Love Prince
Üye
Günün Sözü/ Şiiri/ Hikayesi/ Resmi (17.09.2010)
Günün Sözü :
" Riske girmeyen ilerleyemez. Kaplumbağa bile ilerleyebilmek için boynunu dışarı çıkarmak zorundadır. "
~ La Edri ~
Günün Şiiri :
Ben Eylül Sen Haziran
Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar
Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım
Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde
Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara
Ümit Yaşar Oğuzcan
Günün Hikayesi :
Hatalar insanlar içindir sözünü her daim kullanıyoruz. Hatalardan ders almak yerine yenilerini işliyoruz. Bir zamanlar toplumdan dışlanan hor görülen işkence edilen hatta öldürülen insanlar için şimdilerde yazık oldu ifadesini kullanıyoruz. Sadece bunları söylemek yetmiyor aslında. Geçmişten ders alıp geleceğe yön vermemiz gerekir. Ne yazık ki bu bilinç içerisinde değiliz. Aniden bir insanı harcayabiliyor ardından onun kaybıyla ağıtlar yakıyoruz. Senelerce toplum olarak aynı serüvenleri defalarca yaşadık. Elimizde kalan ise koskoca bir sıfır O dehşet dakikaları medyalarda defalarca insanlara seyrettirildi. Hatalı kim bunu söylemek o kadar zor ki. O zamanlar da birilerinin günah keçisi olarak harcanması gerekiyordu demek. Ama güçlüler köşelerine saklandığında ortada kalan masum insanlar bir hiç uğruna can verdiler. Nice anneler ağıtlar yaktı giden evlatlarının ardından. Yıllar sonra baktığımızda neydi sebep diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz. Kardeşi kardeşe düşman eden neden neydi?
Bir soru işareti kaldı geçmişte. Ama o soru işaretlerinin ardından seyreden zaman dilimi içerisinde yetişen gençliğe baktığımızda istenen bu muydu diye kendimize soruyoruz şimdi. Düşünmeyen yargılamayan hayatta hedefi olmayan bir gençlik mi üretmekti. Eğer bu ise istenen gerçekleşti. Bilinçsiz kendine güveni olmayan hedeflerini belirleyemeyen gençlerin sayısı gün geçtikçe çoğalmakta Nasıl toparlanacak bu nesil? Düşündünüz mü? Halk açlıkla savaşırken bunu düşünemez düşünmesi gerekenler ise bu durumdan hoşnut herhalde. Yargılamayı beceremeyen insanları gütmek sanırım amaçları Ya sizce
Havva Gülbeyaz
Günün Resmi :
" Riske girmeyen ilerleyemez. Kaplumbağa bile ilerleyebilmek için boynunu dışarı çıkarmak zorundadır. "
~ La Edri ~
Günün Şiiri :
Ben Eylül Sen Haziran
Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar
Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım
Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde
Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara
Ümit Yaşar Oğuzcan
Günün Hikayesi :
Ders Almak
Hatalar insanlar içindir sözünü her daim kullanıyoruz. Hatalardan ders almak yerine yenilerini işliyoruz. Bir zamanlar toplumdan dışlanan hor görülen işkence edilen hatta öldürülen insanlar için şimdilerde yazık oldu ifadesini kullanıyoruz. Sadece bunları söylemek yetmiyor aslında. Geçmişten ders alıp geleceğe yön vermemiz gerekir. Ne yazık ki bu bilinç içerisinde değiliz. Aniden bir insanı harcayabiliyor ardından onun kaybıyla ağıtlar yakıyoruz. Senelerce toplum olarak aynı serüvenleri defalarca yaşadık. Elimizde kalan ise koskoca bir sıfır O dehşet dakikaları medyalarda defalarca insanlara seyrettirildi. Hatalı kim bunu söylemek o kadar zor ki. O zamanlar da birilerinin günah keçisi olarak harcanması gerekiyordu demek. Ama güçlüler köşelerine saklandığında ortada kalan masum insanlar bir hiç uğruna can verdiler. Nice anneler ağıtlar yaktı giden evlatlarının ardından. Yıllar sonra baktığımızda neydi sebep diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz. Kardeşi kardeşe düşman eden neden neydi?
Bir soru işareti kaldı geçmişte. Ama o soru işaretlerinin ardından seyreden zaman dilimi içerisinde yetişen gençliğe baktığımızda istenen bu muydu diye kendimize soruyoruz şimdi. Düşünmeyen yargılamayan hayatta hedefi olmayan bir gençlik mi üretmekti. Eğer bu ise istenen gerçekleşti. Bilinçsiz kendine güveni olmayan hedeflerini belirleyemeyen gençlerin sayısı gün geçtikçe çoğalmakta Nasıl toparlanacak bu nesil? Düşündünüz mü? Halk açlıkla savaşırken bunu düşünemez düşünmesi gerekenler ise bu durumdan hoşnut herhalde. Yargılamayı beceremeyen insanları gütmek sanırım amaçları Ya sizce
Havva Gülbeyaz
Günün Resmi :
