okumayan 2000 pisman

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
T i B i A M E

T i B i A M E

Üye
    Konu Sahibi
okumayan 2000 pisman
Sıcak bir geceydi aylardan Ocak kar her tarafı kaplamıştı
ben elimde kılıcım altımda atım izmir sokaklarında
geziyordum. Etraf çok sessizdi yollar bomboş 1 saatten beri
tek gördüğüm hayat belirtisi önümden hızla geçen bir
mercedesti... korkuydum ama bir görevim vardı ve ne
pahasına olursa olsun başarmak zorundaydım. Yolda sakin sakin ilerlerken etrafın aşırı derece sessizleştiğini farkettim
tam neler olduğunu merak etmiştimki bir anda 20 kişilik bir
troll birliği tarafından etrafım sarıldı. Kılıcımı umutsuzca
kaldırdım ve tek başıma trollere hamle ettim 2 tane
yaratığı öldürmüştüm ama kalanlarla baş edebileceğimi
sanmıyordum. Kendimi ölümüme hazırlamaya başlamıştım artık ama ölmeden önce yanımda götürebildiğim kadar
düşman götürecektim. Tam önümdeki düşmana doğru
hamle etmiştimki birden otomatik silah sesleri ve
patlamalar duymaya başladım etrafımdaki troller tek tek
yere yıkılıyorlardı. Kafamı kaldırıp seslerin geldiği yöne
doğru baktım elinde mavzeri ağzında püro ile bir adam ve onun yanında tuhaf elbiseler giymiş bir simyacı cebinden
çıkardığı küçük patlayan poşetleri trollere doğru atıyor.
Bana yardım eden bu yabancılarda kimdi acaba. Kısa süre
sonra yaşayan hiç bir düşman kalmamıştı artık. Ben
kuşkuyla bu iki yabancıya doğru gidiyordum hem korkuyor
hemde aşırı şekilde kim olduklarını merak ediyordum. - Benim adım Ruhsuz yardımlarınız için çok teşekkür
ederim baylar. - Bu lanet olası yaratıklardan oldum olası nefret etmişimdir
zaten. Fazla duygusallık yapmaya gerek yok adım ÇE. - Benim adımda oğul. Gerçek adım bu değil tabiki ama
gerçek ismimi telaffuz etmek sizin gibi sanatıma uzak
kimseler için çok zor. Dedi simyacı. Ardından beraber yolculuk etmeye başladık. Yolda
hikayelerini anlattılar bana. ÇE aşkı için yollara düşmüştü.
Simyacı ise mesleğinde çok başarılı olmasına karşın çok
sakardı ve durmadan düşüyordu. Onun yolculuk amacıda
mükemmelliğe ulaşıp ölümsüzlüğü bulmaktı. Bu iki
yabancıya karşı bir sıcaklık hissetmiştim içimde onlara güvenebileceğimi hissediyordum. Ama ne olursa olsun
görevimden hiç kimseye söz edemezdim. - Seni yolara düşüren nedir peki ? diye sorcu ÇE bana. Aniden panikledim simyacı oğul'da gözleriyle adete
rontgen filmimi çekiyordu kuşkuyla süzüyordu beni. - Benim bir hikayetm yok. Sadece kimsesiz bir yolcuyum
bütün hayatım yollarda geçti. Dedim. Yol arkadaşlarıma
yalan söylemek hoşuma gitmiyordu ama buna mecburdum. Kordon boyunda yürüyorduk. Birden karanlıkların içerisinde
ağlayan bir kadın sesi duyduk. Kuşku ve korkuyla sesin
geldiği tarafa doğru ilerlemeye başladık. Biz
savaşabileceğimiz düşmanlar beklerken karşımızda
gördüğümüz manzara hepimizi çok etti. Karanlıkta elinde
büyü kitabı olduğu anlaşılan bir kitapla çok güzel bir kadın duruyordu. Anlamadığımız dilde birşeyler mırıldandı ve
sözleri bitince etrafta minik patlamalar oldu. Küfredek yine
başaramadım diye bağırıp ağlamaya başladı. Biz
karşımızdaki güzellik karşısında büyülenmiş gibi yürümeye
devam ediyorduk. Büyücü bizi fark ettiğinde aniden irkildi.
Gözlerini üzerimize dikti. - Olduğunuz yerde durun. Yoksa büyümle hepinizi Kabağa
çeviririm. Diye bağırdı. Bunu yapabileceğinen kuşkuluydum ama yinede bir
büyücüyle uğraşmak çok akıllıca olmazdı. Tam konuşmaya
başlayacaktımki birden etrafımız amerikan askerleri
tarafından sarıldı. ( bizdekide ne şans kardeşim ya ).
Karşımızda tam donanımlı bir amerikan birliği vardı.
Dördümüz birden oradaki bir kayanın arkasına saklandık ama ÇE'de bir tuhaflık vardı sanki yüzü sinirden kızarmıştı.
Aniden KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ nidalarıyla
aya kalktı ve mavzerini ateşledi. Silahı adeta ölüm
kusuyordu ama karşısındaki birlik çok kalabalıktı tek başına
dayanması mümkün görünmüyordu. Bende yayımı çektim
ve savaşa katıldım. Düşman askerleri kayıplar veriyordu ama ölen her askerin yerine yeni üç tanesi geliyor gibiydi.
Simyacı oğul ceplerini karıştırdı aradığını bulunca da ayağa
kalkmak için hamle etti ama cüppesinin eteğine basıp yere düştü (sakar işte düşmeden duramıyor ) düşmanlar yaklaşmaya başlıyordu artık. Bu sefer sonumuzun geldiğine
emindim. Tam bu sırada büyücü kadın ayağa kalktı ve
birşeyler mırıldanmaya başladı elini yay şeklinde düşmanın
üzerinde gezdirdi ve ön sıradaki bütün askerler kafalarına
sert birşeyle vurulmuş gibi yere yığıldılar. Simyacı oğul
ayağa kalkabilmiş elindeki patlayan poşetleri düşmanın üzerine yağdırmaya başlamıştı. ÇE ise kendinden
geçmişsene ateş ediyor ve sanki bir duaymış gibi durmadan
KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ diye bağırıyordu.
Savaşı kazanıyorduk ben oklarımı beşer beşer atıyor, ÇE
mavzerini ölümcül şekilde ateşliyor, büyücü kadın
büyülerini sıralıyor ve simyacı oğulda düşmanları havaya uçuyordu. Tam herşey yolunda giderken birden düşman
birliğinde bir sessizlik oldu bu hiç hoşuam gitmemişti. Gök
gürültüsü gibi bir ses duyulmaya başladı. Aniden karşımızda
bir amerikan tankı belirdi. Tanka karşı ne yapabilirdikki
kendimizi nasıl savunacaktık. Namlusu bize doğru yavaş
yavaş dönerken korkunç bir canavara benziyordu tank. Bir mucize olmazsa buradan kurtulmamız mümkün değildi.
Aniden yanımda bir patlama oldu beyazlar içinde başka bir
büyücü belirmişti. Ve bizimle beraber savaşan büyücü
kadının kulağını tutmuş çekiyor ve azarlıyordu.
- Seni hiç yalnız bırakmaya gelmiyor hemen ortalığı
karıştırıyorsun tinkerbell. Diyordu. Yeni gelen büyücü elini tanka doğru kaldırdı ve sadece iki
kelime söyledi İP-BAN tank büyük bir patlamayla ufak
parçalara ayrıldı ve etrafındaki bütün askerler yokoldu.
Yeni gelen beyazlar içindeki büyücünün adının spring
(bahar) olduğunu öğrendim. Tinkerbell'in öğretmeniymiş ( sınıfta kalacak galiba bizim tinkerbell ). Ama benim fazla zamanım kalmamıştı acele etmem lazımdı.
Koşmaya başladım diğerleride arkamdan geliyordu. Ama
sonunda amacıma ulaşmıştım iddaa bayisi tam karşımdaydı.
Çok güzel tiyolar almıştım kuponumu yatırdım ve bayiden
çıktım. Yeni arkadaşlarıma çok teşekkür edip taksiye
atladım ve evimin yolunu tuttum...
 


MarjinaL -TR

MarjinaL -TR

Üye
amma uzun okumadım bile :ehe
 
DaNq3rB0y

DaNq3rB0y

Üye
usendm
 
anılbaran

anılbaran

Üye
hee
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Takipçi Satın Al


Üst Alt