HeiLmasTer®
Üye
Gelişen ülkelere fon akışı sürecek
Piyasalar Mısır’daki gelişmeleri görmeye başladı. Birkaç gündür Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerine yönelik karışıklığın yayılacağı endişesi biraz da olsa azalınca, İMKB 100 endeksi yönünü yukarı çevirerek 64 bin 822 seviyesine tırmanırken, dolar 1.58 lira seviyesine geriledi. Euro ise dolar karşısında 22 Kasım’dan beri en yüksek seviyeyi görerek 1.3796 seviyesine çıktı.
Gelişmelere baktığımızda Tunus’ta başlayan olaylar piyasalar üzerinde herhangi bir etki yapmamıştı. Ancak geçtiğimiz yıllarda benzerini Kafkaslar’da gördüğümüz Gürcistan, Özbekistan ve Ukrayna gibi ülkelerde ardı ardına yaşanan halk hareketleri ve iktidar değişimlerinin benzeri Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanmaya başladı.
‘Halk hareketlerinin bulaşıcı olma’ özelliği sırada diğer ülkelerin de olabileceği yorumlarına neden olmakta. Yaşananların siyasi tarafını geçip ekonomik tarafına yani piyasa üzerindeki etkilerine bakmak gerekirse çok derinden olmazsa da olumsuz bir etki söz konusu olduğunu görüyoruz. Bu etki önce altın ve petrol üzerinde görüldü.
Kısa dönemli yukarı yönlü çıkış yaşandı fakat devamı gelmedi. Sonrasında borsalar bu yönde olumsuz bir fiyatlamaya girdi. Ancak dün akşam itibariyle piyasalar bu olayların etkisinde bir ölçüde çıkmaya başlamış görülüyor. Mısır’da yaşanan gelişmelerin piyasalarda düzeltmeye yönelik olduğunu iddia edenler de yok değil. Borsa kulislerinde vadeli işlemler borsasında pozisyon alanların son gelişmeleri kullanarak kâr yazdığı yönünde söylentiler de dillendirilmekte.
Türkiye nasıl etkilenecek?
Son yaşanan gelişmelerin Türkiye açısından olumlu ve olumsuz tarafını kısaca irdelediğimizde; Türkiye’nin Ortadoğu ile ticari ilişkileri Avrupa kadar olmazsa da ciddi. En çok ihracatı ise rakam büyüklüğüne göre Irak, İran, S. Arabistan ve Mısır’a yapıyor. Onları Suriye, Libya ve Cezayir izliyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin toplam ihracat içindeki payı yaklaşık yüzde 25 civarında. İthalat ise sırasıyla İran, S. Arabistan, Cezayir ve Irak izliyor.
İthalatta tahmin edileceği üzere ağırlık petrolde. Ticari etkiyi şirketler ve sektör bazında da düşünmek gerekirse, İMKB’de de işlem gören bazı şirketlerin Mısır’da yatırımları olduğunu hatırlatmak isteriz. Ayrıca ucuz üretim maliyetleri nedeniyle tekstilciler başta olmak üzere bazı sektörler Mısır ve bazı Ortadoğu ülkelerine yatırım yapmıştı. İlgililerden gelen açıklama yaşanan kargaşanın geçici olduğu ve yatırımların uzun dönem açısından etkilenmeyeceği yönünde.
Tunus derken ardından Mısır’a sıçrayan olayların etkileri ister istmez İMKB’de de kaygıyla izlenmekte. Bir ara sert tepki veren borsa sonrasında toparlanmasını bildi. Olaylar bölge ülkelere yayıldıkça gelişmekte olan ülkelere ayrılan sıcak paranın İMKB’ye yönelmesi şaşırtıcı olmayacaktır.
Aynı etki kendisini reel sektörde de göstermekte. Mısır’a giden büyük bir turist gemisinin rotasını Türkiye’ye kırması sektörün bu yıl beklenenden daha karlı bir sezon geçirebileceği beklentilerini artırırken pazartesi günü bazı turizm hisselerinin prim yapmasına neden oldu.
Körfez’in Türkiye’ye ilgisini artırabilir
Yaşananlar Körfez sermayesinin Türkiye’ye olan ilgisini artırabilir. “Sermaye ürkektir” sözünü doğru kabul edersek Ortadoğu’da olaylardan rahatsız olan sermaye grubunun Türkiye’ye ilgisinin artmaması için bir neden yok. Sorunlu Avrupa ve yavaş toparlanma eğilimindeki ABD piyasalarına karşın son günlerde bir miktar sıcak para çıkışı yaşansa da güçlü mali sistemi ve makro ekonomik verileriyle Türkiye neden ilgi odağı olmasın? Bugün belki bir olasılık diye tanımlayabileceğimiz bu durumu eğer olaylar yaygınlaşır ve büyürse ciddi olarak dikkate almak gerekebilir.
Piyasaların Mısır’daki gelişmeleri fiyatlaması olaylar Mısır ile sınırlı kalırsa önemli ölçüde yapılmış olabilir. Ancak olayların yaygınlık göstermesi ve diğer Ortadoğu ülkelerine yayılması bu yöndeki olumsuz piyasa fiyatlamasının devamını getirebilir. Bunu anlamak için de biraz zamana ihtiyaç var.
Gelişmekte olan ülkeler yakından izlenecek
Gelişmekte olan ülkelere sermaye girişlerinin devam etmesi bekleniyor. 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin IMF ve Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tahminleri, Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmekte olan Avrupa bölgesinin sermaye akımları içindeki payının artacağı buna karşın gelişmekte olan Asya ülkelerinin payının azalacağı yönünde.
Gelişmelere baktığımızda Tunus’ta başlayan olaylar piyasalar üzerinde herhangi bir etki yapmamıştı. Ancak geçtiğimiz yıllarda benzerini Kafkaslar’da gördüğümüz Gürcistan, Özbekistan ve Ukrayna gibi ülkelerde ardı ardına yaşanan halk hareketleri ve iktidar değişimlerinin benzeri Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanmaya başladı.
‘Halk hareketlerinin bulaşıcı olma’ özelliği sırada diğer ülkelerin de olabileceği yorumlarına neden olmakta. Yaşananların siyasi tarafını geçip ekonomik tarafına yani piyasa üzerindeki etkilerine bakmak gerekirse çok derinden olmazsa da olumsuz bir etki söz konusu olduğunu görüyoruz. Bu etki önce altın ve petrol üzerinde görüldü.
Kısa dönemli yukarı yönlü çıkış yaşandı fakat devamı gelmedi. Sonrasında borsalar bu yönde olumsuz bir fiyatlamaya girdi. Ancak dün akşam itibariyle piyasalar bu olayların etkisinde bir ölçüde çıkmaya başlamış görülüyor. Mısır’da yaşanan gelişmelerin piyasalarda düzeltmeye yönelik olduğunu iddia edenler de yok değil. Borsa kulislerinde vadeli işlemler borsasında pozisyon alanların son gelişmeleri kullanarak kâr yazdığı yönünde söylentiler de dillendirilmekte.
Türkiye nasıl etkilenecek?
Son yaşanan gelişmelerin Türkiye açısından olumlu ve olumsuz tarafını kısaca irdelediğimizde; Türkiye’nin Ortadoğu ile ticari ilişkileri Avrupa kadar olmazsa da ciddi. En çok ihracatı ise rakam büyüklüğüne göre Irak, İran, S. Arabistan ve Mısır’a yapıyor. Onları Suriye, Libya ve Cezayir izliyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin toplam ihracat içindeki payı yaklaşık yüzde 25 civarında. İthalat ise sırasıyla İran, S. Arabistan, Cezayir ve Irak izliyor.
İthalatta tahmin edileceği üzere ağırlık petrolde. Ticari etkiyi şirketler ve sektör bazında da düşünmek gerekirse, İMKB’de de işlem gören bazı şirketlerin Mısır’da yatırımları olduğunu hatırlatmak isteriz. Ayrıca ucuz üretim maliyetleri nedeniyle tekstilciler başta olmak üzere bazı sektörler Mısır ve bazı Ortadoğu ülkelerine yatırım yapmıştı. İlgililerden gelen açıklama yaşanan kargaşanın geçici olduğu ve yatırımların uzun dönem açısından etkilenmeyeceği yönünde.
Turizm canlanabilir
Tunus derken ardından Mısır’a sıçrayan olayların etkileri ister istmez İMKB’de de kaygıyla izlenmekte. Bir ara sert tepki veren borsa sonrasında toparlanmasını bildi. Olaylar bölge ülkelere yayıldıkça gelişmekte olan ülkelere ayrılan sıcak paranın İMKB’ye yönelmesi şaşırtıcı olmayacaktır.
Aynı etki kendisini reel sektörde de göstermekte. Mısır’a giden büyük bir turist gemisinin rotasını Türkiye’ye kırması sektörün bu yıl beklenenden daha karlı bir sezon geçirebileceği beklentilerini artırırken pazartesi günü bazı turizm hisselerinin prim yapmasına neden oldu.
Körfez’in Türkiye’ye ilgisini artırabilir
Yaşananlar Körfez sermayesinin Türkiye’ye olan ilgisini artırabilir. “Sermaye ürkektir” sözünü doğru kabul edersek Ortadoğu’da olaylardan rahatsız olan sermaye grubunun Türkiye’ye ilgisinin artmaması için bir neden yok. Sorunlu Avrupa ve yavaş toparlanma eğilimindeki ABD piyasalarına karşın son günlerde bir miktar sıcak para çıkışı yaşansa da güçlü mali sistemi ve makro ekonomik verileriyle Türkiye neden ilgi odağı olmasın? Bugün belki bir olasılık diye tanımlayabileceğimiz bu durumu eğer olaylar yaygınlaşır ve büyürse ciddi olarak dikkate almak gerekebilir.
Piyasaların Mısır’daki gelişmeleri fiyatlaması olaylar Mısır ile sınırlı kalırsa önemli ölçüde yapılmış olabilir. Ancak olayların yaygınlık göstermesi ve diğer Ortadoğu ülkelerine yayılması bu yöndeki olumsuz piyasa fiyatlamasının devamını getirebilir. Bunu anlamak için de biraz zamana ihtiyaç var.
Gelişmekte olan ülkeler yakından izlenecek
Gelişmekte olan ülkelere sermaye girişlerinin devam etmesi bekleniyor. 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin IMF ve Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tahminleri, Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmekte olan Avrupa bölgesinin sermaye akımları içindeki payının artacağı buna karşın gelişmekte olan Asya ülkelerinin payının azalacağı yönünde.
