elmyra
Üye
Kristal kale
"Sana hayatimi birakiyorum, ihtiyacin oldugunda kendi hayatinin yerine
kullanabilirsin." Bu cumleyi soyleyebileceginiz kac kisi var hayatinizda? Bu
kadar deger verdiginiz, kendinizi bu kadar adayabileceginiz bir kisi bile
gecti mi hayatinizdan? Hayatinizi kullanmasi icin biraktiginiz ve hayati
pahasina sizin hayatinizi kullanmayacak birini taniyor musunuz? Ya da size
kullanmaniz icin hayatini birakan kac kisi var?
Kirli yagmurlar sehrin teninden agir agir akarken, altina sigmamalarina
ragmen iki insanin bir semsiyeyi nasil paylasmaya calistiklarini pencereden
seyrediyorum.Yagmur diniyor, yedi rengi saclarina dokmus gunes, sehrin kirli
sularini buharlastirirken semsiyelerin toplandigina ve birbirlerine
kenetlenen insanlarin sehre sacildiklarina tanik oluyorum. Toplanan o
semsiyeye benzetiyorum dosluklarimizi piriltili, gunesli gunlerde bizi terk
eden; kirli yagmurlar altinda bizi birbirimize baglayan.
Dostluk, insanin eksIklerinden,suclarindan, gunahlarindan ordugu, guvenli
sandigi kristal bir kaledir.Bu kalenin zapt edilmeyecegini, asilamayacagini
zannederiz; oysa bu kale daha ilk gunden kusatilmis, ilk anda asilmistir.O
kalenin saydamligini ve kirilganligini gormeyiz.Saydamdir ,cunku harci
gunahlardan ve eksIklerden karilmistir.Kirilgandir cunku bir gun bircok
iliski gibi anlamini kaybeder ve kirik bir vazo gibi elimizde kalir ki,
onarimi imkansizdir.
Insanin en buyuk sirdasi, en buyuk kalesi kendisi iken neden kendisini
gucsuzlestirdigini bile bile bu kristal siginaktan medet umar? Sigindigimiz
kale o kadar kusursuz bir siginaga benzer ki, hayret ederiz , bizi hicbir
zaman ele vermeyecegini saniriz.Biz o kristal siginagimizda en mahrem
anlarimizi yasadigimizi sanirken o kristal siginagin bugusu her an
kaybolabilir ve biz o siginaktan yukselen bugu icinde eriyebiliriz.Buyusunu
yitirdiginde de aslinda ne kadar korumasiz oldugumuzu anlariz. Sadakatle
beslenirken, aslinda ihanete en uygun zamani kolladigini fark ederiz .Ugruna
onulmaz fedakarliklar yaptigimizi hatirlayinca aci bir ic
geciririz.Korkmayin,cok onemli birsey olmadi bir kristal kalemiz daha coktu
ve bugun bir dostu yitirdik.Kristal kaleye koyacak bir tek kristal tuglamiz
bile kalmamistir ve biz artik, o iliskiye hicbir duygu katamadigimizi
goruruz.Butun ozverimiz bile o iliskiyi beslemeye yetmezken ne kadar acinasi
bir halde oldugumuzu goruruz.Sunu fark ederiz ki: Kendimizden baska
siginacak kimse ya da siginak yoktur.Kendimizden kacarken, kime
sigindigimizi gorur ve kurkcu dukkanina geri doneriz.
Sarsilmaz guvenlere, sirtimizi ona rahatca donmeye, sozumuzun en mahremini
ona soylemeye, sevinclerde ve huzunlerde onu ilk durak bilmeye, onu yolun
sonu zannetmeye paydos, paydos kardesim, PAYDOS!
Insanin insana kurt oldugu gunumuzde, dostluga tek umut isigi olarak bakmak
istiyor ve yeni bir kristal kale kuruyorum.Kalbimi o kaleye kapi
yapiyorum.Gucsuzlugume yeni bir sahip ararken; iyice sahipsizlesiyor ve ,
iyice gucsuzlesiyorum.Canimdan iceri girmis ,canimin saksisinda bir gul
olarak acmistin.O gul kurudu, kokusunu ve isigini goturdu,buzustum
karardim,kokumu kaybettim.Icime gomuldum.Kelimelerimin ici bosaldi, cumle
kuramaz oldum,anlam yelkenlerim acilmaz oldu,dualarimin rengi yitti,
yakarisi unuttum.Agyara ayan oldu halim.
Yitirdiginiz dostu ve dostluklarinizi anlatmaya niyetlendim.Bazen acimasizca
cekistigimiz , bazen en buyuk mutluluklarimizi paylastigimiz
dostluklari...Hakkimizdaki hukmu vermisler, dostumuzu soyledigimizde bize
kim oldugumuz soylenmis. Sahi, bize kim oldugumuzu soyleyenin dostu kim
acep???
kullanabilirsin." Bu cumleyi soyleyebileceginiz kac kisi var hayatinizda? Bu
kadar deger verdiginiz, kendinizi bu kadar adayabileceginiz bir kisi bile
gecti mi hayatinizdan? Hayatinizi kullanmasi icin biraktiginiz ve hayati
pahasina sizin hayatinizi kullanmayacak birini taniyor musunuz? Ya da size
kullanmaniz icin hayatini birakan kac kisi var?
Kirli yagmurlar sehrin teninden agir agir akarken, altina sigmamalarina
ragmen iki insanin bir semsiyeyi nasil paylasmaya calistiklarini pencereden
seyrediyorum.Yagmur diniyor, yedi rengi saclarina dokmus gunes, sehrin kirli
sularini buharlastirirken semsiyelerin toplandigina ve birbirlerine
kenetlenen insanlarin sehre sacildiklarina tanik oluyorum. Toplanan o
semsiyeye benzetiyorum dosluklarimizi piriltili, gunesli gunlerde bizi terk
eden; kirli yagmurlar altinda bizi birbirimize baglayan.
Dostluk, insanin eksIklerinden,suclarindan, gunahlarindan ordugu, guvenli
sandigi kristal bir kaledir.Bu kalenin zapt edilmeyecegini, asilamayacagini
zannederiz; oysa bu kale daha ilk gunden kusatilmis, ilk anda asilmistir.O
kalenin saydamligini ve kirilganligini gormeyiz.Saydamdir ,cunku harci
gunahlardan ve eksIklerden karilmistir.Kirilgandir cunku bir gun bircok
iliski gibi anlamini kaybeder ve kirik bir vazo gibi elimizde kalir ki,
onarimi imkansizdir.
Insanin en buyuk sirdasi, en buyuk kalesi kendisi iken neden kendisini
gucsuzlestirdigini bile bile bu kristal siginaktan medet umar? Sigindigimiz
kale o kadar kusursuz bir siginaga benzer ki, hayret ederiz , bizi hicbir
zaman ele vermeyecegini saniriz.Biz o kristal siginagimizda en mahrem
anlarimizi yasadigimizi sanirken o kristal siginagin bugusu her an
kaybolabilir ve biz o siginaktan yukselen bugu icinde eriyebiliriz.Buyusunu
yitirdiginde de aslinda ne kadar korumasiz oldugumuzu anlariz. Sadakatle
beslenirken, aslinda ihanete en uygun zamani kolladigini fark ederiz .Ugruna
onulmaz fedakarliklar yaptigimizi hatirlayinca aci bir ic
geciririz.Korkmayin,cok onemli birsey olmadi bir kristal kalemiz daha coktu
ve bugun bir dostu yitirdik.Kristal kaleye koyacak bir tek kristal tuglamiz
bile kalmamistir ve biz artik, o iliskiye hicbir duygu katamadigimizi
goruruz.Butun ozverimiz bile o iliskiyi beslemeye yetmezken ne kadar acinasi
bir halde oldugumuzu goruruz.Sunu fark ederiz ki: Kendimizden baska
siginacak kimse ya da siginak yoktur.Kendimizden kacarken, kime
sigindigimizi gorur ve kurkcu dukkanina geri doneriz.
Sarsilmaz guvenlere, sirtimizi ona rahatca donmeye, sozumuzun en mahremini
ona soylemeye, sevinclerde ve huzunlerde onu ilk durak bilmeye, onu yolun
sonu zannetmeye paydos, paydos kardesim, PAYDOS!
Insanin insana kurt oldugu gunumuzde, dostluga tek umut isigi olarak bakmak
istiyor ve yeni bir kristal kale kuruyorum.Kalbimi o kaleye kapi
yapiyorum.Gucsuzlugume yeni bir sahip ararken; iyice sahipsizlesiyor ve ,
iyice gucsuzlesiyorum.Canimdan iceri girmis ,canimin saksisinda bir gul
olarak acmistin.O gul kurudu, kokusunu ve isigini goturdu,buzustum
karardim,kokumu kaybettim.Icime gomuldum.Kelimelerimin ici bosaldi, cumle
kuramaz oldum,anlam yelkenlerim acilmaz oldu,dualarimin rengi yitti,
yakarisi unuttum.Agyara ayan oldu halim.
Yitirdiginiz dostu ve dostluklarinizi anlatmaya niyetlendim.Bazen acimasizca
cekistigimiz , bazen en buyuk mutluluklarimizi paylastigimiz
dostluklari...Hakkimizdaki hukmu vermisler, dostumuzu soyledigimizde bize
kim oldugumuz soylenmis. Sahi, bize kim oldugumuzu soyleyenin dostu kim
acep???
