Salihyet
Üye
Lost Geri Döndü
Lost Geri Döndü
2004 yılında başlayan “
“Oceanic Flight 815’in düşmesi sonucu adada mahsur kalan insanların öyküsü” tanımı Lost için oldukça dar ve diziyle haşır neşir olmayanlar için pek anlam ifade etmeyen bir cümle diyebiliriz. 2004 yılında yayınlanan ilk bölümünü sadece Amerika’da 18.650.000 kişinin seyrettiğini düşünürseniz dizinin nasıl çılgınlık haline geldiğini daha da merak edeceksiniz.
Uçak kazasından sağ kurtulan kazazedelerin adadan kurtulma macerasını anlatan dizinin bu kadar çok takip edilmesinin en önemli yanı seyircileri yavaş yavaş gelişen ve her bölüm sonunda bir hafta daha beklemek zorunda kalındığı için üzen senaryosunun oldukça güçlü karakterlerle birleştirilmesi. Hatta karakterlerin de birbirleri arasında geçmişten gelen bağları diziyi sürükleyicilik açısından oldukça ilgi çekici kılıyor.
Her bölümünde bir karakterin üzerinden giden dizi, ilgili karakter ile geçmişten görüntüler ve adadaki olayların gelişimini ağır ağır anlatırken geçtiğimiz sezon finalindeki herkesi şok eden Jack ve Kate arasındaki ‘gelecekte geçen’ konuşma, dizinin gidişatı ve sonu hakkındaki teorileri oldukça sarstı. Teoriler demişken dizide hala açıklığa kavuşmamış birçok şey var ve bunlar hakkında yapılmış yüz binlerce internet sitesi ve yazılmış yüzlerce kitap var. İlk sezonda yayınlanan Numbers – Sayılar bölümünde gün ışığına çıkan “4 8 15 16 23 42” numaralarının bugün hala
Kazazedelerimizin düştüğü ada da normal bir ada değil. Adanın hala çözemediğimiz sırları var. John Locke’un uçağa sakat binmesine rağmen adaya düşer düşmez iyileşmesi, uzunca bir süre herkesin büyük bir heyecanla kim olduklarını merak ettiği ‘diğerleri’nin arasında yer alan Richard’ın hiç yaşlanmıyor olması bize adanın sırlarının göstergelerinden sadece ikisi.
Dizinin bağlayıcılığı da burada ortaya çıkıyor diyebiliriz. Dizide o kadar çok cevaplanmayı bekleyen soru ve olay var ki ister istemez bu senaryo içine atlıyor ve kafanızdaki teorinizin doğru olup olmadığını merak ediyorsunuz. Fakat maalesef yanıtlarınızı almanız için uzunca bir süre
beklemeniz gerekebiliyor.
Hatta bazı yanıtlar için birkaç yıl daha bekleyebilirsiniz.
Tabii ki milyonlarca kişinin seyrettiği ve perşembe geceleri dört gözle beklenen dizinin verdiği sezon araları ve sezon içindeki aralar özellikle geçtiğimiz sezon izleyicilerden büyük tepki görmüş ve dizinin reytinglerinin beklenenin altında kaldığı dedikoduları ortalıkta dolaşmıştı. Dizinin yapımcıları dizinin en az 100 bölüm sürmesini, hatta toplamda 24’er bölümden 6 sezonda bitirilmesini isterken, yayıncı kanal ise dizinin açıklığa kavuşmayan olaylarının birer birer açıklanarak bir sonraki sezon bitmesinin daha iyi olacağını düşünüyorlardı. Sonuç olarak 3. sezonun ikinci yarısında Lost’un reytinglerinin yeniden tavana vurması sonucu dizinin şubat ayında başlayarak aralıksız 16’şar bölümden 3 sezon daha yayınlanmasına karar verildi.
Amerika’da dördüncü sezonun üçüncü bölümü geçen Perşembe yayınlandı. Bizler için bekleyiş ise biraz daha sürecek çünkü dördüncü sezon bizde henüz gösterime girmedi. Sabırsız izleyicilerimizin paylaşım programları ile diziye ulaşma yolunu biz söylemesek de biliyorlardır diye düşünüyoruz. Seriyi yakından takip edip hala dördüncü sezon bölümlerini izlememiş okuyucularımız ise dördüncü sezonun tanıtım videosunu
2004 yılında başlayan “
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
” çılgınlığı hiç bu kadar uzun süre ara vermemişti. Geçtiğimiz mayıs ayında tatile giren Lost, 31 Ocak gecesi uzun süren arayı noktaladı ve dördüncü sezonun ilk bölümü ile ekranlara geri döndü.“Oceanic Flight 815’in düşmesi sonucu adada mahsur kalan insanların öyküsü” tanımı Lost için oldukça dar ve diziyle haşır neşir olmayanlar için pek anlam ifade etmeyen bir cümle diyebiliriz. 2004 yılında yayınlanan ilk bölümünü sadece Amerika’da 18.650.000 kişinin seyrettiğini düşünürseniz dizinin nasıl çılgınlık haline geldiğini daha da merak edeceksiniz.
Uçak kazasından sağ kurtulan kazazedelerin adadan kurtulma macerasını anlatan dizinin bu kadar çok takip edilmesinin en önemli yanı seyircileri yavaş yavaş gelişen ve her bölüm sonunda bir hafta daha beklemek zorunda kalındığı için üzen senaryosunun oldukça güçlü karakterlerle birleştirilmesi. Hatta karakterlerin de birbirleri arasında geçmişten gelen bağları diziyi sürükleyicilik açısından oldukça ilgi çekici kılıyor.
Her bölümünde bir karakterin üzerinden giden dizi, ilgili karakter ile geçmişten görüntüler ve adadaki olayların gelişimini ağır ağır anlatırken geçtiğimiz sezon finalindeki herkesi şok eden Jack ve Kate arasındaki ‘gelecekte geçen’ konuşma, dizinin gidişatı ve sonu hakkındaki teorileri oldukça sarstı. Teoriler demişken dizide hala açıklığa kavuşmamış birçok şey var ve bunlar hakkında yapılmış yüz binlerce internet sitesi ve yazılmış yüzlerce kitap var. İlk sezonda yayınlanan Numbers – Sayılar bölümünde gün ışığına çıkan “4 8 15 16 23 42” numaralarının bugün hala
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
aranıyor.Kazazedelerimizin düştüğü ada da normal bir ada değil. Adanın hala çözemediğimiz sırları var. John Locke’un uçağa sakat binmesine rağmen adaya düşer düşmez iyileşmesi, uzunca bir süre herkesin büyük bir heyecanla kim olduklarını merak ettiği ‘diğerleri’nin arasında yer alan Richard’ın hiç yaşlanmıyor olması bize adanın sırlarının göstergelerinden sadece ikisi.
Dizinin bağlayıcılığı da burada ortaya çıkıyor diyebiliriz. Dizide o kadar çok cevaplanmayı bekleyen soru ve olay var ki ister istemez bu senaryo içine atlıyor ve kafanızdaki teorinizin doğru olup olmadığını merak ediyorsunuz. Fakat maalesef yanıtlarınızı almanız için uzunca bir süre
beklemeniz gerekebiliyor.
Hatta bazı yanıtlar için birkaç yıl daha bekleyebilirsiniz.
Tabii ki milyonlarca kişinin seyrettiği ve perşembe geceleri dört gözle beklenen dizinin verdiği sezon araları ve sezon içindeki aralar özellikle geçtiğimiz sezon izleyicilerden büyük tepki görmüş ve dizinin reytinglerinin beklenenin altında kaldığı dedikoduları ortalıkta dolaşmıştı. Dizinin yapımcıları dizinin en az 100 bölüm sürmesini, hatta toplamda 24’er bölümden 6 sezonda bitirilmesini isterken, yayıncı kanal ise dizinin açıklığa kavuşmayan olaylarının birer birer açıklanarak bir sonraki sezon bitmesinin daha iyi olacağını düşünüyorlardı. Sonuç olarak 3. sezonun ikinci yarısında Lost’un reytinglerinin yeniden tavana vurması sonucu dizinin şubat ayında başlayarak aralıksız 16’şar bölümden 3 sezon daha yayınlanmasına karar verildi.
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
hayranları için bu bekleyiş oldukça zordu ve neredeyse 9 ay sürdü.Amerika’da dördüncü sezonun üçüncü bölümü geçen Perşembe yayınlandı. Bizler için bekleyiş ise biraz daha sürecek çünkü dördüncü sezon bizde henüz gösterime girmedi. Sabırsız izleyicilerimizin paylaşım programları ile diziye ulaşma yolunu biz söylemesek de biliyorlardır diye düşünüyoruz. Seriyi yakından takip edip hala dördüncü sezon bölümlerini izlememiş okuyucularımız ise dördüncü sezonun tanıtım videosunu
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
seyredebilirler.
