Kimdir Ahiler ? Osmanlı Dervişleri

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Silinen Üye 2392690

Silinen Üye 2392690

Kapalı Hesap
    Konu Sahibi
Kimdir Ahiler ? Osmanlı Dervişleri
Osmanlı devletinin kurulup gelişmesinde büyük önemi olan ahileri derviş grubuna alabiliriz. Ayrık otu gibi kökleri; yani inançları bir olup ayrık otu gibi birçok yerde biten dervişler İbni Battuta’nın da dikkatinden kaçmamıştır. Dervişliğin tarikatten ayrı bir şekli olan “ahiler” hakkında 1332 yılında Anadolu’ya gelen İbni Battuta bize şu bilgileri veriyor: “...Onlar (ahiler) Anadolu'ya yerleşmiş Türkmenlerin yaşadıkları her yerde, köy, kasaba ve şehirlerde bulunmaktadırlar. Şehirlerine gelen yabancıları misafir etme, onlarla ilgilenme, yiyeceklerini ve konaklayacakları yeri sağlama, onları eşkıyanın ve vurguncuların ellerinden kurtarma, şu veya bu sebeple haydutlara katılanları temizleme gibi konularda bunların eşine dünyada rastlanmaz. ‘Ahi’ onlara göre, ‘sanatının ve zanaatının erbabını toplayan ve işi olmayan genç bekarları da bir araya getiren adam’dır. Onlar, ahiyi başlarına geçirirler. "Fütüvvet" denen şey de budur. Önder olan adam, bir tekke yaptırarak halı, kilim, kandil gibi gerekli eşyayla donatır orayı. Onun arkadaşları geçimlerini sağlayacak kazancı elde etmek için gün içinde çalışırlar. Kazandıkları parayı ikindiden sonra topluca getirip başkana verirler. Bu parayla tekkenin ihtiyaçları karşılanır, beraber yaşama için gerekli yiyecek ve meyveler satın alınır. Mesela o esnada beldeye bir yolcu gelmişse hemen tekkede misafir ederler onu ... Alınan yiyeceklerden ikram ederler. Bu iş yolcunun ayrılışına kadar sürer. Bir yabancı ve misafir olmasa bile yemek zamanında yine hepsi bir araya gelip beraber yerler, Türkü söylerler, raks ederler. Ertesi sabah işlerine giderek ikindiden sonra elde ettikleri kazançlarla önderin yanına dönerler. Onlara "fityan" (yiğitler) deniliyor. Onların önderlerine de demin belirttiğimiz gibi ‘ahi’ deniliyor. Ben onlardan daha ahlaklı ve erdemlisini görmedim dünyada. Gerçi Şiraz ve İsfahan ahalisinin davranışları biraz ahi tayfasını andırıyor ama ahiler yolculara daha fazla ilgi ve saygı göstermektedirler. Sevgi ve kolaylıkta da Şiraz ve İsfahanlılardan daha ileri düzeydedirler.” Osman Gazi de, İbni Batuta’dan önceleri ahilerin yoğun bulunduğu Söğüt ve Domaniç’te onların gücünün farkındaydı. O da Osmanlı devletinin kuruluş yıllarında tıpkı Selçuk Bey gibi çevresindeki dış güçlere karşı pek güçlü bir durumda değildi. Bu durumda yapılacak olan mantıklı işlerden biri; ahilerden faydalanma olacaktır ki Osman Bey de böyle yapmıştır. Aşık Paşazade tarihinden okuduğumuz kadarıyla Osman Bey’in sık sık ziyaret ettiği, sevdiği, varlıklı, dervişliği gönlünde olan bir şeyhi vardı. Bu zât Şeyh Edebâlı’ydı. Şeyh Edebâlı’nın nüfuzlu bir ahi olduğunu bilen Osman Gazi ondan oldukça fazla destek görmüştür. Anadolu’nun doğu taraflarına gelen derviş muhacirlerin bir kısmı gazilerle birlikte, memleket açmak ve fütuhat yapmakla meşgul bulundukları gibi; bir kısmı da o civarda köylere veya tamamen boş ve tenha yerlere yerleşmişler ve oralarda müridleriyle beraber ziraatle ve hayvan yetiştirmekle meşgul olmuşlardır. Onların, tercihen boş topraklar üzerinde kurdukları tekkeden büyük konak yeri olan; zaviyeleri, bu suretle büyük kültür, imar ve din merkezleri haline gelmiştir. Bu zaviyelerin ordulardan daha evvel hudut boylarında gelip yerleşmiş olması, onların harekâtını kolaylaştıran sebeplerden biri oluyordu. Osmanlılar zamanında artık iyice kolonileşmiş diyebileceğimiz müslüman dervişler, Anadolu’da ‘ahiler’ rolüne bürünerek müteşebbis bir kişilik olmuşlar, köyler kurup ticaret işlerinde faal olmuşlar, dilencilik etmeyip devlete vergi dahi vermişler, sınır boylarında güvenliği sağlamışlar, devletin vakıflaşması için kolonileşerek en etkili ve ucuz sistemleri kurmuşlar ve daha birçok meziyetlere hâiz olup müslüman dervişliğin doruğuna çıkmışlardır. İşte! Osmanlı'nın kuruluşundaki dervişler, ahiler ve onların rolleri bunlardır.

Kaynaklar


1) İBN BATTUTA, Tuhjetü'n-Nuzzar fî Garaibi'l-Emsar ve Acdibi'l Esjar, syf 404
2) DERVİŞ AHMED ÂŞIKÎ, Aşıkpaşazade Tarihi, syf 13.
3) BARKAN, Ö.L., Kolonizatör Türk Dervişleri, Hamle yay, İstanbul, 1942, syf 26,32,33,41,44,50.





 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular

Takipçi Satın Al


Üst Alt