dreamgirls
Üye
İşte Bu Benim Sevdam
Bir iki satır sevgi uğruna, kalemi alıp akıtmak sevgiyi sayfalara. Gözü kara yaşamak pembe gözlüklerin arkasında. Hayattan uzak, sevdaya tutsak, ebedi bir esaret. Küçülmek sevgilinin kollarında, minik bir bebek olmak sevgi diyarında doğarcasına. Kendini kaybetmek, kalbini fethetmek. Sarılmak hasretle ve kendini ona bırakmak aşkın ritmiyle. Dans etmek sevginin gözü dönmüş heyecanlı müziği eşliğinde. Asil ve asi bir paylaşım ve ritminde yaşamak sevdanın...
Aşık olmak kısaca dünyada kullanılan sözcükleriyle...
Yüreğimin ortasında koca bir sızı, derin bir yara, vücuduma yayılan bir heyecan, bedenimi ayakta tutan senin bir tutam sevdan. Sen olmasan ne anlamı var yaşamanın, ne anlamı var kalbimdeki atışların ve ne anlamı var hayallerinle dolu geleceğe yol almanın? Ellerin ellerimin arasında olmadıkça, gözlerin gözlerime esaret olmadıkça, omzunda dökülmedikçe gözyaşlarım, seninle paylaşılmadıkça mutlu anlarım, nefesin nefesime ortak, dudakların dudaklarımdaki tat ve ben sevdana tutsak olmadıkça ne anlamı var önünde uzanan zamanın?
Sevgili ne olur dinle beni! Bu bir kelam-ı keder kalbimden dökülen, vasiyetim olmuş kokuşacak beyaz sayfalar sararırken. Yıllarca okunacak ve sevgiye önder olmaya çalışacak kendi gibi garip ama onurlu bir anlamda. Niceleri hayretle bakacak, inanılmayacak uzun zaman ve çözülecek dili sevdalar müzelerde saklanmaya başladığı an...
Bu benim sevdam, hayata inat dimdik ayakta duran, keder de olsa içinde yaşanınca anlam bulan. Bu benim hayatım yıllarca seni aramakla harcanan ve bu benim minik bedenim sana seslenen güçsüzlüğünde ilk öğrendiği kelimelerle.
Hasretli bir yaz sabahı, güneş kavurmaya başlarken çatlak dudakları, dünyaya geldi bir zavallı. Adı kalbimde saklı bir heyecan ve ben de garibiydim dünyada ilk adımımı attığım an. Hayretle geçerken anlamsız zaman kader avucunu açtı ve karşımdaydı yaşanılası sevdam…
Aşık olmak kısaca dünyada kullanılan sözcükleriyle...
Yüreğimin ortasında koca bir sızı, derin bir yara, vücuduma yayılan bir heyecan, bedenimi ayakta tutan senin bir tutam sevdan. Sen olmasan ne anlamı var yaşamanın, ne anlamı var kalbimdeki atışların ve ne anlamı var hayallerinle dolu geleceğe yol almanın? Ellerin ellerimin arasında olmadıkça, gözlerin gözlerime esaret olmadıkça, omzunda dökülmedikçe gözyaşlarım, seninle paylaşılmadıkça mutlu anlarım, nefesin nefesime ortak, dudakların dudaklarımdaki tat ve ben sevdana tutsak olmadıkça ne anlamı var önünde uzanan zamanın?
Sevgili ne olur dinle beni! Bu bir kelam-ı keder kalbimden dökülen, vasiyetim olmuş kokuşacak beyaz sayfalar sararırken. Yıllarca okunacak ve sevgiye önder olmaya çalışacak kendi gibi garip ama onurlu bir anlamda. Niceleri hayretle bakacak, inanılmayacak uzun zaman ve çözülecek dili sevdalar müzelerde saklanmaya başladığı an...
Bu benim sevdam, hayata inat dimdik ayakta duran, keder de olsa içinde yaşanınca anlam bulan. Bu benim hayatım yıllarca seni aramakla harcanan ve bu benim minik bedenim sana seslenen güçsüzlüğünde ilk öğrendiği kelimelerle.
Hasretli bir yaz sabahı, güneş kavurmaya başlarken çatlak dudakları, dünyaya geldi bir zavallı. Adı kalbimde saklı bir heyecan ve ben de garibiydim dünyada ilk adımımı attığım an. Hayretle geçerken anlamsız zaman kader avucunu açtı ve karşımdaydı yaşanılası sevdam…

