ChavRash
Emekli Yönetici
Keşke Amerikanın Da Atatürk Gibi Bir Lideri Olsa ..
Amerikalı yazar Frances Mayes, son kitabında Atatürk'ü öve öve bitiremedi..
Amerika'nın en önemli gezi yazarlarından Frances Mayes, "A Year in the World" (Dünyada Bir Yü) adlı kitabında Türkiye'ye de 45 sayfa ayırdı. Mayes kısa sürede New York Times'ın en çok satanlar listesine giren, Amazon'da ise ilk 20'de olan kitabında Çevri Hasan adlı yatla gezdiği Ege ile Akdeniz kıyılarımıza ve istanbul'a övgüler yağdırdı. Kitabın en çok dikkat çeken bölümü ise yazarın Atatürk'e olan hayranlığını dile getirdiği sayfalar oldu. işte "Keşke şu an Amerika'da bizim de bir Atatürkümüz olsaydı" diyen Ma-yes'in kitabında Ulu Önder ile ilgili yaptığı yorumlar:
<div align="center"></div>
<span style="color:#990000">Atatürk'le bir gece...</span>
Atatürk güç ve vizyon sahibiydi, ülkesini ailesi kadar derin bir şekilde seviyordu. Onun gibi güçlü bir liderin halkının çıkarlarına gerçekten bağlı olması ender rastlanan bir durumdur. Atatürk'ün çenesinden ve sanki sizin görmediklerinizi gören gözlerinden çok hoşlanıyorum. Hep aklıma 'Annem Atatürk'le evlenseydi" diye bir cümle takılıyor. Ancak onun asıl eşi ve ailesi Türkiye'ydi.
Annemi 18 yaşında, İstanbul'daki konsolosluğa davet edilmiş olarak hayal ediyorum. Bir Fransız ipeklisi giymiş. Birden müzik hızlanıyor. Onun ceketinin üst cebine bir çiçek gibi yerleştirilmiş beyaz ipek mendili annemin dikkatini çekiyor. Sonra bir baltanın sırtı gibi olan çenesi. Sonra sıkılgan kara Türk gözleri annemi yerine mıhlıyor. Birden yanına gelince annem gülümsüyor. Hani şu Amerikan dişleriyle. Atatürk annemin elini öpüyor. Annemin deniz gibi masmavi gözleri onun bakışlarıyla karşılaşıyor.
<span style="color:#990000">Her şey onu hatırlattı</span>
30 Ağustos'u Antalya Termessos'da geçirdim. Havai fişek gösterilerini gördüğümde "Bugün mutlaka Atatürk'ün birilerini yenmesinin yıldönümü olmalı. Osmanlı'nın son ışıklarını kapatmak ve ülkeyi 20. yüzyıla fırlatmak nasıl bir şeydi acaba?" düşüncesi geçti. Yolculukta hep Atatürk'ü hayal ettim ama bunu arkadaşlarımdan gizledim. Kekova'da aşırı sıcakta bir türlü uyuyamıyordum. "Sıcak, sıcak, sıcak. Bu gece uyuyamayacağım" diye düşünmeye başladım. Fakat sonunda uykuya daldım. Ancak gün ışığından önce günü haber veren saldırgan horozlarca uyandırıldım. Sanki 'Atatürk, Atatürk" diye ötüyorlardı.
<span style="color:#999999">
<span style="font-family:Times New Roman"><span style="font-size:8pt;line-height:100%">Vatan
Ruşen ÇAKIR </span></span></span>
Amerika'nın en önemli gezi yazarlarından Frances Mayes, "A Year in the World" (Dünyada Bir Yü) adlı kitabında Türkiye'ye de 45 sayfa ayırdı. Mayes kısa sürede New York Times'ın en çok satanlar listesine giren, Amazon'da ise ilk 20'de olan kitabında Çevri Hasan adlı yatla gezdiği Ege ile Akdeniz kıyılarımıza ve istanbul'a övgüler yağdırdı. Kitabın en çok dikkat çeken bölümü ise yazarın Atatürk'e olan hayranlığını dile getirdiği sayfalar oldu. işte "Keşke şu an Amerika'da bizim de bir Atatürkümüz olsaydı" diyen Ma-yes'in kitabında Ulu Önder ile ilgili yaptığı yorumlar:
<div align="center"></div>
<span style="color:#990000">Atatürk'le bir gece...</span>
Atatürk güç ve vizyon sahibiydi, ülkesini ailesi kadar derin bir şekilde seviyordu. Onun gibi güçlü bir liderin halkının çıkarlarına gerçekten bağlı olması ender rastlanan bir durumdur. Atatürk'ün çenesinden ve sanki sizin görmediklerinizi gören gözlerinden çok hoşlanıyorum. Hep aklıma 'Annem Atatürk'le evlenseydi" diye bir cümle takılıyor. Ancak onun asıl eşi ve ailesi Türkiye'ydi.
Annemi 18 yaşında, İstanbul'daki konsolosluğa davet edilmiş olarak hayal ediyorum. Bir Fransız ipeklisi giymiş. Birden müzik hızlanıyor. Onun ceketinin üst cebine bir çiçek gibi yerleştirilmiş beyaz ipek mendili annemin dikkatini çekiyor. Sonra bir baltanın sırtı gibi olan çenesi. Sonra sıkılgan kara Türk gözleri annemi yerine mıhlıyor. Birden yanına gelince annem gülümsüyor. Hani şu Amerikan dişleriyle. Atatürk annemin elini öpüyor. Annemin deniz gibi masmavi gözleri onun bakışlarıyla karşılaşıyor.
<span style="color:#990000">Her şey onu hatırlattı</span>
30 Ağustos'u Antalya Termessos'da geçirdim. Havai fişek gösterilerini gördüğümde "Bugün mutlaka Atatürk'ün birilerini yenmesinin yıldönümü olmalı. Osmanlı'nın son ışıklarını kapatmak ve ülkeyi 20. yüzyıla fırlatmak nasıl bir şeydi acaba?" düşüncesi geçti. Yolculukta hep Atatürk'ü hayal ettim ama bunu arkadaşlarımdan gizledim. Kekova'da aşırı sıcakta bir türlü uyuyamıyordum. "Sıcak, sıcak, sıcak. Bu gece uyuyamayacağım" diye düşünmeye başladım. Fakat sonunda uykuya daldım. Ancak gün ışığından önce günü haber veren saldırgan horozlarca uyandırıldım. Sanki 'Atatürk, Atatürk" diye ötüyorlardı.
<span style="color:#999999">
<span style="font-family:Times New Roman"><span style="font-size:8pt;line-height:100%">Vatan
Ruşen ÇAKIR </span></span></span>
