recepali
Üye
islamda hediyeleşme
Efendimiz (sas), hediyeleşmenin insanlar arasındaki saygı ve dostluğu geliştirdiğini, kıskançlık, bencillik ve cimrilik gibi kötü duyguları giderdiğini ve rızkın genişlemesine vesile olduğunu ifade ederek hediyeleşmeyi teşvik ediyor. (Muvatta, Hüsnü’l–huluk, 16; Müsned, II, 405; Tirmizi, Vela, 6) Biz de bu geleneğimizi ekonomik krize rağmen devam ettirmeliyiz. Hediye olarak verilen bir çiçek, kalem veya kitap karşı tarafta hatırlanmanın ve değer verilmenin tarifi imkansız hazzını yaşatacaktır. Bu hazdan bir hisse de hediyeyi veren kişi alacaktır. Bu manada hediye hem alanı hem de vereni mutlu ediyor. Esasen hediye, verilen kişiden herhangi bir menfaat beklenmeksizin verilir. Öbür türlü verilen hediyeler, “rüşvet” kelimesiyle isimlendirdiğimiz sınıfa girer ve maalesef bu durum, toplumumuzda oldukça yaygın. Hatta o kadar ki rüşvet, isim değiştirerek hediye ismini almış. İnsanlar, işlerini yaptırabilmek için önemli mevkilerde bulunan kişileri ziyaret ederken yanlarında bir de hediye paketi götürüyorlar. Halbuki o önemli makamı tutan kişi orada olmasaydı, diğer insanlar ona hediye vermeyeceklerdi. Bu meselenin örneğini asr–ı saadette de bulmamız mümkün. Allah Rasulü, İbnü’l–Lutbiyye isminde bir sahabiyi zekat toplamakla görevlendiriyor. Bu zat görevlendirildiği yere halkın zekatını toplamak için gidiyor ve daha sonra bazı mallarla Efendimiz’in yanına gelip, “Şunlar size aittir, bunlar da bana hediye olarak verildi.” diyor. Bunun üzerine Efendimiz, minbere çıkıp şunları söylüyor: “Benim –zekat toplamak için– gönderdiğim bir memura ne oluyor ki, ‘Şunlar sizin, şunlar da bana hediye edildi.” diyebiliyor? Dikkat edin, bu kişi evinde otursaydı kendisine hediye verilir miydi?’ (Buhari, Hibe, 17) Allah Rasulü’nün sorduğu bu sorunun cevabı açıktır. Elbette evinde otursaydı kimse o sahabiye böyle bir hediye getirmezdi. Bu ifadelerle Efendimiz, bu tür alınan hediyeleri yanlış bulduğunu açıkça dile getirmiş oluyor. Hediyeleşmek Efendimiz’in teşvik ettiği bir sünnetidir. Bu sünnete sarılarak hem sünnet sevabı kazanmış oluruz hem de hediye verdiğimiz kişinin dostluğunu, sevgisini ve duasını. “Yarım elma, gönül alma” diyerek bu güzel sünneti pratik hayatımıza yansıtarak, sevdiklerimize bir hediye almayı unutmayalım olur mu? özetle... 1- Hediyeleşmek, sağlam ve sarsılmaz dostlukların kapısını aralar. 2- Allah Rasulü'nün (sas) hediyeleşmeyi teşvik ettiğini unutma! 3- Bugün rüşvet, isim değiştirerek hediye ismini aldı, buna dikkat!
