Albert Einstein
Üye
İmam Ali (a.s)'dan Hadisler
1- Dinini ekmek kazanmak için satan kimsenin dininden nasibi, yediği şeydir.
2- İman, kabul olan söz (dil ile şehadet etmek), yapılmış olan amel ve akıl ile tanımaktan ibarettir.
3- Sabrın imandaki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir. Sabrı olmayanın imanı olmaz.
4- Sabır, hedefe ulaşmanın anahtarıdır; direnişin sonu zaferdir. Her isteğin gerçekleşmesinin bir vakti vardır; kader, o vakti harekete geçirir (vücuda getirir.)
5- Sabır iki çeşittir: Musibete karşı sabretmek; bu iyi ve güzel bir şeydir; bundan daha güzeli ise, Allah’ın haram kıldığı şeye karşı sabretmektir.
6- Zikir de (Allah’ı hatırlamak) iki çeşittir: Musibet vakti zikretmek, bu iyi ve güzeldir; bundan daha güzeli ise insanı Allah’ın haram kıldığı şeylere yönelmekten alıkoyan zikirdir.
7- Dil bir ölçüdür; cehalet onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır.
8- Mü’min kişi gününü üç zamana ayırır: Bir bölümünde Rabbiyle münacat eder (O’na ibadet eder); bir bölümünde kendi nefsini muhasebe eder; bir bölümünde de helal ve güzel lezzetlerle meşgul olur.????:
9- Akıllı kişi ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak.
10- İyilik yapmak, hayır ameli gizlemek, belalara karşı sabırlı olmak ve musibetleri dile getirmemek, cennet hazinelerindendir.
11- Güzel ahlak, en iyi arkadaştır; mü’minin amel defterinin nişanesi güzel ahlakıdır.
12- Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi de fakirlik yoktur.
13- İnsanın değeri, becerdiği şeylerle ölçülür.
14- Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur.
15- Hikmet mü’minin yitik malıdır; bu mal, şer ehlinin elinde olsa bile onu alması gerekir.
16- En iyi ibadet, sabır, sükut ve kurtuluşu (İmam Mehdi’nin zuhurunu) beklemektir.
17- Her musibetin bir zamanı vardır, o zaman mutlak yaşanmalıdır; o musibet birinizin başına geldiğinde, zamanı gelip geçene kadar teslim olup sabretsin. Zira musibetin yöneldiği zaman onu gidermek için çare aramak, onun zorluğunu çoğaltır.
18- Üç şeye riayet eden mesut olur: Nimet ulaştığında şükretmek, rızık kesildiğinde mağfiret dilemek, sıkıntıya düştüğünde çok “La havle vela kuvvete illa billah” demek.
19- Rızık, zekasızların; mahrumiyet, akıllıların; bela ise sabrın payıdır.
20- Uzun arzulu olan, ameli unutur.
21- İnsanoğlu, her şeyden daha çok terazinin (kefelerine) benzer; ya cehaletiyle hafif veya ilmiyle ağır olur.
22- Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ise çekinenlerdir.
23- Kanaat et (kısmetine razı ol), aziz olursun.
24- Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz.
25- Yalnızlığa alışmakla, izzetinin bekası için çalış.
26- Kudret altında olan her aziz, zelildir.
27- İki şey halkı yok eder: Fakirlik korkusu ve üstünlük talep etmek.
28- Ey insanlar, dünya sevgisinden sakının; zira dünya sevgisi her günahın başı, her belanın kapısı, her fitnenin yoldaşı, her musibetin de sebebidir.
29- Hiçbir insan, ister şaka olsun, ister ciddi, yalan konuşmayı terketmedikçe imanın tadını anlamaz.
30- En büyük günah, haksız yere müslüman bir kimsenin malını gasbetmektir.
31- Halk ile dostluk ve samimiyeti, Allah’ın itaati üzere olan kimseye ne mutlu.
32- Takva, imanın temelidir.
33- Emaneti, peygamberlerin evladının katiline ait olsa bile sahibine geri verin.
34- Dostların kalplerini insana ısındıran, düşmanların kalplerinden kini gideren en güzel şey, onlarla karşılaşınca güler yüzlü olmak, gıyabında hallerini sormak, huzurlarında ise iyi ve yumuşak davranmaktır.
35- Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir.
36- Tamah cahillerin kalplerini hafifleştirir, yerinden söker; arzular, onu rehin alır; hileler, onu bağlar.
37- Zahidlik, arzuları azaltmak, her nimete karşı şükretmek ve Allah’ın haram kıldığı şeylerden kaçınmaktır.
38- Susmak hukmettir; susmak selamettir; sır saklamak, saadetin bir köşesidir.
39- Tedbir gibi akıl yoktur.
40- Hilim(yumuşak huyluluk) gibi üstünlük yoktur.
2- İman, kabul olan söz (dil ile şehadet etmek), yapılmış olan amel ve akıl ile tanımaktan ibarettir.
3- Sabrın imandaki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir. Sabrı olmayanın imanı olmaz.
4- Sabır, hedefe ulaşmanın anahtarıdır; direnişin sonu zaferdir. Her isteğin gerçekleşmesinin bir vakti vardır; kader, o vakti harekete geçirir (vücuda getirir.)
5- Sabır iki çeşittir: Musibete karşı sabretmek; bu iyi ve güzel bir şeydir; bundan daha güzeli ise, Allah’ın haram kıldığı şeye karşı sabretmektir.
6- Zikir de (Allah’ı hatırlamak) iki çeşittir: Musibet vakti zikretmek, bu iyi ve güzeldir; bundan daha güzeli ise insanı Allah’ın haram kıldığı şeylere yönelmekten alıkoyan zikirdir.
7- Dil bir ölçüdür; cehalet onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır.
8- Mü’min kişi gününü üç zamana ayırır: Bir bölümünde Rabbiyle münacat eder (O’na ibadet eder); bir bölümünde kendi nefsini muhasebe eder; bir bölümünde de helal ve güzel lezzetlerle meşgul olur.????:
9- Akıllı kişi ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak.
10- İyilik yapmak, hayır ameli gizlemek, belalara karşı sabırlı olmak ve musibetleri dile getirmemek, cennet hazinelerindendir.
11- Güzel ahlak, en iyi arkadaştır; mü’minin amel defterinin nişanesi güzel ahlakıdır.
12- Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi de fakirlik yoktur.
13- İnsanın değeri, becerdiği şeylerle ölçülür.
14- Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur.
15- Hikmet mü’minin yitik malıdır; bu mal, şer ehlinin elinde olsa bile onu alması gerekir.
16- En iyi ibadet, sabır, sükut ve kurtuluşu (İmam Mehdi’nin zuhurunu) beklemektir.
17- Her musibetin bir zamanı vardır, o zaman mutlak yaşanmalıdır; o musibet birinizin başına geldiğinde, zamanı gelip geçene kadar teslim olup sabretsin. Zira musibetin yöneldiği zaman onu gidermek için çare aramak, onun zorluğunu çoğaltır.
18- Üç şeye riayet eden mesut olur: Nimet ulaştığında şükretmek, rızık kesildiğinde mağfiret dilemek, sıkıntıya düştüğünde çok “La havle vela kuvvete illa billah” demek.
19- Rızık, zekasızların; mahrumiyet, akıllıların; bela ise sabrın payıdır.
20- Uzun arzulu olan, ameli unutur.
21- İnsanoğlu, her şeyden daha çok terazinin (kefelerine) benzer; ya cehaletiyle hafif veya ilmiyle ağır olur.
22- Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ise çekinenlerdir.
23- Kanaat et (kısmetine razı ol), aziz olursun.
24- Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz.
25- Yalnızlığa alışmakla, izzetinin bekası için çalış.
26- Kudret altında olan her aziz, zelildir.
27- İki şey halkı yok eder: Fakirlik korkusu ve üstünlük talep etmek.
28- Ey insanlar, dünya sevgisinden sakının; zira dünya sevgisi her günahın başı, her belanın kapısı, her fitnenin yoldaşı, her musibetin de sebebidir.
29- Hiçbir insan, ister şaka olsun, ister ciddi, yalan konuşmayı terketmedikçe imanın tadını anlamaz.
30- En büyük günah, haksız yere müslüman bir kimsenin malını gasbetmektir.
31- Halk ile dostluk ve samimiyeti, Allah’ın itaati üzere olan kimseye ne mutlu.
32- Takva, imanın temelidir.
33- Emaneti, peygamberlerin evladının katiline ait olsa bile sahibine geri verin.
34- Dostların kalplerini insana ısındıran, düşmanların kalplerinden kini gideren en güzel şey, onlarla karşılaşınca güler yüzlü olmak, gıyabında hallerini sormak, huzurlarında ise iyi ve yumuşak davranmaktır.
35- Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir.
36- Tamah cahillerin kalplerini hafifleştirir, yerinden söker; arzular, onu rehin alır; hileler, onu bağlar.
37- Zahidlik, arzuları azaltmak, her nimete karşı şükretmek ve Allah’ın haram kıldığı şeylerden kaçınmaktır.
38- Susmak hukmettir; susmak selamettir; sır saklamak, saadetin bir köşesidir.
39- Tedbir gibi akıl yoktur.
40- Hilim(yumuşak huyluluk) gibi üstünlük yoktur.
