Hz.Muhammed (S.A.V) Hayvanlara Olan Sevgisi

Sponsorlu Bağlantılar

Burak

Üye
    Konu Sahibi
Hz.Muhammed (S.A.V) Hayvanlara Olan Sevgisi
Peygamberlik görevine başladığı sırada Arap toplumu hayvanların da hakkı olabileceği ve onların şefkate ihtiyaç duyabilecekleri gibi kavramlara son derece yabancıdır. Genel cehaletin hayvanlar dünyasına yansıyan boyutuyla durum, iç acıtacak ölçüdedir.

Örneğin;Develerin boynuna hayvana acı veren bir halka takılmakta, ayrıca uzun yolculuklarda insanlar, başta develeri olmak üzere bütün binek hayvanlarının damarlanını yarıp kanlarını içmekte veya canlı canlı üzerlerinden et parçaları kesip sonra yerlerini dikerek, karınlarını doyurmaktadır. Bu uygulama Hz. Muahmmed(sav) tarafından kesin olarak durdurulur. Hatta kuyruk tüylerinin kesilmesi bile yasaklanır. ''Kuyruğu hayvanın fırçası ve yelpazesi, tüyleri de yorganıdır.'' emriyle....

Hayvanların aşırı çalıştırılmaları yasaklanır. Yüzyıllardır devam edegelen hayvan hayvan sırtlarında karşılıklı oturarak saatlerce yapılan hitabet ve şiir törenleri yasaklanır. Sahiplerinin sadece gerçek ihtiyaç süreleri kadar hayvanlarına binmelerine izin verilir.''Hayvanlarınızın sırtını iskemleniz gibi kullanmayın. Allah , bu hayvanları ancak, güçlük çekmeden gidemeyeceğiniz yerlere kolayca gidebilmeniz için sizin emrinize verdi. Ayrıca yeri de yarattı. Diğer ihtiyaçlarınızı onun üzerinde giderin'' diyerek şair ve hatipler yeryüzüne davet edilir.

Hayvanların canlı hedef dikilerek üzerlerinde taş talimi yapılması yasaklanır.

Bir gün yolda yüzünden dağlanmış bir merkep görünce ''Allah 'ın laneti onu dağlayanın üzerinedir'' der. Sahibinin belli etmek için zorunlu olan dağlamanın ise çok küçük boyutşarda ve ancak hayvanın canının en az yanacağı yerlere yapılmasına izin verir.

Arkadaşlarını ve kıyamete kadar gelecek bütün ümmetini eğitirken, sıcak bir yaz gününde susuzluktan kıvranan bir köpeğe acıyarak bir kuyuya inip zahmet çekmesine rağmen ona su içiren bir adamın bu yüzden Cennete girdiğini anlatır. Ve ''bir kadın da kendisini hapsederek ölmesine neden olduğu için cehenneme atıldı.'' der.

Eşi Hz. Aişe(r.a.)'nin devesine biraz sert davrandığını görünce uyarır.
-''Merhametten mahrum olan, her türlü hayırdan mahrumdur.''

Arkadaşlarıyla beraber bir yolculukarı sırasında bir kuşun yuvasından iki yavrusunu alanları sert biçimde uyarır. Anne kuş o sırada başının üzerinde çırpınıp durmaktadır.
-''Yavrularını alarak bu hayvanın canını kim acıttı? Verin ona yavrularını''

ONLARA NÖBETÇİLİK EDİP
Altmışüç yıllık hayatının en büyük zaferine yol almaktadır. Onbin kişilik bir ordunun başında baba ocağı, ana vatanı Mekke'nin kapısına dayanmak üzeredir.
Ordunun en önünde ilerlerken yolları üzerinde yeni doğum yapmış dişi bir köpekle yavrularını görür. Arkadaşlarında Suraka oğlu Cuayl'i çağırarak emir verir.
- Anneyle yavrularının önünde duracak ve ordunun tamamı geçinceye kadar onlara nöbetçilik edip, ezilmekten koruyacaksın.
Dişiyle yavruları rahatsız edilmemiş fakat onbin kişilik Fetih ordusu istikametini değiştirmiştir.

KONUŞMAYAN BU HAYVAN
Birgün yolda giderken açlıktan karnı sırtına yapışmış bir deve görür. Yüzü bulutlanır ve devenin sahibine döner:
- Konuşamayan bu hayvana bakarken Allah 'tan kork!

KOYUNUN GÖZÜ ÖNÜNDE
Kuzeni Abbas oğlu Abdullah anlatmaktadır. Birgün Allah 'ın Elçisiyle bir yere gidiyorduk. Birisi kesmek üzere bir koyunu bağlamış, koyunun göz önünde bıçağı biliyordu. Hz. Muhammed(sav) ona seslendi:
- Onu defalarca mı öldürmek istiyorsun?.....
(alıntıdır)
 
  • Beğen
Tepkiler: s@hr@


Maconis

Üye
Gözlerim yaşardı
teşekkürler
 

Burak

Üye
    Konu Sahibi
rica ederim.
 
Mobil İletişim

Mobil İletişim

Üye
gözlerin yaşarmaması elde değil Allah'ın elçisine ancak bu yakışır.
 

Burak

Üye
    Konu Sahibi
evet.
 
s@hr@

s@hr@

Üye
Teşekkürler ablacım güzel bir paylaşım...
 

Burak

Üye
    Konu Sahibi
rica ederim.
 


Üst Alt