Tuba.Erva
Üye
heyecan veren sesler..
http://www.maxicep.com/photo.php?op...pid=346610&id=100000593417388&oid=58180901871
Seneler evvel TRT’de bir radyo programına konuk olmuştum; içeriğini unutsam da ismi “Sesler ve Yüzler”di…
Bu isim çok etkilemişti beni,
Sesler ve Yüzler
Her sesin kendi içinde beynimize çizdiği bir yüz, içimize bıraktığı bir anlam vardı ve her yüz bir sesi çağrıştırmasa da her ses bir yüzü çağrıştırıyordu…
Patronun sesi,
Öğretmenin sesi,
Komutanın sesi,
Musluğun sesi,
Çaycının, bozacının, sütçünün, hurdacının, dilencinin…
Ses ve çağrıştırdıkları…
Örneğin ;
Umut veren sesler var ;
Ev halkı olarak işten dönen babanın geldiğinin işareti kapı sesi.
Sipariş ettiğiniz yemeğin açlığınıza yetişen zil sesi.
Hasta yatağınızın başında şefkati ile anne sesi.
En çaresiz anınızda “hallederiz üzülme” diyen o “dostun” sesi.
Sonra, huzur veren sesler;
Akan bir dereden ya da bir havuz fıskiyesinden gelen suyun sesi.
Bir ağustos sıcağında kola/gazozun açılan kapak sesi.
Kış günü mutfakta bardağa bırakılan çay kaşığının çaya çağıran sesi.
Sokağı yırtarak üzerinize doğru koşan çocuğunuzun size koşturan sesi.
Hücre yalnızlığınızda kimsesizliğinize yetişen herhangi bir insan sesi.
İhtiyar yalnızlığınızda kapı merdivenlerinden size doğru yaklaşan komşunun terlik sesi…
Sizi oyuna çağıran çocukluğunuzda, cepte şıkırdayan misket sesi.
Evde ikinci bir insanın varlığını haykıran nefesin sesi.
Korkuyla yürüdüğünüz yolda arkanızdan gelen arkadaşınızıncesaret veren ayak sesi…
Bir de rahatsız eden sesler var mesela;Arabanın unutulan Alarm sesi,
Beyninizi tırmalayan Trafo sesi,
Eli belinde bir kadının Çığlık sesi,
Sizi korkuya boğan acil Siren sesi,
Ya korku veren sesler;
Gece yarısı çalan telefon,
Babanın giderek yaklaşan kızgın sesi,
Kaldırımda yürürken gelen Acı fren sesi,
Hiç ummadığınız anda kulağınıza yapışan bekçinin “işte yakaladım sesi”,
Sokağı döndüğünüz yerde köpeğin yüzünüze havlama sesi,
Hadi bu tatsız sesleri geçelim…
Heyecan veren sesler;
Umutsuz bir hastanın günler sonra dudaklarından sızan belli belirsiz yaşam sesi,
Sevgilinin artık aramaz dediğiniz yerde sizi arayarak “canım” demesi,
Çocuğunuzun ilk çıkardığı hecenin anında paylaşılan “da” sesi,
Kavuran yazın iftar sofrasında suyun bardağa dökülen sesi,
Askerdeki ağabeyinizin arayarak “anneme söyleme yarın geliyorum” neşesi,
“Benimle evlenir misin?”
“Seni şef yapıyorum”
“Yurt dışı görevine sen gidiyorsun”
“ÖSS, yi kazanmışsın”
“Çift ikramiye alıyorsun”
“Seni seviyorum” gibi gibi gibi…
Özet;
Belki sağır sultan bu yazıdan bir şey anlamaz amma
Sor bakalım kör Fazlı’ya neler söyler ses ona
blogumdan alıntıdır
Seneler evvel TRT’de bir radyo programına konuk olmuştum; içeriğini unutsam da ismi “Sesler ve Yüzler”di…
Bu isim çok etkilemişti beni,
Sesler ve Yüzler
Her sesin kendi içinde beynimize çizdiği bir yüz, içimize bıraktığı bir anlam vardı ve her yüz bir sesi çağrıştırmasa da her ses bir yüzü çağrıştırıyordu…
Patronun sesi,
Öğretmenin sesi,
Komutanın sesi,
Musluğun sesi,
Çaycının, bozacının, sütçünün, hurdacının, dilencinin…
Ses ve çağrıştırdıkları…
Örneğin ;
Umut veren sesler var ;
Ev halkı olarak işten dönen babanın geldiğinin işareti kapı sesi.
Sipariş ettiğiniz yemeğin açlığınıza yetişen zil sesi.
Hasta yatağınızın başında şefkati ile anne sesi.
En çaresiz anınızda “hallederiz üzülme” diyen o “dostun” sesi.
Sonra, huzur veren sesler;
Akan bir dereden ya da bir havuz fıskiyesinden gelen suyun sesi.
Bir ağustos sıcağında kola/gazozun açılan kapak sesi.
Kış günü mutfakta bardağa bırakılan çay kaşığının çaya çağıran sesi.
Sokağı yırtarak üzerinize doğru koşan çocuğunuzun size koşturan sesi.
Hücre yalnızlığınızda kimsesizliğinize yetişen herhangi bir insan sesi.
İhtiyar yalnızlığınızda kapı merdivenlerinden size doğru yaklaşan komşunun terlik sesi…
Sizi oyuna çağıran çocukluğunuzda, cepte şıkırdayan misket sesi.
Evde ikinci bir insanın varlığını haykıran nefesin sesi.
Korkuyla yürüdüğünüz yolda arkanızdan gelen arkadaşınızıncesaret veren ayak sesi…
Bir de rahatsız eden sesler var mesela;Arabanın unutulan Alarm sesi,
Beyninizi tırmalayan Trafo sesi,
Eli belinde bir kadının Çığlık sesi,
Sizi korkuya boğan acil Siren sesi,
Ya korku veren sesler;
Gece yarısı çalan telefon,
Babanın giderek yaklaşan kızgın sesi,
Kaldırımda yürürken gelen Acı fren sesi,
Hiç ummadığınız anda kulağınıza yapışan bekçinin “işte yakaladım sesi”,
Sokağı döndüğünüz yerde köpeğin yüzünüze havlama sesi,
Hadi bu tatsız sesleri geçelim…
Heyecan veren sesler;
Umutsuz bir hastanın günler sonra dudaklarından sızan belli belirsiz yaşam sesi,
Sevgilinin artık aramaz dediğiniz yerde sizi arayarak “canım” demesi,
Çocuğunuzun ilk çıkardığı hecenin anında paylaşılan “da” sesi,
Kavuran yazın iftar sofrasında suyun bardağa dökülen sesi,
Askerdeki ağabeyinizin arayarak “anneme söyleme yarın geliyorum” neşesi,
“Benimle evlenir misin?”
“Seni şef yapıyorum”
“Yurt dışı görevine sen gidiyorsun”
“ÖSS, yi kazanmışsın”
“Çift ikramiye alıyorsun”
“Seni seviyorum” gibi gibi gibi…
Özet;
Belki sağır sultan bu yazıdan bir şey anlamaz amma
Sor bakalım kör Fazlı’ya neler söyler ses ona
blogumdan alıntıdır



