Albert Einstein
Üye
Hüseyin Rahmi Gürpınar - Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç Özeti Kitap Özeti
KiTABIN ÖZETİ
1910 yılının Mayıs ayında Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çarpacağı söylentisi yayılır. Bu haber dünyada olduğu gibi İstanbul’da da bir panik yaratır. Kenar mahallelerdeki cahil kadınlar da bu işi kendi anlayışlarına göre yorumlarlar.Romanın kahramanı olan İrfan Galib’de bu mahallede oturmaktadır.Zengin bir ailenin oğlu olan İrfan ,batı ilimlerini tahsil etmiş ,geniş fikirli fakat tuhaflıkları olan bir gençtir. Yolda peçeli bir kadın görür.Onun çok güzel ve bilgili bir genç kız olduğunu hayal ederek peşine takılır.Bir çok tesadüften sonra ,bu güzelle ilgili hayaller kurar.Acemice bir konuşma girişiminden sonra kadın tarafından terslenir.Bu olay onu büyük bir kadın düşmanı yapar. Kadınların zayıflığı ile ilgili makaleler yazar.Kadınları korkutarak küçük düşürmek için Halley Kuyruklu Yıldızı ile ilgili konferanslar düzenlemeye karar verir. Anatomi ,astronomi,fizik karışımı tuhaf konferransına ,bir de kuyruklu yıldızın çarpmasıyla kopacak olan kıyameti tasvir eden korkunç rüya ekler.Bir süre sonra maceraperest bir kadından mektup alır.İrfan bu mektuba coşkun ve duygulu bir cevap yazdıktan sonra konferansının ikinci bölümünü hazırlar.Ev halkını ,mahalle esnafını kıyametin kopacağına inandırmıştır.Herkes birbirine itiraflarda bulunarak helalleşir.İkinci konferansta İrfan’ın kıyamet sahnesini tasvir ettiği sırada ,önceden hazırladığı küçük oyun sahnelenir.Etrafta patlayan çatpatlar ,fişekler ,yukarı katta devrilen masa ve dolaplar ,kadınları çılgına çevirir. Bu sırada tanımadığı hayranı ile mektuplaşması sürmektedir.Onun hakkında çok kötü şeyler öğrenmesine rağmen kadına evlenme teklif eder.Kadının bu evlilik için bir şartı vardır. Kuyruklu yıldızın çarpacağı ana kadar İrfan’a yüzünü göstermeyecektir. Halley’in görüneceği gün düğün yapılır.Evin damında dürbünle gökyüzünü araştıran gelinle güvey arasında bilimsel , felsefi ,uzun konuşmalar geçmektedir. Genç gelin ,evliliğinin ilk gününden aklını ,bilgisini kocasına ispat ederek, eşit şartlarda sürecek bir beraberliğin temelini atmıştır.Gelin hanım İrfan’dan kadınların öcünü almak için bir oyun yapmıştır ve bu oyunun sonunda İrfan’ın ona iyi bir koca olacağını anlamıştır.????
???:
KİTABIN ANAFİKRİ
İnsanların cahilliklerinden dolayı farklı yorumlanan bazı olaylar sonucunda ,kandınların ve erkeklerin eşit şartlarda muhakeme gücüne sahip olduklarını ve kurulan yeni bir yuva anlatılıyor.
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
İRFAN GALİB : Batı tahsili görmüş, yaratıcı zekasını iyi kullanan insanları çok rahat etkileyebilen tuhaf ,yakışıklı bir gençtir.
LÜTFİYE : İrfan’ın evlendiği ,zeki ve güzel ,iyi bir eğitim almış hanımefendidir.
EV HALKI :Cahil, herşeye çok rahat inanabilen sevdiklerine yürekten bağlı olan kişiler.
ESNAF : Her duyduğuna çok çabuk inan ,araştırmayı sevmeyen cahil insanlar.
KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER
Kitapta ustaca hazırlanmış entrikalara yer verilmiş. Toplumun çok çeşitli alanlardaki günlük yaşayışı ,değer hükümleri eleştirilmiştir.Batı özentisi olanlara şiddetle çatılmaktadır.Bunun için yazar ,mizah unsurunu ustalıkla kullanmıştır.Mizahi boyutuyla düşündüren ,okurken değişik dünyalara götüren güzel bir roman.
KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ - Hüseyin Rahmi Gürpınarın Hayatı(1864-1944)
Roman, hikaye ve oyun yazan. İstanbul’da doğdu. Babası Mehmed Said Paşa’dır. Çok küçük yaşta annesini kaybetti, anneannesi ile teyzesinin yanında büyüdü. Mahalle mekte¤¤Sansürlenmiştir¤¤bi ile Mahmudiye Rüştiyesi’nde okudu. Özel dersler alarak Fransızca öğrendi. 1880′de Mülkiye Mektebi’ne girdi, hasta¤¤Sansürlenmiştir¤¤landığ ı için İkinci sınıftan ayrıldı. Adliye ve Nâfıa (Bayındırlık) bakanlıklarında kısa süreli memurluklarda bulundu. 1908′den sonra hayatını kalemi ile kazandı. V.ve Vl’ıncı dönemlerde (1935-1943) Kütahya milletvekili olarak TBMM’nde bulundu.Hayatının son 30-31 yılını Heybeliada’da geçirdi. Kabri aynı adadadır.
Hiçbir edebî topluluğa katılmayan Hüseyin Rahmi ilk ro¤¤Sansürlenmiştir¤¤manı olan Sık ile tanınarak Tercüman-ı Hakikat gazetesinin yazarları arasına katıldı. Bir müddet tercüme ile uğraştıktan sonra kendini tamamen telif romana verdi. Sayıları altmışa yaklaşan hikâye ve roman kitapları yayımlandı. 1921-1924 yıllan onun yazı hayâtının en verimli yıllandır. Eserlerinde gözleme büyük değer verdi. Yaşadığı devrin insanlarının hayatını, İnançlarını, kavgalarım, gülünç hallerini anlattı.
Bilhassa sosyal problemleri, bâtıl inançları, yanlış batılılaş¤¤Sansürlenmiştir¤¤ma nın toplum hayâtında yarattığı sarsıntıları başarılı bir şe¤¤Sansürlenmiştir¤¤kilde tasvir etti. Kahramanları kendi dilleri ite ustalıkla ko¤¤Sansürlenmiştir¤¤nuşturara k canlı eserler verdi. Meddah, Karagöz ve Orta¤¤Sansürlenmiştir¤¤oyunu geleneğinden de faydalanarak romanlarında güldürü unsuruna ağırlık verdi.
Hüseyin Rahmi Gürpınarın Romanları - Eserleri
1. Şık (1889), 2. İffet (1896), 3. Mutallaka (1998), 4. Mürebbiye (1899), 5. Bir Muadele-i Sevda (1899), 6. Metres (1900), 7. Tesadüf (1900), 8. Şıpsevdi (1911) 9. Nî-metşinas (1901), 10. Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (1912), 11. Gulyabânî (1913), 12. Cadı (1912), 13. Sevda Pe¤¤Sansürlenmiştir¤¤şinde (1912), 14. Hayattan Sayfalar (1919), 15. Hakka Sığın¤¤Sansürlenmiştir¤¤dık (1919), 16. Toraman (1919), 17. Son Arzu (1922), 17. Tebessüm-! Elem (1923), 18. Cehennemlik (1924), 19. Efsun-cu Baba (1924), 20. Meyhanede Hanımlar (1924), 21. Ben De¤¤Sansürlenmiştir¤¤li Miyim? (1925), 22. Tutuşmuş Gönüller (1926), 23. BÎHÛr Kalp (1926), 24. Evlere Senlik, Kaynanam Nasıl Kudurdu? (1927), 25. Mezarından Kalkan Şehit (1928), 26. Kokotlar Mektebi (1928), 27. Şeytan İşi (1933), 28. Utanmaz Adam (1934), 29. Eşkıya İninde (1935), 30. Kesik Baş (1942), 31. Gö¤¤Sansürlenmiştir¤¤nül Bir Yeldeğlrmenidfr, Sevda Öğütür (1943), 32. Ölüm Bir Kurtuluş Mudur? (1954), 33. Dlrilen İskelet (1946), 34. Düny⤤Sansürlenmiştir¤¤nın Mihveri Kadın Mı Para Mı? (1949), 35. Deli Filozof (1964), 36. Kaderin Cilvesi (1964), 37. İnsanlar Maymun Muy¤¤Sansürlenmiştir¤¤du? (1968), 38 Can Pazarı (1968), 39. Ölüler Yaşıyor Mu? (1973), 40. Namuslu Kokotlar (1973)
1910 yılının Mayıs ayında Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çarpacağı söylentisi yayılır. Bu haber dünyada olduğu gibi İstanbul’da da bir panik yaratır. Kenar mahallelerdeki cahil kadınlar da bu işi kendi anlayışlarına göre yorumlarlar.Romanın kahramanı olan İrfan Galib’de bu mahallede oturmaktadır.Zengin bir ailenin oğlu olan İrfan ,batı ilimlerini tahsil etmiş ,geniş fikirli fakat tuhaflıkları olan bir gençtir. Yolda peçeli bir kadın görür.Onun çok güzel ve bilgili bir genç kız olduğunu hayal ederek peşine takılır.Bir çok tesadüften sonra ,bu güzelle ilgili hayaller kurar.Acemice bir konuşma girişiminden sonra kadın tarafından terslenir.Bu olay onu büyük bir kadın düşmanı yapar. Kadınların zayıflığı ile ilgili makaleler yazar.Kadınları korkutarak küçük düşürmek için Halley Kuyruklu Yıldızı ile ilgili konferanslar düzenlemeye karar verir. Anatomi ,astronomi,fizik karışımı tuhaf konferransına ,bir de kuyruklu yıldızın çarpmasıyla kopacak olan kıyameti tasvir eden korkunç rüya ekler.Bir süre sonra maceraperest bir kadından mektup alır.İrfan bu mektuba coşkun ve duygulu bir cevap yazdıktan sonra konferansının ikinci bölümünü hazırlar.Ev halkını ,mahalle esnafını kıyametin kopacağına inandırmıştır.Herkes birbirine itiraflarda bulunarak helalleşir.İkinci konferansta İrfan’ın kıyamet sahnesini tasvir ettiği sırada ,önceden hazırladığı küçük oyun sahnelenir.Etrafta patlayan çatpatlar ,fişekler ,yukarı katta devrilen masa ve dolaplar ,kadınları çılgına çevirir. Bu sırada tanımadığı hayranı ile mektuplaşması sürmektedir.Onun hakkında çok kötü şeyler öğrenmesine rağmen kadına evlenme teklif eder.Kadının bu evlilik için bir şartı vardır. Kuyruklu yıldızın çarpacağı ana kadar İrfan’a yüzünü göstermeyecektir. Halley’in görüneceği gün düğün yapılır.Evin damında dürbünle gökyüzünü araştıran gelinle güvey arasında bilimsel , felsefi ,uzun konuşmalar geçmektedir. Genç gelin ,evliliğinin ilk gününden aklını ,bilgisini kocasına ispat ederek, eşit şartlarda sürecek bir beraberliğin temelini atmıştır.Gelin hanım İrfan’dan kadınların öcünü almak için bir oyun yapmıştır ve bu oyunun sonunda İrfan’ın ona iyi bir koca olacağını anlamıştır.????
???: KİTABIN ANAFİKRİ
İnsanların cahilliklerinden dolayı farklı yorumlanan bazı olaylar sonucunda ,kandınların ve erkeklerin eşit şartlarda muhakeme gücüne sahip olduklarını ve kurulan yeni bir yuva anlatılıyor.
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
İRFAN GALİB : Batı tahsili görmüş, yaratıcı zekasını iyi kullanan insanları çok rahat etkileyebilen tuhaf ,yakışıklı bir gençtir.
LÜTFİYE : İrfan’ın evlendiği ,zeki ve güzel ,iyi bir eğitim almış hanımefendidir.
EV HALKI :Cahil, herşeye çok rahat inanabilen sevdiklerine yürekten bağlı olan kişiler.
ESNAF : Her duyduğuna çok çabuk inan ,araştırmayı sevmeyen cahil insanlar.
KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER
Kitapta ustaca hazırlanmış entrikalara yer verilmiş. Toplumun çok çeşitli alanlardaki günlük yaşayışı ,değer hükümleri eleştirilmiştir.Batı özentisi olanlara şiddetle çatılmaktadır.Bunun için yazar ,mizah unsurunu ustalıkla kullanmıştır.Mizahi boyutuyla düşündüren ,okurken değişik dünyalara götüren güzel bir roman.
KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ - Hüseyin Rahmi Gürpınarın Hayatı(1864-1944)
Roman, hikaye ve oyun yazan. İstanbul’da doğdu. Babası Mehmed Said Paşa’dır. Çok küçük yaşta annesini kaybetti, anneannesi ile teyzesinin yanında büyüdü. Mahalle mekte¤¤Sansürlenmiştir¤¤bi ile Mahmudiye Rüştiyesi’nde okudu. Özel dersler alarak Fransızca öğrendi. 1880′de Mülkiye Mektebi’ne girdi, hasta¤¤Sansürlenmiştir¤¤landığ ı için İkinci sınıftan ayrıldı. Adliye ve Nâfıa (Bayındırlık) bakanlıklarında kısa süreli memurluklarda bulundu. 1908′den sonra hayatını kalemi ile kazandı. V.ve Vl’ıncı dönemlerde (1935-1943) Kütahya milletvekili olarak TBMM’nde bulundu.Hayatının son 30-31 yılını Heybeliada’da geçirdi. Kabri aynı adadadır.
Hiçbir edebî topluluğa katılmayan Hüseyin Rahmi ilk ro¤¤Sansürlenmiştir¤¤manı olan Sık ile tanınarak Tercüman-ı Hakikat gazetesinin yazarları arasına katıldı. Bir müddet tercüme ile uğraştıktan sonra kendini tamamen telif romana verdi. Sayıları altmışa yaklaşan hikâye ve roman kitapları yayımlandı. 1921-1924 yıllan onun yazı hayâtının en verimli yıllandır. Eserlerinde gözleme büyük değer verdi. Yaşadığı devrin insanlarının hayatını, İnançlarını, kavgalarım, gülünç hallerini anlattı.
Bilhassa sosyal problemleri, bâtıl inançları, yanlış batılılaş¤¤Sansürlenmiştir¤¤ma nın toplum hayâtında yarattığı sarsıntıları başarılı bir şe¤¤Sansürlenmiştir¤¤kilde tasvir etti. Kahramanları kendi dilleri ite ustalıkla ko¤¤Sansürlenmiştir¤¤nuşturara k canlı eserler verdi. Meddah, Karagöz ve Orta¤¤Sansürlenmiştir¤¤oyunu geleneğinden de faydalanarak romanlarında güldürü unsuruna ağırlık verdi.
Hüseyin Rahmi Gürpınarın Romanları - Eserleri
1. Şık (1889), 2. İffet (1896), 3. Mutallaka (1998), 4. Mürebbiye (1899), 5. Bir Muadele-i Sevda (1899), 6. Metres (1900), 7. Tesadüf (1900), 8. Şıpsevdi (1911) 9. Nî-metşinas (1901), 10. Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (1912), 11. Gulyabânî (1913), 12. Cadı (1912), 13. Sevda Pe¤¤Sansürlenmiştir¤¤şinde (1912), 14. Hayattan Sayfalar (1919), 15. Hakka Sığın¤¤Sansürlenmiştir¤¤dık (1919), 16. Toraman (1919), 17. Son Arzu (1922), 17. Tebessüm-! Elem (1923), 18. Cehennemlik (1924), 19. Efsun-cu Baba (1924), 20. Meyhanede Hanımlar (1924), 21. Ben De¤¤Sansürlenmiştir¤¤li Miyim? (1925), 22. Tutuşmuş Gönüller (1926), 23. BÎHÛr Kalp (1926), 24. Evlere Senlik, Kaynanam Nasıl Kudurdu? (1927), 25. Mezarından Kalkan Şehit (1928), 26. Kokotlar Mektebi (1928), 27. Şeytan İşi (1933), 28. Utanmaz Adam (1934), 29. Eşkıya İninde (1935), 30. Kesik Baş (1942), 31. Gö¤¤Sansürlenmiştir¤¤nül Bir Yeldeğlrmenidfr, Sevda Öğütür (1943), 32. Ölüm Bir Kurtuluş Mudur? (1954), 33. Dlrilen İskelet (1946), 34. Düny⤤Sansürlenmiştir¤¤nın Mihveri Kadın Mı Para Mı? (1949), 35. Deli Filozof (1964), 36. Kaderin Cilvesi (1964), 37. İnsanlar Maymun Muy¤¤Sansürlenmiştir¤¤du? (1968), 38 Can Pazarı (1968), 39. Ölüler Yaşıyor Mu? (1973), 40. Namuslu Kokotlar (1973)
