Nereden Nereye!!!

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
OttomaN TigeR

OttomaN TigeR

Üye
    Konu Sahibi
Nereden Nereye!!!
( Yusuf İslam (1948 - .... )
21 Temmuz 1948 yılında İngiltere'de Kıbrıslı Rum bir babanın ve İsveçli bir annenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Cat Stevens'ın asıl adı Steven Demetre Georgiou'dur. 8 yaşındayken annesi babası boşandı. Annesi ile İsveç'e döndü. 16 yaşındayken okulu bıraktı, daha sonra Sanat Okulu`na girdi ama oradan da ayrıldı.

İlk hit parçasını ve albümünü 18 yaşındayken yaptı. 1968'ların başında tüberküloza yakalandı. Aylarca hastanede yattığından müziğe tekrar dönmesi 1970`i buldu ve yeni albümler yayımlamaya devam etti.

1976 yılında bir kaza sonrası boğulmak üzere olan Cat Stevens'in ruh hali bu ölüme yakın deneyim ile değişti. Kardeşi David, Kudüs'te bir camide görüp ve içimi rahatlattı diyerek aldığı Kur'an'ı Cat Stevens'a hediye etti ve Stevens`ın İslamiyet`e geçişi başlamış oldu. 1977 yılında Müslüman olarak Yusuf İslam adını aldı.

Stevens, 1960'lı ve 1970'li yıllarda olmak üzere 60 milyondan fazla albüm satmıştır. "Wild World", "Father and Son", "Morning Has Broken", "Peace Train" ve "The First Cut Is the Deepest" gibi ünlü parçalarıyla hatırlanır. Cat Stevens yani Yusuf İslam, eşi ve beş çocuğuyla birlikte Londra'da yaşamaktadır.
[video=youtube;9ik1pxav-CM]http://www.youtube.com/watch?v=9ik1pxav-CM&feature=player_detailpage#t=126s[/video]
[video=youtube;-L-GOHa5-YQ]http://www.youtube.com/watch?v=-L-GOHa5-YQ&feature=player_detailpage#t=4s[/video]
 
  • Beğen
Tepkiler: Tuba


Nedensiz-Sebebsiz

Nedensiz-Sebebsiz

Üye
:tşk:
 
HaqperesT

HaqperesT

Üye
:tşk:
hidayet ancak Allah cc elindedir
 
_RYUK_

_RYUK_

Üye
:tşk:
 
blacktalon

blacktalon

Üye
önemli olanda doğru yolu bulmak
 
DaNq3rB0y

DaNq3rB0y

Üye
:tşk:
 
Emrgncy

Emrgncy

Üye
Öncelikle paylaşım için Teşekkürler Üstad'ım..

Yukarıda yazılan bir kaç cümlenin yanlış anlaşılacağı kanaatindeyim, onlara şöyle açıklık getirelim.

''Hidayet ve kalpler ancak Allah'ın elindedir.'' Burdan sakın şu manayı çıkarmayalım. ''Allah dilediğine Hidayet verir dilediğine vermez.'' Bu mana Allah'ın El-Adl yani Adil ismiyle ters düşer ve bazı inançsızların dediği gibi ''Allah böyle olmamızı istiyor'' cümlesini doğrular nitekim yanlış bir mana dır. Asıl mana

''Allah dileyene Hidayet verir, dileyene vermez.'' olmalıdır.

Bu manayı şu güzel sözle daha açık hale getilelim.
''Kuldan bela gelmez, Hak yazmadıkça. Hak bela yazmaz Kul azmadıkça''

10 metre ilerde çeşmeden akan su, sen altına bardağını koyupta o sudan içmezsen susuzluğunu gidermez. Hidayette öyledir kulun gönül bardağını ilâhi rahmet çeşmesinin altına koyması gerekir.
 
  • Beğen
Tepkiler: OttomaN TigeR ve Tuba
[ENGİN]

[ENGİN]

Üye
eyvallah kardeşlik :)
 
  • Beğen
Tepkiler: OttomaN TigeR
larten123

larten123

Üye
sağolasın kardeşim :tebessüm:
 
  • Beğen
Tepkiler: OttomaN TigeR
Tuba

Tuba

Üye
Öncelikle paylaşım için Teşekkürler Üstad'ım..

Yukarıda yazılan bir kaç cümlenin yanlış anlaşılacağı kanaatindeyim, onlara şöyle açıklık getirelim.

''Hidayet ve kalpler ancak Allah'ın elindedir.'' Burdan sakın şu manayı çıkarmayalım. ''Allah dilediğine Hidayet verir dilediğine vermez.'' Bu mana Allah'ın El-Adl yani Adil ismiyle ters düşer ve bazı inançsızların dediği gibi ''Allah böyle olmamızı istiyor'' cümlesini doğrular nitekim yanlış bir mana dır. Asıl mana

''Allah dileyene Hidayet verir, dileyene vermez.'' olmalıdır.

Bu manayı şu güzel sözle daha açık hale getilelim.
''Kuldan bela gelmez, Hak yazmadıkça. Hak bela yazmaz Kul azmadıkça''

10 metre ilerde çeşmeden akan su, sen altına bardağını koyupta o sudan içmezsen susuzluğunu gidermez. Hidayette öyledir kulun gönül bardağını ilâhi rahmet çeşmesinin altına koyması gerekir.

:oke:

Bakara suresi 170/171 :

170. Onlara (müşriklere): Allah'ın indirdiğine uyun, denildiği zaman onlar, "Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız" dediler. Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?

171. (Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple düşünmezler.

Konu için teşekkürler...
 
  • Beğen
Tepkiler: OttomaN TigeR
Akıncı

Akıncı

Üye
:tşk:
 
  • Beğen
Tepkiler: OttomaN TigeR
OttomaN TigeR

OttomaN TigeR

Üye
    Konu Sahibi
Öncelikle paylaşım için Teşekkürler Üstad'ım..

Yukarıda yazılan bir kaç cümlenin yanlış anlaşılacağı kanaatindeyim, onlara şöyle açıklık getirelim.

''Hidayet ve kalpler ancak Allah'ın elindedir.'' Burdan sakın şu manayı çıkarmayalım. ''Allah dilediğine Hidayet verir dilediğine vermez.'' Bu mana Allah'ın El-Adl yani Adil ismiyle ters düşer ve bazı inançsızların dediği gibi ''Allah böyle olmamızı istiyor'' cümlesini doğrular nitekim yanlış bir mana dır. Asıl mana

''Allah dileyene Hidayet verir, dileyene vermez.'' olmalıdır.

Bu manayı şu güzel sözle daha açık hale getilelim.
''Kuldan bela gelmez, Hak yazmadıkça. Hak bela yazmaz Kul azmadıkça''

10 metre ilerde çeşmeden akan su, sen altına bardağını koyupta o sudan içmezsen susuzluğunu gidermez. Hidayette öyledir kulun gönül bardağını ilâhi rahmet çeşmesinin altına koyması gerekir.
Allah razı olsun refikim, :sarıl:


- - - Eklendi - - -

[ENGİN];4832532' Alıntı:
eyvallah kardeşlik :)
Teşekkürler abim... :op:


- - - Eklendi - - -

sağolasın kardeşim :tebessüm:
Rica ederim kardeşim :tebessüm:


- - - Eklendi - - -


Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
"Gerçek şu ki, sen sevdiğini hidayete erdiremezsin. Ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. O hidayete erecek olanları daha iyi bilir." (Kasas: 28/56)
Bu ayetin nuzül sebebi, Ebu Talib'in, babası Abdulmuttalib'in dinini terketmeyip onun dini üzere ölümüyle ilgilidir.

İbn Kesir diyor ki:
"Allah (c.c.) Rasulüne şöyle buyurmuştur:
"Ey Muhammedi Sen sevdiklerini, istediklerini hidayete erdiremezsin. Yani bu, senin elinde olan bir iş değildir. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve görevi iletmektir. Ancak Allah (c.c.) dilediklerini hidayete erdirir. Kesin hüküm ve hikmet sadece Allah'a (c.c.) aittir. Geçerli hüccet de O'nun elindedir.

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
"Onların hidayete ermesi senin üzerinde (bir yükümlülük) değildir. Ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz haksızlığa (zulme)uğratılmaksızın size eksiksizce ödenecektir." (Bakara: 2/272)

"Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir." (Yusuf: 12/103)

Burada insanları hidayete erdirmenin ve onların tebliği kabul etmelerini sağlamanın hiç kimsenin elinde olmadığı bildirilmiştir. Kişiye düşen sadece hidayete çağırmaktır.
Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:

"Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola niyet ediyorsun." (Şura:42/52)

Bu ayette zikredilen hidayet, yol gösterme ve açıklama anlamında bir hidayettir.
 
  • Beğen
Tepkiler: Tuba
random1

random1

Üye
:tşk:
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular

Takipçi Satın Al


Üst Alt