Millilerin ilk 11i Orhan Erdemir le özel röpörtaj


Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Salihyet

Salihyet

Üye
    Konu Sahibi
Millilerimizde ilk 11 şekillendi!

Milli Futbol Takımı, deplasmanda yarın Arnavutluk ile yapacağı 18. Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 2. Grup son maçında galip gelip, play-off'a kalmayı hedefliyor.

Danimarka'nın Yunanistan'ı yenmesinin ardından ikinciliğini sürdürerek avantaj yakalayan Türkiye, Arnavutluk'u yenerse grupta ikinci olup, finallere gidebilmek için play-off oynama hakkını kazanacak.

Türkiye'nin Arnavutluk maçında puan kaybetmesi durumunda, şu anda 3. sırada bulunan Danimarka, son maçta 1 puanla grup sonuncusu Kazakistan'ı yenerse, grupta ikinci sırayı alıp, play-off'a kalacak.

(A) Milli Futbol Takımı'nın yarınki maça şu muhtemel 11 ile çıkması bekleniyor:

Volkan, Hamit, Alpay, İbrahim Toraman, Ümit, Selçuk, Emre (Okan), Yıldıray, Tümer, Nihat, Necati (Halil)

Kemal Stafa Stadı'nda TSİ 19.00'da başlayacak karşılaşmayı İspanyol hakem Arturo Dauden Ibanez yönetecek.

Kaynak: AA





==========ORHAN ERDEMİR===============================================================









Ah bu hakemler 1- Orhan Erdemir
Superspor.com Türk Futbolu'nda isimlerinden en çok söz edilen, en çok eleştirilen hakemleri mercek altına alıyor. "Ah bu hakemler" isimli yazı dizisinde mikrofonumuzu hedeftekilere yöneltiyoruz. Yazı dizimizin ilk konuğu Orhan Erdemir. Yılların getirdiği tecrübeyle en zor maçlarda bile soğukkanlılığıyla görev yapan ve başarılı olduğu dönemde elinden FIFA kokartı alınan hakem Orhan Erdemir, hakkında bilmek istediğiniz her şeyi anlattı.

Hakemliğe nasıl başladınız?

Hakemliğe 1985 yılında başladım. Amerika’daydım, Türkiye’ye döndüğümde arkadaşımın tavsiyesiyle hakemlik kursuna katıldım ve kazandım. Çocukluğumdan beri hep ünlü futbolcuları ve onların saha içindeki diyaloglarını merak ederdim. Bu merakım hakemliğe başlamamda büyük bir etken oldu. Zaten Amerika’ya gitmeden önce Süleymaniye Sirkeci takımında kalecilik yapıyordum.

Kaleci olarak devam etseydiniz şu an hangi konumda olurdunuz?

Şunu kesin olarak söyleyebilirim ki milli formayı giyerdim. Çünkü çok iyi bir kaleciydim. Hatta Fenerbahçe ve Galatasaray’dan teklif almıştım. Ancak babam futbolcu olmamı istemiyordu. Beni bu futbol dünyasından koparmak için Amerika’ya gönderdi.

Amerika’ya eğitim amacıyla mı gittiniz?

Evet New York’un en büyük ikinci üniversitesinde pazarlama bölümüne girdim. 2,5 yıl okudum. Fakat babamın hastalığı nedeniyle geri dönmek zorunda kaldım. Futbola olan ilgim Amerika’da da devam etti. Türk takımına gidip “Ben Türkiye’de lisanslı futbolcuydum. Beni de takıma alın” dedim. Ancak beni önemsemediler. “İngilizce öğrenmek istiyorsan gel” dediler. Daha sonra ben de başka bir takıma gittim. O takımı da 3. amatör ligden 1. amatör lige çıkardım.

Peki oğlunuzu hakemliğe yönlendirmek istediniz mi?

Oğlumun bu futbol camiasından uzak kalmasını istiyorum. Hakem ya da futbolcu olmasına karşıyım. Ama sporcu olmasından yanayım. Onun için basketbola yönlendirdim oğlumu. Şu an TOFAŞ’ın altyapısında oynuyor. 14 yaşında.

Hakemliğe dönelim tekrar... 1. Lig’e ve FIFA’ya nasıl yükseldiniz?
1986’da bölge hakemi oldum. Sonra araya askerlik girdi. 1988 senesinde askerden döndüğümde amatörde görev almaya başladım. 1989 yılında C Klasmanı yardımcı hakemi oldum. 1990’da C Klasmanı hakemliğine, 2 sene sonra B’ye 1994-1995 sezonunda da 1. Lig’e yükseldim. 1999 yılında da FIFA Kokartı’nı taktım.


Evet. İlk yönettiğim maç hala gözümün önünde. Gaziantepspor-Denizli maçıydı. Tecrübe kazandıktan sonra daha büyük maçlara çıkmaya başladım. Hakemlik kariyerim boyunca toplam 15 derbide düdük çaldım.

FIFA hakemi olduğunuz dönemlerde Türkiye’nin en popüler hakemiydiniz. Avrupa’da da önemli maçlarda görev aldınız. Peki birden bire ne oldu da önce FIFA Kokartınız alındı daha sonra da gözden düştünüz...

Ben de nasıl olduğunu anlamadım. Gelen bu şok haberle sarsıldım. Elimden hakkım olan FIFA kokartını almışlardı. Ancak FIFA kokartımın alınması benim başarısızlığımdan kaynaklanmıyordu. Başarılı olduğum için elimden kokart alındı. O dönemlerde Avrupa’da önemli maçlarda görev alıyordum ve çok başarılıydım. Top Class’a çıkmak üzereydim. Eğer kokartım alınmasıydı Euro 2004’te ve 2006 Dünya Kupası’nda görev alacaktım. Şenes Erzik de o dönemde bana büyük destek olmuştu. Özel karşılaşmalarda federasyonlar hakemleri ismen istiyorlardı. Bu şekilde birçok maçta ismen istendiğim için görev aldım. Hatta Yunanistan Federasyonu bile bir karşılaşma için beni çağırdı. Yunanistan’da maç yöneten tek hakemim. Arjantin’de 2001 Dünya Gençler Şampiyonası finalinde İspanyol Mejuto Gonzales benim 4. hakemliğimi yaptı. Gonzales geçen sezon İstanbul’daki Şampiyonlar Ligi Finali’ni yönetti. Eğer kokartım alınmasaydı o maçın hakemi yüzde 100 bendim.

FIFA kokartınızın alınması sürpriz bir gelişmeydi. Hiç kırgınlığınız oldu mu? Ya da hakemliği bırakmayı düşündünüz mü?

Kırgınlık tabii ki oldu. Ancak hiçbir zaman küsmedim, bırakmayı düşünmedim. Çünkü kokartım benim başarısızlığım nedeniyle alınmamıştı. Devam kararı aldım çünkü başarılıydım ve o zamanda Türkiye’de önemli maçları yönetecek tecrübeli hakem sayısı azdı.

Merkez Hakem Kurulu’nun (MHK) sürekli değişmesi hakemleri nasıl etkiliyor?

MHK’nin değişip değişmemesi hiç önemli değil. Sonuçta biz sahaya çıkıp görevimizi yerine getiriyoruz. Bizim işimiz sahada. Bunların dışındaki olaylar beni şahsen pek ilgilendirmiyor.

Türk hakemliğini nerede görüyorsunuz? Uluslararası turnuvalarda neden hakemlerimiz görev alamıyor?

Bence Türk hakemliği oldukça başarılı. Uluslararası üst düzey maçlarda hakemlerimizin görev alamamasının sebebi FIFA klasmanında Top Class kategorisinde hakemimizin bulunmaması. Sadece ikinci kategoride Selçuk Dereli görev yapıyor. FIFA listelerinde yine bir oynama yaparlarsa Türk hakemliği zarar görür.

Hakemler futbola ilgisi olan insanlar. Kuşkusuz hepsinin tuttuğu bir takım var. Siz tuttuğunuz takımın maçına çıktığınızda nasıl bir psikolojide oluyorsunuz?

Hakemlerde herkes gibi normal insanlar. Herkes gibi bizim de tuttuğumuz takımlar var. Ancak üst düzeyde bir hakem olarak sizin büyük bir sorumluluğunuz var. Zamanla bazı duygularınız köreliyor. Zaten bir takım tutma gibi bir lüksünüz olamaz. Bizler sahada elmayı ikiye bölerek dağıtmak zorundayız. Bunu yaparken de ne renk, ne de takım ayırımı söz konusu olamaz. Taraftarlık duyguları tamamen köreliyor insanda.

Türkiye’de neden en çok hakemler eleştiriliyor? Yurtdışına baktığımızda hakem hataları hiç bu kadar büyütülmüyor.

Türk insanının futbola aşırı bir ilgisi var. Eleştiri olayını değerlendirecek olursak bu tamamen ülkenin eğitim düzeyiyle alakalı. Biz futbolcularımıza gelişim çağından itibaren hakemle uğraşmayı öğretiyoruz. Bu dünyanın hiçbir yerinde böyle değil. Türkiye’de 14-16 yaş gençler liginde hakem dövülüyor. Futbolcuya genç yaşta verdiğiniz eğitimin karşılığıdır bu. Durum böyle olunca hakemler her zaman günah keçisi ilan ediliyor.

Hakemler gazetelerdeki, televizyonlardaki eleştirilerden etkileniyor mu?

Mutlaka etkilenir.

Siz etkilendiniz mi hiç?

Daha önceleri ben de basın ve medyayı takip ediyordum. Etkilenmeye başladığımı hissettiğim anda bıraktım. Gazete okumam. Televizyonlardaki programları izlemem. Eğer gazete okuyacak olursam da 3 gün sonra okumaya çalışırım. Bazı gazetelerde çeşitli yazılar görüyorum. Mesela Özgüç Türkalp yönettiği maçtan sonra bir yazar Aziz Yıldırım’ı kutlamış ve onun masa başında da etkili olduğunu yazmıştı. İsmini vermek istemiyorum. Bu beni çok üzdü.

Hakemlik kariyeriniz boyunca en büyük hedefiniz nedir?

Benim en büyük hedefim Doğan Babacan’dan sonra Dünya Kupası’nda düdük çalan ikinci Türk olmaktı. Ama artık bu imkansız.

Süper Lig’de maç başına ne kadar ücret alıyorsunuz?

Süper Lig’de yönettiğimiz bir maç için 1.000 YTL alıyoruz. Bunun dışında gittiğimiz deplasmana göre harcırah alıyoruz. Yol ücretimiz federasyon tarafından karşılanıyor. Aylık olarak da antrenman parası alıyoruz.

Avrupa’yla kıyasladığınızda aldığınız ücreti değerlendirir misiniz?

Avrupa’da hakemler ne kadar alıyor bilmiyorum. Ancak Almanya’da Bundesliga’da düdük çalan bir hakemin 7.500 Euro aldığını biliyorum. Avrupa ile Türkiye’yi kıyaslamak bence yanlış olur. Her ülkeyi kendi şartları içerisinde değerlendirmek gerekir.

Her hakemin mutlaka başka bir meslek de yapması gerekiyor. Yani ana mesleğiniz hakemlik olmuyor. Siz ne işle uğraşıyorsunuz?

Ben sigortacıyım. Sigorta şirketim var. Bu aralar turizm işine de gireceğim. Ayrıca arabalarımız var. Onları da kiralıyoruz. Federasyonla bir anlaşma yaptık. Hakemlerin deplasmanlara rahat gidebilmeleri için onlara arabalarımızı tahsis ediyoruz. Sadece hakemlere yönelik değil tabii... Ama hakemlere daha ucuza tahsis ediyoruz arabalarımızı.

Öğrenim durumunuz ne?

Açık Öğretim’de okuyorum şu an. Ama yapamıyorum. Çok zor. Sınava girmek istedim ve kazandım. Fakat kitaplarımı hala açmadım. Sadece İngilizce’ye baktım biraz. Tek bildiğim de o zaten. Matematik filan okuyorum ama benden geçmiş artık. Çözemiyorum. Bu sene de çakacağım herhalde derslerden.

Kitap okur musunuz ?

Kitap okumam. Sevmiyorum kitap okumayı.

Boş vakitlerinizde ne yaparsınız ?

Aileme zaman ayırırım. Eşimle, çocuğumla gezerim ve bol bol Avrupa’dan futbol maçlarını izlerim.

Unutamadığınız bir maç var mı?

Tabii ki var. İtalya’daki Fiorentina karşılaşması… Bazıları beni o karşılaşma sonrasında vatan haini ilan etti. Fatih Terim’i saha dışına göndermiştim. Oysa ki böyle bir sıfatı hiç hak etmemiştim. Hatta o karşılaşmada Terim’in takımı Fiorentina’dan Rui Costa ve Di Livio’ya kırmızı kart gerektiren pozisyonlarda sarı kart çıkardım. Sırf Türk olduğu bizden biri olduğu için onun başarısını istedim. Maçta çoğu pozisyonu görmezden geldim. İnsanlar ne bekliyor bilmiyorum ama o karşılaşma sonrasında hakemlerin tarafsız olması gerektiğini söyleyenler beni taraf tutmadığım için eleştirdiler. Bunlara çok üzüldüm.

Adı: Orhan
Soyadı: Erdemir
Doğum Yeri: İstanbul
Doğum Tarihi: 1963
Öğrenim Durumu: Açık Öğretim’de okuyor
Boyu: 1.78 m
Kilosu: 78 kg
Arabası: 3 Volkswagen Transporter, 2 Mercedes Vito... Tabii bu saydıklarımı şirketimiz için kullanıyorum. Şahsi arabam Renault Scenic.
İşi: Sigortacı
 
karizma

karizma

Üye
Millilerimiz çıkacaktır arkadaslar bu gruptan
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...




MaxiCep.com internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında BTK kurumu tarafından onaylı Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır.

MaxiCep.com; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

MaxiCep.com’un yer sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız Buradan yada [email protected] mail adresine e-mail göndererek iletişime geçerek bildirebilirsiniz.

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.
Üst Alt