esokmen
Üye
Ölümsüzlük mümkün olabilir.
Merhaba arkadaşlar ufkumuzu genişletecek yeni bi konuyla daha buradayım. Evet ölümsüzlük mümkün olabilir hatta olabilirden öte bu bence mümkün.
Nasıl olacak o ?
Geleceği görebilmenin tek yolu geçmişe bakmaktır bunu hepimiz biliriz. Tarihte bi 100 yıl kadar geriye gitseniz şuan genç olan bir birey oranın dünya olduğuna inanmakta zorlanacaktır. Otoyollar yok betonlar çok az Televizyon yok radyo dilden dile dolaşan bi dedikodu beyaz eşya yok elektrik bile çok az evi aydınlatıyor. Bunların yanında Einstein henüz toy bir patent memuru uzay hakkında bilgilerimiz yok denecek kadar az doğuda hala boğa boynuzunda dönen tepside yaşadıklarına inanan insanlar var. Hatta tanıyamamak için 50 yıl bile yeterli 19. yüzyılın ortaları teknolojik, bilimsel ve tıbbi gelişimlerin günümüze nazaran çok daha az olduğunu biliyoruz bu sebeple 50 yıl önce hayal bile edilemeyecek teknoloji günümüzün rutin araçlarından oluşuyor. Aya yenile çıkmışlar bi çok dinine bütün insan buna inanmıyor tıpkı şuan higs buzonuna inanılmaması gibi. Evet geçmişe bakınca gelecek çok parlak gittikçe hızlanan bi gelişim yapısına sahibiz daha çok kaynak olması daha gelişmiş araçlar kullanılması hızımızı 10 kat artırdı diyebiliriz yani 50 yıl öncenin çelişkisini 5 yıl sonrada görmek mümkün olabilir yani en azından 50 yıl önce hayal olanın orantısında bir şeyi bugün hayal olan şeyin 5 yıl sonra var olduğunu biyerlerden öğrenebiliriz ancak bilim insanları karmaşık kaidelerle uğraştığı için yoruldular ve hızları birazcık düştü. Biraz kişisel gelişim katacak olursak türkiyeye bi bakın araştırma merkezi yok teknoloji umrumuzda değil facebook u kapatmakla meşguller. Youtube başbakanımızın canını sıkmış ve bununla uğraşacak kadar vakti var. Dünyada teknolojik, bilimsel veya tıbbi bir devrim olacaksa eminimki bunu türkler başarmış olmayacak. 4 kardeş düşünün biri halinden memnun kendilerine yetecek bi çalışma yapıyor biri kaynaklarının yarıdan çoğunu teknoloji için harcıyor bi kardeş teknolojide çok aktif gelişim sağlayacak kadar meşgul en son kardeşse yani türkler basit mevzularla ilgilenen, genel olarak bilimi dışlayan tembel sadece para kazanmak üzerine kurulu bir yaşamı tercih ediyor boş beleş bi hayat hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz sonra ölüyoruzda hiç olmamış gibi oluyoruz biz hazırcıyız öteki kardeşimiz pişirsin bizde yiyelim.
Neyse Sadede Gelelim.
Bilgisayarlar günümüzün en sık kullanılan araçlarından biri birde süper bilgisayarlar var
2 GB 1bayt vy. ekran kartı
16 GB ram
2 TB HDD
4. nesil i7 işlemci 3.60 Ghz 8 çekirdek
Bu rutin bir bilgisayardır tabi bilgisayarlar sadece bu sahada olmuyor çeşitli bilgisayarlar vardır ancak örneğimiz bununla alakalı. Neyse eğer biz buna standart diyorsak bir süper bilgisayarada bunun 1000 katı işlem yeteneği mümkündür. Günümüzde bu ise hayal olan rutin bilgisayarlarımızın süper bilgisayar olmasıdır. Herkes süper bilgisayar kullanıyorsa o zamanın süper bilgisayarını hayal bile edemeyiz. Söz gelimi bundan 50 yıl sonra en az 5 çağ atlamış olunacak bilgisayarlarda. 5 çağ sonranın bilgisayarıda yapay gerçeklik bakımından gerçek dünyadan hiçbir farkı olmayacak. Kısa bir süre sonra bilim kurguda yer alan Matrix filmindeki olayın çok benzer haliyle karşılaşabiliriz. Beyini kişilik ve benlikle beraber bilgisayar ortamına aktarabilecekler ve Biz istediğimizde bilgisayardaki halimizi aktifleştirip oraya geçebileceğiz. Yalnız verilerimiz oradada var bu yüzden bedenimize ihiyacımız yok acıksada ölsede biz ruhumuzla oradayız. Evet ruhun kopyalanmasına imkan yok diyenleri duyabiliyorum ama bugüne kadar imkan yok dediğimiz herşeyi başardık. Tıpkı rpg oyunlarındaki gibi kendimize bir karakter tasarlayacağız ve o yazılımsal bedenle beraber yaşayacağız. Orada deneyim edineceğiz birşeyleri ta ki işlemcimiz uzayda eriyene kadar veya işlemci berbat olana kadar. Bize yazılımsal virüsler bulaşabilecek ve doktorlar antivirüs programları olacak. İşin en iyi yanı işlemcilerimizi barındıran o dev metal kütlesini yöneten bunu meslek olarak yapan gene yazılımsallaşmış birileri olacak Biyere tam çarpacakken yüksek sıcaklıkta biyere yönelmişken veya bir karadeliğe düşecekken kaptanlar hepimizi o büyük korumalı kırmızı düğme ile farklı yönlere saçtığımız işlemciler barındıran diğer dev metal kütlelerine kesip bizi yapıştıracaklar zaman almazmı diye düşünebilirsiniz az önce bir yeni klasör açtım içinede 10.000 tane klasör oluşturdum ctrl+v kullanarak 10 saniye sürmedi yani bir süper bilgisayar 0.001 saniyede bu işlemi yapabilir şuan ve 5 çağ sonrası bilgisayarların hiçbir vaktini almadan kent trilyonlarca veriyi kesip yapıştırabilecekler. ve kendi kendini geliştirebilen insan zekaları zamanla uzayda hiçbişeyden etkilenmeyen sinyaller olarak dağıtabilecekler bizi ve gene tüm dünya ile beraber olabileceğiz.
İşte ölümsüzlüğün mantığa yatkın bir senaryosu. Fikirlerinizi bekliyorum.
( Alıntıdır )
Nasıl olacak o ?
Geleceği görebilmenin tek yolu geçmişe bakmaktır bunu hepimiz biliriz. Tarihte bi 100 yıl kadar geriye gitseniz şuan genç olan bir birey oranın dünya olduğuna inanmakta zorlanacaktır. Otoyollar yok betonlar çok az Televizyon yok radyo dilden dile dolaşan bi dedikodu beyaz eşya yok elektrik bile çok az evi aydınlatıyor. Bunların yanında Einstein henüz toy bir patent memuru uzay hakkında bilgilerimiz yok denecek kadar az doğuda hala boğa boynuzunda dönen tepside yaşadıklarına inanan insanlar var. Hatta tanıyamamak için 50 yıl bile yeterli 19. yüzyılın ortaları teknolojik, bilimsel ve tıbbi gelişimlerin günümüze nazaran çok daha az olduğunu biliyoruz bu sebeple 50 yıl önce hayal bile edilemeyecek teknoloji günümüzün rutin araçlarından oluşuyor. Aya yenile çıkmışlar bi çok dinine bütün insan buna inanmıyor tıpkı şuan higs buzonuna inanılmaması gibi. Evet geçmişe bakınca gelecek çok parlak gittikçe hızlanan bi gelişim yapısına sahibiz daha çok kaynak olması daha gelişmiş araçlar kullanılması hızımızı 10 kat artırdı diyebiliriz yani 50 yıl öncenin çelişkisini 5 yıl sonrada görmek mümkün olabilir yani en azından 50 yıl önce hayal olanın orantısında bir şeyi bugün hayal olan şeyin 5 yıl sonra var olduğunu biyerlerden öğrenebiliriz ancak bilim insanları karmaşık kaidelerle uğraştığı için yoruldular ve hızları birazcık düştü. Biraz kişisel gelişim katacak olursak türkiyeye bi bakın araştırma merkezi yok teknoloji umrumuzda değil facebook u kapatmakla meşguller. Youtube başbakanımızın canını sıkmış ve bununla uğraşacak kadar vakti var. Dünyada teknolojik, bilimsel veya tıbbi bir devrim olacaksa eminimki bunu türkler başarmış olmayacak. 4 kardeş düşünün biri halinden memnun kendilerine yetecek bi çalışma yapıyor biri kaynaklarının yarıdan çoğunu teknoloji için harcıyor bi kardeş teknolojide çok aktif gelişim sağlayacak kadar meşgul en son kardeşse yani türkler basit mevzularla ilgilenen, genel olarak bilimi dışlayan tembel sadece para kazanmak üzerine kurulu bir yaşamı tercih ediyor boş beleş bi hayat hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz sonra ölüyoruzda hiç olmamış gibi oluyoruz biz hazırcıyız öteki kardeşimiz pişirsin bizde yiyelim.
Neyse Sadede Gelelim.
Bilgisayarlar günümüzün en sık kullanılan araçlarından biri birde süper bilgisayarlar var
2 GB 1bayt vy. ekran kartı
16 GB ram
2 TB HDD
4. nesil i7 işlemci 3.60 Ghz 8 çekirdek
Bu rutin bir bilgisayardır tabi bilgisayarlar sadece bu sahada olmuyor çeşitli bilgisayarlar vardır ancak örneğimiz bununla alakalı. Neyse eğer biz buna standart diyorsak bir süper bilgisayarada bunun 1000 katı işlem yeteneği mümkündür. Günümüzde bu ise hayal olan rutin bilgisayarlarımızın süper bilgisayar olmasıdır. Herkes süper bilgisayar kullanıyorsa o zamanın süper bilgisayarını hayal bile edemeyiz. Söz gelimi bundan 50 yıl sonra en az 5 çağ atlamış olunacak bilgisayarlarda. 5 çağ sonranın bilgisayarıda yapay gerçeklik bakımından gerçek dünyadan hiçbir farkı olmayacak. Kısa bir süre sonra bilim kurguda yer alan Matrix filmindeki olayın çok benzer haliyle karşılaşabiliriz. Beyini kişilik ve benlikle beraber bilgisayar ortamına aktarabilecekler ve Biz istediğimizde bilgisayardaki halimizi aktifleştirip oraya geçebileceğiz. Yalnız verilerimiz oradada var bu yüzden bedenimize ihiyacımız yok acıksada ölsede biz ruhumuzla oradayız. Evet ruhun kopyalanmasına imkan yok diyenleri duyabiliyorum ama bugüne kadar imkan yok dediğimiz herşeyi başardık. Tıpkı rpg oyunlarındaki gibi kendimize bir karakter tasarlayacağız ve o yazılımsal bedenle beraber yaşayacağız. Orada deneyim edineceğiz birşeyleri ta ki işlemcimiz uzayda eriyene kadar veya işlemci berbat olana kadar. Bize yazılımsal virüsler bulaşabilecek ve doktorlar antivirüs programları olacak. İşin en iyi yanı işlemcilerimizi barındıran o dev metal kütlesini yöneten bunu meslek olarak yapan gene yazılımsallaşmış birileri olacak Biyere tam çarpacakken yüksek sıcaklıkta biyere yönelmişken veya bir karadeliğe düşecekken kaptanlar hepimizi o büyük korumalı kırmızı düğme ile farklı yönlere saçtığımız işlemciler barındıran diğer dev metal kütlelerine kesip bizi yapıştıracaklar zaman almazmı diye düşünebilirsiniz az önce bir yeni klasör açtım içinede 10.000 tane klasör oluşturdum ctrl+v kullanarak 10 saniye sürmedi yani bir süper bilgisayar 0.001 saniyede bu işlemi yapabilir şuan ve 5 çağ sonrası bilgisayarların hiçbir vaktini almadan kent trilyonlarca veriyi kesip yapıştırabilecekler. ve kendi kendini geliştirebilen insan zekaları zamanla uzayda hiçbişeyden etkilenmeyen sinyaller olarak dağıtabilecekler bizi ve gene tüm dünya ile beraber olabileceğiz.
İşte ölümsüzlüğün mantığa yatkın bir senaryosu. Fikirlerinizi bekliyorum.
( Alıntıdır )
lakin her canlı birgün ölümü tadacaktır 


