Doğuş Pertez
Emekli Yönetici
Gün Ağarmasa Osman Akınhay I Kitap Tanıtımı I Kitap Özeti I Kitap İçeriği I Sayfa Sayısı
a
123 sayfa,
Üçüncü basım: Eylül 2001
ISBN: 975-316-842-X
Kükreyen bir gök gürlemesi, kırık ışığı çok uzaklara bile yayılan bir şimşek, ardından yağmaya başlayan sıkı bir yağmur. İnsanı iliklerine kadar ıslatan kuvvetli bir sağanak gibi geliyor Hanene Ay Doğacak'ın yazarı, "Ben o zamanlar garip hayaller kurabilen bir yazarmışım," diye hatırladığı bu ikinci kitabı Öykümü Kim Anlatacak'la. Tam da Milan Kundera'nın dediği gibi: "Genç ve dünyadan bihaber." Bu yüzden 21 yaşında yazdığı bu kitabında uçmaya meyilli yeteneği bir kez daha pırıl pırıl ortaya çıkıyor.
Öykümü Kim Anlatacak'taki öykülerin belkemiği tutku. Tutku ve takıntı yani. Geçmişinde bir şeylere takılmış, bu yüzden bugün dümdüz yürüyemeyen kahramanları var. İsim koyulmadan, yer bildirilmeden anlatılan, güzel, tutkulu aşk hikâyeleri kitabın kalbine gizlenmiş. Bir sürü tuhaf olayla üstü örtülen, gizli gizli kıkırdayan bir neşe.
Efsaneler, masallar, geçmiş hayatlar, hep geri dönüşler, beklenmedik sonlar, zaman zaman bütün trajediyi kıran komik bir cümle. Olmadık yerlerden pırtlayan mizah. Ve okuru kapanına düşüren başucu cümleleri. Yazarın hisleriyle döktürdüğü, okuru elinden tutup başka bir dünyanın orta yerine savuracak öyküler bunlar.
Basit hayatlarla basit insanları güzel güzel anlatırken, kalemi tutan eli onu sürekli kötücül dehlizlere çeken bir yazar Şebnem İşigüzel. Yazarlığının asıl etkileyici gücü de buradan geliyor belki, her insanın kendinde fark ettiğinde, usulca titrediği karanlık bir yola işaret etmesinden. Kışkırttığında da ağlattığında da kendi sisli karanlığına çağırıyor çünkü okuru.
Gülüşüne aldanmayın; çubuğunda karga değil, bir gergef iğnesi taşıyan,
zarif bir Hitchcock aslında o...
152 sayfa,
Birinci Basım: Mart 2002
ISBN: 975-297-036-2
Doktorluğun kutsal bir haleyle sarıldığı, maddi gücü olmayan insanlara sağlık hizmeti götürmenin parayla ölçülmediği, bu yüzden sağlık hizmetlerinin sosyalleştirilmesinin anlamlı bir çabaya dönüşebildiği günlerdi.
Bu düşünceye gönül vermiş binlerce genç hekimdiler. Doğanın ve hayat şartlarının en elverişsiz koşullarında sıradan insanlara yardım elini uzatmaktan; onların çaresizliklerine ortak olmaktan; parasızlık, ilaçsızlık, cehalet gibi dertlerin yarattığı acılarını paylaşmaktan başka bir istekleri yoktu. Hepsi, idealleriyle hareket eden, coşkulu, özverili, gözünü budaktan sakınmayan, içleri insan ve ülke sevgisiyle dolu doktorlardı.
Bunun için bazıları ciddi bedeller ödediler, ağır sıkıntılara katlandılar, ailelerinden ve çocuklarından ayrı yaşadılar, ama yılmadılar, bütün güçleriyle kendilerine biçilen rolü yerine getirmeye çabaladılar. Sonuç pek de başarılı olmadı, ama alınları açık, kalpleri temiz, vicdanları huzurlu insanlar oldular, çünkü halka çıkar gözetmeden hizmet etmenin yüce sayıldığı günlerdi...
Okurların Amcam Hamlet romanıyla tanıdığı İldeniz Kurtulan, kırk yedi saatlik "Kurtalan Ekspresi" yolculuğunda girdiği zaman tünelinde, bize o günlerin ateşli, genç, delifişek insanlarını anlatıyor...
123 sayfa,
Üçüncü basım: Eylül 2001
ISBN: 975-316-842-X
Kükreyen bir gök gürlemesi, kırık ışığı çok uzaklara bile yayılan bir şimşek, ardından yağmaya başlayan sıkı bir yağmur. İnsanı iliklerine kadar ıslatan kuvvetli bir sağanak gibi geliyor Hanene Ay Doğacak'ın yazarı, "Ben o zamanlar garip hayaller kurabilen bir yazarmışım," diye hatırladığı bu ikinci kitabı Öykümü Kim Anlatacak'la. Tam da Milan Kundera'nın dediği gibi: "Genç ve dünyadan bihaber." Bu yüzden 21 yaşında yazdığı bu kitabında uçmaya meyilli yeteneği bir kez daha pırıl pırıl ortaya çıkıyor.
Öykümü Kim Anlatacak'taki öykülerin belkemiği tutku. Tutku ve takıntı yani. Geçmişinde bir şeylere takılmış, bu yüzden bugün dümdüz yürüyemeyen kahramanları var. İsim koyulmadan, yer bildirilmeden anlatılan, güzel, tutkulu aşk hikâyeleri kitabın kalbine gizlenmiş. Bir sürü tuhaf olayla üstü örtülen, gizli gizli kıkırdayan bir neşe.
Efsaneler, masallar, geçmiş hayatlar, hep geri dönüşler, beklenmedik sonlar, zaman zaman bütün trajediyi kıran komik bir cümle. Olmadık yerlerden pırtlayan mizah. Ve okuru kapanına düşüren başucu cümleleri. Yazarın hisleriyle döktürdüğü, okuru elinden tutup başka bir dünyanın orta yerine savuracak öyküler bunlar.
Basit hayatlarla basit insanları güzel güzel anlatırken, kalemi tutan eli onu sürekli kötücül dehlizlere çeken bir yazar Şebnem İşigüzel. Yazarlığının asıl etkileyici gücü de buradan geliyor belki, her insanın kendinde fark ettiğinde, usulca titrediği karanlık bir yola işaret etmesinden. Kışkırttığında da ağlattığında da kendi sisli karanlığına çağırıyor çünkü okuru.
Gülüşüne aldanmayın; çubuğunda karga değil, bir gergef iğnesi taşıyan,
zarif bir Hitchcock aslında o...
152 sayfa,
Birinci Basım: Mart 2002
ISBN: 975-297-036-2
Doktorluğun kutsal bir haleyle sarıldığı, maddi gücü olmayan insanlara sağlık hizmeti götürmenin parayla ölçülmediği, bu yüzden sağlık hizmetlerinin sosyalleştirilmesinin anlamlı bir çabaya dönüşebildiği günlerdi.
Bu düşünceye gönül vermiş binlerce genç hekimdiler. Doğanın ve hayat şartlarının en elverişsiz koşullarında sıradan insanlara yardım elini uzatmaktan; onların çaresizliklerine ortak olmaktan; parasızlık, ilaçsızlık, cehalet gibi dertlerin yarattığı acılarını paylaşmaktan başka bir istekleri yoktu. Hepsi, idealleriyle hareket eden, coşkulu, özverili, gözünü budaktan sakınmayan, içleri insan ve ülke sevgisiyle dolu doktorlardı.
Bunun için bazıları ciddi bedeller ödediler, ağır sıkıntılara katlandılar, ailelerinden ve çocuklarından ayrı yaşadılar, ama yılmadılar, bütün güçleriyle kendilerine biçilen rolü yerine getirmeye çabaladılar. Sonuç pek de başarılı olmadı, ama alınları açık, kalpleri temiz, vicdanları huzurlu insanlar oldular, çünkü halka çıkar gözetmeden hizmet etmenin yüce sayıldığı günlerdi...
Okurların Amcam Hamlet romanıyla tanıdığı İldeniz Kurtulan, kırk yedi saatlik "Kurtalan Ekspresi" yolculuğunda girdiği zaman tünelinde, bize o günlerin ateşli, genç, delifişek insanlarını anlatıyor...
