Hikayeler (çoçuklar, kizlar ve kadinlar)

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Eykul

Eykul

Üye
    Konu Sahibi
Hikayeler (çoçuklar, kizlar ve kadinlar)
AĞLAYAN BİRÇOCUĞUN SESİ

Mescit'te sabah namazınıkıldırmaktadır. Genellikle yaptığı uygulama, farz olan iki rekatta, namazınruhuna uygun bir biçimde, ağır ağır 100 ayet okuyarak uzun bir namaz kıldırmakiken, o sabah çok kısa sürede namazı tamamlar ve selam verir. Arkadaşları sorar:

- Ey Allah'ın Elçisi! Bugünneden namazı hızlı kıldırdın?

- Ağlayan bir çocuğunsesini duydum. Ana-babasının üzüleceğinden endişelendim


*****************************************

KIZ – ERKEK AYRILINCA

Hizmetçisi Enes anlatıyor:
Bir Adam Hz. Muhammed (asv)’in yanında oturuyordu. Bir ara adamın oğlu geldi. Adam çocuğu dizine oturtarak öpüp sevmeye başladı. Biraz sonra kızı da geldi. Adam ise onu yanına oturtmadı ve hiç ilgilenmedi. Allah’ın Elçisi (asm)’in yüzü değişmişti, sert bir ses tonuyla sordu:
“Niçin ikisini bir tutmadın?”

*******************************
HOŞ GELDİN KIZIM

Soyunun kıyamete kadar kendisinden devam edeceği ve yedi çocuğu içerisinde kendi vefatından sonraya kalan tek evladı olan Hz. Fatma (r.anha), Hz. Muhammed (asv)’in kalbinde çok özel bir yere sahiptir. Yanına her geldiğinde mutlaka ayağa kalkarak karşılar,
“Hoş geldin kızım.” diyerek öper, elinden tutarak yanına oturtur. Fatma da babasına karşı aynı şekilde davranır. Kızına duyduğu sevgiyi ifade ederken:
“Fatma benim parçamdır, ona eziyet veren bana eziyet vermiş olur.” der.

Beş-on sene öncesine kadar küçücük kız çocuklarını kendi elleriyle öldüren insanlardan oluşmuş bir toplum da onları izlemektedir. Kız çocuğunun gerçekte ne değerli bir nimet olduğunu anlayarak…

**************************
[h=3]EN ÇOK AYŞE'Yİ (r.anha)[/h]Kalabalık bir grup içindedirler. Bir arkadaşı uzun bir zamandır merak ettiği bir soru sorar.
"Ey Allah’ın Elçisi! En çok kimi seviyorsunuz?"
Cevapta hiçbir çekingenlik ve kompleks yoktur.
"Ayşe (r.anha)'yi."
Aynı soru evliliklerinin başında Hz. Ayşe (r.anha) tarafından da sorulur.
"Beni nasıl seviyorsun."
"Kördüğüm gibi."
Hz. Ayşe (r.anha) aldığı cevaptan o kadar hoşnut olur ki, ilerleyen yıllarda sık sık sorusunu yineler.
"Ey Allah’ın Elçisi! Kördüğüm ne alemde?"
"İlk günkü gibi!"

***********************************
[h=3] KÖLE VE CARİYE [/h]Hz. Ali (ra) ile Hz. Fatma (r.anha) evlenmek üzeredir. İkisini birden karşısına alarak öğüt verir.
"Ey Ali, kızımı sana cariye olarak veriyorum, ama unutma sen de onun kölesisin."




 


TheCower

TheCower

Üye
Allah razı olsun.
 
  • Beğen
Tepkiler: Eykul
Eykul

Eykul

Üye
    Konu Sahibi
Cümlemizden :)
 
Emrgncy

Emrgncy

Üye
Allah razı olsun Esmâ
 
Eykul

Eykul

Üye
    Konu Sahibi
Ana Hakkı ve Alkama'nın Sonu...


Hazreti Peygamberimiz (s.a.s.) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah'ın huzuruna telaşla girerek:

- Ya Resûlellah! Şu anda kocam ölüm dçşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak... Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi.

Hazreti Peygamberimiz:

Kocan sağlığında ne gibi kötü harekette bulunurdu? diye sordu.

Kadın hiçbir kötü amelinin olmadığını, namazını kılıp her türlü ibadetini noksansız yerine getirmeye çalıştığını söyledi.

Bu sefer Peygamberimiz:

Kocanızın dünyada kimi var? diye sordu.

Kadın ihtiyar bir annesi olduğunu söyleyince Peygamberimz (s.a.s.) kadının kocası Alkama'nın anasın huzura çağırdı. Hazreti Alkama'nın anası, Hazreti Peygamberimizin huzuruna çıktı. Peygamberimiz:

Oğlun sana karşı nasıl hareket ederdi? Oğlundan memnunmusun? diyr sordu.

Alkamanın anası:

Ya Resulullah, oğlum evleninceye kadar çok iyi muamele ederdi. Evlendikten sonra hanımını dinledi, bana hor bakmaya başladı. Hatta son zamanda evini bile ayırdı. Ben de üzüldüm, onun bu hareketine, dedi.

Peygamberimiz (s.a.s.) yaşlı kadına; oğlunun ölüm döşeğinde olduğunu, hakkını helâl etmediği takdirde cehennem azabı çekeceğini söylediyse de kadın:

Hakkımı helâl etmem ey Allah'ın Resûlü, dedi.

Alkama ise evde yatıyor, hâlâ şehadet kelimesi getiremiyordu.

Hazreti Peygamberimi, kadının annelik şefkatini harekete geçirmek için, orada bulunanlara:

Bana biraz odun hazırlayın, diye emir verdi.

Kadın hayretle :

Odunu ne yapacaksın ya Resûlellah! diye sormaktan kendini alamadı.

Çünkü o da şüphelenmişti.

Peygamber Efendimiz :

Oğlunu yakacağım... Zira yarın cehennemde yanacağına cezasını burada çeksin, daha iyi buyurunca, kadın dayanamadı,

Oğlumun gözümün önünde yanmasına razı olamam ya Resûlellah ! Ona hakkımı helal ediyorum, dedi.

Murat hasıl olmuştu... Hazreti Peygamberimiz, Bilâl-ı Habeşi Hazretlerini göndererek :

Git bakalım, Alkama ne haldedir? buyurdular.

Bilâl-i Habeşi Alkam'nın yanına varıp şehadet kelimesei telkin ettiğinde, Alkama'nın dili açılmıştı :

Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllah, deyip ruhunu Allah'a teslim etti.
 
Eykul

Eykul

Üye
    Konu Sahibi
HANIM DA GELEBİLİR Mİ?

Medine'deki komşularından bir İranlı, akşam yemeği olarak hazırladığı özel bir çorbayı kendisiyle paylaşması için Hz. Muhammed (asv)'i davet eder. O, Hz. Ayşe (r.anha)'yi kastederek
"Hanım da gelebilir mi?" diye sorar. İranlı istemez. Hz. Muhammed (asv) de davete katılmaz. İranlı kısa bir süre sonra gelerek davetini tekrarlar. Hz. Muhammed (asv) yine sorar:
"Hanım da beraber mi?" İranlı yine kaşlarını kaldırır. Bir daha geçer. İranlı üçüncü kez davetini tekrarlar. Hz. Muhammed (asv) ise hala aynı noktadadır. "Hanım da..." der. İranlı bu kez kabul etmek zorunda kalır. Çorbayı Hz. Ayşe (r.anha) ile birlikte içerler.

[h=3]KIZINI ZORLA EVLENDİREMEZSİN[/h]Arkadaşlarından biri, kızını istemediği biriyle zorla evlendirmek üzeredir. Gönülsüz gelin, çareyi Hz. Muhammed (asv)'e sığınmakta bulur:
"Ey Allah'ın Elçisi! Babam beni istemediğim halde zorla amca oğlumla evlendiriyor."
Hz. Muhammed (asv) babayı çağırır:
"Kızını, istemediği halde bir başkasıyla evlendirme hakkına sahip değilsin."
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt