Gladyatör---İclal Aydın

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
arslansem

arslansem

Üye
    Konu Sahibi
Gladyatör---İclal Aydın
Gladyatör
Meltem ve Özlem Cuba’da geçirdikleri yılın son tatilinden sonra şehirler şehri, karmaşık, ürkütücü, meydan okuyucu New York’a geçmişlerdi. Meltem orada kalıp, Özlem İstanbul’a döndüğünden beri görüşememiştik bir türlü. Telefonuna mesaj bıraktım: “Güzel bebek, döndüysen ve vaktin varsa akşam Ambiance’da Işın Karaca Undercover gecesi yapıyor gidelim mi?”

Neredeyse imkansız bir şey başarmış, kendime çok uzun zamandır arkadaşlarımla bir program yapabilme mucizesi yaratmıştım. Özlem hemen yanıt verdi “OK şekerim. Saat kaçta?” Gece yanımızda yabancı misafirlerimizle Beyoğlu’nun meşhur dar ve ışıklı bir sokağında Ambiance’ı bulmaya çalışırken Meltem New York’ta Balthazar’da öğlen yemeği yediğini mesajlıyordu bize.

Ambiance adeta bir birahaneymişçesine karşıladı bizi. Merdivenleri çıktıkça karşılaştığımız mekanın güzelliğine hayret ederken, Işın’ın orkestrası sahnede yerlerini aldılar. En üst katta, bütün kalabalığı da izleyerek ve İstanbul’un aslında New York’a da, Berlin’e de, hatta Paris’e de onlarca sayı fark atacak sürprizlerinden söz ederek Işın’ı beklemeye başladık. Öyle ya Beyoğlu’nda böyle bir mekan, girişi şaşırtmacalı bir clubta böyle bir kalabalık... “Örtüler altında dişiliği kükreyen” bir kadın aslında bu şehir.

Derken sahne ışıkları yandı.

Aslanlar arenaya çıktı sanki. Bütün gözler, bütün nefesler ve müthiş bir kalabalık ilk haykırışıyla bizi irkilten sesin sahibini beklemeye başladık. Ve dövüşü dillere destan Gladyatör aslanların karşısındaki yerini aldı. Işın Karaca arkasında olağanüstü askerlerle müthiş gecesine başladı.

Jose Stone’un “Body, Soul and Mind” albümünden müthiş bir şarkıya girdi ve New York’ta bizi anarak yemek yiyen Meltem’e mesaj attık.

“Seninkini izlemeye geldik ve ne yazık ki sen yoksun. Olağanüstü söylüyor yine. Ama üzülme. Ayda bir kere Ambiance’da yapacakmış aynı konseri. Dönüşünde sana eşlik ederiz...”

Şimdi biz Işın Karaca sevenler söylediği her şarkıyı, her performansını objektif yorumlayamayabiliriz ama yanımızdaki yabancı misafirlerin Işın’ın İngilizce’sine, aksanına, kusursuz yorumuna ve dünya üzerinde ender olarak beyazlara bahşedilen o şahane zenci gırtlağına hayran kaldılar. Ve tabii adeta CD dinliyormuşçasına hatasız, on numara bir performans sergileyen şahane orkestrasına inanamadılar.

Hani bunu özellikle belirtiyorum ki biz bize kıymetli gelebiliriz ama el âlem başka gözle baktığında yere göğe koyamıyor. Neyse... Gezip gördüğüm bana ama bu ülkenin bu şahane katmanları, bu olağanüstü sürprizlerinden dem vurmak için, eh bir de elbette yiğidin hakkı yiğide müthiş performansıyla Işın’dan ve orkestrasından bütün ülke haberdar olsun diye yazdım bu yazıyı... Ama en çok... Gözleri sürmeli, uzun kirpikli, duası gönlünden eksik olmayan ama Anastasia’nın şarkısını İngilizce mırıldanan, Goethe’yi Almanca, Gorki’yi Rusça okuyan, bin bir çeşit yemek tarifinin yanında kendi şarabını kendi yapıp, ekmeğini kendi yoğuran, yetenekli, neşeli, hüzünlü, işveli ve canciğer bir kadındır bu ülke... Türbanı da olsa, askılı elbiseyle şarkı da söylese şahane bir rengi, dünyanın hiçbir yerinde rastlanılmaz bir bütündür... Her an parçalanacakmış gibi dursa da...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular

Cevap
8
Görüntüleme
501
DarkredBlue61
TARİHÇİ
Cevap
0
Görüntüleme
240
TARİHÇİ
Elvis25
Cevap
0
Görüntüleme
33
Elvis25
Cevap
0
Görüntüleme
650
Takipçi Satın Al


Üst Alt