PKK'yı bitirmek için PKK'ya af geliyor

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
'İbrahim'

'İbrahim'

Üye
    Konu Sahibi
PKK'yı bitirmek için PKK'ya af geliyor
Taraf gazetesi yazarı Emre Uslu, devletin PKK'ya yönelik uygulamaya koyduğu üç aşamalı planı anlattı. Planın son aşamasında gerekirse PKK'ya yönelik genel af da var. Yeni stratejide PKK'nın tamamen bitirilmesinin
hedeflenmediğini ileri süren Uslu, "Amaç PKK'nın
yenilip silinmesi değil. 'PKK yenilmez', 'Ordu Kuzey
Irak'a giremez', 'PKK'ya bir şey yapamaz' anlayışını
önce PKK liderlerinin, özellikle şahin kanadın,
kafasına sokmak. Kürtlere de istersem ben bu örgütü bir paçavra gibi sallarım mesajı verilmek isteniyor."
diyerek, devletin yeni stratejisini açıkladı.
İşte Emre Uslu'nun o yazısı...
Barış için savaş
PKK'nın Silopi saldırısıyla barış masasını
devirmesinden itibaren girilen yeni süreçte çatışmalar şiddetlenerek devam ediyor. Operasyonları Kuzey
Irak'ın içlerine doğru yayan devlet son operasyonlarla
ne yapmaya çalışıyor?
Anlaşılan o ki, devlet son operasyonlarla birkaç
aşamalı bir strateji izliyor. Belki de geçen on yıllar
boyunca ?alan hâkimiyeti stratejisini bir kenara bırakırsak? devlet ilk defa kendi stratejisini
uygulamaya koymuş durumda. Bu stratejinin ilk
ayağında PKK'nın üstünlük kurduğu alanı yok etmeye
çalışıyor. Bu alan PKK'nın psikolojik üstünlük alanı.
PKK özellikle Hakkâri ve Şırnak civarında "girilmez
kamplar" metaforu yaratarak adeta devlet gibi hareket edip Kürtler üzerinde müthiş bir otorite
olmaya girmişti. Buna bir de PKK militanlarının
Kürtler için ne kadar fedakârca savaştığı miti
eklenince PKK adeta yarı kutsal ama korkulacak da
bir örgüte dönüşmüştü. İşte son yapılan
operasyonların ilk ayağında PKK'nın efsane kamplarına girilerek kurduğu psikolojik üstünlük
kırılmaya çalışılıyor. Bunda önemli bir başarının elde
edildiğini de ifade etmek gerekiyor.
Stratejinin ikinci aşaması Kuzey Irak'a yönelik kısmı.
Burada da yine PKK kendisinin mutlak hâkim
olduğunu, devletin buraya girerse çıkamayacağı mitini oluşturmuş durumda. Hatta bu konuda birçok liberali
de ikna etmiş durumda. Adeta PKK yenilmez bir
örgüte dönüşmüş durumda. Oysa PKK'nın yenilmemesi
PKK'nın gücünden ya da halkın sonsuz desteğinden
değil, ordunun Ankara'da siyaset yapmasından
kaynaklanıyordu. Çok açık bir örnek vereyim. PKK'nın en zayıfladığı 1997 yılında dönemin ektili bir paşası
Öcalan'a haber gönderip "Şu anda birinci önceliğimiz
Kürt sorunu değil irtica. (MGK'da irtica birinci
öncelikli tehlike olarak kabul ettirilmişti.) Darbe
yapacağız, Öcalan PKK'lıları geri çeksin darbeden
sonra oturur konuşuruz. Federasyon istiyorsa federasyon neyse konuşuruz" dediğini bunun da
telefon kayıtlarına girdiğini herkes biliyor. Yani ordu
PKK'yı yenmeyi hiçbir zaman tam olarak istemedi.
Bundan sonra ister mi emin değilim. Bu nedenle bazıları
PKK'nın gerçekten yenilemez olduğuna kanaat
getirmiş durumda. Bence bu doğru değil. Teknik olarak bakıldığında
mevcut teknoloji ve bilgi birikimiyle ve iyi bir
planlamayla PKK hem de çok kayıp vermeden yenilebilir.
Bu Kürt sorunu çözülür, Kürtler bir daha dağa
çıkmaz demek değildir. Ama PKK'yı yenmek stratejik
olarak iyi bir şey midir diye sorarsanız cevabım, hayır. PKK'yı yenerseniz çok daha büyük bir travmayı
tarihin sayfalarına dondurursunuz ve bunu tamir
etmek çok zordur.
Sanırım son dönemki savaş stratejisini geliştirenler de
bunun farkında. Bu nedenle amaç PKK'nın yenilip
silinmesi değil; "PKK yenilmez", "Ordu Kuzey Irak'a giremez", "PKK'ya bir şey yapamaz" anlayışını önce PKK
liderlerinin, özellikle şahin kanadın, kafasına sokmak.
Kürtlere de istersem ben bu örgütü bir paçavra gibi
sallarım mesajı verilmek isteniyor. Son günlerde
yayılan "Ordu Kuzey Irak'a girdi", "Ordu Kuzey
Irak'tan çıktı" haberleri bununla ilgilidir. Burada verilmeye çalışılan mesaj, istediğim zaman girer
operasyon yapar çıkarım, PKK'yı evinde vurabilirim
mesajıdır. Rustem Cudi ve diğer PKK üst düzeyine
yönelik nokta operasyonu da mesajın pratikteki
önemli uygulamalarından biridir.
Üçüncü aşama, verilmek istenen mesaj netleştirdikten sonra, yani PKK yenilmez, Kuzey Irak girilmez değildir
mesajını anlaşıldıktan sonra, PKK'nın ateşkes ilan
edip sınır dışına çekilmesi çağırısını bekleyecek devlet.
Zira PKK'nın, özellikle şahin kanadın, buna ikna olması
için önemli kayıplar vermesi ve bu kayıpların önemli bir
kısmını Kuzey Irak'ta vermesi gerekiyor. Gidişat da bu yönde. Şimdiye kadar gelen 300 kayıp ?ki ilk defa
Genelkurmay kaynakları rakamları abartmadan
veriyor? gidişatın bu yönde olduğunu gösteriyor. Bu
durumda önümüzdeki süreçte PKK'nın ateşkes ilan
etmesi beklenebilir.
Eğer PKK süreci doğru okuyup, sosyolojik zeminin kendi aleyhine kaydığını, teknolojik üstünlüğün her
geçen gün PKK aleyhine geliştiğini görürse devlet
oturup barış yapacak. Devletin bu sefer umduğu,
istediğinde masayı devirip barışı tehdit eden şımarık
bir örgütle değil, yapılan operasyonlarla kolu
bükülmüş bir örgüt ile Kürtlerin gururunu incitmeden adam gibi bir barış yapmak. Ama bu barışın içinde
PKK'nın istediği gibi, militanların dağdan indirilip
şehirde silahlı güç olarak konumlandırılması yok.
Belki genel af var, belki Öcalan'ın çıkarılması
düşünülebilir ama asla PKK'nın o bölgede devlet içinde
devlet kuracak KCK gibi yapılara izin de verilmeyecek. Son savaşı ben adam gibi bir barış için şımarık bir
çocuğu ikna etme savaşı olarak görüyorum. Eğer PKK
bu süreci doğru okumazsa, devletin tutumunu
"Osmanlıda oyun bitmez", "Yalan ve hilelerinizle baş
edemedik, bu bize ders olsun. Ama biz de sizin önünüzde
diz çökmedik, bu da size ders olsun" mantığıyla yaklaşılırsa; bu tutumu Saddam ve Kaddafi gibi
okuyup, bunlar beni aldatmaya çalışıyor, barış bile
yapsam, ülkeyi terk etsem bunlar beni gittiğim ülkede
bulup öldürür diye hesap yaparsa o zaman sonu da
Kaddafi ve Saddam gibi olacak. Bunu da çok yakında
göreceğiz...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt