wizard_pislick
Üye
pek İnanmadım Ama Paylaşmak Gerek(başlık bulamadım)
yahudilerin kutsal kitapları tevrat'ta tanrı tarafından kendilerine vadedildiğine inandıkları "kayıp vatanları" dır. ve bu vaat siyonizmin temel sacayağını oluşturur.
peki tevrat'ta konuyla ilgili ne deniyor bir bakalım.
"o günde rab, abraham'la (hz. ibrahim) ahdedip dedi. mısır ırmağından büyük ırmağa, fırat ırmağına kadar bu diyarı kenileri ve kenizzileri ve kadmonileri ve hititleri ve perizzileri ve refaları ve amorileri ve kenanları ve girgaşileri ve yebusileri senin zürriyetine (soyuna) verdim."
(tekvin 15. bab.)
adı geçen halklar o dönemin mezopotamya halklarıdır. bunlardan hititler'in nerede yaşadıklarını söylemeye de gerek yok sanırım. bir diğer ilginç nokta ise topraklardan halklarıyla birlikte söz edilmesi. yani halklarıyla beraber topraklar vadediliyor. yani köleleriyle birlikte.
ortadoğu'nun kanlı bir coğrafya oluşunu ve dünyanın jandarmalarının bu topraklara olan ilgilerini hep petrolle
açıklayageldik.
"tabi abi hep petrol yüzünden yapıyorlar bunları"
"amerika petrolü ele geçirmeye çalışıyor."
peki bugün dünyanın en çok petrol üreten ülkesi kim?
suudi arabistan.
o halde amerika neden orayı ele geçirmeye çalışmıyor da hep ırak'la suriye'yle falan uğraşıyor?
amerika ve israil'in her zaman ölümüne kanka oluşları sizleri de duygulandırmıyor mu?
ve bir soru daha:
dünyayı amerika yönetiyor tamam. peki amerika'yı kim yönetiyor?
beyin jimnastiği ve komplo teorilerini seviyorsanız okumaya devam edin.
günümüzde teknolojinin ulaştığı akıl almaz boyutlar sizleri de ürkütmüyor mu? retinayı okuyabilen kapı kilitleri, sensör denen cihazlarla makineler duyan hisseden, düşünen canlılara dönüşüyorlar sanki. fabrikalarımızda her adamın işini layıkıyle ve çok daha çabuk yapabilecek robotlarımız var.
öndeki aracın hızını algılayıp takip mesafesini koruyan, kendi kendine park edebilen otomobiller ürettik ama hala fosil yakıtlara bağımlı yaşıyoruz... ilginç.
peki bu durum size inandırıcı geliyor mu? sizce insanoğlu bugün hala petrole alternatif olacak hatta belki de çok daha ucuz bir yakıt bulamadı mı? belki de ortadoğu'yu kan gölüne çevirmemize gerek kalmamıştır ne dersiniz?
binlerce yılın mezopotamyası her zaman kan ve gözyaşının fırat ve dicle'ye karıştığı bir coğrafya olagelmişti. tarih kitaplarımız bu durumu "tarıma elverişli verimli toprakları vardı" şeklinde açıklar. ama bugün hala bu topraklara göz koymanın mantığı bu olabilir mi?
ortadoğu'da savaş, güneydoğu'da terörümüz hiç bitmiyor. kaosumuz, intihar saldırılarımız, çarşılarda infilak eden çöp konteynerlerimiz, bomba yüklü otomobillerimiz hiç bitmiyor.
mesela norveç'in huzur dolu bir ülke olma sebebi israil'e vadedilmemiş olması mı?
son olarak el kaide neden amerika bir müslüman ülkeyi vurmak istediğinde bombalı eylem yapıyor yoksa anlaşma mı var aralarında?
peki tevrat'ta konuyla ilgili ne deniyor bir bakalım.
"o günde rab, abraham'la (hz. ibrahim) ahdedip dedi. mısır ırmağından büyük ırmağa, fırat ırmağına kadar bu diyarı kenileri ve kenizzileri ve kadmonileri ve hititleri ve perizzileri ve refaları ve amorileri ve kenanları ve girgaşileri ve yebusileri senin zürriyetine (soyuna) verdim."
(tekvin 15. bab.)
adı geçen halklar o dönemin mezopotamya halklarıdır. bunlardan hititler'in nerede yaşadıklarını söylemeye de gerek yok sanırım. bir diğer ilginç nokta ise topraklardan halklarıyla birlikte söz edilmesi. yani halklarıyla beraber topraklar vadediliyor. yani köleleriyle birlikte.
ortadoğu'nun kanlı bir coğrafya oluşunu ve dünyanın jandarmalarının bu topraklara olan ilgilerini hep petrolle
açıklayageldik.
"tabi abi hep petrol yüzünden yapıyorlar bunları"
"amerika petrolü ele geçirmeye çalışıyor."
peki bugün dünyanın en çok petrol üreten ülkesi kim?
suudi arabistan.
o halde amerika neden orayı ele geçirmeye çalışmıyor da hep ırak'la suriye'yle falan uğraşıyor?
amerika ve israil'in her zaman ölümüne kanka oluşları sizleri de duygulandırmıyor mu?
ve bir soru daha:
dünyayı amerika yönetiyor tamam. peki amerika'yı kim yönetiyor?
beyin jimnastiği ve komplo teorilerini seviyorsanız okumaya devam edin.
günümüzde teknolojinin ulaştığı akıl almaz boyutlar sizleri de ürkütmüyor mu? retinayı okuyabilen kapı kilitleri, sensör denen cihazlarla makineler duyan hisseden, düşünen canlılara dönüşüyorlar sanki. fabrikalarımızda her adamın işini layıkıyle ve çok daha çabuk yapabilecek robotlarımız var.
öndeki aracın hızını algılayıp takip mesafesini koruyan, kendi kendine park edebilen otomobiller ürettik ama hala fosil yakıtlara bağımlı yaşıyoruz... ilginç.
peki bu durum size inandırıcı geliyor mu? sizce insanoğlu bugün hala petrole alternatif olacak hatta belki de çok daha ucuz bir yakıt bulamadı mı? belki de ortadoğu'yu kan gölüne çevirmemize gerek kalmamıştır ne dersiniz?
binlerce yılın mezopotamyası her zaman kan ve gözyaşının fırat ve dicle'ye karıştığı bir coğrafya olagelmişti. tarih kitaplarımız bu durumu "tarıma elverişli verimli toprakları vardı" şeklinde açıklar. ama bugün hala bu topraklara göz koymanın mantığı bu olabilir mi?
ortadoğu'da savaş, güneydoğu'da terörümüz hiç bitmiyor. kaosumuz, intihar saldırılarımız, çarşılarda infilak eden çöp konteynerlerimiz, bomba yüklü otomobillerimiz hiç bitmiyor.
mesela norveç'in huzur dolu bir ülke olma sebebi israil'e vadedilmemiş olması mı?
son olarak el kaide neden amerika bir müslüman ülkeyi vurmak istediğinde bombalı eylem yapıyor yoksa anlaşma mı var aralarında?
Teşekkürler pislick 


