Klonlama Etiği ,Klonlama Etiği Nedir?,Klonlama Etiği Hakkında Bilgi

  • 17 Nisan 2010
  • 1085 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Klonlama Etiği ,Klonlama Etiği Nedir?,Klonlama Etiği Hakkında Bilgi
    < Resmi açmak için tıklayın >
    Bir koyunun meme hücresinden klonlama yolu ile yeni bir koyun dünyaya getirilmesi memeli genetigi ile ilgilenenlerin önünde çok büyük ufuklar açti. Dolly&#8217;nin kopyalanmasindan sonra akla gelen ilk soru bilim adamlarinin insani ne zaman kopyalayabilecekleri oldu. Yetiskin bir insanin klonlanmasinin 1710 yil içinde yapilabilecegi ihtimalinin ifade edilmesi konunun etik yönlerinin çok yogun olarak tartisilmasina yol açti. ABD Baskani Clinton konu hakkinda bir rapor hazirlanmasini ve buna göre insan klonlanmasinin yasaklanacagini veya bu çalismalara kontrollü olarak izin verilebilecegini açikladi. Ingiltere Danimarka Almanya Belçika Hollanda ve Ispanya da buna yakin bir yol izlediler. Konu internet sayfalannda din adamlari arasinda gazete veya dergilerde de yogun tartismalara neden oldu. Insan klonlanmasinin ahlaki olarak kabul edilmeyecek bir seklide insan hayatina müdahale etmek oldugunu ifade edenlere göre insan yaratmaya çalismak sadece bir bilimsel aktivite olmayip ahlaki ve manevi yönleri agir basan bir olaydir. Bunun yaninda insan genomunda yapilan degisikliklerle belirli özellikleri olan ve istenilen tanimlamalara uyan gruplarin yaratilabilecegi korkusu da çok agir basmaktadir. Günümüzde halen uluslararasi sözlesmelede insan embriyosu üzerinde deney yapmak yasaklanmistir. Avrupa Konseyinin &#8220;Convention for the Protection of Human Rights and Dignity of the Human Being With Regard to the Application of Biology and Medicine; Convention on Human Rights and Biomedicine&#8221; isimli sözlesmenin 13. maddesi koruyucu teshis veya tedavi edici amaçlarin disinda insan genomu ile çalisma yapilmayacagini ifade etmektedir. Bu maddenin gerekçesinde bilimdeki ilerlemelerin insanliga faydali pek çok gelismeye zemin hazirlamakla beraber bu imkanlann kötü kullanimi ile genomda yapilan degisikliklerin sadece kisileri degil türün tamamini tehlikeye atabilecegi; bu nedenle yasaklanmasinin gerektigi ifade edilmektedir. (Council Europe. Directorate of Legal Affairs D1RIJUR(97) 1. Strasbourg January 1997). Böyle bir girisim sonucunda ortaya çikacak ahlaki sorunlarin yaninda biyolojik problemlerin de yasanabilecegini düsünenler tek bir somatik hücreden herseyin kalitildigi bir canlida fazla sayida mutasyon beklenecegini ve bu canlilarin genetik hastaliklar ve kanser bakimindan daha yüksek riskler tasiyacagini ifade ediyorlar. Major (Büyük temel asli) malformasyonlardan baska stoplazmadaki çok küçük degisikliklerin belki de mesela hafif mental retardasyona yol açabilmesi veya insan için baska ciddi problemlere neden olmasi da söz konusudur. Bu problemlerin anlasilabilmesi ise uzun bir zamana ihtiyaç gösterir yani verilebilecek zararin hemen tanimlanamamasi önemli bir risktir. Gen ve çevre (nature-nurture) etkilesiminin nasil oldugu iyi bilinmediginden fizik olarak aynisi kopyalanan canlinin ayni çevreyi saglamak mümkün olamayacagindan zeka davranis ve düsünceleri ile orijinalinden farkli olacagi düsüncesi de büyük ölçüde paylasilmaktadir. Insani kopyalama gibi bir düsüncenin akla bile getirilmemesini ifade edenler oldugu gibi bunun önüne set çekilemeyecek bir gelisme oldugunu ve dogru yönde kullanilmasinin insanligin faydasina olacagini söyleyenler de var. Bu düsünce taraftarlarina göre üreme çok kuvvetli bir biyolojik dürtü olup üreme özgürlügü çok kuvvetli korunmasi gereken temel bir haktir. Ayrica bir islemin ahlaki olarak degerlendirilmesi onun yapma amaciniza da baglidir. Bütün yollarin denendigi ve çarelerin tüketildigi bir durumda bu yolla çocuk sahibi olmanin nasil bir yanlis olabilecegini anlamak zordur. Ancak Hitler deneyimini yasayan ve öjenik hareketlerden korkar bir dünyada bu gelismeleri kontrol edebilmenin çok zor oldugu anlasiliyor. Çünkü bu uygulamanin bugün bile diyelim ki bir nükleer silah yapmak gibi büyük teknoloji ve yatirima ihtiyaç göstermedigi hele yakin gelecekte belki de orta halli bir laboratuvarda basarilabilecek bir is oldugu anlasiliyor. Bu konuda devlet destegini kesmenin arastirmacilari iyi niyetli olmayan baska kisilerle isbirligine zorlayacagini da akilda tutmak gerekir.????: ????:

    < Resmi açmak için tıklayın >



    < Resmi açmak için tıklayın >



    Kaynak: "Bilim ve Teknik Dergisi Nisan 1997"
     


    Yazan: kum kзđiśi
    mustafaa58 bunu beğendi.
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
19/11/2018 - 04:20