Örtünmek ve Açılmak arasındaki fark=benzerlik.

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

_KadirşinaS_

Üye
    Konu Sahibi
Örtünmek ve Açılmak arasındaki fark=benzerlik.
Arkadaşlar lütfen yazıda bir art niyet aranmasın. Sadece çok hoşuma giden samimi bir yazı olarak gördüm paylaşmak istedim. Lütfen gereksiz ve hakarete varan tartışmalara sebep olmasın bu konu.Maxicep'in seviyesine güvenerek, buyrun diyorum::oke:

Haberturk'ten
Murat Sabuncu'nun yazısıKadının soyunma özgürlüğü olur ama örtünme özgürlüğü olmaz

22.06.2009 13:04Bir süredir gündemde ve uzun sürede gündemden düşmeyecek. Ayşe Arman’ın, Nihat Odabaşı’na çektirdiği fotoğraflar.

Kendi deyimiyle “baştan çıkarıcı kadın pozları”.

Eşinin isteğiyle“seks fotoğrafları değil seksi fotoğraflar”.

Kimseyi ilgilendirir mi? Yok, kesinlikle ilgilendirmez. İstediği gibi çektirir fotoğrafları. Ve isteyen bakar. Üzerine konuşur, geyik çevirir. Ya da bakmaz başını çevirir.

Gazetesindeki yazar arkadaşları, hemen hiç kimse bu fotoğraflar hakkında olumsuz yorum yapmadan “kadının bedeni üzerindeki söz sahibi olması hakkında” yazıp ona destek verdiler. Dedim ya kime ne..Desteğe ihtiyacı yok ki..

Ama destek yazısı yazan arkadaşlarla ilgili bir kafa karışıklığı içindeyim. Bu demokrat ve hoşgörülü arkadaşlarımızın çifte standartları olduğunu düşünüyorum. Ve onlara sormak istiyorum:

Peki bir kadın bedeni üzerindeki özgürlüğünü kullanıp soyunabiliyor da niye bir kadın bedeni üzerindeki özgürlüğünü kullanıp örtünemiyor?

Biliyorum çoğunuzun cevabı hazır: Babaları, ağabeyleri, kocaları zorluyor. Kendi özgür iradeleri değil ki.

.Ne ilginç bir düşünce tarzı. Kafası açık tüm kadınlar sonuna kadar özgür, rahat, istediğini yapıyor ama kafasını örten kadınlar o kadar zavallı ki her şeyi emir komuta zinciri içinde yapıyor. Gerçekten inanıyor musunuz siz buna?

Ya da kimileri çağdaşlıktan bahsedecek: “Bu devirde örtünülür mü hiç? “

Örtünülür de soyunulur da…

Bu devrin bana göre en önemli özelliği “daha çok demokrasi, daha çok insan hakları” ile özdeşleşiyor olması. Yani kimsenin kimseye müdahale etmeden, zorlamadan, birbirinin hakkına saygı duyarak birlikte yaşaması.

Benim için soyunmak ya da örtünmek çağdaşlık veya çağdışılık diye tanımlanacak filler değil. Ne kimse soyundu diye çağdaş olur ne de diğeri örtündü diye çağdışı..

Fikir jimnastiğine devam. Diyeceksiniz ki. “Ya mahalle baskısı”. Örtünmek istemediği halde zorlananlar. Ya da örtüsüz yaşamak isteyip, etraflarından korkup örtünenler. O zorlayanlarla mücadele hepimizin boynunun borcu. Kanun falan yetmez öncelikle vicdanlarımızla dur demeliyiz bu baskıcılara.

Ama biliyor musunuz farklı bir mahalle baskısı daha var üzerimizde. Hepimizin ne giyeceğimizden, nerede yiyeceğimize, nerede eğleneceğimizden, ne şekil davranacağımıza kadar yaşam şeklimizin belirlenmeye çalışıldığı bir baskı bu. Öyle giyinmezsek, eğlenmezsek, yaşamazsak, “çağdaş Türkiye bu imiş” gibi kabul ettirilmeye çalışılan düzenin, dışındaki kişiler gibi görünme-gösterilme endişesi taşıyoruz.

Onların çizdiği bir resim var. Ve bu resmin biraz dışına taşan her insan, fikir, yaşam tarzı; “yok sayılmaya, ezilmeye, horlanmaya, aşağılanmaya” çalışılıyor.

Kendini dini otorite sayıp kişilerin inançlarını yargılayanlar kadar kendini çağdaşlığın otoritesi görüp insanların yaşam tarzlarını kendilerine göre belirlemeye çalışanlar da rahatsız ediyor beni.

Yazıyı Ayşe Arman’ın çektirdiği fotoğraflarla ilgili yazdığı yazının bir bölümüyle bitirmek istiyorum. Bakın Türkiye’nin en özgür kadını ne diyor:

“ En büyük hayallerimden biri...

40 olmadan Nihat Odabaşı’na "baştan çıkarıcı bir kadın" olarak poz vermekti.

Sevgilime sordum:

"Yapabilir miyim?"

"Ben senin baban değilim, benden izin almana gerek yok!" dedi.

"Yooook yemezler!" dedim.

"Hiçbir şeyden korkmuyorum ama seni kaybetmekten korkuyorum. Kontrollü bir kontrolsüzlük yaşamak istiyorum o kadar..."

Güldü.

"Sonra da o fotoğrafları yatak odamıza asacaksın di mi?"

"Evet" dedim, "Sen benim beynimi okuyorsun!"

"Yap ama seks fotoğrafları olmasın, seksi fotoğraflar olsun..." dedi.

Sözünü ettiği ayrım, bayağılık ve samimiyet arasındaki ince çizgi gibi bir şeydi.

"Tamamdır" dedim.

Yine de kendime güvenemedim.

(İtiraf ediyorum, ben bazen bayağılıktan da hoşlanıyorum)

"Nihat’ın pespaye bir şey yapmasına olanak yok, ama fotoğraflar senin de onayından geçsin, öyle verelim Hello’ya" dedim.

Ekledim: "Yine de bir sürü insan, sevgilisi nasıl izin vermiş diyecektir..."

"Desinler, umurumda değil" dedi, "Seninle birlikte olmaya karar verdiğim gün, bir sürü şeyi göze almam gerektiğini biliyordum..."


Şimdi bu diyalogu başka bir kadının ağzından yazalım.

Başımı örtmeye karar verdim ve örtümle Nihat Odabaşı’na bir fotoğraf çektirmeye gidecektim. Sevgilime sordum:

“Yapabilir miyim?”

“Ben senin baban değilim bana sormana gerek yok” dedi.

“Yokkk” dedim. Yemezler”

Diyalogu alın yazıdan kendiniz devam ettirin. Ama tarafsız olun. Böyle bir diyaloga hoşgörüyle bakar mıydınız? Ya da en basitinden demezmiydiniz “bak gördün mü kadın kocasına soruyor?” diye…

Kaynak:
 


alperen1313

alperen1313

Üye
güzel bir yazı hoş ve gerçekçi bir yaklaşım tarzı...
konu hakkında çok detay var aslında ama belirttiğiniz üzere arkadaşım derine gerek yok..
şahsım adına teşekkürlerimi sunarım
 
..:|By_NeFReTª58|:..

..:|By_NeFReTª58|:..

Üye
:ehe:ehe:ehe
 

_KadirşinaS_

Üye
    Konu Sahibi
ben sokakta cıplak bi kadın görsem bi bakarım inmi cinmi diye...kara carsaf giyen birine bakmam çünkü o kadınlar bedenleri görünmesin edeblerinden ve allaha kullugundan örtünüyor bu yüzden bakmam.. acan kadında bana baksınlar vs vs vs diye acar..isteyen istedigini yapsın....hiç umrumda degil..banane sanki onlarla mı gömecekler beni..bi ülkede cok dehşet bi olay oldu... bi genc öldü bunu gömdüler neyse geri otopsi yaptırmak için cıkartılar ve o genç adamın sacları bembeyaz olmuş gözlerinin peri cekilmiş agzından gözünden kan gelmiş.kaburgaları kırılmış yani genci mezarda hesaba cekmişler bu senin benim başıma gelecek bi olay..gencin babası sonradan anlattı oglum gece hayatı zevk sefa düşkünü falan fıstık..eee acan da girecek mezara kapatanda...(internette resimlerini bulabilirsiniz...ama tavsiye etmem adamın pisikoloji epey etkileniyor)

Ya kimin ne yaptığı, ne yaşadığı, neye inanıp inanmadığı mühim değil. Asıl dikkat çekmek istediğim şey her iki isteğin de insani istekler olarak algılanması gerektiği.

Bir de ne kadar doğru bilmiyorum, ama yazdığın tarz hikayeler genelde biraz efsane olarak halkın arasında yayılabiliyor. Yanlış anlama bunu seni eleştirmek için yazmadım. Yani ölenin kaburgası kırılmış, gözünden kan gelmiş falan bu tarz şeyleri de direk kabir azabı budur diye yaftalamak tehlikeli olabilir. Biliyorsun dinimizde olmayana var demek, hele ki gerçekte var olan fakat henüz bizim için gaip olan olayları da "bu budur" şeklinde sınıflandırmak, mazallah dinden çıkmaya bile sebep olabilir. Dostça bir uyarı sadece iyi forumlar.:oke:
 
..:|By_NeFReTª58|:..

..:|By_NeFReTª58|:..

Üye
:ehe
 
anl_tr

anl_tr

Emekli Yönetici
konuyu mümkün oldugu kadar kimseye laf atmadan kısa ve öz kesicem;
Türkiye demokratik çagdaş bir ülke
isteyen istedigi şekilde giyinebilir.İstedigi düşünceyi destekleyebilir(Devletin kötülügüne yönelik propaganda eylemi olarak düşüncelerini zikredenler hariç ), istedigi kitabı okuyup, istedigi partiyi tutabilir.İstedigi markayı giyebilir, istedigi istedig ve yine istedigi...
Bu "istedigi" lafını istediğiniz kadar kullanabilirsiniz.Yani Özgür bir ülkede yaşıyosunuz, yaptıgınız şeyin dogruluguna saygı duyulmasını istiyorsanız siz önce başkalarının size zıt geldigi şeylere bile önce saygı duymayı öğrenmelisiniz.
Mini etekdi, türbandı, Açıktı kapalıydı, sagcıydı solcuydu bunlar bir ülkenin ne kadar sosyal oldugunun göstergesidir.
Bunun için açıgada kapalıyda saygım sonsuz ama karaşarşafa hayır.
Şunu söylemeden edemiycegim ben şimdi buraya özgür ülke yazdım bunun üzerine sakın şöle bir şey demeyin
"türbanla devlet dairelerine giremiyoruz ama bu nsl özgür ülke" bir ülkenin kuralları vardır.O kurullar ülkenin bütününü oluşturur.
O yüzden sakın bunu dert etmeyin türbanı devlet dairesine girerken çıkarmak size günah yazdırmaz. "Eskilerin lafı gibi: obalı günahı devlete" sen allah ile arandaki dini görüşüne saygısı var zaten olmasa şuanda bayanlar osmanlıdaki gibi karaşaflar içinde hiç bir yerde yeri olmayan çagdaşlıktan uzakta "boş olll diyince " bir paçavra gibi kapıya konan, seçim hakkı çalışma hakkının olmakdıgı ve daha ne kötü durumlara magdur kalan boş bir varlık olarak kalcaktı.
şunuda belirtmek isterim:
Atatürk Cumhuriyeti kurdugunda bayanlara zorla kara çarşaflarını çıkarsınlar diye bir şey demiyor.Bunu söyleyenler yani zorla çıkartılcak diyenler hayatlarında bir kitap bile okumamış araştırmamış insanların uydurdugu bir saçmalıktır.
Atatürk:"peçenin kara çarşafın medeniyetten uzak oldugunu moder ülkelere yakışmadıgını isteyenlerin çıkartabilcegini ve kesinlikle zorlanmıycagını belirtmiştir."


Not:Bu yazıda siyasi içerik veya tartışmaya yönelik bir yazı oldugunu düşünen yetkililerin bir daha yazıyı okumasını rica ediyorum çünkü yazımda hiç bir siyasi içerik ve tartışmaya yer vericek unsur yoktur.Türkiyenin nsl bir ülke oldugunu ve yasada bile geçen kuralların bulundugu belirtilmiştir.Ayrıyeten bu yazı "bu yazıya cevaben verilcek bir cevapta" yanlış anlaşılmaya yer vermemesi için özellikle mavi ile belirtilen kısım konuya dahil edilmiştir.
 
Salihyet

Salihyet

Üye
İnsanlar özgürlüğü istiyor, doğrumuyum ? Evet istiyor..
Aydınlar diye tabir ettiğiniz varlıklar = Kapananlar ülkenin temellerine dinamit koyuyor diyorlarmış, bu ülke kime göre özgür, kime göre çağdaş açıkça ortada, orta çağ düşüncesini hala yaşatan aydınlarınızla tatlı tatlı ilerliyoruz..

Açık / kapalı farkı gözetmeksizin bir yorum getirilecek olsa bu ülkeyi soyunarak, yada giyinerek bölüp, ele geçiremezsiniz, aydın gibi takılın bakalım, kartel gibi takılın çok güzel bir şekilde bu insanlara yön vereceksiniz.. Çağdaşlıktan ölüyorum açıkcası :) “Bu devirde örtünülür mü hiç?" İnşallah buz devrini de görürüz :')

Haydi, yorumlara dikkat ediyorum, hakaret edeni yakarım :'))
 
Cynical

Cynical

Üye
O yüzden sakın bunu dert etmeyin türbanı devlet dairesine girerken çıkarmak size günah yazdırmaz.
Deliliniz nedir bu konuda? Devletin bir şeyi yasaklaması ya da izin vermesi o şeyin dini hükmünü değiştirmez. İster devlet dairesi olsun, ister üniversite, isterse de sokak. Bir bayanın avret mahalini -ki kadınlarda el, yüz ve ayaklar hariç vücudun her yeridir- mahrem bir erkek önünde açması dinen caiz değildir.
Delilim de şudur:
Tesettürle ilgili ayetler:

"Ey Peygamber! hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, dışarı çıkarken üstlerine cilbablarını alsınlar. Bu, onların tanınmasını ve bundan dolayı incitilmemelerini sağlar. Allah, Gafûrdur, Rahîmdir. " (el-Ahzab, 33/59).

"Mümin kadınlara da şöyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin" umduğunuza nail olasınız" (en-Nûr, 24/31).

"Ay halinden kesilmiş ve evlenme için ümidi kalmamış olan yaşlı kadınlar zinet yerlerini erkeklere göstermemek şartıyla dış elbiselerini bırakmalarında onlar için bir günah yoktur. Bununla birlikte yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır" (en-Nûr, 24/60).

"Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok yarlığayıcı ve çok esirgeyicidir" (el-Ahzâb, 33/59) .

Tesettürle ilgili hadisler:

Umeys’in kızı Esma’dan nakledildi. Dediki: Resulüllah (s.a.v) bir gün Hz. Aişe (r.anha)’nın evine girdi. Kızkardeşi Esma yanında idi. Üzerinde Vucudunun hertarafını örten ve yenleri geniş bir elbise vardı. Resulüllah (s.a.v) onu görünce kalkıp dışarı çıktı. Hz. Aişe (r.anha) kızkardeşine “buradan uzaklaş Resulüllah (s.a.v) sende hoşlanmadığı bir şey gördü” dedi. Hz. Esma uzaklaştı arkasından Resulüllah (s.a.v) içeriye girdi.Hz. Aişe (r.anha) niçin kalkıp gittiğini sordu. Resulüllah (s.a.v) de elbisesinin yenini sadece parmakları görünecek şekilde ellerinin üzerine çekerek şöyle cevap verdi: “Kızkardeşini görmedinmi? Müslüman bir kadın şurasından başkasını gösteremez. (Mecmeu’zzevâid nr:4168)

Bu hadis-i şerif’ten hz. Esma’nın giydiği elbisenin bedenini örttüğünü fakat kollarında açıklık olduğunu bunun üzerine Resulüllah (s.a.v) bu kıyafetinden hoşlanmadığını ellerinin üstünün parmaklara kadarda örtünmesi gerektiğini islam alimleri anla-mışlardır ve de böyle ifade etmişlerdir.

Usame b.Zeyd (r.a) nakletti. Dediki:

“Resulüllah (s.a.v) Dihye’tül- Kelbi’nin kendisine hediye ettiği mısır kumaşlarından sık dokunmuş bir elbiseyi bana giydirdi bende onu hanımıma giydirdim. Resulüllah (s.a.v) daha sonra bana sordu: ne oldu Mısırdan gelen elbiseyi giymiyorsun? Dedimki ey Allah’ın resulü ben onu hanımıma giydirdim. Resulüllah (s.a.v) buyurduki altına pijama türünden bir şey giymesini ona emreyle. Çünkü ben o elbisenin kemiklerinin hacmini belli etmesinden korkuyorum.” (Ahmet b. Hambel)

Ibn-i Abbas (r.anhuma)’dan dediki: “Resulüllah (s.a.v) kadınlardan erkeklere benzeyenlere, erkeklereden de kadınlara benzeyenlere lanet etti.” (Buhari nr:5751, ebu Davut nr:4098, Ahmet b.Hambel nr:3149, Nesei nr:9161)

“Ümmetimin son dönemlerinde bir takım adamlar olacaktır. Erkekler gibi eğerlerin (bineklerin) üzerine binip cami kapılarına ineceklerdir. Hanımları ise giyinik uryandır, (giyinik çıplaktır), başları üzerinde arık deve hörgücü gibisi vardır. Onalara lanet edin. Zira onlar lanet olunmuşlardır”. (Ahmet b.Hambel - müsned nr.6786, Ibn-i Hibban sahih nr:5655-7347)

Hz. Âişe'den rivâyete göre, bir gün Hz. Ebû Bekir'in kızı Esmâ ince bir elbise ile Allah Resulunun huzuruna girmişti. Resulullah (s.a.s) ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çagına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir." Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti" (Ebu Davûd, Libâs, 31). "Allah Teâlâ ergin kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mâce, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160; Ahmed b. Hanbel, IV, 151, 218, 259).

"Erkeğin avret yeri göbeği ile diz kapağı arasıdır" (Ahmed b. Hanbel, II, 187). Diz kapağı avret yerindendir" (Zeylai, Nasbu'r-Raye, I, 297).

Sahih-i Müslim'de Ebû Hüreyre (r.a.} tarafından bir rivayette Peygamberimiz, giyindiği halde açık olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların Cehennemlik olduklarını, Cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler. (Müslim, Libas.-125.)

Harbın oğlu Züheyr bana anlattı:bize Cerir Sehl’den o da babasından o da ebu Hureyre (r.a)’den nakletti. Ebu Hureyre (r.a) dediki:Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:

Ateşlik iki sınıf insan ki ben onları henüz görmedim. Yanlarında sığır kuyruğu gibi kamcılar olup insanları onlarla döven topluluk ve biride bir takım kadınlar topluluğudurki bunlar giyinik, çıplaktırlar. Görenleri yoldan saptıran ve kendileri de haktan sapanlardır. Başları bir tarafa sarkan deve hörgücü gibi olacaktır. Bunlar cennete giremiyecekler, kokusu şu kadar! Şukadar! Yürüme mesafesinden alındığı halde bunlar cennetin kokusunu da bulup alamıyacaklardır. (Müslim - sahih bab: libas ve’l- zineh hadis nr.3971)

Alkame bin Ebi Alkame annesinin şöyle dediğini rivayet eder:

"Abdurrahman'ın kızı Hafsa'nın başında, saçını gösterecek şekilde ince bir başörtüsü olduğu halde Hz. Âişe'nin huzuruna girdi. Hz. Âişe başından örtüsünü alarak ikiye katladı, kalınlaştırdı. (Muvatta', Libas:4)

Hz. Ömer (r.a.) ise, cam gibi şeffaf olmasa da, giyindiği zaman altını iyice belli eden elbisenin kadınlara giydirilmemesi hususunda mü'minlere ikazda bulunmuştur. (Beyhakî. Sünen, 2:235)

İmam Serahsî bu nakilden sonra, kadının giydiği elbise çok ince de olsa yine aynı hükmü taşır, şeklinde bir açıklama getirir. Daha sonra da, "Giyindiği halde açık" olan mealindeki hadisi kaydeder ve şöyle der: "Bu çeşit bir elbise şebeke (ağ) gibidir, örtünmeyi temin etmez. Bunun için yabancı erkeklerin bu şekilde giyinmiş bir kadına bakması helâl olmaz." (el-Mebsût, 10:155)

"Kadın örtülmesi gereken avrettir. Dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker" (Tirmizî, Radâ, 18). Hz. Âişe (R.anhâ)'dan nakledilen; "Allah Teâlâ erginlik çağına ulaşan kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mace, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160) hadisi saçları da kapsamına alır.

Hz. Âişe (r. anhâ) ilk başörtüsü uygulamasını şöyle anlatır: "Allah ilk muhâcir kadınlara rahmet etsin onlar; "Baş örtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." (en-Nûr, 24/31) ayeti inince etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar". Yine Safiyye binti Şeybe şöyle anlatır: "Biz Âişe ile birlikte idik. Kureyş kadınlarından ve onların üstünlüklerinden söz ettik. Hz. Âîşe dedi ki: Şüphesiz Kureyş kadınlarının birtakım üstünlükleri vardır. Ancak ben, Allah'a yemin olsun ki, Allah'ın kitabını daha çok tasdik eden ve bu kitaba daha kuvvetle inanan Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nitekim Nûr sûresinde "Kadınlar başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." ayeti inince, onların erkekleri bu ayetleri okuyarak eve döndüler. Bu erkekler eşlerine, kız, kız kardeş ve hısımlarına bunları okudular. Bu kadınlardan her biri etek kumaşlarından, Allah'ın kitabını tasdik ve ona iman ederek başörtüsü hazırladılar. Ertesi sabah, Hz. Peygamberin arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular. Sanki onların başları üstünde kargalar vardı" (Buharî, Tefsîru Sûre, 29/12; İbn Kesîr, Muhtasar, M. Alî, es-Sâbûnî, 7. Baskı, Beyrut 1402/1981, II, 600).
 
aLone

aLone

Üye
türbanı bi siyaset simgesi olarak görenlere şaşıyorum zaten nese başörtülüler yemez kimseyi nice insanları kaybediyoruz bu yasak yüzündfen sonra neden gelişemiyoz demeyin burda.ben çok kapalı gördüm başörtüsü takmyanlardan 100 kat daha çağdaş.çağdaşlık başörtüsü takıp takmamakla belirlenmez
 
Salihyet

Salihyet

Üye
türbanı bi siyaset simgesi olarak görenlere şaşıyorum zaten nese başörtülüler yemez kimseyi nice insanları kaybediyoruz bu yasak yüzündfen sonra neden gelişemiyoz demeyin burda.ben çok kapalı gördüm başörtüsü takmyanlardan 100 kat daha çağdaş.çağdaşlık başörtüsü takıp takmamakla belirlenmez

Çok güzel bi yorum.. Tamamına katılıyorum..
 
anl_tr

anl_tr

Emekli Yönetici
sayın Simply Flummoxed arkadaşım ben dinin allah ile kendi aranda oldugunu düşünen bir insanım. Saçın görünmesiyle kolların görünmesiyle günaha girilcegini düşünmüyorum. Çünkü din ben ile Allah arasındadır Allahtan başka kimse yargılayamaz ve sorgulayamaz.
Ben günah yapıyosam kendime sevab yapıyosam kendine.Eger benim yaptıgım günahtan sen ceza çekmiyosan, sevabımdan yararlanamıyosan;Eger hal böle ise devlettin koydugu kurallardan niye bu kadar etkileniyorsunuz.
Sen namazını kıl orucu tut türbanını tak bunlara bişey demiyor, devlete girerken çıkar diyor sen zaten Allah katında bu yaptıkların görünmüyomu yani devlet dairesine girene kadar görünmüyoda devlet dairesine girdikten sonramı görünmeye başlıyo yapmayın Allah aşkına.Sen dinini yapıyosan Allah onu her daim görüyodur senin bu konuda rahat olman gerekiyo.Ama görünen oki rahat deilsiniz.Buda insanda şu izlenim uyandırıyor Sİz Dini göstermelik mi? yapıyosunuz.

Sayın maximilian_1903 demişki "ben çok kapalı gördüm başörtüsü takmyanlardan 100 kat daha çağdaş"

evet bende çok çagdaş ,modern, laik düşünen ,5 vakit namazını kılan ,devletini canından çok seven, nice kadınlar analar ablalar gördüm açıktı başları ve dinin Allah la kendi aranda oldugunu anlayan.Gösterme din yapmayan insanlardı.

Ben herzaman türbanın dini simge şeklinde gösterilmesine karşıyım.Keşke kısmet olsada bu konuları güzel bir kafede sohbet ederek tartışsak.
Çünkü ben türkiyede çok il gezdim gitmedigim 20 il kalmıştır doguda batıda kuzeyde güneyde heryerde kaldım.Köylerde,ilçelerde şehirlerde.Yani çook gezdim(Babamın işinden dolayı)
yaşım 23 kitap okumayı ve tartışmayı çok seven çok araştıran bir kişiyimdir
üniversitenin münazara bölümlerinde başkanlıklarda bulundum yani çok tartışmalara girdim
diyecegim oki; çok okuyanmı bilir çok gezenmi sorusuna = ben herzaman ikiside diyen ve yaşayan bir insanım.
Buyuzden tek taraflı düşünmem tek taraflı kitap okumam , milliyet okuyosam ayda bir zamanda okumasını bilrim her düşünceye açıgım.
bunları yazdım çünkü kalkıp "dinsiz" tek tarflı düşünüyo demeyin diye

Ben üniversitedede yaşamdada şunu gördüm insanlar bir düşünceyi benimsiyo ve herzaman o düşüncenin muhakkak dogru olduguna inanıyorlar.:hmmm
İşte bu insanlarla münazara yapmak dünyanın en zor işi yada imkansızıdır
zaten çiçero imzandada demiş....:)



 
Cynical

Cynical

Üye
Din kendin ile Allah arasındadır, evet. Ancak nasıl ki devletin koyduğu kurallara saygı duyuyorsanız ve bu kuralların uygulanmasından yanaysanız, din kurallarının da aynı şekilde uygulanması şarttır. Nasıl ki "%18 KDV bence mantıksız arkadaş. Ben %5 veririm, devlet beni hoşgörür" demiyorsak, "Kapalı veya açık olsam yada içki içip içmesem ne farkeder, Allah beni hoşgörür. O zaten kalbimize bakar" diyemeyiz. Siz saçın görülüp görülmemesi ile günaha girilip girilmemesi arasında bir bağlantı kuramıyor olabilirsiniz ancak bunların hükümleri hem Kur'an'da hem de sünnette bellidir. İnanıp inanmamak da kişisel tercihtir, saygı duyarım. Dediğiniz gibi her koyun kendi bacağından asılır. Ancak kişisel görüşünüz size genel bir hüküm koyma hakkı vermez. Peygamber efendimizden beri ulemanın üzerinde anlaştığı üzere "Setr-i Avret" yani "Örtünme" her müslüman üzerine Farz-ı Ayn'dır. Yani sizin dediğiniz gibi bir göşteriş yada simge değil, Allah'ın emri doğrultusunda yapılan bir iştir. Bu emri veren de emrin sorgulayıcısı da Allah'tır, biz değiliz. Allah'tan başkası yargılayamaz deyip, Allah'ın emri olan bir hareketi ve yaşam tarzını "Ben böyle düşünmüyorum" diye inkar etmek ikilem oluşturmuş biraz.
Nasıl ki siz birçok başı açık ancak dinine bağlı kadınlar tanıdıysanız, ben de bir çok başı kapalı ve "modern" kadın tanıdım ve biliyorum ki bu kadınların hiç biri "gösteriş" ya da bir "simge" olduğu için değil, "Allah'ın emri" olduğu için başlarını örtüyor ve tesettürlerine önem gösteriyorlar. Bir insanın kıyafetine bakarak, asli görevi tüm vatandaşlarını ırk, din, dil, mezhep vb farkı gözetmeksizin kucaklamak ve kollamak olan "devlet" dediğimiz bu kuruma sokulmamasının mantıki bir sebebi olabilir mi? Bu konuda sorgulanması gereken sizin belirttiğiniz gibi "Neden başlarını açmamaya direniyorlar ki?" değil, "Neden devlet onların başlarını açmalarını istiyor ki?" olmalı. Çünkü özgürlüğün gereği herkesi farklılıkları ile kabul etmektir.
Sanırım Çapa -Cerrahpaşa da olabilir- Tıp Fakültesi'ne sırf başörtülü olduğu ve bu şekil resmi olduğu için sokulmayan ve malesef kısa süre sonra hayatını da kaybeden teyzeyi hatırlarsınız. Aynı üniversite hastanesinin karşısında bir fotoğrafçı hastaların peruklu fotoğraflarını çekiyor bütün gün. Aynı manzaralar "ilim yuvası" olması gereken üniversite kapılarında yaşanıyor. Bu görüntüler "özgür, demokratik Türkiye" imajıyla ne kadar uyuyor?
 
Salihyet

Salihyet

Üye
Anıl, herkesin günahı kendine diyorsun da, senin bu ilahi tavrın nedir peki ? Sen kendince bir kılıfa koymuşsun dini, herşey serbest kime ne diyorsun, başını açıp kapamak senin için önemsizse neden yasalara aykırı ? günahları ayarlarken eksik yazmışlar senin sisteminle o zaman, yani eğer allah ile kul arasına zaten girecek ilahi bir varlık dünyada bulunmuyor.. Allah diyor ki örtüneceksin, örtüneceksin, kaçarı yok.. O sana kamusal alanda aç demediği sürece de açmayacaksın.. Ki kaçarsın, o senin günahın, kamusalda açarsın emirlere itaat edersin, ben emirleri allahdan alırım.. Bu kadar basit..
 
aLone

aLone

Üye
baş örtüsü takmak din gösterişi değildir ben demedim zaten başörtüsü takmayanın dini imanı yok diye anıl kardeş ama neden bu yasak ben onu merak ediyorum bana baş örtülü üniveriteye girilmesinin ne zararı olur onu söyle
 
alperen1313

alperen1313

Üye
selamlar
hepiniz belki düşüncelerinizde haklısınızdır..kendini,zce..
kural birdir..doğru birdir...yaradan birdir...
kişi ister uyar ister uymaz oda kendi bilir..neden? çünküAllah cc kuluna irade ve nefsi vermiştir...yani seçim olgusunu...
hani atalar demiş ya "her koyun kendi bacağından asılır " aynen öyle..
biliyorsunuzdur eminim dinimizde
EMRİ BİL MARUF NEHYİ ANİL MÜNKER....

vardır...
biz sadece iyiliği emreder , kötülükten uzak durulması içinde tebliğ ederiz..
kişi bundan sonrasını kendisi bilir durumdadır...
birbiriniz bu konuda çok fazla kırıpta sakın üzmeyin..
çünkü ; bu memlekette halkımızı birbirine yıllardır alevi sünni türk kürt sağcı solcu nurcu nakşi vs vs gibi durumlardan dolayı birbirine düşürdüler ve sonunda kardeş kardeşi vurdu..
yapmayın ..
 
anl_tr

anl_tr

Emekli Yönetici
selamlar
hepiniz belki düşüncelerinizde haklısınızdır..kendini,zce..
kural birdir..doğru birdir...yaradan birdir...
kişi ister uyar ister uymaz oda kendi bilir..neden? çünküAllah cc kuluna irade ve nefsi vermiştir...yani seçim olgusunu...
hani atalar demiş ya "her koyun kendi bacağından asılır " aynen öyle..
biliyorsunuzdur eminim dinimizde
EMRİ BİL MARUF NEHYİ ANİL MÜNKER....

vardır...
biz sadece iyiliği emreder , kötülükten uzak durulması içinde tebliğ ederiz..
kişi bundan sonrasını kendisi bilir durumdadır...
birbiriniz bu konuda çok fazla kırıpta sakın üzmeyin..
çünkü ; bu memlekette halkımızı birbirine yıllardır alevi sünni türk kürt sağcı solcu nurcu nakşi vs vs gibi durumlardan dolayı birbirine düşürdüler ve sonunda kardeş kardeşi vurdu..
yapmayın ..

meraketme canım alper kardeşim biz tartışıyoruz ama benim tartışmam bukadar. Yazdıklarımın tam anlaşılmıyor başka taraflara çekilp saptırılıyor yani yine bilinen okunuyor.
Oyuzden herzaman dedigim gibi ben herkezin düşünesine saygılıyım.
Bitti.The End
konudan kaçmıyorum sadece ben yazışmaya devam edersem cevap verenler sinirlerine hakim olamıycak ve konu kapatılcak bu yüzden cevaplarımı bitiriyorum
Saygılar:bigstar:
 
alperen1313

alperen1313

Üye
meraketme canım alper kardeşim biz tartışıyoruz ama benim tartışmam bukadar. Yazdıklarımın tam anlaşılmıyor başka taraflara çekilp saptırılıyor yani yine bilinen okunuyor.
Oyuzden herzaman dedigim gibi ben herkezin düşünesine saygılıyım.
Bitti.The End
konudan kaçmıyorum sadece ben yazışmaya devam edersem cevap verenler sinirlerine hakim olamıycak ve konu kapatılcak bu yüzden cevaplarımı bitiriyorum
Saygılar:bigstar:


selamlar
siz yazdığınız bilen bir insansınız gördüğüm ve takip ettiğim kadarıyla..ama bu gibi herkesin fakrlı farklı görüşleriş şiddetle savunabileceği ama nedense bir doğrunun farkına varılamadığı bir konudur ülkemizde..ve bu konu sürekli olarak günden değiştirmek amacıyla tartışılır...
o yüzden hiç getrek yo0k...
ne dersek diyelimmm...
baştakilerde diğerleide hep bildikerlini okuyorlar..
saygılar
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular

Doğuş Pertez
Cevap
2
Görüntüleme
1K
lolaman
HeiLmasTer®
Cevap
0
Görüntüleme
1K
HeiLmasTer®
zaza
Cevap
0
Görüntüleme
490
zaza
greenmile
Cevap
0
Görüntüleme
672
greenmile
Silinen Üye 476002
Cevap
0
Görüntüleme
585
Silinen Üye 476002


Üst Alt