Gerund İnfinitive

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
kum kзđiśi

kum kзđiśi

Üye
Gerund İnfinitive
Bir fiilin nesnesi bir isim veya zamirdir. Ama bunların dışında fiilimsi (gerund) de bir fiilin nesnesi olabilir. Bir fiilimsi, sonuna “-ing” takısını almış bir fiildir ve isim olarak kullanılabilir.

abhor: tiksinmek, nefret etmek
admit:kabul etmek, itiraf etmek
avoid: kaçınmak, sakınmak
anticipate: sezinlemek, önceden görmek
appreciate: takdir etmek
begin: başlamak
complain: şikayet etmek
consider: düşünmek
delay: ertelemek
defer: ertelemek
deny: inkar etmek
detest: nefret etmek
enjoy: hoşlanmak
excuse: bağışlamak, affetmek
finish: bitirmek
forgive: affetmek
hate: nefret etmek
like / dislike: sevmek / sevmemek
mind: aldırmak, umursamak
postpone: ertelemek
put off: ertelemek
pardon: bağışlamak, affetmek
quit: bırakmak, terk etmek
start: başlamak
understand: anlamak
Can’t help: önlemek, kaçınmak




like basketball. (Basketbolu severim.)
(noun) (isim)

I like playing basketball. (Basketbol oynamayı severim.)
(gerund) (fiilimsi)


· He denied telling me the truth.

· I enjoy reading story books

· I finished reading that book.

· She has quit working for this company

· We avoid talking about the accident.

· My mother can’t help feeling sad

· I miss living in Istanbul.

· They appreciated my studying hard.

· I consider not inviting her to the party.



Verb + Infinitive
(Fiil + Mastar)

Bazı fiillerden sonra gelen fiiller master “ infinitive” olarak kullanılırlar. Fiil “to” alarak yalın halde kullanılır. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir.

Verb+ Infinitive

begin (başlamak) remember (hatırlamak)
forget (unutmak) start (başlamak)
learn (öğrenmek) try (denemek)
like (sevmek) want (istemek)
need (ihtiyacı olmak) afford (paraca gücü yetmek)
agree (kabul etmek) choose (seçmek)
appear (görünmek) decide (karar vermek)
arrange (ayarlamak) hesitate (tereddüt etmek)
hope (ummak) pretend (-miş gibi görünmek)
plan (planlamak) promise (söz vermek)
wait (beklemek) tend (eğiliminde olmak)
seem (görünmek) prepare (hazırlamak)

· I want to play computer games in the evenings.

· I don’t need to take this lesson this year. Because I took it last year. ????:




· The children wanted to go to the zoo, but it rained.

· We can't afford to buy a house

· She doesn’t agree to study with them

· You must appear to be calm in an interview

· They arranged to go on holiday the following month

· Şule chose (= decided) to stay away from him that day

· I hope to pass the exam

· The children tend to learn new things

· We couldn’t wait to see the director.



Hem Gerund Hem de Infinitive alan Fiiler
Bu fiiller Gerund ya da Infinitive aldıklarında anlamları değişir.

  • Remember
Geçmişte olan veya yapılan bir olayı hatırlamak olduğunda fiil “gerund” alır:
    • My father doesn't remember signing a contract last year.
“Signing a conract” olayı geçen yıl olan bir olaydır ve kişi bunu hatırlamamaktadır.
    • <LI class=MsoNormal style="COLOR: navy; LINE-HEIGHT: 150%">Do you remember our being treated rudely by the waiter here last summer.
    • I don&#8217;t remember talking to Taner about it
Yapılması planlanan veya düşünülen bir olayı hatırlamak olduğunda fiil &#8220;Infinitive-to&#8221; alır:
    • Remember to feed the cat while I'm out
Kediyi beslemesini unutmamasını söylüyor. Geçmişte yapılan bir olayı hatırlama durumu yok.
    • I don&#8217;t remember feeding the cat.
Kediyi beslediğini hatırlamıyor. Yani olay geçmişte olmuş ya da olmamış bir durumdur.
    • Remember to go through the pockets of the trousers before you put them in the washing machine
  • Forget
Geçmişte olan veya yapılan bir olayı unutmak olduğunda fiil &#8220;gerund&#8221; alır:
    • I will never forget seeing the Himalayas for the first time
&#8220;seeing the Himalayas&#8221; olayı geçmişte olan bir olaydır ve kişi bunu unutmamaktadır.
    • <LI class=MsoNormal style="COLOR: navy; LINE-HEIGHT: 150%">I forgot his telling me that.
    • She has forgotten talking to Murat about it.
Yapılması planlanan veya düşünülen bir olayı unutmak olduğunda fiil &#8220;Infinitive-to&#8221; alır:
· I forgot to call him
· She usually forgets to lock the door.

  • Stop
Yapılmakta olan bir şeyi durdurmak anlamında kullanıldığında &#8220;Gerund&#8221; alır.
    • <LI class=MsoNormal style="COLOR: navy; LINE-HEIGHT: 150%">When the teacher entered the classroom, the students stopped talking.
    • They stopped fighting as the police came.
Ancak amaç bildirmek için kullanıldığında &#8220;Infinitive-to&#8221; kullanılır.
· We stopped to see the accident.
· He stopped to smoke. (sigara içmek için yaptığı başka bir işi bitirdi /durdurdu)
· He stopped smoking. (Sigara içmeyi bitirdi)

  • Regret
Geçmişte yaptığımız veya yapamadığımız bir eylemden pişmanlık duyma anlamında &#8220;Gerund&#8221; kullanılır.&#8221;Having + Verb3&#8221; kullanımı da oldukça sıktır.
    • <LI class=MsoNormal style="COLOR: navy; LINE-HEIGHT: 150%">I have always regretted not having studied harder at school.<LI class=MsoNormal style="COLOR: navy; LINE-HEIGHT: 150%">She greatly regret having told a lie to him.
    • He regrets not listening to his friend&#8217;s advice.
????:



Planlanan bir eylemin tam tersi yapılmasını ifade ederken &#8220;Infinitive-to&#8221; kullanılır. Anlama &#8220;I am sorry&#8221; gibidir.Genelde tell, say, announce, inform gibi fiiilerle kullanılır.

· I regret to say that I can&#8217;t accept it.
· Our company regret to announce the cancellation of flight 101 to İstanbul
· I regret to inform that she failed the test.

  • Mean
&#8220;Anlamına gelmek&#8221; olarak kullanıldığında &#8220;Gerund&#8221; alır.
    • <LI class=MsoNormal style="COLOR: navy; LINE-HEIGHT: 150%">That something is cheap doesn't mean being low quality
    • Managing well means communicating with people well.
&#8220;Kast etmek, niyet etmek, istemek&#8221; anlamında kullanıldığında &#8220;Infinitive-to&#8221; alır.
    • <LI class=MsoNormal style="COLOR: navy; LINE-HEIGHT: 150%">I really didn't mean to be rude &#8211; the words just came out like that
    • I didn't mean to make her unhappy - it was just a bit of fun
  • Try
&#8220;Çalışmak, çabalamak&#8221; anlamında kullanıldığında Infinitive-to&#8221; alır.
    • <LI class=MsoNormal style="COLOR: navy; LINE-HEIGHT: 150%">I tried to open the window,but it was locked
    • You should try to study more
&#8220;Yeni bir şey denemek&#8221; anlamında kullanıldığında &#8220;Gerund&#8221; alır.
· You can&#8217;t sleep! Try taking a sleeping pill
· If the door won't open, try moving the up and down in the lock



Babam geçen yıl bir kontrat imzaladığını hatırlamıyor.


Geçen yıl garson tarafından bize kabaca davranıldığını hatırlıyor musun?


Onun hakkında Taner&#8217;le konuştuğumu hatırlamıyorum.


Ben dışarıdayken kediyi beslemeyi unutma.


Kediyi beslediğimi hatırlamıyorum.


Makineye koymadan önce pantolonun ceblerini bakmayı unutma.


Himalayaları ilk gördüğümü (günü) unutmayacağım.


Onu bana söylediğini unuttum.


Murat&#8217;la onun hakkında konuştuğunu unuttu.


Onu aramayı unuttum.


Kapıyı kilitlemeyi genelde unutur.


Öğretmen sınıfa girdiğinde öğrenciler konuşmayı kesti.


Polis gelince kavga etmeyi kesti.


Kazayı görmek için durduk.


Sigara içmek için (başka bir şeye) ara verdi.


Okulda daha fazla çalışmamış olmaktan hep pişmanlık duydum.


Ona yalan söylemiş olmaktan pişmanlık duyuyor.


Arkadaşının tavsiyesini dinlememiş olmaktan çok pişman.


Kabul edemeyeceğimi söylemekten üzüntü duyuyorum.


Şirketimiz İstanbul seferinin iptalini bildirmekten dolayı üzüntü duyuyor.


Sınavda başarısız olduğunu bildirmekten üzüntü duyuyorum.


Bir şeyin ucuz olması onun kalitesiz olduğu anlamına gelmez.


İyi yönetim insanlarla iyi iletişim kurmak demektir./anlamına gelir.


Kaba olmak niyetinde değildim. kelimeler ağzımdan öyle çıktı.


Onu mutsuz etmek istemedim, sadece bir şakaydı.


Kapıyı açmaya çalıştım ama kilitliydi.


Daha çok çalışmaya çalışmalısın.


Uyuyamıyorsun. Uyku hapı almayı dene.


Kapı açılmazsa anahtarı kilidin içinde yukarı aşağı oynatmayı bir dene.

 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Takipçi Satın Al


Üst Alt