Istanbul - Iğneada

Sponsorlu Bağlantılar

Salihyet

Salihyet

Üye
    Konu Sahibi
Istanbul - Iğneada
Istanbul’a yaklaşık 250 km olan, İğneada’ya gitmek için TEM den Demirköy tarafına gitmeniz gerekiyor. Geçeceğiniz yerler Saray, Vize, Poyralı, Demirköy ve son durak İğneada. İğneada’ya giderken Poyralı mevkinde yol kenarında Manyetik Alan Ormanı diye bir tabela göreceksiniz, biraz ileride önünüze manyetik alan alabalık tesisleri çıkacak. Manyetik alanda yokuş yukarı çıkarken aracınızı boşa atarsanız araç kısa bir süre de olsa kendi, kendine yokuş yukarı çıkıyor ve yokuşta geri gitmeden duruyor. Tam yerini oradaki tesise sorup bunu deneyebilirsiniz.

İğneada’ya yaklaşırken Demirköy’de, Dupnisa mağarasının tabelasını göreceksiniz. Asfalt yoldan sonra 30 km’lik bir toprak yoldan devam edip Dupnisa mağarasına ulaşacaksınız. Burada altlı, üstlü iki tane mağara var. Alt mağara sulu mağara diye adlandırılıyor çünkü içinden Velika Nehri geçiyor. Üst mağaraya kuru mağara deniyor, bu mağarayı görmek için 5 dakikalık biraz dik bir yoldan yukarı çıkmanız gerekiyor. Kuru mağara 900 m uzunluğunda olup alt kısımdaki sulu mağara ile 136 basamaklı bir merdivenle birleşmekte. Alt mağaranın uzunluğu ise 1700 m. Kuru mağara sarkıt ve dikitler açısından sulu mağaradan çok daha zengin. Alt mağarada oldukça fazla sayıda yarasa yaşıyor. Yarasaların üreme mevsimlerinde yani 15 Kasım - 15 Mayıs arası sulu mağara ziyarete kapatılıyor. Gelişimini tamamlamış olan kuru mağara, daha az sayıda yarasaya ev sahipliği yaptığından yaz, kış açık. Kuru mağara sıcaklığı 17 derece, sulu mağara sıcaklığı ise 10 derece. Dupnisa mağarası adını eskiden yanı başında kurulu olan Dupnisa köyünden almış ancak mübadele zamanında burada yaşayan azınlıklar gidince köy boş kalmış. O dönemden bugüne mağara civardaki köylüler tarafından biliniyormuş ama ziyarete ancak 2003 yılında açılmış.

İğneada’ya buradan devam etmek için gelişdeki toprak yoldan geri dönmenize gerek yok buradan 25 km lik asfalt ve iki yanı longoz ormanları ile kaplı bir yol ile İğneada’ya ulaşabilirsiniz. Buradaki longoz ormanı Avrupa’nın en büyüğüdür. Ağaçların kökleri suyun içindedir, gerek barındırdığı değişik bitkiler ve gerekse ev sahipliği yaptığı kuşlar açısındanda ayrı bir zenginlik sergilemektedir. İğneada’da tepedeki köy kahvahanesine girip güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Kahvehaneden çıkıp düz devam ettiğinizde bir çapa göreceksiniz oradan içeri girdiğinizde 136 yıldır orada duran ve nöbeti babadan oğula geçmiş olan deniz fenerini tüm güzelliği ile sizi selamlayacak. Yemyeşil çimenler ile kaplı arazinin en ucunda yani uçurumun kenarındaki minik beyaz boyalı fener insana olabildiğince özgürlük hissi veriyor.

İğneada’ya 15 km mesafede Beğendik sınır köyü var. Köyün en son noktası askeri bölgeyle sonlanıyor. Buradaki askerler ile konuşursanız size sınırı açabilirler. Sınırdan içeri geçildiğinde denizin içeri doğru girdiği küçük bir koyda, bir tarafta Türk, diğer tarafta Bulgar teknelerini görmek bir hayli ilginç. Bir tarafta kocaman Türk bayrağı, hemen 20 metre yanında Bulgar bayrağı ve bir kilise yer alıyor. Karşı taraftadaki Bulgar köyünün adı Rezova. Kıyıda yürüyüş yapan insanlar ve balıkçılar sizi selamlıyorlar. Burada fotoğraf çekmenin yasak olduğu hatırlatmak isterim. Akşam üstü yemek vakti geldiğinde tekrar İğneada’ya dönüp tepedeki nefis manzarasıyla ve güler yüzlü işletmecileriyle sizi bekleyen Liman Restaurant’da lezzetli balıklar yiyerek güzel geçen tatil gününüzü değerlendirebilirsiniz.

Zehra ARSLAN - Nisan 08​

" istanbulda güzel bir tatil günü , alternatif olarak sunulabilir.. "​
 


Ozan

Ozan

Admin
Manzara çok etkileyici, hayal gibi.
Sanki çizilmiş bir resim gibi.

Gitmeyi kim istemez ki Salih :)
 
-YARINIYOK-

-YARINIYOK-

Üye
çok güzeldi teşekkür ederim paylaşım için
 
mihman

mihman

Üye
teşekkürler çok güzel
 
Mustafa Furkan

Mustafa Furkan

Üye
Teşekkürler Salih..
 

Solamente

Üye
Güzelmiş salih beni götürürsün sen kesin buraya motor alınca :kahve:
 
Takipçi Satın Al


Üst Alt