makmüh
Üye
Kalemle hasbihalve kaleme arzuhal
Dertten anlar kaleme dertlerimi dinlettim
Bir ağaç parçasıyken derdim ile inlettim
Ey beyaz sahifeler, yazdım kara yazımı
Bu kara bahtın kara yazısıyla kirlettim
Kimseler bilmez iken kalbime girip bildin
Her ne söylersem sana anlatmaya kâbildin
Ey derdimin ortağı ey gönlümün sırdaşı
Kimsesiz kalmış kalbime sen dahildin
Dökülen gözyaşıma belki bir iksir kattın
Kuruyup yok olmadı bir kâğıtta yaşattın
Hüznüme bir dil verdin dilime bir ses verip
Gönlümün tercümanı sen duygumu anlattın
Sen geldin imdadıma, ne geldiyse başıma
Hakka giden oluğu açtın şu gözyaşıma
Ahımı sen götürdün Allah’ımın arşına
Allah’ımı getirdin feyzin ile karşıma
Avare bir damlada ummanları çağlattın
Mahzun bir girye ile melekleri ağlattın
Volkanın bir ateşle yazdın coşkun kalbimi
Kalbimin ateşiyle yürekleri dağlattın
Mazilerin feyzini tarihlerin şanını
Milyonlarla dahinin ilmini irfanını
Milyonlarla şairin hande ve efgânını
Milyonlarla fâzılın fazlını iz’ânını
Bunca yüce velinin ilahî esbabını
Yüzlerce hak nebinin vahyini kitabını
Veli nebi bir taraf ey kalem sensin bize
Nakleden sensin yine Rabbimin hitabını
Bunca solmuş baharlar feyz-i tasvirin ile
Bir şairin şirinde yaşıyor gelmiş dile
Bütün tazeliğiyle bütün letafetiyle
Yaşar bin yıl evvel ki bir mehtabıyla
Kalem senin eserin ne var ise muhalled
Senin ile bilindi büyük rehber Muhammed (asm)
Kur’ân bile senin ile anlatıldı beşere
Sen olmazsan cihanda bir şey olmaz müebbed
Beka tubasından mı kesip almışlar
Kalemsiz bir memleket dehre mecbur kalmışlar
Mektep medrese bütün bir kalemin eseri
İlmi, fazlı, hüneri kalem ile salmışlar
İz’an dile gelirse beş kişiye duyurur
Lakin kalem sesiyle beş kıtaya duyurur
Dilin sesi ânidir kalemin cavidanî
Ey kalem ebediyen bize hakkı haykır dur
Feyyazsın çınlatır asırları hitabın
Her yerinde okunur her çağında kitabın
Medeniyetler senin hizmetine medyundur
Çağlar hayat boyunca sesi, bu hoş mızrabın
İradenin kölesi parmaklara tutsaksın
Fakat her duyguya sen bir hemdem-i mutlaksın
Fakat her kalbe girer her ruha sen sırdaşsın
Ey kalem! kanalından derdimi bırak aksın
Kabil olsa ey kalem nurun kalbimi kazsın
Âh! Şu acz olmasa kalem kalbimi yazsın
Yok sende bir damlacık gözyaşı belagatı
Yok bu sonsuz ruhumu sen sarıp yazamazsın
Sahilsiz bir denizi sığar mı hiçbir bardak
Sonsuz geniş gökleri alır mı hiçbir çardak
Girer mi bir kâğıda baharda ki bir revnak
Siner mi bir fenere dehri kaplayan şafak
Girer mi bir kutuya başdan başa bir alem
Bir kaleme sığar mı kalbe sığmayan na’lem
Ruhu aşan bir emel kalpten taşan bir elem
Arza gelmez seninle sus dur! ey kırık kalem!
Alıntıdır.
Bir ağaç parçasıyken derdim ile inlettim
Ey beyaz sahifeler, yazdım kara yazımı
Bu kara bahtın kara yazısıyla kirlettim
Kimseler bilmez iken kalbime girip bildin
Her ne söylersem sana anlatmaya kâbildin
Ey derdimin ortağı ey gönlümün sırdaşı
Kimsesiz kalmış kalbime sen dahildin
Kuruyup yok olmadı bir kâğıtta yaşattın
Hüznüme bir dil verdin dilime bir ses verip
Gönlümün tercümanı sen duygumu anlattın
Sen geldin imdadıma, ne geldiyse başıma
Hakka giden oluğu açtın şu gözyaşıma
Ahımı sen götürdün Allah’ımın arşına
Allah’ımı getirdin feyzin ile karşıma
Avare bir damlada ummanları çağlattın
Mahzun bir girye ile melekleri ağlattın
Volkanın bir ateşle yazdın coşkun kalbimi
Kalbimin ateşiyle yürekleri dağlattın
Mazilerin feyzini tarihlerin şanını
Milyonlarla dahinin ilmini irfanını
Milyonlarla şairin hande ve efgânını
Milyonlarla fâzılın fazlını iz’ânını
Bunca yüce velinin ilahî esbabını
Yüzlerce hak nebinin vahyini kitabını
Veli nebi bir taraf ey kalem sensin bize
Nakleden sensin yine Rabbimin hitabını
Bunca solmuş baharlar feyz-i tasvirin ile
Bir şairin şirinde yaşıyor gelmiş dile
Bütün tazeliğiyle bütün letafetiyle
Yaşar bin yıl evvel ki bir mehtabıyla
Kalem senin eserin ne var ise muhalled
Senin ile bilindi büyük rehber Muhammed (asm)
Kur’ân bile senin ile anlatıldı beşere
Sen olmazsan cihanda bir şey olmaz müebbed
Beka tubasından mı kesip almışlar
Kalemsiz bir memleket dehre mecbur kalmışlar
Mektep medrese bütün bir kalemin eseri
İlmi, fazlı, hüneri kalem ile salmışlar
İz’an dile gelirse beş kişiye duyurur
Lakin kalem sesiyle beş kıtaya duyurur
Dilin sesi ânidir kalemin cavidanî
Ey kalem ebediyen bize hakkı haykır dur
Feyyazsın çınlatır asırları hitabın
Her yerinde okunur her çağında kitabın
Medeniyetler senin hizmetine medyundur
Çağlar hayat boyunca sesi, bu hoş mızrabın
İradenin kölesi parmaklara tutsaksın
Fakat her duyguya sen bir hemdem-i mutlaksın
Fakat her kalbe girer her ruha sen sırdaşsın
Ey kalem! kanalından derdimi bırak aksın
Kabil olsa ey kalem nurun kalbimi kazsın
Âh! Şu acz olmasa kalem kalbimi yazsın
Yok sende bir damlacık gözyaşı belagatı
Yok bu sonsuz ruhumu sen sarıp yazamazsın
Sahilsiz bir denizi sığar mı hiçbir bardak
Sonsuz geniş gökleri alır mı hiçbir çardak
Girer mi bir kâğıda baharda ki bir revnak
Siner mi bir fenere dehri kaplayan şafak
Girer mi bir kutuya başdan başa bir alem
Bir kaleme sığar mı kalbe sığmayan na’lem
Ruhu aşan bir emel kalpten taşan bir elem
Arza gelmez seninle sus dur! ey kırık kalem!
Alıntıdır.
