ahmetsecer
Üye
Her gün ölüme bir adım daha yaklaşmıyor muyuz?
Ölüm anınıza doğru bir geri sayım içinde olduğunuzun farkında mısınız? Ölümümüz de yaşamımız kadar kesin bir gerçek. Ancak çoğunlukla insanlar bu durumu görmezden geliyorlar. Dünya telaşına öyle bir dalmışlardır ki sanki sonsuza dek yaşayacaklarmış gibi bir tutum içine giriyorlar. Ölüm bir an için akıllarına gelse bile hemen unutmaya çalışıp, kendilerini işlerine daha da çok veriyorlar. Televizyonda ölümle ilgili bir haber çıksa hemen geçiliyor, nerdeyse hiç düşünülmüyor. Biri ölümle ilgili bir şey söyleyse hemen konuyu kapatıp başka konuya geçiliyor. Peki ölümden kaçmak bir gün mutlaka karşılaşacağımız gerçeğini değiştiriyor mu?
Dünyaya gözümüzü açtığımız andan itibaren birçok telaşın içine girmiyor muyuz? Kolej sınavları, dersaneler, ardından üniversite ardından iş hayatına atılıyoruz. Koşturmaca, telaş, yapılacak işlerin listesi hiç bitmiyor. Bu yoğun tempo içinde biran bile durup düşünmüyoruz. Her gün nereye doğru gidiyoruz? Her geçen gün ölüme bir adım daha yaklaşmıyor muyuz? Bütün bu sınavlar, iş toplantıları, seyahatlar, sorumluluklar insanlara ölümü tamamen unutturuyor. Bir süre sonra bakıyorsunuz ki dünyaya dalmış ve adeta uyuşmuş bir hayatın içine sürüklenen insanlarla dolu her yer. İnsanlar ahireti tamamen unutmuş bir ruh halinde ve ezbere yaşanan bir döngünün içinde yaşıyorlar. Dünya hayatının geçici heveslerine kapılıp bir gün bir işin, başka bir gün başka bir işin peşinde koşturup bir gün öleceklerini unutuyorlar. Oysa insanın çok değer verdiği bir iş çok kısa bir süre sonra önemini tamamen yitiriyor ama insan yaşlanıpta dünyanın geçiciliğini anladığında her şey çoktan bitmiş oluyor.
İnsanların çoğu bu şekilde yaşıyor. Sürekli yaşadıkları hayattan şikayetçi olsalar da derin düşünmediklerinden içinde bulundukları sığ hayatın farkına varamıyorlar. Oysa biten her gün, her saat, her dakika Allah'ın katında vakti belli olan ölüm anına doğru bizi yaklaştırıyor. Bu gerçeği düşünen insanın dünya uğraşılarıyla şuursuzca oyalanmak yerine ahireti ve sonsuz hayatı düşünmesi gerekmez mi? Ahirette kendisini bekleyen sonsuz bir hayat olduğunu ve ölümle kesin bu gerçeği göreceğini düşünmez mi? Ve sonsuz hayatta cennete gitmek için çaba harcaması gerektiğini görmez mi?
Oysa ölüme her gün yaklaştığını düşünen insanların hayatı çok akılcı, kaliteli ve güzel olur. Allah’a dayanıp güvenen insan çok sakin ve huzurlu bir ruh halindedir. Allah sevgisi ve Allah korkusu ile yaşamanın huzuru ve sonsuz cennet neşesi sürekli üzerindedir. Dünya hırslarından uzaklaşmış olmanın güzelliğini ve rahatlığını kesintisiz olarak yaşar. Dünya nimetlerinin tümü yine kendisinindir ama bunları kendisini Allah'a yaklaştıracak birer vesile olarak gördüğünden nimetin zevkini sürekli yaşar. Yaşadığı her anın hesabını Allah'a vereceğini bildiğinden, ölüm anına kadar hayatı akılcı, huzurlu, dürüst ve kaliteli olur.
Bu yüzden ölümü düşünen ve unutmaya çalışan insan arasıdaki farkı görmenizi istiyorum. Ölümü düşünen ve ahireti bilen insan hayatını şuurlu bir şekilde yaşıyor, gelip geçici olaylara aşırı değer verip sadece bu dünya için yaşamıyor. Sonuçta mutlaka ölümün gelip dünyayla ilgili herşeyi kesip bitireceğini ve ahiretle karşılaşacağını biliyor. Ölümü düşünmeyen insan ise durmadan hırs içinde dünyevi planlar yapıp duruyor, dünyada adeta herşeyi elde etmek istiyor ve ölümü bir an bile düşünmüyor. Peki ölümü hiç düşünmemek onun bir gün mutlaka ölümle karşılaşacağı gerçeğini değiştirir mi? Hiç beklemediği bir anda bambaşka bir hayata gözünü açıp dünyadaki herşey bir aldatmacadan ibaretmiş demeyecek mi? Dünyada her gün milyonlarca insan ölüyor. Bu insanların da birçok hırsı, malı, mülkü, hırsları vardı ama hiçbiri ölümden kaçıp kurtulamadı. Bu yüzden ölümü mutlaka düşünün. Bitecek bir hayata değil sonsuza kadar sürecek bir hayata kendinizi hazırlayın...
Dünyaya gözümüzü açtığımız andan itibaren birçok telaşın içine girmiyor muyuz? Kolej sınavları, dersaneler, ardından üniversite ardından iş hayatına atılıyoruz. Koşturmaca, telaş, yapılacak işlerin listesi hiç bitmiyor. Bu yoğun tempo içinde biran bile durup düşünmüyoruz. Her gün nereye doğru gidiyoruz? Her geçen gün ölüme bir adım daha yaklaşmıyor muyuz? Bütün bu sınavlar, iş toplantıları, seyahatlar, sorumluluklar insanlara ölümü tamamen unutturuyor. Bir süre sonra bakıyorsunuz ki dünyaya dalmış ve adeta uyuşmuş bir hayatın içine sürüklenen insanlarla dolu her yer. İnsanlar ahireti tamamen unutmuş bir ruh halinde ve ezbere yaşanan bir döngünün içinde yaşıyorlar. Dünya hayatının geçici heveslerine kapılıp bir gün bir işin, başka bir gün başka bir işin peşinde koşturup bir gün öleceklerini unutuyorlar. Oysa insanın çok değer verdiği bir iş çok kısa bir süre sonra önemini tamamen yitiriyor ama insan yaşlanıpta dünyanın geçiciliğini anladığında her şey çoktan bitmiş oluyor.
İnsanların çoğu bu şekilde yaşıyor. Sürekli yaşadıkları hayattan şikayetçi olsalar da derin düşünmediklerinden içinde bulundukları sığ hayatın farkına varamıyorlar. Oysa biten her gün, her saat, her dakika Allah'ın katında vakti belli olan ölüm anına doğru bizi yaklaştırıyor. Bu gerçeği düşünen insanın dünya uğraşılarıyla şuursuzca oyalanmak yerine ahireti ve sonsuz hayatı düşünmesi gerekmez mi? Ahirette kendisini bekleyen sonsuz bir hayat olduğunu ve ölümle kesin bu gerçeği göreceğini düşünmez mi? Ve sonsuz hayatta cennete gitmek için çaba harcaması gerektiğini görmez mi?
Oysa ölüme her gün yaklaştığını düşünen insanların hayatı çok akılcı, kaliteli ve güzel olur. Allah’a dayanıp güvenen insan çok sakin ve huzurlu bir ruh halindedir. Allah sevgisi ve Allah korkusu ile yaşamanın huzuru ve sonsuz cennet neşesi sürekli üzerindedir. Dünya hırslarından uzaklaşmış olmanın güzelliğini ve rahatlığını kesintisiz olarak yaşar. Dünya nimetlerinin tümü yine kendisinindir ama bunları kendisini Allah'a yaklaştıracak birer vesile olarak gördüğünden nimetin zevkini sürekli yaşar. Yaşadığı her anın hesabını Allah'a vereceğini bildiğinden, ölüm anına kadar hayatı akılcı, huzurlu, dürüst ve kaliteli olur.
Bu yüzden ölümü düşünen ve unutmaya çalışan insan arasıdaki farkı görmenizi istiyorum. Ölümü düşünen ve ahireti bilen insan hayatını şuurlu bir şekilde yaşıyor, gelip geçici olaylara aşırı değer verip sadece bu dünya için yaşamıyor. Sonuçta mutlaka ölümün gelip dünyayla ilgili herşeyi kesip bitireceğini ve ahiretle karşılaşacağını biliyor. Ölümü düşünmeyen insan ise durmadan hırs içinde dünyevi planlar yapıp duruyor, dünyada adeta herşeyi elde etmek istiyor ve ölümü bir an bile düşünmüyor. Peki ölümü hiç düşünmemek onun bir gün mutlaka ölümle karşılaşacağı gerçeğini değiştirir mi? Hiç beklemediği bir anda bambaşka bir hayata gözünü açıp dünyadaki herşey bir aldatmacadan ibaretmiş demeyecek mi? Dünyada her gün milyonlarca insan ölüyor. Bu insanların da birçok hırsı, malı, mülkü, hırsları vardı ama hiçbiri ölümden kaçıp kurtulamadı. Bu yüzden ölümü mutlaka düşünün. Bitecek bir hayata değil sonsuza kadar sürecek bir hayata kendinizi hazırlayın...
