işte iman işte hikmet işte inanç

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
' KalendeR '

' KalendeR '

Üye
    Konu Sahibi
işte iman işte hikmet işte inanç
Tarihte hiçbir cihangirin-imparatorun-kralın geçemediği Sina Çölü'nden, Büyük Cihangir Yavuz Sultan Selim onbinlerce askeri ve 300 ağır topu ile Sina Çölü'nü 13 günde geçmiştir. Sina çölü, gece ve gündüz ısı farkının 40 derecenin üzerindedir. Burada kum o kadar incedir ki etkilemediği hiçbir şey yoktur. Yumurta bir kaç dakika içinde kaynar. Böylebir çölde Yavuz Sultan Selim ancak deha bir askeri yeteneğe sahip cihangir gerçekleştirebilirdi. Buradaki güç padişah başta olmak üzere ordunun inancı (imanı), Yavuz Sultan Selim'in dehasıdır.

bu çöle yağmur düştüğü görülmemiştir fakat yavuz sultan selim memlük ' ü feth e gıderken bu çöle yağmur yağmıştır ve tarıhcıler gok bılımcıler buna anlam verememıstır...
 


CryDaqqeR

CryDaqqeR

Üye
İman :oke:
 
Cynical

Cynical

Üye
Mücahid serdar, Karaduman’ın üzengilerinin üstünde doğruldu. Ve askerlerine son defa hitabetti:
“Ey cennet yolcuları! Ey can kardeşlerim!… Bilirsiniz ki müslüman Türkler muharebe meydanlarında ve bütün ömürlerince yalnız ve sadece Allahü Teâlâ’dan korkarlar. Önüne çıkan hiç bir engel onu Allah yolunda cihaddan alıkoyamaz. Sizler Cenâb-ı Hakk’ın emirlerine uydukça onun yardımıyla bu çölü geçmek de sizlere nasip olur inşaallah.”
Sonra atı Karadumanı kızgın Sina Çölü’ne sürdü. Arkasından koca Osmanlı ordusu düğüne gider gibi alevli Sina Çölü’ne daldı. Kum fırtınaları etrafı kasıp kavuruyordu. Gündüzleri dayanılmayacak kadar sacak, geceleri ise dondurucu soğuktu. Ordu bu şekilde yol almağa devam ederek çölü yarıladı. Suyu herkez idareli kullanıyor, teyemmüm yapılarak namaz kılınıyordu.
Bir ara Yavuz Sultan Selim Han hazretleri birden bire Karaduman’dan yere atladı. Onu gören başta vezir-i azam Sinan Paşa olmak üzere Anadolu ve Rumeli Beylerbeyi de atlarından indiler. Rütbe, bütün komutanlar, sipahiler, süvariler de yaya yürümeye başladılar. Koca Osmanlı ordusu yaya bir ordu haline dönüşüvermişti.
Üstelik Padişah çok saygılı bir şekilde önüne bakarak yürüyordu. Bütün vezirler, kumandanlar ve askerler merak içinde kalmışlardı. Her zamanki gibi Hasan Can’a müracaat ettiler. O da ne olduğunu anlayamamıştı. Fakat, öğrenmek için Selim Han’ın yanına yaklaştı:
-Hayırdır inşaallah Sultanım bütün ordu merak eyler; Devletlü padişahımız, aceb niçin yaya yürürler? diye telaş ederler dedi.
-”İki cihan sultanı Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem önümüzde yaya yürürlerken biz nasıl at üzerinde olabiliriz Hasan Can?…
Bir müddet bu şekilde giden Selim Han, tekrar atına binince diğerleri de atlarına bindiler. -Alıntı-
 
' KalendeR '

' KalendeR '

Üye
    Konu Sahibi
Mücahid serdar, Karaduman’ın üzengilerinin üstünde doğruldu. Ve askerlerine son defa hitabetti:
“Ey cennet yolcuları! Ey can kardeşlerim!… Bilirsiniz ki müslüman Türkler muharebe meydanlarında ve bütün ömürlerince yalnız ve sadece Allahü Teâlâ’dan korkarlar. Önüne çıkan hiç bir engel onu Allah yolunda cihaddan alıkoyamaz. Sizler Cenâb-ı Hakk’ın emirlerine uydukça onun yardımıyla bu çölü geçmek de sizlere nasip olur inşaallah.”
Sonra atı Karadumanı kızgın Sina Çölü’ne sürdü. Arkasından koca Osmanlı ordusu düğüne gider gibi alevli Sina Çölü’ne daldı. Kum fırtınaları etrafı kasıp kavuruyordu. Gündüzleri dayanılmayacak kadar sacak, geceleri ise dondurucu soğuktu. Ordu bu şekilde yol almağa devam ederek çölü yarıladı. Suyu herkez idareli kullanıyor, teyemmüm yapılarak namaz kılınıyordu.
Bir ara Yavuz Sultan Selim Han hazretleri birden bire Karaduman’dan yere atladı. Onu gören başta vezir-i azam Sinan Paşa olmak üzere Anadolu ve Rumeli Beylerbeyi de atlarından indiler. Rütbe, bütün komutanlar, sipahiler, süvariler de yaya yürümeye başladılar. Koca Osmanlı ordusu yaya bir ordu haline dönüşüvermişti.
Üstelik Padişah çok saygılı bir şekilde önüne bakarak yürüyordu. Bütün vezirler, kumandanlar ve askerler merak içinde kalmışlardı. Her zamanki gibi Hasan Can’a müracaat ettiler. O da ne olduğunu anlayamamıştı. Fakat, öğrenmek için Selim Han’ın yanına yaklaştı:
-Hayırdır inşaallah Sultanım bütün ordu merak eyler; Devletlü padişahımız, aceb niçin yaya yürürler? diye telaş ederler dedi.
-”İki cihan sultanı Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem önümüzde yaya yürürlerken biz nasıl at üzerinde olabiliriz Hasan Can?…
Bir müddet bu şekilde giden Selim Han, tekrar atına binince diğerleri de atlarına bindiler. -Alıntı-

tesekkurler ekledıgınıcın
 
Bora

Bora

Üye
Teşekkürler.
 
uyduruk57

uyduruk57

Üye
BENDEN DE BİR İLAVE: YAVUZ SULTAN SELİM ÇÖLDEN GEÇİLİRKEN ATINDAN İNER VE YÜRÜMEYE BAŞLAR. VEZİRLERİ HEMEN SORARLAR PADİŞAHIM NİÇİN YÜRÜYORSUNUZ??? CEVAP: ALLAHIN RASÜLÜ ÖNÜMDE YAYA GİDERKEN BEN ARKASINDAN ATLA TAKİP EDEMEM(YAĞMUR BU SEBEPTEN YAĞMIŞTIR, BİLİMİN BİTTİĞİ NOKTA) :oke::ağlarım:(BÜYÜKLÜK VE TEVAZU=YAVUZ SULTAN SELİM)
 
Mehmet

Mehmet

Emekli Yönetici
Elinize sağlık
 

xErKaNx

Üye
Allah ondan RAZI olsun, mekani cennet olsun
 
Nadir

Nadir

Emekli Yönetici
Tarihin en büyük kumandanlarındandır ruhu şad olsun, Allah rahmet eylesin..
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt