İngilizler İstanbul’dan Nasıl Rahat Çıktı !

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Silinen Üye 2392690

Silinen Üye 2392690

Kapalı Hesap
    Konu Sahibi
İngilizler İstanbul’dan Nasıl Rahat Çıktı !
Resmi tarih, İstiklal Savaşı’ndan sonra İngilizler başta olmak üzere işgal kuvvetlerini İstanbul’dan nasıl başları önlerinde çıkarttığımızı yazar.

Ne de olsa fena halde yenik ve eziktirler karşımızda. Nitekim muzaffer Türk ordusu 6 Ekim 1923 günü İstanbul’a girmiş ve şehri 5 yıla yakın süren düşman işgalinden kurtarmıştır.

Artık değişmesi şart olan tarih kitaplarımızda böyle yazar yazmasına ama gerçekler aynı kanaatte değildir. Aslında İtilaf devletlerinin silahlı kuvvetleri, resmi geçit törenleri ve centilmenlere yakışır “garden party”lerle veda etmişler, halkın alkışları arasında bayrağımızı selamlayarak Dolmabahçe rıhtımında kendilerini bekleyen “Arabic” adlı vapura binmişler ve sevinç içinde el sallayarak İstanbul’dan ayrılmışlardı.

Hangi tarihte peki? Herkes gibi ’6 Ekim’de’ diyorsanız yanılıyorsunuz. Doğru cevap için ise biraz sabrınızı istirham edeceğim. Çünkü daha önce hatırlatmam gereken bazı önemli noktalar bulunuyor.

Öncelikle şunu belirtelim ki, işgal kuvvetlerinin İstanbul’u terk edişi ile Lozan Antlaşması’nın imzalanması olayları arasında sandığımızdan da yakın bir bağ mevcuttur. Yani Lozan imzalanana kadar işgal devam etmişti, hatta sonrasında da 2,5 aya yakın bir süre işgalciler başkentimizden gitmemişlerdi.

Hemen araya girip söyleyeyim: Ankara’nın 13 Ekim’de başkent oluşu İtilaf kuvvetlerinin gidişinden bir hafta kadar sonraya rastlar, yani Lozan imzalandığında İstanbul hâlâ payitahttır ve bir maddesinde de Hilafet merkezinin İstanbul olduğu açıkça yazılıdır.

O zaman şunu sormak hakkımızdır diye düşünüyorum: Ankara’yı başkent yapmakla Lozan’ı ilk delen biz mi olduk yoksa? Hani Lozan ilk imzalandığı haliyle dimdik ayaktaydı? Aslında Lozan defalarca delinmiştir. Hatta Montrö bir yana, belki de Lozan’ın lehimize asıl delinişi, “Kanalistanbul” projesiyle gerçekleşecektir. Böylece Boğaziçi, 1918′den bu yana ilk defa tam olarak egemenliğimiz altına girecektir.

Konumuza dönecek olursak, şehrin boşaltılması sırasında İstanbul Komutanı olarak görev yapan Selahaddin Adil Paşa’nın “Hayat Mücadelelerim” adlı hatıralarında (1982) o günler içeriden ve ayrıntılı bir şekilde anlatılır. (Maalesef bu hatıratın orijinali, Paşa’nın oğlu Semuh Adil Bey’in ifadesiyle Kemal Ilıcak’ın yalısında kaybolmuştur.)

Görevine Halife Abdülmecid’in biat töreniyle başlayan Selahaddin Adil Paşa, 24 Temmuz 1923′te imzalanan Lozan Antlaşması’nın hükümlerine uygun olarak bir ay sonra (23 Ağustos) TBMM Lozan’ı onaylayacak ve ancak o zaman İtilaf kuvvetleri denklerini toplamaya başlayacaklardır. (İngiltere parlamentosunun onayı ise eylülde gelecektir.) 25 Ağustos’ta işgal kuvvetleri hazırlığa başlamış, binaları teslim etmektedirler birer ikişer. Boşaltma 1,5 ayda tamamlanacak ve son gün dostane bir tören düzenlenecektir. Bundan sonrasını S. Adil Paşa’nın hatıratından takip edelim (sayfa 424):

“General Harrington tarafından İtilaf devletleri orduları namına 29 Ağustos’ta Türk ordusu için Sumer Palas’ta bir çay ziyafeti verilerek İstanbul’daki askeri, sivil birçok kişi çağrılmış ve kumandanlıkça (yani Türk tarafınca) da 19 Eylül 1923′te Beykoz Parkı’nda bir garden parti ile buna karşılık verilmişti.”

S. Adil Paşa bundan sonra ordumuzun İstanbul’a girişi için de hazırlık yaptıklarını ve eylül sonuna kadar işgal kuvvetlerinin binaları teslim işinin sürdüğünü, birliklerin de büyük ölçüde -karargâh heyetleri hariç- ülkelerine yollandığını anlatıyor.

Nihayet 2 Ekim günü İtilaf devletlerinin Mondros Mütarekesi hükümleri gereğince el koydukları bütün cephane ve savaş malzemesinin Türk hükümetine teslim edildiğine dair belge imzalandıktan sonra artık resmi işlemlerin tamamlandığını yazan Paşa, aynı gün, yani 2 Ekim 1923 günü işgal kuvvetlerinin İstanbul’u nasıl terk ettiklerini de şöyle anlatıyor (s. 425):

“Türk, İngiliz, Fransız ve İtalyan birliklerinden ayrılan birer birlik belirli saatte Dolmabahçe meydanında yerleşmiş ve yapılan geçit merasiminden sonra İtilaf devletleri kumandanları tarafından büyük bir seyirci topluluğu önünde alkışlar arasında şanlı bayrağımız selamlanarak yabancı kumandanlar cami rıhtımına kadar uğurlanmış ve burada rıhtıma yanaşan bir motorla Fındıklı açıklarında beklemekte olan Arabic vapuruna gitmişlerdi. Bu suretle de İstanbul işgaline kesinlikle son verilmişti.”

Bizzat İstanbul’u teslim alan komutanın ağzından aktardığım yukarıdaki satırlar İtilaf kuvvetlerinin İstanbul’u nasıl terk ettiklerini belge değerinde bir anlatımla ortaya koyuyor. Yalnız o soruyu unutmadınız umarım: ‘Hangi tarihte?’ diye sormuştuk. Resmi tarih 6 Ekim diyor, S. Adil Paşa ise 2 Ekim.

Doğrusu, İtilaf güçleri 2 Ekim’de çekip gitmişlerdi ama onları göndermenin şerefi Selahaddin Adil Paşa gibi bir muhalife kalmasın diye resmi tarihte Türk ordusunun İstanbul’a giriş tarihi esas alındı ve adı yalnız İstiklal Savaşı’ndan değil, 18 Mart’ın gerçek kahramanı olduğu Çanakkale Zaferi tarihinden bile silindi.

İşte bizde buna tarih diyorlar.


Mustafa ARMAĞAN
 
  • Beğen
Tepkiler: Cihanî Sultan


Cihanî Sultan

Cihanî Sultan

Üye
Kardeş konu bilgilendirici ve güzel , öncelikle teşekkür ederim ama konu muhtemelen kapanır.Çünkü otoritelerce sakınca görülen her şeyin sonu budur.Lütfen konunun kilitlenmesi için istekte bulun ve kimse yasaklanmadan , herkes konuyu görüp okusun.
 
Silinen Üye 2392690

Silinen Üye 2392690

Kapalı Hesap
    Konu Sahibi
Kardeş konu bilgilendirici ve güzel , öncelikle teşekkür ederim ama konu muhtemelen kapanır.Çünkü otoritelerce sakınca görülen her şeyin sonu budur.Lütfen konunun kilitlenmesi için istekte bulun ve kimse yasaklanmadan , herkes konuyu görüp okusun.

Hocam şahsen kendi görüşlerim veya normal bir insanın tanımlaması değil.Yasak konulması için Kaynağı çiğnemek gerekir.Ve bu adam bizim Tarihimizi gün yüzüne çıkaran Mustafa Armağan.Kayda değer bir bilgi açıkcası yasaklanmasını hiç tasvir etmiyorum.Bu nedenle tavsiyenizi uyacağım.
 
codblackops2

codblackops2

Üye
mustafa armağanın yazıları gerçekten güzel ve bize tarih diye okutulan bir çok şeye zıt şeyler söylüyor. abdülhamidın kurtlarla dansı diye bir kitabı var okumanızı tavsiye ederim.konu için teşekkürler.
 
Silinen Üye 2392690

Silinen Üye 2392690

Kapalı Hesap
    Konu Sahibi
Zıt değilde gerçeğe bakış diyelim Ömer.Kurtlarla dans favorilerimdendir.Fakat benden de sana bir öneri Fırsat buldukca Yavuz Bahadıroğlu ve başı çeken Kadir Mısıroğlu'dan kitapsal veya videosal paylaşımlarından destek alman.Kitap önermeyi uygun görmüyorum ki tek bir kitabın herşeyi açığa çıkarması muhtemel iken her birinden yararlanmak gerekir.
 
codblackops2

codblackops2

Üye
anladım :)
 
Cihanî Sultan

Cihanî Sultan

Üye
anlıyorum tekrar teşekkürler
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt