dr fire
Üye
Linkin Park-Lost in the Echo
Shinoda:
(yeah) (yo)
You were that foundation
Never gonna be another
one, no.
I followed, so taken
so conditioned I could
never let go
Then sorrow, then sickness
then the shock when you
flip it on me
So hollow, so vicious
so afraid I couldn’t let
myself see
That I could never be held
Back up, no, I’ll hold
myself.
Check the rep, yep you
know my rail
Forget the rest let them
know my hell
Damn, I’m back yep, my
stories sell,
Kept respect up the vets
stay their,
Let the rest be to tell they
tale
That I was there saying…
Sen o vakıftın
Hiçbirzaman başka birisi
olmayacaksın,hayır
Takip ettim,böylece
tutulmuş
Bu sartlara göre ben hiç
birzaman gitmesine izin
veremem
Sonrasında
üzüntü,sonrasında hastalık
Bana çevirdiğinden
sonrasındaki şok
Çok boş,çok hırçın
Böylece kendime
göstermekten korktum
Buna hiçbir zaman
tutanamadım
Destek,hayır,Kendimi
tutacağım
Şöhreti kontrol et,evet sen
bilceksin benim küfürlerimi
(*)
Gerisini boşver bırak
benim cehennemimi
öğrensinler
Lanet olası,Ben
yedeğim,benim
hikayelerimi sattılar
Veterinere kadar saygı duy
orada dur.
İzin ver diğerleri
hikayelerini anlatsın
Benim orada söylediğim.
(Nakarat)
Chester:
And these promises
broken
deep, feeble
Each word gets lost in the
echo
So one last lie I can see
through
This time I finally let you
Go, go, go.
Ve bu söz bozuldu
derin,zayıf
Bütün sözler yankının
içinde kayboldu
Son bir yalan sayesinde
görebiliyorum
Bu sefer sonunda sana izin
verdim
Git,git,git
Shinoda:
Test my will, test my heart
Let me tell you how the
odds gonna stack up
Y’all go hard, I go smart
How’s it working out for
y’all in the back, huh?
I’ve seen that frustration
big cross, their lost but
don’t know
And I’ve come back
unshaken
İrademi sına,kalbimi sına
İzin ver sana olasıkların
nasıl biriktireleceğini
gösteriyim.
Sen hep en iyisini
yaptin,ben ise en acınasını.
(*)
Senin için dışarıda
karanlığın ortasında nasıl
çalışıyor,
Ben bu hüsranı
görmüştüm
Büyük dert,onların kaybı
ama bilmiyorum
Ve ben sarsılmamış bir
sekilde geri geldim
Let down, I’ve lived and let
go
So you can let it be known
I don’t hold back, I hold
my own
I can’t be mad, I can’t be
calm
I can’t sing flat, it aint my
tone
I can’t fall back, I came
too far
Hold myself up and love
my scars
Let the bells ring wherever
they are
Cause I was there saying…
Hayal kırıklığı,yaşadım ve
artık boşveriyorum
Böylece sen onun
bilmesine izin verebilirsin
Seni zaptetmem,ben
kendimi zaptederim
Kızgın olamam ,sakinde
olamam
Düz şarkı söyleyemem bu
benim sesim değil.
Geri çekilemem,çok
uzaklardan geldim
Beni el üstünde tut ve
kusurlarımı hoşgör
Çanlar nerede olurlarsa
olsun çalmalarına izin ver
Cünkü ben oradaydım ve
diyordum.......
(Nakarat)
Chester:
And these promises
broken
deep, feeble
Each word gets lost in the
echo
So one last lie I can see
through
This time I finally let you
go!!!
Go, go, go.
Ve bu söz bozuldu
derin,zayıf
Bütün sözler yankının
içinde kayboldu
Son bir yalan sayesinde
görebiliyorum
Bu sefer sonunda sana izin
verdim
Git,git,git
Shinoda:
No, you can tell ‘em all
now
I don’t back up, I don’t
back down
I don’t fold up, and I don’t
bow
I don’t roll over, don’t
know how
I don’t care where the
enemies are
Can’t be stopped, all I
know: Go Hard!
Won’t forget how I got this
far
And every time, saying…
Hayır,Şimdi sen ona
hepsini söyleyebilirsin
Destek
olmayacağıom,sözümden
dönmeyeceğim
Kavuşturmayacağım,Boyun
eğmeyeceğim
Yuvarlanmayacağım,nasıl
yapıldığnıda bilmiyorum
Düşmanların nerede
olduğu umrumda değil
Durdurulamaz,bütün
bildiğim elinden geleni
yap!
Buraya kadar nasıl
geldiğini unutma
Ve herzaman diyorki....
(Nakarat)
Chester:
And these promises
broken
deep, feeble
Each word gets lost in the
echo
So one last lie I can see
through
This time I finally let you
Go, go, go. (Go, go, go)
Ve bu söz bozuldu
derin,zayıf
Bütün sözler yankının
içinde kayboldu
Son bir yalan sayesinde
görebiliyorum
Bu sefer sonunda sana izin
verdim
Git,git,git
(yeah) (yo)
You were that foundation
Never gonna be another
one, no.
I followed, so taken
so conditioned I could
never let go
Then sorrow, then sickness
then the shock when you
flip it on me
So hollow, so vicious
so afraid I couldn’t let
myself see
That I could never be held
Back up, no, I’ll hold
myself.
Check the rep, yep you
know my rail
Forget the rest let them
know my hell
Damn, I’m back yep, my
stories sell,
Kept respect up the vets
stay their,
Let the rest be to tell they
tale
That I was there saying…
Sen o vakıftın
Hiçbirzaman başka birisi
olmayacaksın,hayır
Takip ettim,böylece
tutulmuş
Bu sartlara göre ben hiç
birzaman gitmesine izin
veremem
Sonrasında
üzüntü,sonrasında hastalık
Bana çevirdiğinden
sonrasındaki şok
Çok boş,çok hırçın
Böylece kendime
göstermekten korktum
Buna hiçbir zaman
tutanamadım
Destek,hayır,Kendimi
tutacağım
Şöhreti kontrol et,evet sen
bilceksin benim küfürlerimi
(*)
Gerisini boşver bırak
benim cehennemimi
öğrensinler
Lanet olası,Ben
yedeğim,benim
hikayelerimi sattılar
Veterinere kadar saygı duy
orada dur.
İzin ver diğerleri
hikayelerini anlatsın
Benim orada söylediğim.
(Nakarat)
Chester:
And these promises
broken
deep, feeble
Each word gets lost in the
echo
So one last lie I can see
through
This time I finally let you
Go, go, go.
Ve bu söz bozuldu
derin,zayıf
Bütün sözler yankının
içinde kayboldu
Son bir yalan sayesinde
görebiliyorum
Bu sefer sonunda sana izin
verdim
Git,git,git
Shinoda:
Test my will, test my heart
Let me tell you how the
odds gonna stack up
Y’all go hard, I go smart
How’s it working out for
y’all in the back, huh?
I’ve seen that frustration
big cross, their lost but
don’t know
And I’ve come back
unshaken
İrademi sına,kalbimi sına
İzin ver sana olasıkların
nasıl biriktireleceğini
gösteriyim.
Sen hep en iyisini
yaptin,ben ise en acınasını.
(*)
Senin için dışarıda
karanlığın ortasında nasıl
çalışıyor,
Ben bu hüsranı
görmüştüm
Büyük dert,onların kaybı
ama bilmiyorum
Ve ben sarsılmamış bir
sekilde geri geldim
Let down, I’ve lived and let
go
So you can let it be known
I don’t hold back, I hold
my own
I can’t be mad, I can’t be
calm
I can’t sing flat, it aint my
tone
I can’t fall back, I came
too far
Hold myself up and love
my scars
Let the bells ring wherever
they are
Cause I was there saying…
Hayal kırıklığı,yaşadım ve
artık boşveriyorum
Böylece sen onun
bilmesine izin verebilirsin
Seni zaptetmem,ben
kendimi zaptederim
Kızgın olamam ,sakinde
olamam
Düz şarkı söyleyemem bu
benim sesim değil.
Geri çekilemem,çok
uzaklardan geldim
Beni el üstünde tut ve
kusurlarımı hoşgör
Çanlar nerede olurlarsa
olsun çalmalarına izin ver
Cünkü ben oradaydım ve
diyordum.......
(Nakarat)
Chester:
And these promises
broken
deep, feeble
Each word gets lost in the
echo
So one last lie I can see
through
This time I finally let you
go!!!
Go, go, go.
Ve bu söz bozuldu
derin,zayıf
Bütün sözler yankının
içinde kayboldu
Son bir yalan sayesinde
görebiliyorum
Bu sefer sonunda sana izin
verdim
Git,git,git
Shinoda:
No, you can tell ‘em all
now
I don’t back up, I don’t
back down
I don’t fold up, and I don’t
bow
I don’t roll over, don’t
know how
I don’t care where the
enemies are
Can’t be stopped, all I
know: Go Hard!
Won’t forget how I got this
far
And every time, saying…
Hayır,Şimdi sen ona
hepsini söyleyebilirsin
Destek
olmayacağıom,sözümden
dönmeyeceğim
Kavuşturmayacağım,Boyun
eğmeyeceğim
Yuvarlanmayacağım,nasıl
yapıldığnıda bilmiyorum
Düşmanların nerede
olduğu umrumda değil
Durdurulamaz,bütün
bildiğim elinden geleni
yap!
Buraya kadar nasıl
geldiğini unutma
Ve herzaman diyorki....
(Nakarat)
Chester:
And these promises
broken
deep, feeble
Each word gets lost in the
echo
So one last lie I can see
through
This time I finally let you
Go, go, go. (Go, go, go)
Ve bu söz bozuldu
derin,zayıf
Bütün sözler yankının
içinde kayboldu
Son bir yalan sayesinde
görebiliyorum
Bu sefer sonunda sana izin
verdim
Git,git,git
