0 yeniyor ve pek de alışık olmadığımız şekilde güle oynaya play-off oynamaya hak kazanıyordu.

9 Ekim 1999, Almanya 0 - 0 Türkiye:
Türkiye, 9 Ekim 1999'da oynanan grup son maçında Almanya ile golsüz berabere kaldı. Maça iki takım da mental açıdan rahat çıktığı için futbolun ön plana çıktığı bir müsabakaydı.

Münih Olimpiyat Stadı'nda onbinlerce Türk, stadyumu kırmızı-beyaza boyarken, Sergen Yalçın Lothar Matthaeus'la adeta dalga geçiyor, Türklerin en çok sevdiği hakem dalında ödülü kimselere kaptırmayan Pierluigi Collina şanına yaraşır bir maç yönetiyordu.

Bizim buraların en çok kullanılan isimleri Mehmet (Scholl) ve Mustafa (Doğan) Alman formasıyla fink atıyordu. Müsabaka başladığı gibi bitti, Türkiye de resmen play-off oynamaya hak kazandı. Rakip İrlanda olmuştu. Milliler, Dublin'deki ilk maçta Tayfur Havutçu'nun penaltıdan attığı golle 1-1 berabere kalıp, Bursa'daki rövanşta da 0-0'lık skorla finallere gitme hakkını kazandı.

6 Ekim 2001 Moldova: 0 - 3 Türkiye:
Türkiye, 2002 Dünya Kupası'na katılarak bir hasrete son vermek istiyordu. 2 Eylül'de start alan eleme grubunda ise İsveç, Slovakya, Makedonya, Moldova ve bugünkü rakip Azerbaycan vardı.

Milliler için belki de tarihte ilk kez grup birinciliği umudu yüksek sesle dile getiriliyordu. İyi de başladı eleme maçlarına Türkiye... Birincilik için mücadele verilen İsveç'le deplasmanda 1-1 berabere kaldı, tek mağlubiyetini de aynı rakipten 5 Eylül günü Türkiye'de oynanan maçta 2-1'lik skorla aldı. Milliler o maçı alsa gruptan büyük ölçüde birincilikle çıkacak, İsveç ise bir puan gerisinde kalıp play-off oynamak zorunda kalacaktı.

Ancak son iki dakikada yenilen iki gol, bir anda üç puanı rakibin cebine koyuyor, gruptaki son Moldova maçı formaliteden öteye geçemiyordu.

Kupaya gitmek için play-off rakibi Avusturya idi. A Milliler Viyana'daki ilk maçı Okan Buruk'un golüyle 1-0, İstanbul'daki rövanşı ise Arif Erdem (2), Yıldıray Baştürk, Hakan Şükür ve Okan Buruk'un golleriyle 5-0 kazanarak, 48 yıl sonra Dünya Kupası finallerine katılmaya hak kazanmıştı.

11 Ekim 2003, Türkiye 0 - 0 İngiltere:
2004 Avrupa Şampiyonası ön eleme grubunda Türkiye'ye yine fena olmayan grup gelmişti. En azından İngiltere'nin gelmesi, çıkıştaki millilerin iştahını kabartıyor, geçmişte kendilerini madara eden rakiplerine tarihteki ilk golü atma fırsatı kollayan futbolcular 2 Nisan 2003'ü bekliyordu. Ancak ilk maçta yine hüsran vardı. 2-0'lık mağlubiyet sonrası tek hedef, rövanşta, Saracoğlu'nda İngiliz ağlarını sarsmaktı.

Gruptaki son maçlara gelirken, İngiltere'nin 19, Türkiye'nin ise 18 puanı vardı. Atılacak gol hem siftah, hem de şampiyonaya direkt gidiş bedeli demek olabilirdi. Ancak olmadı... Kırmızı-beyaz makus talihini yine yenemedi, karşılaşma golsüz sona erdi. Bu da millilerin play-off oynayacağı anlamına geliyordu.

Play-off'taki rakip 'çantada keklik' Letonya idi. Letonya kim idi? Türkiye koskoca bir dünya üçüncüsüydü. Ancak işler öyle yürümüyor, futbol sahada oynanıyordu. İlk maçı 1-0 kaybeden milliler, İstanbul'daki rövanşta 2-0 öne geçmesine rağmen, kalesinde iki gol görüyor ve şampiyonaya gidemiyordu.

12 Ekim 2005 Arnavutluk: 0 - 1 Türkiye:
Artık ay-yıldızlılar önüne bakmalıydı. 2006 Dünya Kupası'nda yer almak için Ukrayna, Danimarka, Yunanistan, Arnavutluk, Gürcistan ve Kazakistan'dan oluşan grupta başarıya ulaşmak meseleydi.

Oynanan 12 maçta milliler 6 galibiyet, 5 beraberlik ve yalnızca 1 mağlubiyet aldı. İnönü Stadı'nda oynanan ve son dakika golüyle Danimarka ile 2-2 berabere kalınan maçta belki de o son gol olmasa, play-off; o tatsız güne gitmeye gerek kalmayacaktı. Ancak olmadı. Ukrayna'nın iki puan gerisinde kalan Türkiye, 23 puanla play-off'a yelken açtı.

Rakip İsviçre idi. İlk maçta iyi organize olan İsviçre, Stade de Suisse'de 31 bin taraftarının da desteğini aldı ve 2-0'lık galibiyetle avantajı eline geçirdi.

Rövanş maçı için Şükrü Saracoğlu'nda harika bir atmosfer vardı. Alpay'ın hatası sonrası 28. saniyede Frank De Bleeckere penaltı noktasını göstermiş, Türkiye şoka girmişti. İkinci dakika itibarıyla Türkiye'nin atması gereken gol sayısı dörde çıkmıştı.

Türkiye dört attı da, ancak Steller'in golü umutları bitirdi, Türkiye'yi derin karanlığa gönderdi.

Bugün de Türkiye bir play-off'un eşiğinde. Ancak kontrol -her ne kadar Hiddink bizde dese de- rakip Belçika'nın elinde...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt