Haydar
Emekli Yönetici
Migren kimleri tehdit ediyor
Şiddetli baş ağrısı ve migren… Özellikle yoğun bir iş
gününün sonunda ya da uykusuz kaldığınız bir
gecenin sabahında yaşadığınız önemli bir sağlık
sorunu… Oluşum nedenleri farklı olsa da özellikle
migrenin temelinde çoğu zaman mükemmeliyetçilik,
aşırı duyarlılık ve titizlik yatıyor. Hemen hemen herkes hayatının bir döneminde de
olsa baş ağrısı şikayeti yaşıyor. Ancak bazıları için baş
ağrısı, sıklığı nedeniyle hayatı kabusa çevirebilen bir
sorun haline geliyor. Öyle ki gerek acil servislere,
gerekse polikliniklere başvuran hastaların arasında
en sık rastlanan yakınma, baş ağrısı. Acıbadem Ataşehir Cerrahi Tıp Merkezi’nden Nöroloji Uzmanı
Prof. Dr. Erhan Oğul, en sık görülen tiplerinden biri
olan migrenin altında genetik etkenlerin yanı sıra
titizlik, mükemmeliyetçilik ve alınganlık yattığına
dikkat çekiyor! BAŞ AĞRISI DİNLENİNCE GEÇER Mİ? Tiplerine göre değişiklik göstermekle birlikte
toplumun yüzde 90’ı baş ağrısı sorunu yaşıyor.
Toplum sağlığı açısından bakıldığında baş ağrısı,
günlük iş gücünü ve yaşam kalitesini bozuyor. Ancak
bunun yanı sıra yaşamı tehdit eden beyin tümörü,
beyin kanaması, menenjit ve beyin-damar sorunları gibi çok önemli hastalıkların da belirtisi olabiliyor. Bu
nedenle baş ağrısı yakınması olan kişilerin mutlaka
çok iyi değerlendirilmeleri ve gerekli tetkiklerin
uzman bir hekim tarafından yapılması gerekiyor. En
sık görülen baş ağrısı tiplerinin başında ise migren
geliyor. Genellikle baş ağrısı tek taraflı, şiddetli ve zonklayıcı özellikte oluyor. Çoğu zaman bu ağrıya
bulantı ve kusma eşlik ediyor. Kriz şeklinde gelen bu
ağrı tipinde hastalar ışık ve sesten rahatsız oluyor.
Kriz öncesinde ise görme bozuklukları yaşanabiliyor. MİGREN ÖZEL HAYATI DA İŞ YAŞAMINI DA TEHDİT
EDİYOR Migren, kişinin iş, aile ilişkileri ve çalışma
performansını bozuyor. Bu nedenle de sadece sağlık
değil, sosyo-ekonomik bir sorun olarak da ortaya
çıkıyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki ABD’de
migrene bağlı iş gücü kaybı yılda 13 milyar,
ülkemizde ise 200 milyon dolar civarında. Migrenin kadınlarda görülme sıklığı yüzde 15-20, erkeklerde
yüzde 10, çocuklarda 7 yaş öncesinde yüzde 2,5, 7
yaş ile ergenlik arasında ise yüzde 5 dolayında
seyrediyor. Yaşın ilerlemesi ile birlikte migren
krizlerinde de azalma oluyor. MÜKEMMELİYETÇİ VE TİTİZ KİŞİLER RİSK ALTINDA Migren, özellikle hassas, alıngan, dış olaylardan fazla
etkilenen, yaptığı işi en iyi şekilde yapmak isteyen,
mükemmeliyetçi kişilerde daha çok görülüyor. Ayrıca
stres, açlık, kirli hava, lodos, uykusuzluk gibi sebepler
de migreni tetikleyebiliyor. TEDAVİSİ MÜMKÜN Migren, uzun yıllar tedavisi mümkün olmayan bir
hastalık olarak tanımlanıyordu. Ancak son yıllarda
migren tedavisinde yeni gelişmeler yaşandı. Bunlar
migren krizi esnasında yapılan atak tedavisi ile
migren krizinden korunma tedavisi olarak 2’ye
ayrılıyor. Şiddetli baş ağrısı, bulantı ve kusma yakınmaları ile gelen bir hastada ilk yapılacak şey,
ağrıyı durdurmak oluyor. Ağrı kesiciler bu konuda
fazla etki gösteremiyor. Son yıllarda triptanlar başlığı
altında kullanıma sunulan ilaçlar ise migren baş
ağrılarını dindirmekte oldukça yararlı oluyor. Özellikle
baş ağrısı şiddetlenmeden alındığı takdirde 20-30 dakikada ağrıyı dindiriyor. Migren krizlerinden
korunmada ise kan sulandırıcı ilaçlar, beta bloker ve
antidepresif ilaçlar migren krizlerinin sıklığını ve
şiddetini ciddi ölçüde azaltıyor. Tabi ki tüm bu ilaçların
uzman bir hekim tarafından önerilmesi gerekiyor.
Ayrıca bu hastalarda davranış terapileri de yararlı olabiliyor. GERİLİM TİPİ AĞRILAR HAFTALARCA SÜREBİLİYOR Migrenin yanı sıra gerilim tipi baş ağrıları da son
yıllarda sıklıkla görülüyor. Bu tip ağrıların en büyük
sebebi ise stres. Ağrı genellikle tüm başı sarıyor.
Bazen ağrıya bulantı da eşlik edebiliyor. Ancak kusma
meydana gelmiyor. Gerilim tipi ağrılar haftalarca
sürebiliyor. Bu ağrı tipinde ışık ve gürültüden rahatsız olma ve irsiyet faktörü bulunmuyor. Antidepressif
ilaçlar, bazen de kas gevşeticiler yararlı oluyor. İnatçı
vakalarda ise bio-feedback ve gevşeme
tedavilerinden de yararlanılabiliyor. OFİS ÇALIŞANLARININ BİTMEZ ÇİLESİ BAŞ AĞRISI Son yıllarda bilgisayar başında uzun süre
çalışanlarda, boyun düzleşmesi, kireçlenmesi ya da
boyun kaslarının kasılmasına bağlı baş ağrıları da
görülüyor. Burada ise özellikle boyun kaslarını
güçlendirici gün içi egzersiz programları ve kas
gevşetici ilaçlar yararlı olabiliyor. Uluslararası Baş Ağrısı Derneği’nin sınıflamasında baş
ağrıları 14 ana ve onlarca alt başlık altında toplanıyor.
Sebeplerine göre ise baş ağrıları 2 grupta toplanıyor. 1) Primer Baş Ağrıları : (gösterilebilen yapısal bir
bozukluk saptanamayan)
-Migren (yüzde 16)
-Gerilim Tipi Baş ağrıları (yüzde 30-80)
-Küme Baş ağrısı (yüzde0.1-0.4) 2) Sekonder Baş Ağrıları:
-Açlık baş ağrısı (yüzde19), Sinüzit (yüzde 15)
-Kafa Travması sonrası baş ağrısı (yüzde 4)
-Beyin Damar Hastalıkları baş ağrısı (yüzde1) MİGRENLİ HASTALARA YAŞAM ÖNERİLERİ • Çikolata'dan uzak durun,
• Lodoslu havalarda zorunlu olmadıkça sokağa
çıkmayın,
• Stresten mümkün olduğu kadar kaçının,
• Düzenli yemek yiyin.
gününün sonunda ya da uykusuz kaldığınız bir
gecenin sabahında yaşadığınız önemli bir sağlık
sorunu… Oluşum nedenleri farklı olsa da özellikle
migrenin temelinde çoğu zaman mükemmeliyetçilik,
aşırı duyarlılık ve titizlik yatıyor. Hemen hemen herkes hayatının bir döneminde de
olsa baş ağrısı şikayeti yaşıyor. Ancak bazıları için baş
ağrısı, sıklığı nedeniyle hayatı kabusa çevirebilen bir
sorun haline geliyor. Öyle ki gerek acil servislere,
gerekse polikliniklere başvuran hastaların arasında
en sık rastlanan yakınma, baş ağrısı. Acıbadem Ataşehir Cerrahi Tıp Merkezi’nden Nöroloji Uzmanı
Prof. Dr. Erhan Oğul, en sık görülen tiplerinden biri
olan migrenin altında genetik etkenlerin yanı sıra
titizlik, mükemmeliyetçilik ve alınganlık yattığına
dikkat çekiyor! BAŞ AĞRISI DİNLENİNCE GEÇER Mİ? Tiplerine göre değişiklik göstermekle birlikte
toplumun yüzde 90’ı baş ağrısı sorunu yaşıyor.
Toplum sağlığı açısından bakıldığında baş ağrısı,
günlük iş gücünü ve yaşam kalitesini bozuyor. Ancak
bunun yanı sıra yaşamı tehdit eden beyin tümörü,
beyin kanaması, menenjit ve beyin-damar sorunları gibi çok önemli hastalıkların da belirtisi olabiliyor. Bu
nedenle baş ağrısı yakınması olan kişilerin mutlaka
çok iyi değerlendirilmeleri ve gerekli tetkiklerin
uzman bir hekim tarafından yapılması gerekiyor. En
sık görülen baş ağrısı tiplerinin başında ise migren
geliyor. Genellikle baş ağrısı tek taraflı, şiddetli ve zonklayıcı özellikte oluyor. Çoğu zaman bu ağrıya
bulantı ve kusma eşlik ediyor. Kriz şeklinde gelen bu
ağrı tipinde hastalar ışık ve sesten rahatsız oluyor.
Kriz öncesinde ise görme bozuklukları yaşanabiliyor. MİGREN ÖZEL HAYATI DA İŞ YAŞAMINI DA TEHDİT
EDİYOR Migren, kişinin iş, aile ilişkileri ve çalışma
performansını bozuyor. Bu nedenle de sadece sağlık
değil, sosyo-ekonomik bir sorun olarak da ortaya
çıkıyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki ABD’de
migrene bağlı iş gücü kaybı yılda 13 milyar,
ülkemizde ise 200 milyon dolar civarında. Migrenin kadınlarda görülme sıklığı yüzde 15-20, erkeklerde
yüzde 10, çocuklarda 7 yaş öncesinde yüzde 2,5, 7
yaş ile ergenlik arasında ise yüzde 5 dolayında
seyrediyor. Yaşın ilerlemesi ile birlikte migren
krizlerinde de azalma oluyor. MÜKEMMELİYETÇİ VE TİTİZ KİŞİLER RİSK ALTINDA Migren, özellikle hassas, alıngan, dış olaylardan fazla
etkilenen, yaptığı işi en iyi şekilde yapmak isteyen,
mükemmeliyetçi kişilerde daha çok görülüyor. Ayrıca
stres, açlık, kirli hava, lodos, uykusuzluk gibi sebepler
de migreni tetikleyebiliyor. TEDAVİSİ MÜMKÜN Migren, uzun yıllar tedavisi mümkün olmayan bir
hastalık olarak tanımlanıyordu. Ancak son yıllarda
migren tedavisinde yeni gelişmeler yaşandı. Bunlar
migren krizi esnasında yapılan atak tedavisi ile
migren krizinden korunma tedavisi olarak 2’ye
ayrılıyor. Şiddetli baş ağrısı, bulantı ve kusma yakınmaları ile gelen bir hastada ilk yapılacak şey,
ağrıyı durdurmak oluyor. Ağrı kesiciler bu konuda
fazla etki gösteremiyor. Son yıllarda triptanlar başlığı
altında kullanıma sunulan ilaçlar ise migren baş
ağrılarını dindirmekte oldukça yararlı oluyor. Özellikle
baş ağrısı şiddetlenmeden alındığı takdirde 20-30 dakikada ağrıyı dindiriyor. Migren krizlerinden
korunmada ise kan sulandırıcı ilaçlar, beta bloker ve
antidepresif ilaçlar migren krizlerinin sıklığını ve
şiddetini ciddi ölçüde azaltıyor. Tabi ki tüm bu ilaçların
uzman bir hekim tarafından önerilmesi gerekiyor.
Ayrıca bu hastalarda davranış terapileri de yararlı olabiliyor. GERİLİM TİPİ AĞRILAR HAFTALARCA SÜREBİLİYOR Migrenin yanı sıra gerilim tipi baş ağrıları da son
yıllarda sıklıkla görülüyor. Bu tip ağrıların en büyük
sebebi ise stres. Ağrı genellikle tüm başı sarıyor.
Bazen ağrıya bulantı da eşlik edebiliyor. Ancak kusma
meydana gelmiyor. Gerilim tipi ağrılar haftalarca
sürebiliyor. Bu ağrı tipinde ışık ve gürültüden rahatsız olma ve irsiyet faktörü bulunmuyor. Antidepressif
ilaçlar, bazen de kas gevşeticiler yararlı oluyor. İnatçı
vakalarda ise bio-feedback ve gevşeme
tedavilerinden de yararlanılabiliyor. OFİS ÇALIŞANLARININ BİTMEZ ÇİLESİ BAŞ AĞRISI Son yıllarda bilgisayar başında uzun süre
çalışanlarda, boyun düzleşmesi, kireçlenmesi ya da
boyun kaslarının kasılmasına bağlı baş ağrıları da
görülüyor. Burada ise özellikle boyun kaslarını
güçlendirici gün içi egzersiz programları ve kas
gevşetici ilaçlar yararlı olabiliyor. Uluslararası Baş Ağrısı Derneği’nin sınıflamasında baş
ağrıları 14 ana ve onlarca alt başlık altında toplanıyor.
Sebeplerine göre ise baş ağrıları 2 grupta toplanıyor. 1) Primer Baş Ağrıları : (gösterilebilen yapısal bir
bozukluk saptanamayan)
-Migren (yüzde 16)
-Gerilim Tipi Baş ağrıları (yüzde 30-80)
-Küme Baş ağrısı (yüzde0.1-0.4) 2) Sekonder Baş Ağrıları:
-Açlık baş ağrısı (yüzde19), Sinüzit (yüzde 15)
-Kafa Travması sonrası baş ağrısı (yüzde 4)
-Beyin Damar Hastalıkları baş ağrısı (yüzde1) MİGRENLİ HASTALARA YAŞAM ÖNERİLERİ • Çikolata'dan uzak durun,
• Lodoslu havalarda zorunlu olmadıkça sokağa
çıkmayın,
• Stresten mümkün olduğu kadar kaçının,
• Düzenli yemek yiyin.
