İclal Aydın-Hep unuttuk

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
arslansem

arslansem

Üye
    Konu Sahibi
İclal Aydın-Hep unuttuk
Hep unuttuk...

Ara sokaklarda yürümüyordum uzun zamandır. Rüzgâr beni serseme çevirir daima ama aldırmadan yürüdüm biraz...

Mor salkımlı, iki katlı eski bir evin önünden geçtim. Salkımlar evin her yanını, bahçe demirlerini, bahçedeki gölgeliği, eski model bir arabanın park edildiği alanın üzerindeki kafesi bile kaplamıştı... Rüzgâr yüzünden dalından kopan mor yapraklar bahçede öbekler oluşturmuş, arabanın üzerini dağınık mor bir örtü gibi kaplamıştı ve durmaksızın uçuşuyorlardı...

Rüzgârla birlikte benim ona ulaşmamdan daha çabuk bana koşan şahane bir koku vardı ve de... Çocukken içimde çiçekleri yeme arzusu uyandıran, insanın içinde binbir karmaşaya sebep olan o nostaljik koku... Birden ne kadar yorulduğumu fark ettirdi koku bana...

Alçak bahçe duvarının kenarına iliştim. Sanki Ankara’dan buraya yürüyerek gelmişim...

Duvara ilişip yüzümü rüzgâra ve hiç ısıtmayan güneşe verdim...

***


Mor çiçekler ayaklarımın altında uçuşurken “Zenginlik dediğimiz de nedir” diye geçti aklımdan...

Mor salkımlarla kaplı iki katlı bir evde oturmak mı? Erguvanlarla çevrili İstanbul’a Boğaz’dan bakabilmek mi? Pembe, spor bir arabaya binmek mi? Kim olduğunuzu anlatma iddiasında olan pahalı bir saat ya da çanta taşımak mı? Her türlü iktidarın ortasında olmak mı?

Banka hesaplarımızdaki milyonlarla mı ölçülür servetimiz, vazgeçebilme gücümüzle mi?

Eyvallah etmemek midir zenginlik, kaybetme endişesiyle boynunu yataydan düze getiremeyerek edinilmiş konum mudur?

Sağlıkla uyanabilmek mi, uyumak için alınan ilaçların verdiği uyuşuklukla bütün bir günü hiçbir şeye aldırmadan, avare geçirebilmek mi?

***


Peki ya özgürlük dediğiniz nedir?

Ağzınıza geleni söyleyebilmek midir yoksa aklınıza geleni mi?

Bir anda kanat takıp gidebilmek midir, kazandırdığı parayla her an gidebileceğinizi vaat eden bir işe sahip olmak mı?

Kimseye bağlanmadan herkese mavi boncuk dağıtmak mı özgürlüktür, birine bağlı olup başkaları için her an ulaşılabilir yaşamak mı?

Konuşmak özgürlük mü getirir yoksa geleceğe ipotek mi?

***


Tanık olduğumuz her hayat bir kez daha sorgulatıyor sahip olduklarımızı... 259 lira tutan uçak bilet bedelini ödeyemediği için izne gelmeden, ailesini görmeden askerliğini bitirmeye gayret ederken bir genç... Aşağı yukarı aynı miktar Etiler’de bir kebapçıda beş kişilik mütevazı bir yemeğin bedeli olursa...

Yürürken, uyurken, otururken, kalkarken sorar insan bunları kendisine... Nedir özgürlük dediğin? Zenginlik hakikaten nedir? Kasların erimiyorsa, felç değilsen, koşabilmek özgürlüktür elbette... Ay sonunda bakkala borcunu kapatabiliyor ve sofrana pilav-et koyuyorsan da zengin sayabilirsin kendini karnın doyunca...

Budur düşüncem diyebiliyorsam ve korkmuyorsam kapı sesinden ve yorgunluğumun yaşamaktan kaynaklandığını biliyorsam özgürüm elbette sonuna kadar...

Kim bilir kaç kez yazdım böyle bir yazıyı... Kim bilir kaç kez, kaç arkadaşımla konuştum bu yanıtları... Hep unuttum, hep unuttuk, hayat hep aynı, yine aynı...

29 nisan 2010 tarihli Vatan gazetesi köşe yazısı
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt