Kapalı Tohumlular - Açık Tohumlular

  • 18 Nisan 2010
  • 646 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Açık tohumlularda(Gymnospermler) tohum taslakları ve tohum taslaklarından meydana gelen tohumlar megasporofiller üzerinde açıkta bulunur. Onun için bunlara açık tohumlular adı verilir. Angiospermlerde ise tohum taslakları ve bu taslaklardan meydana gelen tohumlar, megasporofillerin meydana getirdiği bir odacık içerisinde kapalıdır.
    Kapalı tohumlu bitkilerin çiçeklerinin türevlenmesinde, şu iki teori ileri sürülmüştür:
    a)Euanthium teorisi:Kapalı tohumlu bitkilerde normal olarak hermafrodit çiçekler bulunur. Pinacae Familyası üyelerinin bazı erkek kozalaklarından mikrosporofiller kozalak ucuna doğru makrosporofil(karpel, meyve yaprağı) haline dönüşmektedir. Demek oluyor ki böylece erkek kozalak durumunda bazı mikrosporofillerde eşey değişimi ortaya çıkmaktadır. Şu halde hermafrodit bir Angiosperm çiçeğinde trofofiller, farklılaşarak çiçek örtüsü yapraklarını, stamenleri ve karpelleri teşkil etmektedir. Diğer bir deyim ile normal asimileme yaprakları olan trofofiller, çiçek örtüsü yaprakları, stamenler ve karpeller, makrosporofiller ile homolog organlardır.
    b)Pseudanthium teorisi:Bu teoriye göre Angiosperm çiçeği, bir çiçek durumu olarak kabul edilmektedir. Diğer bir deyimle eşey organları sporofiller değil, her biri indirgenmiş çiçeklerdir.
    Birkaç çiçek bir daire üzerinde sıralanmış kabul edilir. Evrimde bu çiçeklerin yalnız taşıyıcıları kalmak üzere çiçek örtüleri tamamen kaybolmuştur. Mikrosprofiller ikişer ikişer birleşerek dört polen torbalı stamenleri vermiştir. Daha sonra stamenler boyuna yarılmayla sayıca artmıştır. Çiçek örtüsü ile taşıyıcı yaprakların ve stamenlerin farklılaşması ile meydana gelmiştir böylece Angiosperm erkek çiçeği gelişmiştir
    Dişi çiçek gelişiminde aynı yolla olduğu, iç braktelerin, petal yerine, birleşerek ovaryumu meydana getirdiği kabul edilmektedir. Bu görüşe göre ovaryum makrosporofiller değil, farklılaşmış braktelerden meydana gelmiştir. Hermofroditlik ise sekonder bir durum olup, erkek çiçekler dairesinin iç kısmında dişi çiçeklerin meydana gelmesi ile ortaya çıkmıştır.
    Kapalı Tohumlarda Çiçeğin Genel Yapısı
    Örtüleri ve üreme organları yaprak metaformozu ile meydana gelmiş, gövde veya dallardan taşıyıcı yaprakların koltuklarından çıkan kısa sürgünlere çiçek adı verilir. Çiçek organları:Çiçekler büyük oranda değişik bir yapıya sahip olmakla farklı bitki türlerinin çiçekleri arasında esaslı benzerlikler vardır.Her bir çiçek pedisel adı verilen çiçek sapının tepesinden çıkar.Çiçek organlarını ihtiva eden pediselin tepesi genellikle genişlemiştir,bu genişleyen kısma çiçek tablası adı verilir.Tipik olarak dört çeşit çiçek organı daha aynı sıra üzere dizilmiştir.
    Çiçeğin tabanındaki ilk dairede sepaller(çanak yapraklar,kaliks) merkeze doğru ikinci dairede petaller (taç yaprak,korolla) yer alır.Kaliks ve korolla aynı renk ve yapıda olduğu zaman ikisine birden periant adı verilir.Sepaller genellikle yeşil ve bir dereceye kadar yaprak şeklindedir.Petaller beyaz veya renklidir.Süsen,lale gibi bazı bitkiler de sepaller,petaller gibi renklidirler ve sadece durumları vasıtası ile ayrılabilirler.
    Petallerden sonraki dairede stamenler (erkek organlar) yer alır ve burada genişleyerek uzamış sapa, filament ,tepeleri genişlemiş ve polen taneleri ihtiva eden kısma da arter adı verilir.
    Pistil(veya pistiller) çiçeğin merkezine yerleştirilmiştir.genellikle alt kısmında şişkin bölge ovaryum adını alır ve buradan tepeye doğru boru şeklin de uzayan kısma stilüs (boyuncuk), tepe de genişleyen kısmada stigma adı verilir.Ovaryumun enine kesitinde iç yapısının düz bir yaprağın kendi etrafında kıvrılarak iki yaprak ayası kenarınca birleşmesi ile olur.Birleşme bölgesi uzun bir çekinti halinde belirir.Stigma polen tanelerinin toplandığı yapışkan dallanmış veya bazen dallanmamış, tüylü, düz veya pürüzlü bölgedir.Tüylü tip rüzgarla tozlaşma yapan bitkilerin stigmaları için karakteristiktir.
    Plasentalanma:Bazı bitkilerde karpel kenarlarının birleşme yerlerinde yer yer plasenta adı verilen etlenmiş yastıklar bulunmaktadır.Tohum taslakları plasentalardan çıkar.Tohum taslaklarının ovaryumda dağılışına plasentalanma denir.Şu tiplere ayrılır:
    İLKEL TİPLER:
    a)Periatel-marginal(çepersel,kenarsal)Pla sentalar karpellerin birleşme çizgisi üzerinde oluşmaktadır.Bu tip plasentasyon ,sinkarp-parakarp (birleşik karpelli tek gözlü) ovaryumlarda bulunur.????:

    < Resmi açmak için tıklayın >


    b)Sentral-marginal(merkezsel kenarsal) Plasentalar ovaryum merkezinde uzanan karpel kenarlarındandır.Sinkarp çok gözlü ovaryumlarda görülür.
    GELİŞMİŞ TİPLER:
    a) Periatel-l*****l(çepersel-ayasal)Plasentalar, karpellerin yüzeylerinde meydana gelir.Parakarp ovaryumlar da meydana gelir.
    b)Sentral(merkezsel) Eksensel Plasentalar ovaryum merkezinde bağımsız halde bulunan bir eksen üzerinde meydana gelir.Parakarp ovaryumlarda rastlanır.
    Tohum Taslağı:Bir tohum taslağında genellikle bir veya iki integüment bulunur. İntegümentler içerisinde temel madde olan nusellus yer alır.Tohum taslağını bağlayan sapa funikulus adı verilir.İntegümentlerin uç kısımda bıraktığı açıklığa mikropil denir.Funikulusun tohum taslağına bağlandığı yer ise hilum olarak adlandırılır.Tohum taslakları üçe ayrılır:
    a)Atrop:Mikropil ile hilum,funikulusun aynı doğrultusunda ve zıt kutuplarda yer alır.
    b)Anatrop:Funikulusun 180 bükülmesi ile mikropil ile hilum yan yana gelir.
    c)Kampilotrop:Bu tip tohum taslağında tohum taslağının kendisi kıvrılmış durumdadır.
    Ovaryum Durumları:Çiçeğin değişmesi:Çiçek organları genellikle daireler veya halkalar üzerine sıralanmıştır.Bu daireler dört veya beş tane olup,sepaller bir ,petaller bir ,erkek organlar bir veya iki ve karpeller bir daire üzerinde yer alırlar.
    Her bir dairedeki çiçek organı sayıları monokotiledon (tek çenekli) ve dikotiledon(çift çenekli) farklıdır.Dikotiledonlar da bu sayılar dört veya beş bunların katları kadardır.
    Mesela;bir çiçekte beş sepal,beş petal ,on stamen ve beş karpel bulunabilir.Bir dairedeki organların sayısı monokotiledonlar da üç veya üçün katları şeklindedir.Mesala;lalede altı periant parçası,altı stamen ve üç karpel vardır.
    Bitkilerde dişi organın durumu,çiçeğin diğer kısımlarına göre üç farklı şekilde bulunabilir.
    1)Hipogin çiçek:Bu tip çiçekte,çiçeğin organları çiçek ekseni üzerinde bulunur.Sepal,petal ve stamenler ovaryumun altında yer alır,ovaryum üst durumludur.
    2)Perigin çiçek:Çiçek ekseni ovaryumun etrafında dışa doğru büyür ve onu az çok çevirir.Böylece bu durumda çiçeğin geri kalan bütün kısımları dişi organın etrafındadır,ovaryumda orta durumludur.
    3)Epigin çiçek:Çiçek ekseni ovaryum etrafında kapalı bir örtü meydana getirir.Burada çiçeğin bütün kısımları dişi organın üstünde olduğundan ovaryum alt durumludur.
    Kapalı Tohumlarda Erkek ve Dişi Gametofit Teşekkülü

    Çiçekli bitkilerde sporofit esas bitkiyi teşkil eder.Sporofit üzerindeki polen keselerinde birçok polen tanesi, tohum taslaklarında embriyo kesesi primer hücresi meydana gelir.Çiçekler erkek ve dişi organları ayrı ayrı veya bir arada ihtiva edebilir.Erkek ve dişi organları bir arada ihtiva eden çiçekler erselik(hermafrodit) veya monoklin denir.Şayet erkek ve dişi organlar ayrı çiçekler de meydana gelmişse, yani çiçekler tek eşeyli ise bunlara da diklin adı verilir.Bu durumda erkek ve dişi çiçekten bahsedilir.Bu erkek ve dişi çiçekler aynı fert üzerinde bulunduğu takdirde bitki monoik , yani tek evciklidir.Eğer erkek ve dişi çiçekler ayrı fertler üzerinde bulunuyorsa bitki dioik yani iki evciklidir.
    Stamen üzerinde mikrosporanga tekabül eden polen taneleri vardır ve polen keselerin de bulunan polen ana hücrelerinin her birinden mayoz bölünmesi ile haploid kromozom sayısı taşıyan nukleusları biri büyük diğeri küçük olmak üzere ikiye bölünür ve iki hücre meydana gelir. Büyük olana vejetatif hücre(tüp hücresi), küçük olanına generatif hücre denir. Dişi organın stigması üzerine gelen polen tanesi çimlenince bir polen tüpü haline gelir.Bu tüpün içine sitoplazma ile birlikte önce vejatatif hücrenin çekirdeği , yani polen tüpü çekirdeği ve bunu generatif hücrenin bölünmesinden meydana gelen iki sperma hücresi izler. Bu durumda polen tüpü bir erkek gametofittir.
    Dişi organ içinde yer alan tohum taslağının(ovül)makrosporanga tekabül eden nüsellus dokusu içindeki hücrelerden embriyo kesesi primer hücresini teşkil eder.
    Bir hücrenin nükleusu birbirini takip eden mitoz bölünmeleri ile önce ikiye,sonra dörde ve nihayet sekize ayrılır.Bu sekiz nukleustan üçünün etrafı plazmadan ibaret örtü ile çevrilerek hücrenin üst tarafında yer alır.Bunlardan ikisi sinegid,biride yumurta hücresini teşkil eder.Bu üçlüye yumurta aygıtı adı verilir.Embriyo kesesinde meydana gelen diğer nukleuslardan diğer üçü de hücrenin alt tarafında yer alır.Bunlara antipod denir.Geri kalan iki nukleus ise hücrenin ortasına doğru ilerler ve kutup nukleusları adını alırlar.


    Çiçeklerde Tozlaşma

    Döllenmenin olabilmesi için, polen tanelerinin herhangi bir araç ile erkek organın başçık(arter) kısmında dişi organın tepecik(stigma) kısmına taşınması gerekir.Bu taşınma olayına tozlaşma adı verilir.Tozlaşma iki tipte olmaktadır.Bunlardan birisi çiçeğin dişi organına aynı çiçeğin erkek organından veya aynı bitkinin başka çiçeğinden çiçek tozu gelerek döllerse buna autogami denir. Bezelye,fasulye,pamuk,buğday,p irinç,domates ve tütün çiçeklerinde bu şekilde tozlaşma görülür. Bir diğer tozlaşma şeklinde ise bir çiçek üzerinde meydana gelen polenler aynı türden başka bir dişi çiçeğin dişi organına gelir ve döllenme olur. Buna da allogomi ve ya heterogomi denir. Bitkilerde çoğunlukla bu döllenme olur. Bunun sağlanması autogaminin önlenmesi içinde aynı çiçekteki erkek ve dişi organlar farklı zamanlar da olgunlaşır. Bazı bitki türlerinin eşey organları farklı yapılışta olup ,dişi organın boyuncuğunun uzunluğu ile erkek organın flamenti boy yönünden farklılık vardır ve autogami kısmen engellenmiş olur. ????:

    < Resmi açmak için tıklayın >


    Bitkilerde bu tozlaşma üç yolla olmaktadır;
    a)Rüzgar ile(anemofili): Tozlaşma rüzgar aracılığı ile olmaktadır. Bu bitkilerin çiçekleri genellikle küçük ve gösterişsizdir. Periant küçülmüş veya ortadan kalkmıştır. Stigmalar büyük ve dallanmıştır. Polen keseleri çok fazla polen ihtiva etmektedir ve polen taneleri küçük,hafif ve kurudurlar. Kavak,söğüt,ceviz,meşe,buğday ve diğer çayır otlarında bu tozlaşma olmaktadır.
    b)Su ile(hidrofili):Bazı su bitkilerin de görülür.
    c)Böcekler ile tozlaşma(emtemofili): Çiçekli bitkilerin büyük bir kısmında tozlaşma böcekler vasıtası ile olur.Bunlardan başlıcaları ;arılar,kelebekler,sinekler ve diğer kın kanatlılardır.Bazı bitkilerde kuşlar tozlaşmayı sağlamaktadır.Bu çiçekler,parlak ve güzel renkleri,ihtiva ettikleri bal özleri sayesinde böceklerin uğrak yeri olmaktadırlar. Bazen böcekler bal özü yerine polen tanelerinden besin olarak istifade ederler.
    Bir böcek bal özü veya polen tanesi yemek için bir çiçeğe konduğu zaman ,erkek organların
    başçıklarındaki polen tanelerinden bazıları böceğin dokunması ile yerinden ayrılır ve böceğin tüylü vücuduna yapışır. Bundan sonra böcek bu çiçekten ayrılıp başka bir çiçeğe konunca vücuduna yapışmış olan polenlerde beraber taşınarak çiçeğin stigmasına gelerek tozlaşma sağlanmış olur.
    Çiçeklerde Döllenme

    Stigma üzerine gelmiş olan polen tanesi burada çimlenerek polen tüpünü oluşturur. Polen tüpü embriyo kesesine erişince içinde bulunan iki sperma hücresi embriyo kesesine girer. Sperma hücrelerinden biri yumurta hücresi ile diğeri iki kutup nükleusunun birleşmesi ile oluşan diploid embriyo kesesi seconder nukleus ile birleşir. Döllenen yumurta hücresi embriyo oluşturur;seconder embriyo kesesi nukleus ile triploid endospermi verir. Bu olaya çift döllenme adı verilir. Kapalı tohumu bitkiler için karakteristiktir.
    Döllenen yumurta hücresi (zigot) bölünerek bazal ve embriyo hücresini meydana getirir. Bazal hücreleri bölünerek süspensoru embriyo hücreside birçok bölünmeler geçirerek önce çok hücreli küre şeklinde proembriyoyu, daha sonra da ana bitkinin küçük bir modelini(embriyoyu) verir. Bu embriyoda mikropile(açıklık) bakan tarafta kök taslağı(radikula) karşı tarafta ise çim yaprakları(kotiledonlar) bulunur. İki çim (çenek) yapraklı bitkilerde, iki çim yaprağı ve ortalarında da büyüme bölgesi,bir çim yapraklı (tek çenekli) bitki embriyolarında ise uzun bir çim yaprağı mevcuttur.
    Bunlar da büyüme bölgesi ise yan tarafta yer alır.
    Tohumun Yapısı

    Embriyo kesesi bir veya iki tane tabaka ile çevrilmiş, sadece mikropil adı verilen tepe kısmında küçük bir açıklık kalmıştır. Embriyo kesesini çeviren bu tabakalara integüment adı verilir. Embriyo ve endosperm meydana gelirken integümentlerde tohum kabuğu meydana getirilir ve böyle bir tohum taslağından tohum yapılmış olur. Tohum taslağının kısımları tarafından çevrilmiş ergin bir embriyoya tohum adı verilir.
    Ergin tohum başlıca üç kısımda meydana gelir;
    a)Tohum kabuğu(testa):tohumu çimlenmeden önce tamamen kurumaktan ,mekanik etkilerden ve uygun olmayan çevre şartlarından korur. Hücre çeperleri suberin ve liğnin birikmesiyle mantarlaşmış ve odunlaşmıştır.
    b)Embriyo: Döllenmiş her tohum küçük bir bitkicik ihtiva eder ki, buna embriyo denir. Embriyonun çim yaprakları sayısı, monokotiledonlerde tek, dikotiledonlarda iki ve çıplak tohumlarda ikiden fazladır
    c)Besidoku(Endosperm):Birçok bitkinin tohumunda embriyoyu sarar ve fazla gelişme göstererek nusellus dokusunun yerini alır. Nişasta, protein ve yağ gibi besin maddelerini depo eder. Böylelikle tohum çimlenirken kendi besinini yapasıya kadar(fotosentez) gelişmesini sağlar. Bazı tohumlarda ise nusellus dokusunda gelişme göstererek çeşitli besin maddelerini depo eder ve bir besidokusu meydana gelir. Bunlara persiperm adı verilir. Bu çeşit dokulara karanfilgiller ve karabibergillerin tohumlarında rastlanır. Birçok bitki tohumlarında ise besidoku gelişme göstermez. Çim yaprakları bu görevi üstlenir ve besin depo eder. Baklagiller ve turpgillerde olduğu gibi.
    Tohum büyüklükleri bitki türlerine bağlıdır. En küçük tohumlular salepgiller ve canavarotugillerdir. Buna karşılık Hindistan cevizi tohumu gibi birkaç kilo olanları da vardır.

    Monokotil Bitkiler

    Tek kotiledonlu bitkiler olduklarından klassis&#8217;in ismi de bu özelliğinden gelmektedir. Embriyonun bu tek kotiledonu çimlenmede tohum endosperminden emeç(hostorium) gibi yedek besi emerek, fidecik yeşil rengini kazanıncaya kadar, beslenmeyi sağlar. Esas kök kısa sürede ortadan kalkar ve yerini ek kökler alır. Köklerinde ksilem sisteminin çok kollu dizilişi(poliark) önemli anatomik özelliklerindendir. Gövdelerinde iletim demetleri dağınık dizilişli olup, çevreden içeriye doğru seyrekleşerek irileşmektedir. Demetlerde fasiküler ve interfasiküler kambiyum yoktur. Diğer bir deyimle iletim demetleri koleteral kapalı tipte olduğundan , gövdelerinde seconder kalınlaşma görülmez.Gövdeleri dallanmaz;dallanma yalnızca çiçek durumunda görülür.
    Yapraklar çoğunda basit,şeritsi veya oval şekillerde olup damarlanmaları orta damara paraleldir. Yapraklar sapsızdır ve genişçe bir kın ile gövdeye bağlanmıştır. Yaprakların dizilişi almaçlıdır.
    Çiçek organları beş daire üzerinde dizilmiş(pentakiklik) olup, her dairede üç organ vardır. Ovaryum üst veya alt durumlu olup, birkaçında apokarp,çoğunda karpelin birleşmesi ile sinkarp&#8217;tır

    Dikotil Bitkiler

    İki kotiledon yaprağı vardır. Ana kök uzun ömürlüdür, hemen hemen hayatları boyunca kalır ve yan köklere göre daha uzundur. Genç köklerin enine kesitlerinde iletim demetleri iletim bir daire üzerinde sıralanmıştır. İletim demetleri koleteral tipte olup, floem ve ksilem arasında kambiyum bulunur. Bu sayede gövdeleri seconder büyüme gösterir.
    Genel olarak yaprakların gövde veya dala bağlandığı sapın iki yanında stipül&#8217;ler(kulkçık)vardır. Yapraklar çoğunda saplıdır. Bazı bitkiler de sapsız(sesil) yapraklara da rastlanır. Yaprak ayalarında damarlanma(venesyon) ağsıdır. Ancak karanfil ve Plantago cinslerinde monokotillerdeki gibi paralel damarlanma görülür.
    Yan dalların yapraklanmasında önce aksillar(koltukaltı) tomurcuğunun iki yanında erken dökülen alfa ve beta yaprakları görülür. Çiçekler de organlar beş daire üzerine dizilmiştir. Her dairede beş organ vardır. Periant yaprakları serbest veya birleşik,ovaryum üst, alt veya orta durumlu olabilir.
     


    Yazan: Albert Einstein
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
21/09/2018 - 02:54