Marchegiani
Üye
Kadıköy'de yaşanan olaylar..
Öncelikle selamlar. Uzun zaman sonra bir konu açıyorum, iki gündür aklımın bir köşesinde duruyordu şimdi yazmak istedim.
1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Kadıköy'de BDP ağırlıklı hatta terör örgütünü savunan 500 - 600 kadar insanın Boğa'dan Rıhtım'a doğru yürüdüğünü gördük. Öncelikle D-100 karayolu olsun, kısa bir süre minibüs yolu olsun trafiğe kapandı yani şu şekilde, Rıhtım'da toplanan otobüsler / minibüsler toplanamadı, son durakta kimse inemedi. Tam miting başlarken arkadaşlarla Kadıköy'e indik, yürüyüş yeni başlamıştı ve olaysız geçiyordu. Yani öyle duruyordu. Polisler bir şey yapmıyor sadece izliyorlardı. Terör örgütü lehine sloganlar atılıyordu vesaire, biz de arkadaşlarla buradan uzaklaştık. Sorun yaşamak istemiyorduk. Bahariye tarafına yürüyüp 1 saat sonra Boğa'nın aşağısına, Söğütlüçeşme Tren İstasyonu'na yürürken birden burnumuz ve gözlerimiz aşırı şekilde yandı. Herkes kaçışıyordu. Terör örgütü yandaşları uzakta olmasına rağmen biber gazı bir çok vatandaşımızı etkiledi, etkilenmeyenler o sıralarda terör örgütü yandaşları oldu ama sonradan onlar da nasibini aldılar. Biraz Moda'ya yürüyüp akşama doğru Rıhtım'a indikten sonra sonuç felaketti. Rıhtım'ın başından sonuna kadar bütün otobüs durakları, dükkanlar ve mağazaların camları (her çeşit dükkan & mağaza var, yemek sektörü, müzik marketler, çiçekçiler, giyim & tekstil, arabaların küçük parçalarını satan dükkanlar vsvs) darmadağın olmuştu. Molotof kokteyllerinin sebep olduğu yangında sönmemişti. Öncelikle esas söylemek istediklerime gelmeden önce habere
Terör örgütü yandaşları, bundan aylar veya en fazla bir sene önce İstanbul'un çok da fazla işlek olmayan caddelerinde molotof kokteylleri atıp bir kaç otobüse saldıran insanlardı. Ama ne zaman dağdan inme izinleri çıktı, işte o zaman hasar çok daha büyüdü. Daha işlek caddelere indiler, iki otobüse zarar veriyorlarsa 4, 4 otobüse zarar veriyorlarsa 8 otobüse zarar verdiler vsvs.. Sonunda bıçak kemiğe dayandı, son 2 aydır onlarca şehit verdik, sonunda en büyük şehrimizin en büyük ve en işlek ilçelerinden birine çk büyük hasar verdiler. Verdiğim linkten anlarsınız zaten izlemediyseniz.. Peki bunlar nereye kadar sürebilir? İnsanlar bayram günü gezmek isterler, dolaşmak, eğlenmek. Orada küçücük çocuklar biber gazından çok fazla etkilendiler. Bayramın üzerine bir de Dünya Barış Günü imiş tabi ki lafta bir gün oldu Türkiye için. Bugün Kadıköy'e giden yarın Taksim'e gider zarar verir, giderler giderler sonunda devletin zirvesine zarar verirler. BDP meclise alınmasa, terör örgütü dağdan inmese bunların hiçbirini yaşatamazlardı bizlere.. Lanet olsun PKK diyoruz her şehidimizde her zarar verdikleri zamanda ne işimize yarıyor? Kısacası devlet buna kısa süre içinde önem verip mitingi gerçekleştirenleri halletmeli. Gözümüzün önünde Kadıköy'de her gün gezen arkadaşlarımız tutuklandı sadece onların yüzünden, sorgusuz sualsiz. Kimlik bile istemediler. Ülke böyle iyi yerlere gidemeyecektir kesinlikle..
Son olarak demek istediğim bir şey var, Kürt - Türk kardeştir, bu tür yazılarda Kürt arkadaşlarımız üstüne alınabilirler ama lütfen alınmasınlar.. Benim en iyi arkadaşım bir Kürt'tür ve Her Kürt PKK'lı değildir, Her PKK'lı da Kürt değildir.
İçimden geçenleri yazdım arkadaşlar, konu silinebilir hatta büyük ihtimal ama herhangi bir kötüleme yoktur. Okursanız da ne kazanırsınız bilmem ama en azından duyarlı olabilirsiniz. Tavsiye ederim okumanızı arkadaşlar, geçmiş bayramınız mübarek olsun, hayırlı günler..
1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Kadıköy'de BDP ağırlıklı hatta terör örgütünü savunan 500 - 600 kadar insanın Boğa'dan Rıhtım'a doğru yürüdüğünü gördük. Öncelikle D-100 karayolu olsun, kısa bir süre minibüs yolu olsun trafiğe kapandı yani şu şekilde, Rıhtım'da toplanan otobüsler / minibüsler toplanamadı, son durakta kimse inemedi. Tam miting başlarken arkadaşlarla Kadıköy'e indik, yürüyüş yeni başlamıştı ve olaysız geçiyordu. Yani öyle duruyordu. Polisler bir şey yapmıyor sadece izliyorlardı. Terör örgütü lehine sloganlar atılıyordu vesaire, biz de arkadaşlarla buradan uzaklaştık. Sorun yaşamak istemiyorduk. Bahariye tarafına yürüyüp 1 saat sonra Boğa'nın aşağısına, Söğütlüçeşme Tren İstasyonu'na yürürken birden burnumuz ve gözlerimiz aşırı şekilde yandı. Herkes kaçışıyordu. Terör örgütü yandaşları uzakta olmasına rağmen biber gazı bir çok vatandaşımızı etkiledi, etkilenmeyenler o sıralarda terör örgütü yandaşları oldu ama sonradan onlar da nasibini aldılar. Biraz Moda'ya yürüyüp akşama doğru Rıhtım'a indikten sonra sonuç felaketti. Rıhtım'ın başından sonuna kadar bütün otobüs durakları, dükkanlar ve mağazaların camları (her çeşit dükkan & mağaza var, yemek sektörü, müzik marketler, çiçekçiler, giyim & tekstil, arabaların küçük parçalarını satan dükkanlar vsvs) darmadağın olmuştu. Molotof kokteyllerinin sebep olduğu yangında sönmemişti. Öncelikle esas söylemek istediklerime gelmeden önce habere
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
ulaşabilirsiniz. Peki tabi ki de söylemek istediklerim..Terör örgütü yandaşları, bundan aylar veya en fazla bir sene önce İstanbul'un çok da fazla işlek olmayan caddelerinde molotof kokteylleri atıp bir kaç otobüse saldıran insanlardı. Ama ne zaman dağdan inme izinleri çıktı, işte o zaman hasar çok daha büyüdü. Daha işlek caddelere indiler, iki otobüse zarar veriyorlarsa 4, 4 otobüse zarar veriyorlarsa 8 otobüse zarar verdiler vsvs.. Sonunda bıçak kemiğe dayandı, son 2 aydır onlarca şehit verdik, sonunda en büyük şehrimizin en büyük ve en işlek ilçelerinden birine çk büyük hasar verdiler. Verdiğim linkten anlarsınız zaten izlemediyseniz.. Peki bunlar nereye kadar sürebilir? İnsanlar bayram günü gezmek isterler, dolaşmak, eğlenmek. Orada küçücük çocuklar biber gazından çok fazla etkilendiler. Bayramın üzerine bir de Dünya Barış Günü imiş tabi ki lafta bir gün oldu Türkiye için. Bugün Kadıköy'e giden yarın Taksim'e gider zarar verir, giderler giderler sonunda devletin zirvesine zarar verirler. BDP meclise alınmasa, terör örgütü dağdan inmese bunların hiçbirini yaşatamazlardı bizlere.. Lanet olsun PKK diyoruz her şehidimizde her zarar verdikleri zamanda ne işimize yarıyor? Kısacası devlet buna kısa süre içinde önem verip mitingi gerçekleştirenleri halletmeli. Gözümüzün önünde Kadıköy'de her gün gezen arkadaşlarımız tutuklandı sadece onların yüzünden, sorgusuz sualsiz. Kimlik bile istemediler. Ülke böyle iyi yerlere gidemeyecektir kesinlikle..
Son olarak demek istediğim bir şey var, Kürt - Türk kardeştir, bu tür yazılarda Kürt arkadaşlarımız üstüne alınabilirler ama lütfen alınmasınlar.. Benim en iyi arkadaşım bir Kürt'tür ve Her Kürt PKK'lı değildir, Her PKK'lı da Kürt değildir.
İçimden geçenleri yazdım arkadaşlar, konu silinebilir hatta büyük ihtimal ama herhangi bir kötüleme yoktur. Okursanız da ne kazanırsınız bilmem ama en azından duyarlı olabilirsiniz. Tavsiye ederim okumanızı arkadaşlar, geçmiş bayramınız mübarek olsun, hayırlı günler..
