cihan10
Üye
kardeş herkes okusun ibretlik
Yağmurlu bir günde dışarıdayım. Islanıyorum. Ama bu his ıslaklık hissi değil. Hayır değil. İçinde bir yerlerde bir his var. Pişmanlık hissi . Hani Bazen insan değerli şeyleri sonradan anlar derler. Klasik bir laf ancak bu laf tam olarak beni anlatıyor .. Pardon kendimi tanıtmayı unuttum.
Ben doğduğum zaman abim 11 yaşındaydı. Abimi hep yakışıklı olarak hatırlardım. Ancak biraz büyüyünce abimin topal , çirkin ve karnında büyük bir yara olduğunu farkettim. Abimden tiksiniyordum. Ona nefret duyuyordum. Onunla aynı kanı paylaşmak bile ağır geliyordu bana. Bir gün benim okuluma geldi beni almaya. Yüzüne baktım. Masum bir gülüşü vardı. Bu beni daha da sinir etmişti. Herkes benle alay etmişti abisine bak diye.
Abimle eve gidene kadar hiç konuşmadım. Abimde anlamış olacak ki hiç bana soru sormadı. Eve gidince ona bağırdım çağırdım. Abim sadece kafamı okşadı . Bir baktım ki gözünden biraz yaş geldi. Abime " Bu yaşta ağlıyorsun kendine adam mı diyorsun " dedim ve odama geçtim.. Artık daha da büyümüştüm ve farklı bir okula yazılmıştım. Abimi yıllardır görmüyordum. Seneler ilerlemişti ve iyi bir işe girmeştim. Evim ve güzel bir arabam vardı. Bir gün kapı çaldı ve abim gelmişti. İyice bitkin halde topallarayak içeri girmeye çalıştı ancak içeri almadım. " Defol git nesin sen biraz utanma olur insanda " dedim. O gün çok yağmur yağıyordu. Dışarı çıktığımda abimi bir bank üzerine otururken gördüm. Sırtı dönük bir şekilde ıslanıyordu. İçim acımıştı ancak kendi sorunuydu benim değil.
Yıllar sonra abimi çok özlediğimi farkettim ve abimi eski kaldığı evde ziyarete gittim. Ancak keşke gitmeseydim ..
Abim ölmüştü .. hemen komşulara ne oldu diye sordum. Beni tanımadılar ki hemen cevap verdiler. Eğer tanısaydılar senin yüzünden derlerdi . İşte bana bunları anlattılar
" Bu genç çok iyi bir insandı. Bu iyi kalpli insanın birde kardeşi vardı. Ancak o çok zalimdi. Kardeşi 5 yaşında ölümcül bir hastalığa yakalandı. Ve abisi onun için böbreğini verdi ancak ameliyat yarası mikrop kaptı ve büyük bir yara oldu. Ayrıca kardeşi 5 yaşında iken kardeşi yola fırlamıştı. Tam araba çarparken kardeşini itti ve kendini arabanın üstüne bıraktı. Ayağı ezildi ve ayağını daha iyi bir şekilde kullanamadı. Aslında yaşamayı haketmeyen kardeşiydi bence. O genç her gün kardeşi için ağlıyordu ve hastalandı. Son olarak duyduğuma göre bir gün yağmur yağıyormuş ve tüm gün yağmurda kalmış ve hastalığı tetiklenmiş. Kısa süre içindede ölmüş .."
Bunları dinlerken kendimin bir canavar olduğumu düşündüm. Abimin mezarını buldum. Tesadüfe bakın. Yağmur yağıyordu. IIslanıyorum. Ama bu his ıslaklık hissi değil. Hayır değil. İçinde bir yerlerde bir his var. Pişmanlık hissi .. Abime ne kadar kötü davranmıştım. Şimdi ona dediklerimi düşünüyorumda .. Onun yaşadığı acıları düşünüyorum. ve bulutlara bakıyorum. Bulutlar ağlıyordu sanki ... Ben ise bu olaydan sonra ruhsuz bir şekilde hayatıma devam ettim ..
Ben doğduğum zaman abim 11 yaşındaydı. Abimi hep yakışıklı olarak hatırlardım. Ancak biraz büyüyünce abimin topal , çirkin ve karnında büyük bir yara olduğunu farkettim. Abimden tiksiniyordum. Ona nefret duyuyordum. Onunla aynı kanı paylaşmak bile ağır geliyordu bana. Bir gün benim okuluma geldi beni almaya. Yüzüne baktım. Masum bir gülüşü vardı. Bu beni daha da sinir etmişti. Herkes benle alay etmişti abisine bak diye.
Abimle eve gidene kadar hiç konuşmadım. Abimde anlamış olacak ki hiç bana soru sormadı. Eve gidince ona bağırdım çağırdım. Abim sadece kafamı okşadı . Bir baktım ki gözünden biraz yaş geldi. Abime " Bu yaşta ağlıyorsun kendine adam mı diyorsun " dedim ve odama geçtim.. Artık daha da büyümüştüm ve farklı bir okula yazılmıştım. Abimi yıllardır görmüyordum. Seneler ilerlemişti ve iyi bir işe girmeştim. Evim ve güzel bir arabam vardı. Bir gün kapı çaldı ve abim gelmişti. İyice bitkin halde topallarayak içeri girmeye çalıştı ancak içeri almadım. " Defol git nesin sen biraz utanma olur insanda " dedim. O gün çok yağmur yağıyordu. Dışarı çıktığımda abimi bir bank üzerine otururken gördüm. Sırtı dönük bir şekilde ıslanıyordu. İçim acımıştı ancak kendi sorunuydu benim değil.
Yıllar sonra abimi çok özlediğimi farkettim ve abimi eski kaldığı evde ziyarete gittim. Ancak keşke gitmeseydim ..
Abim ölmüştü .. hemen komşulara ne oldu diye sordum. Beni tanımadılar ki hemen cevap verdiler. Eğer tanısaydılar senin yüzünden derlerdi . İşte bana bunları anlattılar
" Bu genç çok iyi bir insandı. Bu iyi kalpli insanın birde kardeşi vardı. Ancak o çok zalimdi. Kardeşi 5 yaşında ölümcül bir hastalığa yakalandı. Ve abisi onun için böbreğini verdi ancak ameliyat yarası mikrop kaptı ve büyük bir yara oldu. Ayrıca kardeşi 5 yaşında iken kardeşi yola fırlamıştı. Tam araba çarparken kardeşini itti ve kendini arabanın üstüne bıraktı. Ayağı ezildi ve ayağını daha iyi bir şekilde kullanamadı. Aslında yaşamayı haketmeyen kardeşiydi bence. O genç her gün kardeşi için ağlıyordu ve hastalandı. Son olarak duyduğuma göre bir gün yağmur yağıyormuş ve tüm gün yağmurda kalmış ve hastalığı tetiklenmiş. Kısa süre içindede ölmüş .."
Bunları dinlerken kendimin bir canavar olduğumu düşündüm. Abimin mezarını buldum. Tesadüfe bakın. Yağmur yağıyordu. IIslanıyorum. Ama bu his ıslaklık hissi değil. Hayır değil. İçinde bir yerlerde bir his var. Pişmanlık hissi .. Abime ne kadar kötü davranmıştım. Şimdi ona dediklerimi düşünüyorumda .. Onun yaşadığı acıları düşünüyorum. ve bulutlara bakıyorum. Bulutlar ağlıyordu sanki ... Ben ise bu olaydan sonra ruhsuz bir şekilde hayatıma devam ettim ..

