Manevî Reçetelere Dikkat!

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

makmüh

Üye
    Konu Sahibi
Manevî Reçetelere Dikkat!
Buraya kadar, yapılmış bazı çalışmalardan bahsettik. Ancak insanı sadece maddeden müteşekkil düşünmeyip manevîyatla olan bağını gözönünde bulundurmamız gerekiyor. Hayvandan farklı olarak doymaz bir iştahı olan insanı frenleyecek olan ancak manevî yönüne seslenen ilahi fermanlar ve hakîkatler olabilir. Müslümanlar da yukarıda sayılan bazı sebepler nedeniyle maalesef kendilerini yiyeceğe karşı frenleyemez duruma gelmişlerdir. Yazının bundan sonraki kısmında yukarıda akla hitap eden kısımları destekleyecek bazı manevî hakîkatleri hatırlatmaya çalışacağız.

Hak Tealâ az yemek yiyen kullarıyla meleklerine övünür ve: “Ey meleklerim! Şu kuluma bakın, ben onu yemek isteği ile mübtela kıldığım halde, o benim için isteğini bırakıyor. Şâhid olun ki benim için bıraktığı her lokmaya karşılık bir büyük derece ihsan edeceğim” der. Resulullah (s.a.v.) buyurdu: “Çok yemek ve içmekle kalbinizi öldürmeyiniz. Çünkü kalp ekin gibidir. Ekine fazla su vermekle bozulur.” Yine buyurdu ki: “Az yemek ve içmekle nefsinizle cihat ediniz. Zira az yemenin ve içmenin sevabı kafirlerle cihad etmenin sevabı gibidir. Allah katında az yemenin ve içmenin sevabından daha makbul sevab yoktur.”

Anlaşılıyor ki yemekteki asıl gaye tam tokluk değildir. O meyveler, nümûnelerdir. Tatmağa izin var, tâ asıllarına talib olup müşteri olsun. Yoksa, hayvan gibi yutmağa izin yoktur. Ve şu bahtiyar ise tadar, işi anlar. Yemesini te’hir eder ve intizar ile telezzüz eder (7). Leziz taamları, güzel meyveleri, Cenâb-ı Hakk’ın ihsanı ve o Rahman-ı Rahîm’in in’amı cihetinde sevmek, Rahman ve Mün’im isimlerini sevmektir, hem manevî bir şükürdür. Şu muhabbet, yalnız nefis hesabına olmadığını ve Rahman namına olduğunu gösteren; meşru dairesinde kanaatkârane kazanmak ve mütefekkirane, müteşekkirane yemektir. Cenâb-ı Hakk’ın sana in’am ettiği vücud ile vücuda lâzım olan şeyleri, temlik edemezsin. Yani, Cenâb-ı Hakk senin vücudunu sana senin mülkün ve malın olup istediğin gibi tasarruf etmekliğin için vermemiştir. Ancak o gibi nimetleri, Allah’ın rızasına muvafık olarak tasarruf edilebilirsin. Evet bir misafir, ev sahibinin iznine ve rızasına muvafık olmayacak derecede, yemeklerde ve sair şeylerde israf edemez.

alıntıdır.
 
  • Beğen
Tepkiler: kol@j
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Takipçi Satın Al


Üst Alt