Doğuş Pertez
Emekli Yönetici
Havaalanında Bir Hafta - Alain de Botton
Kitabın yazarı:Alain de Botton
Kitabın çevirisi:Tülin Er
Kitabın yayın evi :Sel Yayıncılık
Yayın tarihi :12 2009
Sayfa sayısı:196 Sayfa
Kitap tanıtım yazısı :
Kitap inceleme yazısı :
Artık uçağa binmemiş insan sayısı gün geçtikçe azalıyor. Eskinin şehirlerarası terminallerinin daha teknolo jik, daha uzay üssü görünüm lü olam gibi gelir çoğumuza. Gerçekten de öyledir aslında, tek fark otobüsten 5-6 kat daha büyük demir aletlerin havalamp iniş yaptığını gör mek olacaktır. Peki havaala nında başka neler olur? Ora da çalışan, deyim yerindeyse *», yaşayan insanların günü, ömrü nasıl geçer? Alain de Botton geride bıraktığımız 2009′un yaz mevsiminde Heathrow havaalanmm işletmecisi şirket tarafında bir haftalığına misafir yazar olarak davet edilir. Amaç de Bottonun sınırsız izinle, havaalanının her noktasını gözlemleyip kaleme almasıdır. Bu vesile üe, hem işletmeci şirket farklı bir reklam yolu kullanacak, hem de de Bottonun yeni bir kitap yazması için muhteşem bir fırsat doğacaktır. Daha önceki kitaplarına baktığımız zaman da Botton yine kafamıza
takılan/takılma ihtimali olan detayları öne çıkararak havaalanında bir hafta geçirmiş
ve gördüklerini, üzerinde düşünerek bize aktarıyor. Bir şirketin CEOsunu, hostesi,
ilanında 1 restoran garsonunu, hava alanı kilisesinin rahibini,
ayakkabı boyacısını, teknik servis çalışanlarım, mağaza elemanlarını ve elbette yolcu ların havaalamyla aralarmda kurdukları bağı, oradaki davranışlarını anlatıyor. Walter Benjamin, hiçbir kültürel belge yoktur ki aynı zamanda barbarlığın da belgesi olmasın, diye yazmıştı. Alain de Botton da, Marslılara medeniyetimizi tanıtmak için havaalanlarını gezdirme-liyiz derken, aslında buna işaret ediyor. Bottondan belki diğer kitaplarından fark lı, ama onlar kadar lezzetli bir kitap
Kitabın adı :Havaalanında Bir HaftaKitabın yazarı:Alain de Botton
Kitabın çevirisi:Tülin Er
Kitabın yayın evi :Sel Yayıncılık
Yayın tarihi :12 2009
Sayfa sayısı:196 Sayfa
Kitap tanıtım yazısı :
Kitap inceleme yazısı :
Artık uçağa binmemiş insan sayısı gün geçtikçe azalıyor. Eskinin şehirlerarası terminallerinin daha teknolo jik, daha uzay üssü görünüm lü olam gibi gelir çoğumuza. Gerçekten de öyledir aslında, tek fark otobüsten 5-6 kat daha büyük demir aletlerin havalamp iniş yaptığını gör mek olacaktır. Peki havaala nında başka neler olur? Ora da çalışan, deyim yerindeyse *», yaşayan insanların günü, ömrü nasıl geçer? Alain de Botton geride bıraktığımız 2009′un yaz mevsiminde Heathrow havaalanmm işletmecisi şirket tarafında bir haftalığına misafir yazar olarak davet edilir. Amaç de Bottonun sınırsız izinle, havaalanının her noktasını gözlemleyip kaleme almasıdır. Bu vesile üe, hem işletmeci şirket farklı bir reklam yolu kullanacak, hem de de Bottonun yeni bir kitap yazması için muhteşem bir fırsat doğacaktır. Daha önceki kitaplarına baktığımız zaman da Botton yine kafamıza
takılan/takılma ihtimali olan detayları öne çıkararak havaalanında bir hafta geçirmiş
ve gördüklerini, üzerinde düşünerek bize aktarıyor. Bir şirketin CEOsunu, hostesi,
ilanında 1 restoran garsonunu, hava alanı kilisesinin rahibini,
ayakkabı boyacısını, teknik servis çalışanlarım, mağaza elemanlarını ve elbette yolcu ların havaalamyla aralarmda kurdukları bağı, oradaki davranışlarını anlatıyor. Walter Benjamin, hiçbir kültürel belge yoktur ki aynı zamanda barbarlığın da belgesi olmasın, diye yazmıştı. Alain de Botton da, Marslılara medeniyetimizi tanıtmak için havaalanlarını gezdirme-liyiz derken, aslında buna işaret ediyor. Bottondan belki diğer kitaplarından fark lı, ama onlar kadar lezzetli bir kitap
