kurt bey
Üye
Hakkari'den Medyaya Çağrı(Lütfen okuyun)
Hakkari ve ilçelerinde bulunan sivil toplum örgütleri, yerel gazeteciler, iş verenler ve belediye başkanları, medyada çıkan haberlerle halkın psikolojisinin bozulduğunu belirterek, buna karşı medyanın daha duyarlı davranması istendi.
Operasyon ve çatışmaların artması ve son olarak sınır ötesi operasyona olanak tanıyan tezkerenin TBMM'den çıkması üzerine gözler, sınırın en uç noktasındaki Hakkari'ye çevrildi. Asker ve mühimmat sevkiyatının yoğun olarak yapıldığı kent, çatışma ve yaşanan ölümlerle birlikte bir anda medyanın akınına uğradı. Burada hemen hemen her gün canlı bağlantı yapan gazeteciler, kentteki sivil toplum örgütleri, yerel gazeteciler, belediye başkanları ve işverenler tarafından 'yalan haber' ve 'savaş çığırtkanlığı yapmak'la suçlanıyor.
'Medya halkımızın psikolojisini bozdu'
Şemdinli Belediye Başkanı Hurşit Tekin, yayınlanan haberlerle halkın psikolojisinin bozulduğunu belirterek, "Bölge üzerinde çok ilginç oyunlar oynanmaktadır. Sınır ötesi kararı alındıktan sonra medya özellikle kendisi sınır ötesi yaptı. Halkımızın psikolojisini bozmak için çabalıyor. Ben belediye başkanı olarak özellikle Kanal D'yi izlemiyorum. Çocuk, kadın, genç, yaşlı kim olursa olsun bu yayınları izlediğinde acaba ben nerede yaşıyorum, acaba Şemdinli nerede diyoruz? Nerdeyse kendi memleketimizi tanıyamaz durumdayız. Evet operasyonlar oluyor. Bu operasyonlar her zaman vardı. Yeni mi başladı? Ancak medyanın bahsettiği ve bir nevi sivil halkı hedef gösterir nitellikte yaptığı haberler halkımızın psikolojisini bozdu. Ben bu medyayı art niyetli görüyorum ve kınıyorum" diye konuştu.
'Medya, savaş kışkırtıcılığına soyundu'
Yüksekova Belediye Başkanı M. Salih Yıldız ise ulusal, toplumsal, demokrasi ve özgürlükler için var olan basının asli görevini unuttuğunu savundu. Medyanın taraflı bir politika uygulamaya ve savaş kışkırtıcılığı yapmaya soyunduğunu iddia eden Yıldız, şunları söyledi:
"Yüksekova'nın 10 kilometre uzağındaki Pilonk mevkiindeki kayalıklara giderek sıfır noktada canlı yayın yapan, yine Keremağa Köprüsü'nde sınırın sıfır noktası diyerek haber sunan, her kim göz altına alınırsa PKK'li veya PKK yandaşı diye haber geçen ve yine DPT'li bir yöneticinin gözaltına alınmasında malum parti diye haber yapan basın maalesef milliyetçi şoven bir dalganın geliştirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Linç olayları ve değişik saldırılara zemin hazırlamaktadır. Basının böyle haber yapması, insan haklar savunucuları, Avrupa veya değişik hakların ortadan kaldırılarak adeta öldürmenin yolunun açıldığı ve savaş hali diyerek bir ortam yaratılmaya çalışılmaktadır. Özellikle AKP hükümeti ve genel başkanının basın üzerindeki etkisi ortadadır. Maalesef Türk basını Türkiye'yi allak bullak etmiştir."
'Aslı olmayan haberlerden vazgeçilmeli'
Medyanın halka doğru haber aktarma gibi aslı görevini unuttuğunu ifade eden Hakkari Belediye Başkanı Kazım Kurt, yalan haberlerle bölgede savaş havasının yaratılmaya çalıştığını söyledi. Kurt, haberlerin halk arasında ciddi rahatsızlık yarattığını da dikkat çekerek, buna son verilmesini istedi.
'Bölge savaş alanı olarak gösteriliyor'
Oremar olayından sonra bölgeye gelen basın mensupların yaptığı haberlerin halk arasında şaşkınlıkla izlendiğini dile getiren Yüksekova Esnaf Sanatkârlar Odası Başkanı İrfan Sarı, aslı olmayan bilgiler nedeniyle haber bültenlerini önemsemediklerini söyledi. Sarı, "Haberlerle bölge savaş alanı olarak gösterilmeye başlandı. Burada bir psikolojik tutum vardır. Bu psikolojik tutum habercilik etiğine aykırı. Bence yaşanan linç olayların bir ayağı da burada yapılan ve aslı olmayan haberlerdir" diye konuştu.
'Halkta ciddi tepkiler gelişmeye başladı'
Yapılan haberlerin halk arasında ciddi tepkilere neden olduğunu dile getiren Yüksekova Haber Gazetesi Sahibi Necip Çapraz, haberlerin bir çok olumlu gelişmenin önünde de engel olduğunu kaydetti. Yapılan haberlerin özelikle batı illerinde yaşayan insanların içinde ciddi bir endişenin yarattığını da dile getiren Çapraz, "Haberler bölgeye gelecek öğretmen ve doktorların önüne de engel olmaktadır. Bunun yanında ciddi rahatsızlıklarda yaratmaktadır. Bazı sivil toplum örgütleri temsilcileri olaylarla ilgili açıklama yapmaya bile hazırlandıklarını duydum" dedi.
İlçeye gitmekten korkuyorum
Basının tutumuna tepki gösteren Abdulhaluk Güneç adlı vatandaş, "Medya kardeş savaşı çıkarma uğraşı içinde. Ben bir iş adamıyım. Geçenlerde İstanbul'a gittim ve kimlik kontrolünde gözaltına alınarak üç saat boyunca kelepçeli halde mağdur edildim. Bence gözaltına alınmamın en büyük nedeni medyanın burada yaptığı haberlerdir. Ben artık ilçeye gitmekten korkuyorum" dedi.
Birand'tan al haberi
Muhyettin Ünal adlı vatandaş da tepkisini şöyle dile getirdi: "Özellikle Yüksekova'da gelişen (gelişmeyen) olayları ve haberimiz olmayanları M.Ali Birand'tan öğreniyoruz. Bazen Birand'ı izlediğimde kapıya çıkıp dışarıda savaş mı var hissine kapılıyorum. Bu adamlar ne yapmaya çalışıyorlar anlam veremiyorum. Bana göre bu tür yayınlar hayra alamet değil. Sanki olabilecek ölümleri şimdiden meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Ben bir vatandaş olarak onları etik olmaya ve gazetecilik yapmaya davet ediyorum.
----------------------------------------------------------------------------------
Her akşam çarşıya indiğimde kaymakamlığın bahçesinde yayın yapan medya mensuplarını görüyorum. Bazen haberi gerçekden abartıyolar. İnsanlar burda gece yarılarına kadar sokaklarda rahatlıkla gezebiliyor,kafe türü eğlence yerlerindede gece yarılarına kadar eğlenebiliyor. Şundan emin olabilrisniz Can güvenliğiniz Hakkaride İstanbula göre daha üst seviyededir.
Bu konuyu polemik yaratmak amacıyla değil sadece şehrimizin aslında gösterildiği gibi olmadığını bilmenizi ve günün birinde yolunuz doğunun herhangi bir köşesine düşerse kendi ülkemizin bir parçası olduğunu unutmadan gönül rahatlığı içinde gelebileceğinizi hatırlatmak için açtım.
iyi forumlar....
Operasyon ve çatışmaların artması ve son olarak sınır ötesi operasyona olanak tanıyan tezkerenin TBMM'den çıkması üzerine gözler, sınırın en uç noktasındaki Hakkari'ye çevrildi. Asker ve mühimmat sevkiyatının yoğun olarak yapıldığı kent, çatışma ve yaşanan ölümlerle birlikte bir anda medyanın akınına uğradı. Burada hemen hemen her gün canlı bağlantı yapan gazeteciler, kentteki sivil toplum örgütleri, yerel gazeteciler, belediye başkanları ve işverenler tarafından 'yalan haber' ve 'savaş çığırtkanlığı yapmak'la suçlanıyor.
'Medya halkımızın psikolojisini bozdu'
Şemdinli Belediye Başkanı Hurşit Tekin, yayınlanan haberlerle halkın psikolojisinin bozulduğunu belirterek, "Bölge üzerinde çok ilginç oyunlar oynanmaktadır. Sınır ötesi kararı alındıktan sonra medya özellikle kendisi sınır ötesi yaptı. Halkımızın psikolojisini bozmak için çabalıyor. Ben belediye başkanı olarak özellikle Kanal D'yi izlemiyorum. Çocuk, kadın, genç, yaşlı kim olursa olsun bu yayınları izlediğinde acaba ben nerede yaşıyorum, acaba Şemdinli nerede diyoruz? Nerdeyse kendi memleketimizi tanıyamaz durumdayız. Evet operasyonlar oluyor. Bu operasyonlar her zaman vardı. Yeni mi başladı? Ancak medyanın bahsettiği ve bir nevi sivil halkı hedef gösterir nitellikte yaptığı haberler halkımızın psikolojisini bozdu. Ben bu medyayı art niyetli görüyorum ve kınıyorum" diye konuştu.
'Medya, savaş kışkırtıcılığına soyundu'
Yüksekova Belediye Başkanı M. Salih Yıldız ise ulusal, toplumsal, demokrasi ve özgürlükler için var olan basının asli görevini unuttuğunu savundu. Medyanın taraflı bir politika uygulamaya ve savaş kışkırtıcılığı yapmaya soyunduğunu iddia eden Yıldız, şunları söyledi:
"Yüksekova'nın 10 kilometre uzağındaki Pilonk mevkiindeki kayalıklara giderek sıfır noktada canlı yayın yapan, yine Keremağa Köprüsü'nde sınırın sıfır noktası diyerek haber sunan, her kim göz altına alınırsa PKK'li veya PKK yandaşı diye haber geçen ve yine DPT'li bir yöneticinin gözaltına alınmasında malum parti diye haber yapan basın maalesef milliyetçi şoven bir dalganın geliştirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Linç olayları ve değişik saldırılara zemin hazırlamaktadır. Basının böyle haber yapması, insan haklar savunucuları, Avrupa veya değişik hakların ortadan kaldırılarak adeta öldürmenin yolunun açıldığı ve savaş hali diyerek bir ortam yaratılmaya çalışılmaktadır. Özellikle AKP hükümeti ve genel başkanının basın üzerindeki etkisi ortadadır. Maalesef Türk basını Türkiye'yi allak bullak etmiştir."
'Aslı olmayan haberlerden vazgeçilmeli'
Medyanın halka doğru haber aktarma gibi aslı görevini unuttuğunu ifade eden Hakkari Belediye Başkanı Kazım Kurt, yalan haberlerle bölgede savaş havasının yaratılmaya çalıştığını söyledi. Kurt, haberlerin halk arasında ciddi rahatsızlık yarattığını da dikkat çekerek, buna son verilmesini istedi.
'Bölge savaş alanı olarak gösteriliyor'
Oremar olayından sonra bölgeye gelen basın mensupların yaptığı haberlerin halk arasında şaşkınlıkla izlendiğini dile getiren Yüksekova Esnaf Sanatkârlar Odası Başkanı İrfan Sarı, aslı olmayan bilgiler nedeniyle haber bültenlerini önemsemediklerini söyledi. Sarı, "Haberlerle bölge savaş alanı olarak gösterilmeye başlandı. Burada bir psikolojik tutum vardır. Bu psikolojik tutum habercilik etiğine aykırı. Bence yaşanan linç olayların bir ayağı da burada yapılan ve aslı olmayan haberlerdir" diye konuştu.
'Halkta ciddi tepkiler gelişmeye başladı'
Yapılan haberlerin halk arasında ciddi tepkilere neden olduğunu dile getiren Yüksekova Haber Gazetesi Sahibi Necip Çapraz, haberlerin bir çok olumlu gelişmenin önünde de engel olduğunu kaydetti. Yapılan haberlerin özelikle batı illerinde yaşayan insanların içinde ciddi bir endişenin yarattığını da dile getiren Çapraz, "Haberler bölgeye gelecek öğretmen ve doktorların önüne de engel olmaktadır. Bunun yanında ciddi rahatsızlıklarda yaratmaktadır. Bazı sivil toplum örgütleri temsilcileri olaylarla ilgili açıklama yapmaya bile hazırlandıklarını duydum" dedi.
İlçeye gitmekten korkuyorum
Basının tutumuna tepki gösteren Abdulhaluk Güneç adlı vatandaş, "Medya kardeş savaşı çıkarma uğraşı içinde. Ben bir iş adamıyım. Geçenlerde İstanbul'a gittim ve kimlik kontrolünde gözaltına alınarak üç saat boyunca kelepçeli halde mağdur edildim. Bence gözaltına alınmamın en büyük nedeni medyanın burada yaptığı haberlerdir. Ben artık ilçeye gitmekten korkuyorum" dedi.
Birand'tan al haberi
Muhyettin Ünal adlı vatandaş da tepkisini şöyle dile getirdi: "Özellikle Yüksekova'da gelişen (gelişmeyen) olayları ve haberimiz olmayanları M.Ali Birand'tan öğreniyoruz. Bazen Birand'ı izlediğimde kapıya çıkıp dışarıda savaş mı var hissine kapılıyorum. Bu adamlar ne yapmaya çalışıyorlar anlam veremiyorum. Bana göre bu tür yayınlar hayra alamet değil. Sanki olabilecek ölümleri şimdiden meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Ben bir vatandaş olarak onları etik olmaya ve gazetecilik yapmaya davet ediyorum.
----------------------------------------------------------------------------------
Her akşam çarşıya indiğimde kaymakamlığın bahçesinde yayın yapan medya mensuplarını görüyorum. Bazen haberi gerçekden abartıyolar. İnsanlar burda gece yarılarına kadar sokaklarda rahatlıkla gezebiliyor,kafe türü eğlence yerlerindede gece yarılarına kadar eğlenebiliyor. Şundan emin olabilrisniz Can güvenliğiniz Hakkaride İstanbula göre daha üst seviyededir.
Bu konuyu polemik yaratmak amacıyla değil sadece şehrimizin aslında gösterildiği gibi olmadığını bilmenizi ve günün birinde yolunuz doğunun herhangi bir köşesine düşerse kendi ülkemizin bir parçası olduğunu unutmadan gönül rahatlığı içinde gelebileceğinizi hatırlatmak için açtım.
iyi forumlar....


