Mersin ve Adana

Sponsorlu Bağlantılar

Temperature

Temperature

Üye
    Konu Sahibi
Mersin ve Adana
Son 2 yılda Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin başlattığı atılım, diğer çevre takımlarınında ayağa kalkmasını sağladı. Her zaman altyapısı ile övünen Botaş, Tarsus gibi takımlar yaptıkları nokta yabancı transferler ve yeterli desteği aldıkları Türk oyuncuları sayesinde play-off potasında bulunuyorlar. Mersin, Botaş, Tarsus ve Ceyhan 4’lüsü lig bugün bitse playoff yapmış olacaklar. Bu yüzden Adana ve Mersin için gurur kaynağı çok fazla.

Mersin Büyükşehir Belediyesi

Tabii ki yazının gelişme bölümünün ilk paragrafını Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne vermek gerekli. Aslında belki de Ceyhun Yıldızoğlu’na. Botaş’ta başlattığı atılımı, Mersin’e de taşıyarak büyük bir başarı elde etti. Zaten bu başarısı da kendisine Milli Takımın kapılarını açtı. Cem Akdağ gibi bayan basketbolunun en önemli isimlerinin başında gelen birinden sonra bayrağı alıp, daha ileri noktalara taşımak çalışkan, hırs ve vizyonun göstergesi aslında. Kulüp takımında yaptıklarıda yeterince dikkatli bakanlar için fazlasıyla önemli. Galatasaray, Beşiktaş gibi bu spora yıllarca damga vurmuş takımları geride bırakıp, hemen Fenerbahçe’nin arkasında 2. takım olmayı başarmak çok önemliydi. Hem de bunu 2 sene üst üste yaoabilmek, tesadüf denilen şeyide ortadan kaldırıyordu. Oyun sistemindeki hataların her sene en aza indirildiği bir ortamda Ceyhun Yıldızoğlu'na sahip Mersin’in başarının daim olacağı kanısındayım. Zaten büyük bir cesaretle yazıyorum ki bana kalırsa Fenerbahçe’nin bir kez daha finaldeki rakibi Mersin Büyükşehir Belediyesi olacak. Mersin, hem yabancı oyuncu kadrosu olsun, hem de Şaziye Karslı, Korel Engin, Sariye Gökçe gibi kendini kanıtlamış oyuncuların varlığı ile zor eşiği atlamayı her zaman becerebilen bir takım durumundalar. Ayrıca Mersin takımının yaptığı önemli işlerden biride elindeki yabancılardan maksimum verimi alabilmesi. WNBA’de her zaman rol oyuncusundan öteye gidememiş oyuncuları bir arada toplayıp, aynı parke üstünde tek amaç uğruna oynatırken verim alabilme beceriside başarının başka bir sırrı. Ama hep yazdım, hep de yazacağım. Mersin ve Ceyhun hocanın artık Avrupa kupalarında olması gerekiyor. Bilmiyorum neden bu sene seçmediler Avrupa’ya gitmeyi ama gelecek sene kesinlikle orada olmalılar. Avrupa demek, tecrübe demek, yeni bilgiler demek. Çok beğendiğim bir koç olsa da Ceyhun hocanın kendini geliştirmesi için takımının Avrupa takımlarıyla oynaması gerektiğine inanıyorum. Aynı olay Mersin oyuncuları içinde geçerli. Bu nedenle Mersin’den tek endişem; 'Acaba seneye Avrupa kupalarına katılacaklar mı ?' sorusunu kendi içimde sormak. Cevapta umarım herkesin beklediği şekilde olur.

Tarsus Belediyesi
Adana bölgesinin 2. en doğru işler takımı bana kalırsa Tarsus Belediyesi. Öncelikle bu sene getirdikleri yabancılara bakmak gerekli. Sene başında Roneeka Hodges gibi WNBA’de kendini kanıtlamış önemli bir skoreri kadroya kattılar. Belki bekledikleri verimi lig içinde çok alamasalarda, Avrupa kariyerinde Ros Casares gibi önemli bir takımda oynamış bir oyuncuyu Tarsus’a getirmek çok önemli. Bu hamlenin arkasından, Hodges transferini bile gölgede bırakan bir transfere imza attılar. Parmağında şampiyonluk yüzüğü olan ve odasının bir kenarında WNBA şampiyonluk kupası olan Betty Lennox’ı da Tarsus’lu oldu. Seattle Storm gibi yüksek hedeflerin takımında Lauren Jackson ve Sue Bird ile şampiyonluk yaşamış Lennox... Galatasaray, Fenerbahçe gibi takımlara gelse büyük sükse transfer denilebilecek bir ismi ikna etmek ayrı bir olaydı. Onunda yanına bir de geçen yazın en önemli çaylaklarından, öldürücü şutların sahibi Brian January’i getirdiler. Yaptıkları yabancı transferlerle ile zaten lige damga vuracaklarını belli etmişlerdi. Tabii ki Galatasaray’ın eski oyuncusu Marina Kress’i de transfer ederek yıldızlarının yanına görev oyuncusunu da bularak yabancı puzzle'ını tamamlamayı başardılar. Bu kaliteli yabancıların yanına Kübra Siyahdemir ve Gülçin Cantekin gibi tecrübeli ve zirveyi zorlayan takımlarının kokusunu almış oyuncuları da yanlarına da ekleyerek beklenen bir başarıya doğru gidiyorlar. Biraz şansları yaver giderse bu sezon yarı final oynayabilirler. Tarsus gibi küçük bir yer içinde bu başarı çok büyük bir övünç kaynağı olacaktır. Ayrıca Kübra Siyahdemir’in gelişimi bu takım için çok önemli. Migrosspor’dan eski antrenörü Erdal Yeğin ile tekrar çalışması ve koçunun ondan nasıl verim alacağını iyi bilmesi ile şu an en verimli oynayan Türk oyuncular arasında ismini yazdırdı. Siyahdemir, bu basketbolunu daha da geliştirebilirse Milli takımda kendini yer bulacaktır. Bunun yanında Seda Erdoğan’ın katkısını da unutmamak gerekli. Genç yaşına rağmen Tarsus’da aldığı süreleri çok iyi değerlendiriyor.

Botaş
Adana’nın her zaman altyapısı ile gurur duymasını sağlayan takımı Botaş, özellikle Ceyhun Yıldızoğlu’nun gidişinden sonra ligde istedikleri sonuçları alamadı. Aslında bu yıl da pek farklı başlamadı. Sezonun ilk kısmında alınan üst üste yenilgiler yüzünden son sıralara kadar gerileyen Botaş, ligin birinci yarısının son kısmı ile atağa kalktı. Oynadıkları son 10 lig maçında 8 galibiyet aldılar ki, takımlar arası kalite farkının çokta açık olmadığı ligimizde bu denli istikrarlı gitmek başarı. Zaten kaybettikleri rakiplerde Galatasaray ve Mersin Büyükşehir Belediyesi. Herhalde kimse 'Çokta beklenmedik mağlubiyetlerdi' diyemez. Yabancı oyunculardan özellikle takıma sonradan katılan Epiphanny Prince’in gösterdiği performans muazzam. Geçen yılın başından beri takip ettiğim oyuncu daha 1988 doğumlu olmasına rağmen ve WNBA’de bir maça dahi çıkmadan Avrupa’ya gelmesine rağmen bu kadar üst düzey performans göstermesi ile geleceğinin ne kadar parlak olduğunu gösteriyor.. Aslında bir başka gösterge de, mezun olduğu okul. Rutgers Koleji'nden mezun olup üst düzeye çıkmış Cappy Pondexter’ın olduğunu unutmamak gerekli. Diğer Rutgers mezunlarına bakarsak Matee Ajavon, Tammy Sutton Brown ve Essenca Carson gibi önemli oyuncularında olduğunu görüyoruz. Kısa oyuncuların oyun tarzları da birbirine aslında çok yakın. Prince, muhtemelen bu seneki drafta'da ilk 5 sıra içinde gidecektir. Botaş gibi bir kulübün de yaptığı, koleji erken bırakan birazda maddi olanaksızlıklar yüzünden Avrupa’ya gelen Prince’i kapmak ve daha 21 yaşındaki bir oyuncuya güvenip, takımı onun üstüne inşaa etmek büyük cesarettti. Ama bu cesareti gösterebilenler zaten başarıya ulaşıyor. Prince’in gelişi ile takımdaki değişimde görülmeye değer. Epiphanny’nin gelişi guard Cherelle Zoll’u da rahatlattığını düşünüyorum. Sezonun başında yapmakta zorlandığı sayı atma olayı üstüne kalınca kalitesiz bir oyuncu görüntüsü çiziyordu. Ama yeni transferler ile asist yönünün ağır bastığını gösterdi ki; şu an ligin asist kraliçesi durumunda. Türk oyunculara gelirsekte, hala Gülşah Gümüşay’ın beklentileri karşıladığını düşünmüyorum.Yazın izlediğim Gülşah’ın potansiyeli çok fazla ve iyi çalıştığı sürece tamamen üst düzey oyuncu olabilme yeteneklerine sahip. Diğer genç oyuncular ve Burcu Uzun’un da maç içinde verdikleri katkılar ile Botaş, şuan averajla ligde dördüncü sırada bulunuyor. Sezon başı yapılan planlamada bu kadar üst bir nokta hedeflendi mi bilmiyorum ama sonuç Botaş için harika. Ayrıca genç yedek guard Pelin Gülbağ’ın aşil tendromu kopmuş, ona da büyük geçmiş olsun.

Ceyhan Belediyesi
Son olarak ligde 8. durumda bulunan Ceyhan Belediyesi'nden bahsetmek gerekiyor. Şu an 8.durumda olsalarda aslında sezon genelinde kendi sahalarında biraz daha iyi bir performans ortaya koyabilselerdi galibiyet sayıları en az 2 maç daha fazla olurdu. Zaten bu da onları otomatikman ilk 4’e girmek için yarışan takımlar arasına sokacaktı. Şuana kadar sahalarında oynadığı 10 maçın sadece 4’ünü kazanabilmeleri play-off için savaşan bir takım için eksi bir not. Sahalarında oynadıkları son 3 lig maçını da kaybettiler. Çok üst düzey yabancıları kadrolarında olmasa da, özellikle birçok Türk oyuncudan sezon içinde katkı almaları play-off'a girmeleri için yeterli bir neden olacaktır. Çünkü çoğu takımda Türk oyuncuların yeterli katkıyı veremediğini düşünürsek, Ceyhan’da Tuğba Kılınç, Asena Yalçın ve İlkay Maşa gibi iyi yerli oyuncuların sezon içinde istikrarlı olması Adana takımının ön plana çıkmasını sağladı. Bunun yanında özellikle sezonun ilk yarısında insanüstü performanslar sergileyen Michelle Campbell’a da değinmek gerekli. Oynadığı 19 maçta 20.7 sayı ve 9.2 ribaund gibi olağanüstü istatistikler yakalaması ile lige damga vuran yabancıların başında geliyor. Bunun yanında iki maçta 35 sayının üstünde skor yapması da bayan basketbolunda pek görülmüş bir olay değil. Günümüzde erkek basketbolunda bile bir oyuncunun 30’lu sayıları geçmesi büyük olay olurken, bir bayandan bu performansı görmek inanılmaz. Ayrıca istikrarlı performans göstermesi de başka bir artı. Yaşınında 26 olduğunu düşünürsek, seneye daha yüksek bütçeli, hedefi daha yukarılarda olan takımlarda görme ihtimalimiz yüksek. Belki de Avrupa kupalarında oynayan takımların ilgisini çekebilir. Avrupa arenasında izlemek ve neler yapacağını görmek gerekiyor. Ama ne olursa olsun Avrupa’nın en iyi 2. ligiyiz ve bu ligde yaptıkları ile iz bırakmış durumda. Ceyhan gibi mütevazi bir kulübünde böyle oyuncuları getirip parlatmasını takdire şayan. Ayrıca Ceyhan Belediyesi oyuncusu Seda Tekindağ’a da geçmiş olsun dileklerimi belirtmek isterim. Umarım biran önce basketbola tekrardan döner.

Güçlü ligimizde 4 Güney temsilcisinin yaptığı az buz iş değil. Bu başarı gelecek yıllardaki yatırımınında artması demek. Bu yüzden de ayrı seviniyorum. Ligin tepesini zorlayan ne kadar çok takım çıkarsa hem ligin kalitesi, hem de Avrupa kupalarında mücadele edecek takımlarının kalitesi artacaktır.

Yorum: GÖKÇE BAŞARAN
 

Benzer Konular

Takipçi Satın Al


Üst Alt