Notlar - son---İclal Aydın

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
arslansem

arslansem

Üye
    Konu Sahibi
Notlar - son---İclal Aydın
Notlar - son

Gerçekten çok iyi ağırlandığım, çok iyi vakit geçirdiğim bu yolculuğun sonunda Türkiye’ye dönerken uçakta yıllar öncesine gidiyor aklım. Almanya’daki ilk gençlik yıllarıma...

Ne çok şey değişti aslında 20 yılda benim hayatımda, Türkiye’de, dünya insanının gözündeki imajımızda... Hakikaten şovenist biri değilim. Gerçekten çok milliyetçi duygularım olduğunu söyleyemem... Ama özellikle Almanlarda sık görünen Doğu’dan gelen her insanı aynı motif içinde görme becerisine de hiç tahammülüm yoktur. İstanbul’la Bağdat’ı bir tutan Batı zihniyetine oldum olası içlenirim. Doğulu bir insanda rastladıkları en temel hayat bilgisine, insan olmanın doğası bir görgüye, dünya tecrübesine, bir medeniyet izine; maymun matematik problemi çözmüş gibi alkış tutan kuzeyli kafalarını Akdeniz güneşinde ısıtmak, tepelerinde yumurta pişirmek isterim... Bizim yerimize özgürlük mücadelesi için akıl verenlere, nasıl hakkımızı aramamız gerektiğini öğretenlere gelmeyelim bile... Böyle durumlarda bütün yabancı dilleri ana dilim gibi şaklatmak isterdim o bizi hor gören Batı zihinlerinde...

***

Dünkü yazımın sonunda bahsettiğim oyundan sonra yemek yediğimiz mekânın İstanbul’da da bir şubesi olması masadakileri, özellikle hanımları çok şaşırttı. “Ne Hakkasan İstanbul’da da mı var? Harvey Nichols da mı? Tod’s da mı var? Bunların müşterisi var mı İstanbul’da?” Hafif daralıyorum... Yahu tamam bir grup yüksek gelirli insana hitap eden markalar bunlar. Ama dünyanın her yerinde böyleler. Niye İstanbul’da olmasınlar? Niye sınırlı Kürt meselesi ve Ortadoğu’nun Avrupa kapısı olmak dışında bir anlam yüklenmiyor bu şehre? (E aslında bu adamlar, kadınlar haklı. Şeker kutusunu turistik olsun diye kadife festen yaparsan, Türkiye tanıtımını sırf Ayasofya fotoğrafıyla donatırsan böyle şaşkın şaşkın bakarlar... ) Hayır ben sinirlenmem böyle saçma şeylere ama yani... Senelerce biz yoksul memleketiz, aman dikkat edelim diye diye... Neyse ki sadece popüler markalar değil, isimlerinden gururla bahsedebileceğimiz pek çok yazar, sanatçı ve düşünür var ülkemizde. Olağanüstü güzellikte bir şehirden bahsediyoruz üstelik. Doğa ile sanatın, tarihle geleceğin kavuştuğu bu şehre içtenlikle davet ettim hepsini. Verilecek en güzel yanıt İstanbul’un ta kendisi.


***

Sonuçta dosyam kucağımda döndüm İstanbul’uma... Uzak denizler biraz daha ertelendi... Şimdilik... Uçaktan indim, akşam yemeğe gel dedi Sarıyer tarafında oturan bir arkadaşım... Ev halkını toparlayıp yola koyuldum. Akşam saati trafik vardır diye daldım arka mahallelere... Rengarenk gecekondu evleri, pencerelerinde binbir çiçek. Çocuklar toplanmış top oynuyorlar... İki delikanlı işten çıkmış belli, ekmek-yoğurt almışlar. Bir kadın sofra örtüsünü çırpıyor kapı önünde. Saçları sarı röfleli iki kız, eşofman altlarını giymiş çekirdek çitleyerek yürüyorlar. Bakkal, dükkanın önüne tenekeyle su döküyor... Yokuş bitiyor... Sola dönüyorum ve İstinyepark tüm şıklığıyla ışıklar içinde karşımda beliriyor. Kapısının önünde şık arabalar arkasında sıra sıra gökdelenler... Ormandan geçip yeni yapılmış sitenin güvenliğine varıyoruz... Arkadaşım patlıcan sarma, nohutlu pilav yapmış... Televizyonda Aşk-ı Memnu dizisi... Kaseye cacık koyarken “Artık halka dönersin bunları yerken, London’dan sıkıldıysan eğer... Neydi ayol o restoran yazıları, havalar bir şeyler...”

Salatada kırmızı soğan var, bakkal ekmeği de tazecik... Seviyorum ben bu toprağı... Çok seviyorum... Ben bir İstanbul aşığıyım...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular

TARİHÇİ
Cevap
0
Görüntüleme
243
TARİHÇİ
Elvis25
Cevap
0
Görüntüleme
37
Elvis25
Cevap
8
Görüntüleme
504
DarkredBlue61
Cevap
1
Görüntüleme
1K
TARİHÇİ


Üst Alt