S€YF€TTiN
Üye
G.Saray bu sezon kimleri almak istedi ? Kimlerden son anda vazgeçti ?
G.Saray bu sezon kimleri almak istedi ? Kimlerden son anda vazgeçti ? İşte bütün merak edilenler...
Galatasaray yeni sezona bambaşka bir kadroyla girdi. Vazgeçilmez denilen oyuncular gönderildi, yıldız yabancıların yanı sıra çok genç oyuncular da kadroya dâhil edildi. Sarı-kırmızılı takım ilk onbirinde 7-8 yeni oyuncuyla ligin en iyi futbol oynayan takımlarından biri haline geldi. Üstelik bu değişimin toplam maliyeti gidenler ve gelenler hesabıyla sadece 1.6 milyon euro. Futbolun patronu Adnan Sezgin, beş yıllık bir planla yeni bir takım meydana getirdiklerini söyleyerek ” Bu Amerika’da tez konusu olur. Aslında futbol üzerine eğitim yapanların gelip G.Saray’ın bu tablosunu incelemesi lazım” diyor
"GAGO AĞIR GELDİ!.."
Boca Juniors’tan Gago’yu istedik. Bizden talep ettikleri son rakam 10 milyon euroydu ama bize ağır geldi. Gago 3 ay sonra Real Madrid’e 20.5 milyon euroya gitti. Biraz daha paramız olsaydı bugün Gago Real Madrid’de değil G.Saray’da olacaktı.
Bu sene 37 futbolculuk bir operasyon yaptık. 26 futbolcu gitti, 11 futbolcu geldi. Bu transfer döneminde 8 günde 47 saat havada kaldım. Sahaya çıkan onbirin 7-8 tanesi yeni futbolculardan kuruluysa büyük bir başarı sağlanmıştır.
Gönderdiğimiz 5 oyuncu için, Feldkamp “Bunları sportif açıdan kadroda değerlendiremeyeceğim” dedi. Necati konusunda asli unsur, hocanın bu futbolcudan takımda yararlanmayı düşünmemesidir.
Necati’ye hiç talep olmadı. Sadece son gün Trabzonspor teklif yaptı o kadar. Ben de bunun üzerine Necati’yi çağırdım. “Trabzonspor seni istiyor” dedim. “Hayır ağabey ben Ankaraspor’a gitmek istiyorum” dedi ve gitti.
"92-93 SEZONU GİBİ!.."
1992-93 sezonunda bir yapılanmaya girilmişti. Hakanların, Ergünlerin geldiği sene. UEFA Kupası’nı, Süper Kupa’yı alan G.Saray’da o zamanlardan 7-8 futbolcu en az 7 yıl beraber oynamıştı. Bu yılın da o dönemden hiç farkı yok.
İyi bir takımımız var ve daha da önemlisi çok çok iyi olmaya aday bir takıma sahibiz. Şampiyonluğun tek favorisi olduğumuza inanıyorum. Beşiktaş da iyi ama bu yarış F.Bahçe ile G.Saray arasında geçer. Sonuçta biz şampiyon oluruz.
İki sezon önce şampiyon olmamız bazı hataları görmememize yol açtı. O olay da bize 6 ay kaybettirdi. Tabii o hamleleri o zaman yapmayı düşündük ama bu sefer de “Şampiyon takım bozulur mu?” gibi bir düşünce ile karşılaşırdık.
Feldkamp daha önce çalışıp tanıdığımız deneyimli ve takıma katkı sağlayacak bir teknik adamdı. İlk yabancı tercihimiz de oydu. Ersun Yanal’la da görüşmeler yapıldı. Zaten yaptığı röportajında size de söylemiş.
Başka kulüplerin yaptığı tasarrufa her zaman saygım var. O konuda yorum yapmam. Roberto Carlos, Fenerbahçe’ye bizimkiler de bize hayırlı olsun. Bu lafım diğerleri için de geçerli.
"PATO'YU İSTEDİM!.."
Kulübe kazandırmak istediğim bir isim de Pato’ydu. Ancak Milan’a gitti. Pato’yu da sorsanız o zaman Türkiye’de 10 kişi tanımazdı. Bugün o çocuk Milan’da ve geleceğin yıldızı. Yaşı küçük olduğu için şimdi oynamıyor.
Feldkamp’ın Lincoln’ün transferinin en sonunda haberi oldu. Çok açık söyleyeyim; geçen sene devre arasında kafamda üç isim vardı, Juninho, Lincoln ve Riquelme. Bunlardan biri olacaktı, Lincoln oldu. İyi ki de Lincoln olmuş.
Schalke bizden Lincoln için 10 milyon euro istedi. Kalkıp Brezilya’ya gittim ve Lincoln’ü ikna ettim. Schalke yöneticilerini arayarak “ya Galatasaray’da oynarım ya da futbolu bırakırım” deyince bu transfer bitti. Sonrasında Schalke ile 5 milyon euroya anlaştık.
İki gün geç kalsaydık Linderoth şimdi Fransa’da oynuyor olacaktı. Asında ona geçen sezon da taliptik ancak kulübü 3.5 milyon euro isteyince olmamıştı. Danimarka’dan vergi oranlarının yüksekliği sebebiyle ayrılmak istediğini öğrenince devreye girip işi bitirdik.
Gökhan Ünal’ı kulübünden istedik. Kayseri’ye gidip yöneticilerle masaya da oturduk. Futbolcunun da G.Saray’a gelme eğilimi vardı çünkü. Bu sene için Gökhan’ı veremeyeceklerini söylediler ve biz de masadan kalktık.
Fatih Tekke için kulübüne “Verir misiniz?” diye sorduk. “Onu alırken verdiğimiz parayı verirseniz veririz” dediler. Biz de vazgeçtik. Bir de Bayern Münih’e transfer olmadan önce Hamit Altıntop’a talip olmuştuk.
Şekerspor’daki misafir takımı, hakemi, gözlemci ve temsilciyi ağırlama projemizi G.Saray’da da uygulayacağım. Diğer kulüplerle bayramlaşma geleneği oluşturmak ve üç büyük kulüp yöneticileri olarak halı saha maçları düzenlemek istiyorum
"BU GALATASARAY ABD’DE TEZ KONUSU OLMALI!"
Bir takım düşünün… Teknik direktörü yeni… Kalecisi yeni… Defansındaki üç oyuncu yeni… Orta sahasındaki üç oyuncu yeni. Forvetlerinin biri de yeni… Bu takımın adı Galatasaray bile olsa bir bocalama devresi geçirmesi, bir uyum süresini atlatması beklenir değil mi? Ama Galatasaray futbolun bütün bilinen doğrularının aksine hem inanılmaz bir kadro değişimini yaşarken hem de oynadığı futbolla taraflı tarafsız tüm futbolseverlere parmak ısırtıyor. Takımdan gönderilemez denilen birçok yıldız oyuncunun da ayrılmasına rağmen Galatasaray dimdik ayakta. Üstelik yapılan bu büyük operasyonun sonucunda kulübün kasasından çıkan toplam para miktarı sadece 1.6 milyon euro. Bu başarı hikâyesinin arkasında ise Galatasaray’da futbolun patronu konumundaki Adnan Sezgin’in payı büyük. Sezgin, yaptıkları operasyonun ABD’de bile tez konusu olarak araştırılması gerektiğini söylerken, revizyonun öyküsünü tüm detayları ve çıplaklığıyla Futbol Extra’ya anlattı.
GAGO BİZİM OLABİLİRDİ
Geldiğinizden beri adınız sürekli transfer haberleriyle gündeme geldi. Neler oldu transferde?
Geldiğimdeki ilk transfer döneminde çok ilginç futbolculara gittik. İlk gittiğim futbolcu Boca Juniors’un genç yıldızı Fernando Gago’ydu. Kulübünün ikinci başkanıyla toplantı yaptık. Kendisine “Kaça verirsiniz?” dediğimde, bana kaldığım oteli gösterip “Bu oteli ver, ben de sana Gago’yu vereyim” dedi. 15 milyon eurodan başladı ve en son pazarlıklarla “10 milyon euroya olur” dedi. Ancak bu rakam bize ağır geldi. 3 ay sonra Gago Real Madrid’e 20.5 milyon euroya gitti. Biraz daha paramız olsaydı bugün Gago Real Madrid’de değil Galatasaray’da olacaktı.
YILLARDIR OYUNCU İZLİYORUM
Peki, Gago ismi nerden çıktı?
Ben senelerdir futbolun içindeyim ve boş durmuyorum. Gago’yu Gerets’le de paylaşmıştım, o da olur deyince gittim. Gago’yu almaya gittiğimde, iddia ediyorum Türkiye’de onu bilen 5 kişi yoktur. Bunun gibi Portekizli Maniche olayı var. Ben Maniche’yle işi bitirmek üzereydim. Dinomo Moskova’da oynuyordu o zaman. Adamın milli takıma çağrılması bir çuval inciri berbat etti. Kulübünde oynamadığı bir dönemde milli takıma alındı ve oynadıkça alma şansımız tükendi.
JUNİNHO’YU MEDYAYA YANSIYINCA KAÇIRDIK
Peki, ismin medyaya yansımasından dolayı transfer edemediğiniz veya bunun zararını gördüğünüz bir olay oldu mu?
Bu konuda ne kadar hassas davransam da oldu. Ama diğer kulüplerde veya bizim geçmişte yaşadıklarımız kadar olmadı. Bakın ben 40 yıldır futbolun içindeyim. Transfer döneminde karda yürürüm ama iz bırakmam. Eşim bile nereye gittiğimi veya nereden geldiğimi bilmez transfer döneminde. Ailemden bile gizlerim bunu. Daha ötesi, Ben Juninho için çok kere Lyon’a gittim ama hiç birinde direkt olarak İstanbul’dan Lyon’a uçmadım, Cenevre’ye gidiyordum, oradan araba kiralayıp Lyon’a gidiyordum. İstanbul’dan Lyon’a dahi uçmam bazı şeyleri ortaya çıkarırdı. Juninho’yu iki ay herkesten sakladım. Yönetimden bile. Sonra başkan, Haldun Bey ve Adnan Bey’le paylaştım. Fakat basına yansıdı. Ne yazık ki bu transferin gerçekleşmemesindeki en önemli etkende olayın basına yansıması oldu.
37 FUTBOLCULUK OPERASYON YAPTIK
Bu kadar hassas davrandınız ama yine de basına yansıdı. Çok öfkelendiniz mi?
Biz bu sene 37 futbolculuk bir operasyon yaptık. 26 futbolcu gitti, 11 futbolcu aramıza katıldı. Bunların sadece lisans işlemleriyle uğraşmanın kaç gün tutacağını futbolun içindeki herkes bilir. Biz bunu 1.5-2 ayda yapıp tamamladık. Kulübüyle görüşme, futbolcuyla, menajeriyle görüşme, seyahatler, işlemler filan… Şöyle tarif edeyim; bu transfer döneminde 8 günde 47 saat havada kaldım. Yani 8 günümün 6 günü yeryüzünde, 2 günü gökyüzünde geçmiş. Kaldı ki ben uçaktan korkan bir insanım. Burada başkan, Adnan Bey, Haldun Bey ve diğer yönetici arkadaşlarımız bir ekip çalışmasıyla bu işi başardık. Hiçbir transfer döneminde olmadığı kadar bu sezon ekip çalışması oldu. Bugün sahaya çıkan onbirin 7-8 tanesi yeni futbolculardan kuruluysa ve yeni aldığımız oyuncuların hemen hemen hepsi 11’de oynayabiliyor veya bazıları sonradan oyuna girebiliyorsa, o zaman transferde büyük bir başarı sağlanmıştır. Bu dünyanın hiçbir yerinde yoktur.
BEŞ SENELİK PLAN YAPTIK
Transfere start verirken hedefiniz neydi?
Bu transfer çalışmasının planını geçen sezonun devre arasında yapmıştık. Yapılan toplantılar sonrası yeniden yapılanma kararına vardık ve devre arasında aldığımız bu karar için bu transfer döneminde düğmeye bastık. Bu yapılan sadece bir transfer çalışması değil, operasyonun bir parçasıydı. Çünkü bu beş senelik bir plan. Biz transferde planımızı bir bu sene için bir de gelecek üç beş sene için yaptık. Böyle bir kadro planı yaptık. Neredeyse sıfırdan takım yaptık. Bu kolay değil.
Bu operasyonun kararı tam olarak ne zaman verildi?
Geçen sene devre arasında…
MALİYETİ YÜKSEK OYUNCULARI YOLLADIK
Fikir nasıl doğdu?
Önce oturduk ve takımın maliyetini çıkardık. Futbolcuların yüksek ücretler aldığını gördük. “Bu futbolcu hakikaten o kadar para eder mi?” diye kendi kendimize sorduk. Ve bu paraların yüksek olduğunu düşündük. O zaman yapılacak iş yenileştirmeye gidip yüksek maliyetlerden kurtulmaktı ve biz de bunu yaptık. Bugün Song’un dışında defansın tamamı yeni. Buna kimse cesaret edemez. Geçen seneki kadroya bak; Mondragon,Tomas, Cihan, Orhan hepsi yüksek maliyet. Bir örnek vereyim; geçen sene sadece kalecilerin kulüpten alması gereken garanti paraların toplamı 2 milyon 155 bin dolardı. Bu sezon bu maliyeti 750 bin dolara düşürdük. Yine stoperler Tomas, Song, Emre ve Tolga’nın yıllık maliyeti 5 milyon 370 bin dolardı. Bu sezon stoperlerin maliyeti 2 milyon 920 bin dolara düştü. Yine geçen sezon forvet hattımızın maliyeti 4 milyon 485 bin dolarken bu sezon bu rakam 3 milyon 320 bin dolar düştü. Bir tek orta sahamızda ufak bir artış oldu. Biz hem ekonomik açıdan rantabl iş yapacağız hem de sportif başarıya imza atacağız. Dünyanın en zor işi. Ama bunu yaparsak gerçek başarı olacak. Geçen seneki kadronun bonservisler haricinde kulübe maliyeti 17.4 milyon euroydu. Bu sene 19 milyon euro. 11 futbolcu alıyorsun ve 1.6 milyon euroyla bu kadroyu kuruyorsun. Bu Amerika’da tez konusu olur. Aslında futbol üzerine eğitim yapanların gelip G.Saray’ın bu tablosunu incelemesi lazım. Bunu yeterince anlatamadık. O da bizim suçumuz. Kendini övmek olur diye buna yeltenmedik belki de Ama ortada bir gerçek var ve gerçek bu. Çok iddialı söylüyorum, eğer biz bu yolda başarılı olursak ki olacağız, gelecek sene fazla değil, iki-üç hamleyle Galatasaray’ın 5 senesini garanti altına almış olacağız.
ESKİ KADROYLA GİTSEYDİK TIKANIRDIK
Bu operasyonu yapmayıp aynı kadro ve takviyelerle devam etseydiniz ne olurdu?
Devam etmiş olsaydık taahhütleri yerine getiremez hale gelir ve tıkanırdık. Tenkit edenler çok oldu. Hatta kendi camiamızdan bile eleştiriler geldi. İşte “O futbolcu bırakılır mıydı? Diğeri gönderilir miydi?” diye. Bu bizim ekip halinde verdiğimiz bir karardı. Herkesin bir yoğurt yiyişi var, biz yoğurdu böyle yemeyi uygun gördük. Doğru yaptığımıza inanıyoruz.
BEŞ OYUNCUYU KALLİ GÖNDERDİ
Gönderdiğiniz 5 futbolcuyla ilgili kararı geçen sene operasyon kararı aldığınız devre arasında mı verdiniz?
Hayır. Bu tercihi Feldkamp yaptı. Hocamız ilk olarak bunu Ahmet Akcan’ın da bulunduğu toplantıda bana söyledi. Kalli bana bu oyuncuları sportif açıdan kadroda değerlendiremeyeceğini bildirdi. Bazıları radyolara çıkıp, gazetelere yazıp bilmeden yorum yapıyor. Bunu defalarca anlattım ama hâlâ anlamıyorlar. Bunda sonra Çince anlatacağım. Zira Türkçe anlatıyoruz, anlamıyorlar. Bir antrenör bir futbolcuyu kullanamam diyorsa, ben bir yönetici olarak kulübün çıkarlarını düşünmek zorundayım. Biz de bunu yaptık.
NECATİ’NİN GİTMESİNİ DE KALLİ İSTEDİ
Peki, Felkamp’ın “Kulübün çıkarlarını düşündük ve Necati iyi para eder diye satışına karar verdik” demesini nasıl karşılıyorsunuz?
Bakın bir karar verirken bir asli bir de tali unsurlar vardır. Burada Necati konusunda asli unsur olan hocanın bu futbolcudan takımda yararlanmayı düşünmemesidir.
Yüksek maliyeti de tali unsur olarak bunu desteklemiştir.
TOMAS’A 2.8 MİLYON EURO VERMEKTEN KURTULDUK
Elinizden çıkarttığınız futbolculardan istediğiniz hedefe varabildiniz mi?
Çok somut. Tomas 2 senede 2 milyon 800 bin euro alacaktı. O taahhütten kurtulmamız kulübün geliri oldu. Hasan Kabze’yle oturup konuştuk, 700 bin euro bonservis parası aldık.
NECATİ’YE TALEP OLMADI
Gelir açısından Necati’den beklediğinizi alamadınız galiba.
Necati’ye hiç talep olmadı ne yapayım. Açıkçası ben daha çok talep gelmesini bekliyordum. Şaşırdım. Necati için bize sadece en son gün Trabzonspor teklif yaptı o kadar. Ben de bunun üzerine Necati’yi çağırdım. “Trabzonspor seni istiyor” dedim. “Hayır ağabey ben Ankaraspor’a gitmek istiyorum” dedi ve gitti.
MADDİ İMKÂNSIZLIKLA İLGİSİ YOK
Takımda revizyona gitmeniz maddi imkânsızlıklardan mı kaynaklandı?
Hayır. Bu revizyonu yapmamızın nedeni,, kadronun maliyetinin yüksek oluşuydu. Bu yüzden değişim şarttı. Bizim düşüncemiz buydu. Ha, iyi paramız olsa, iyi imkânlarımız olsaydı da yine gönderdiğimiz bazı oyuncuları gözden çıkarmıştık. Bazılarının aramızdan ayrılması maliyetle ilgili değildi, evet.
TIPKI 1992-93’TEKİ GİBİ
Bu operasyona, yani 5 yıllık plana yönetim kurulu olarak mı karar verdiniz, yoksa o günkü hocanız Gerets’in önünüze koyduğu bir raporla mı?
Bu yönetim kurulunun operasyonuydu. Evet mantık olarak da buna devre arasında başlandı. İlginç bir şey, yönetim olarak böyle bir karar aldıktan sonra bunu Gerets’le paylaştım. O da uzun dönemde yeni yapılanma süreci konusunda bize hak verdi. Bu yeniden yapılanmanın ilk senesi. Bakın, kulüp bundan önce 1992-93 sezonunda bir yapılanmaya girdi. Hakanların, Ergünlerin geldiği sene. Dikkat edin UEFA Kupası’nı, Süper Kupa’yı alan Galatasaray takımında o zamanlardan 7-8 futbolcu en az 7 yıl beraber oynamıştı. Bunun tohumları 1992-93 sezonunda atılmıştı. Bu yılın da o dönemden hiç farkı yok. Şu andaki yapılanmamız nokta atışı derler ya, işte o şekilde. Her sene 2-3 adamı takıma katıp önümüzdeki 5 sene için oturmuş bir kadro oluşturmak.
FENER’LE YARIŞIR VE ŞAMPİYON OLURUZ
Bu sezonki şampiyonluk şansınız nedir?
Eğer bu takımın 11 adamından 7-8’i yeniyse ve ligde bu konumdaysa, UEFA Kupası’nda da gruplara kalmışsa, bu ciddi bir başarıdır. Kimse böyle bir tablo beklemiyordu. Ancak bu tablo benim için sürpriz olmadı. Biz iyi bir sinerji oluşturduk. Bakın bir Hakan-Lincoln olayı yaşadık, olay iki günde kapandı. Ben iddialı konuşmayı sevmem. Sonuçta futbol insan unsuruna dayanan bir oyun. Ama iyi bir takımımız var ve daha da önemlisi çok çok iyi olmaya aday bir takıma sahibiz. Şampiyonluğun tek favorisi olduğumuza inanıyorum. Beşiktaş’ın da iyi kadrosu var ama bu yarış yine son senelerde olduğu gibi Fenerbahçe ile Galatasaray arasında geçer. Sonuçta biz şampiyon oluruz.
GEÇEN SEZON GEREKEN HAMLEYİ YAPAMADIK
Önceki sezonun şampiyonu Galatasaray’ın geçen sezon yarışı kaybetmesinin sebebi neydi?
Geçen sene bu uyumumuz yoktu ve gerekli hamleleri yapamadık. O hamleleri yapabilseydik zamanında biz geçen sene de rahat şampiyon olurduk. Mesela bu sponsorlardan gelen kaynaklar maalesef transferin sonlarına doğru ortaya çıkmaya başlamış, iş işten geçmişti.
ŞAMPİYONLUK BİZE 6 AY KAYBETTİRDİ
Önceki sezon elde ettiğiniz şampiyonluk sürpriz olmuştu. Ne kadar hak etmiştiniz o şampiyonluğu?
İki sezon önce şampiyon olmamız bizim bazı hataları görmememize neden oldu. Bazı hamleleri bu yüzden yapamadık. O olay da bize 6 ay kaybettirdi. Tabii o hamleleri o zaman yapmayı düşündük ama bu sefer de “Şampiyon takım bozulur mu?” gibi bir düşünce ile karşılaşırdık. Şampiyon olmamıza rağmen o hamleleri yapabilseydik, ben onun altına da imza atardım.
Bu yıl transfer bütçesini nasıl kapattınız?
Bu transfer döneminde yaptığımız kontratların toplam bedeli 19 milyon euro oldu. Geçen sezon ise 17.4 milyon euroydu.
GERETS’LE DEVAM ETMEMİZ HATAYDI
Geçen sezon Gerest’le yola devam ettiniz. Süreç içinde devam kararının hata olduğunu düşündünüz mü?
Oldu. Geçen sezon Gerets’le yola devam etme kararında hata olduğunu düşünüyorum. Çeşitli söylentiler çıkmıştı. Gerest’le devam edersek, bu söylentiler nedeniyle yıpranan otoritesini yeniden sağlayabileceği ve bunun da takıma katkıda bulunacağı düşünülmüştü. Gerest’le devam etmeme kararı sezon sonuna doğru alındı. Teknik kadro konusunda mevcut organizasyonun her boyutuyla çok yararlı olamayacağına kanaat getirdik ve Gerets’le bu yüzden yollarımızı ayırdık.
AYRILMA KARARINI DEVRE ARASINDA ALDIK
Gerets’le ayrılma kararını da o devre arasındaki toplantıda mı aldınız?
Evet. Devre arasında böyle bir düşünce oldu ama sonuçta baktık ki bu organizasyonla bu teknik ekip takıma fazla fayda sağlayamazdı, Biz bu konuda planımızı devre arasında yaptık, yeni sezonda yeni anlayışa gerek olduğuna karar verip Feldkamp’la anlaştık.
İLK YABANCI TERCİHİMİZ FELDKAMP’TI
Yerli teknik adam düşündünüz mü?
Çeşitli isimler geçti ama Feldkamp daha önce çalışıp tanıdığımız deneyimli ve takıma katkı sağlayacak bir teknik adamdı. İlk yabancı tercihimiz Feldkamp’tı, biz de onunla anlaştık.
EVET, YANAL’LA GÖRÜŞTÜK
Ersun Yanal’la görüştünüz mü?
Zaman zaman gündeme geldi, görüşmeler yapıldı. Ersun Yanal yaptığı röportajında size de söylemiş, evet ben kendisine en son konuştuğumuzda olmayacağını söyledim.
KALLİ’Yİ İKNA ETMEK KOLAY OLMADI
Feldkamp fikri nasıl doğdu? Pek de gelmek istemiyor gibiydi.
Feldkamp ismi daha lig bitmeden çok öncesinden belli olmuştu. Bir de Feldkamp’ın bu teklife hemen atladığı düşünülüyor. Aslında onu ikna sürecimiz uzun oldu. Başta sancılar çekildi. Ama şimdi mutlu şekilde takımla olumlu havayı yakalayarak yolumuza devam ediyoruz.
Feldkamp’ın sezon arasında bir değişiklikle ilgili talebi oldu mu?
Hiç öyle bir şey olmadı. Yalnızca yardımcılarıyla ilgili sancı oldu. O kendi ekibiyle çalışmak istedi. Bunu da zaten Feldkamp herkese söylediği için söylüyorum.
MADEN FALAN BULMADIK
Bütçeyi nasıl oluşturdunuz?
Bazı söylentiler oldu. “Galatasaray maden mi buldu?” diye. Maden falan bulmadık, sadece kaynaklarımızı harekete geçirdik, o kadar. Madeni nereden bulacağız?
Bütçe olarak biraz daha rahat olsaydık kadromuza daha fazla futbolcu katmak isterdik. Elimizdeki bütçeye göre çok iyi transferler yaptık.
Galatasaray yeni sezona bambaşka bir kadroyla girdi. Vazgeçilmez denilen oyuncular gönderildi, yıldız yabancıların yanı sıra çok genç oyuncular da kadroya dâhil edildi. Sarı-kırmızılı takım ilk onbirinde 7-8 yeni oyuncuyla ligin en iyi futbol oynayan takımlarından biri haline geldi. Üstelik bu değişimin toplam maliyeti gidenler ve gelenler hesabıyla sadece 1.6 milyon euro. Futbolun patronu Adnan Sezgin, beş yıllık bir planla yeni bir takım meydana getirdiklerini söyleyerek ” Bu Amerika’da tez konusu olur. Aslında futbol üzerine eğitim yapanların gelip G.Saray’ın bu tablosunu incelemesi lazım” diyor
"GAGO AĞIR GELDİ!.."
Boca Juniors’tan Gago’yu istedik. Bizden talep ettikleri son rakam 10 milyon euroydu ama bize ağır geldi. Gago 3 ay sonra Real Madrid’e 20.5 milyon euroya gitti. Biraz daha paramız olsaydı bugün Gago Real Madrid’de değil G.Saray’da olacaktı.
Bu sene 37 futbolculuk bir operasyon yaptık. 26 futbolcu gitti, 11 futbolcu geldi. Bu transfer döneminde 8 günde 47 saat havada kaldım. Sahaya çıkan onbirin 7-8 tanesi yeni futbolculardan kuruluysa büyük bir başarı sağlanmıştır.
Gönderdiğimiz 5 oyuncu için, Feldkamp “Bunları sportif açıdan kadroda değerlendiremeyeceğim” dedi. Necati konusunda asli unsur, hocanın bu futbolcudan takımda yararlanmayı düşünmemesidir.
Necati’ye hiç talep olmadı. Sadece son gün Trabzonspor teklif yaptı o kadar. Ben de bunun üzerine Necati’yi çağırdım. “Trabzonspor seni istiyor” dedim. “Hayır ağabey ben Ankaraspor’a gitmek istiyorum” dedi ve gitti.
"92-93 SEZONU GİBİ!.."
1992-93 sezonunda bir yapılanmaya girilmişti. Hakanların, Ergünlerin geldiği sene. UEFA Kupası’nı, Süper Kupa’yı alan G.Saray’da o zamanlardan 7-8 futbolcu en az 7 yıl beraber oynamıştı. Bu yılın da o dönemden hiç farkı yok.
İyi bir takımımız var ve daha da önemlisi çok çok iyi olmaya aday bir takıma sahibiz. Şampiyonluğun tek favorisi olduğumuza inanıyorum. Beşiktaş da iyi ama bu yarış F.Bahçe ile G.Saray arasında geçer. Sonuçta biz şampiyon oluruz.
İki sezon önce şampiyon olmamız bazı hataları görmememize yol açtı. O olay da bize 6 ay kaybettirdi. Tabii o hamleleri o zaman yapmayı düşündük ama bu sefer de “Şampiyon takım bozulur mu?” gibi bir düşünce ile karşılaşırdık.
Feldkamp daha önce çalışıp tanıdığımız deneyimli ve takıma katkı sağlayacak bir teknik adamdı. İlk yabancı tercihimiz de oydu. Ersun Yanal’la da görüşmeler yapıldı. Zaten yaptığı röportajında size de söylemiş.
Başka kulüplerin yaptığı tasarrufa her zaman saygım var. O konuda yorum yapmam. Roberto Carlos, Fenerbahçe’ye bizimkiler de bize hayırlı olsun. Bu lafım diğerleri için de geçerli.
"PATO'YU İSTEDİM!.."
Kulübe kazandırmak istediğim bir isim de Pato’ydu. Ancak Milan’a gitti. Pato’yu da sorsanız o zaman Türkiye’de 10 kişi tanımazdı. Bugün o çocuk Milan’da ve geleceğin yıldızı. Yaşı küçük olduğu için şimdi oynamıyor.
Feldkamp’ın Lincoln’ün transferinin en sonunda haberi oldu. Çok açık söyleyeyim; geçen sene devre arasında kafamda üç isim vardı, Juninho, Lincoln ve Riquelme. Bunlardan biri olacaktı, Lincoln oldu. İyi ki de Lincoln olmuş.
Schalke bizden Lincoln için 10 milyon euro istedi. Kalkıp Brezilya’ya gittim ve Lincoln’ü ikna ettim. Schalke yöneticilerini arayarak “ya Galatasaray’da oynarım ya da futbolu bırakırım” deyince bu transfer bitti. Sonrasında Schalke ile 5 milyon euroya anlaştık.
İki gün geç kalsaydık Linderoth şimdi Fransa’da oynuyor olacaktı. Asında ona geçen sezon da taliptik ancak kulübü 3.5 milyon euro isteyince olmamıştı. Danimarka’dan vergi oranlarının yüksekliği sebebiyle ayrılmak istediğini öğrenince devreye girip işi bitirdik.
Gökhan Ünal’ı kulübünden istedik. Kayseri’ye gidip yöneticilerle masaya da oturduk. Futbolcunun da G.Saray’a gelme eğilimi vardı çünkü. Bu sene için Gökhan’ı veremeyeceklerini söylediler ve biz de masadan kalktık.
Fatih Tekke için kulübüne “Verir misiniz?” diye sorduk. “Onu alırken verdiğimiz parayı verirseniz veririz” dediler. Biz de vazgeçtik. Bir de Bayern Münih’e transfer olmadan önce Hamit Altıntop’a talip olmuştuk.
Şekerspor’daki misafir takımı, hakemi, gözlemci ve temsilciyi ağırlama projemizi G.Saray’da da uygulayacağım. Diğer kulüplerle bayramlaşma geleneği oluşturmak ve üç büyük kulüp yöneticileri olarak halı saha maçları düzenlemek istiyorum
"BU GALATASARAY ABD’DE TEZ KONUSU OLMALI!"
Bir takım düşünün… Teknik direktörü yeni… Kalecisi yeni… Defansındaki üç oyuncu yeni… Orta sahasındaki üç oyuncu yeni. Forvetlerinin biri de yeni… Bu takımın adı Galatasaray bile olsa bir bocalama devresi geçirmesi, bir uyum süresini atlatması beklenir değil mi? Ama Galatasaray futbolun bütün bilinen doğrularının aksine hem inanılmaz bir kadro değişimini yaşarken hem de oynadığı futbolla taraflı tarafsız tüm futbolseverlere parmak ısırtıyor. Takımdan gönderilemez denilen birçok yıldız oyuncunun da ayrılmasına rağmen Galatasaray dimdik ayakta. Üstelik yapılan bu büyük operasyonun sonucunda kulübün kasasından çıkan toplam para miktarı sadece 1.6 milyon euro. Bu başarı hikâyesinin arkasında ise Galatasaray’da futbolun patronu konumundaki Adnan Sezgin’in payı büyük. Sezgin, yaptıkları operasyonun ABD’de bile tez konusu olarak araştırılması gerektiğini söylerken, revizyonun öyküsünü tüm detayları ve çıplaklığıyla Futbol Extra’ya anlattı.
GAGO BİZİM OLABİLİRDİ
Geldiğinizden beri adınız sürekli transfer haberleriyle gündeme geldi. Neler oldu transferde?
Geldiğimdeki ilk transfer döneminde çok ilginç futbolculara gittik. İlk gittiğim futbolcu Boca Juniors’un genç yıldızı Fernando Gago’ydu. Kulübünün ikinci başkanıyla toplantı yaptık. Kendisine “Kaça verirsiniz?” dediğimde, bana kaldığım oteli gösterip “Bu oteli ver, ben de sana Gago’yu vereyim” dedi. 15 milyon eurodan başladı ve en son pazarlıklarla “10 milyon euroya olur” dedi. Ancak bu rakam bize ağır geldi. 3 ay sonra Gago Real Madrid’e 20.5 milyon euroya gitti. Biraz daha paramız olsaydı bugün Gago Real Madrid’de değil Galatasaray’da olacaktı.
YILLARDIR OYUNCU İZLİYORUM
Peki, Gago ismi nerden çıktı?
Ben senelerdir futbolun içindeyim ve boş durmuyorum. Gago’yu Gerets’le de paylaşmıştım, o da olur deyince gittim. Gago’yu almaya gittiğimde, iddia ediyorum Türkiye’de onu bilen 5 kişi yoktur. Bunun gibi Portekizli Maniche olayı var. Ben Maniche’yle işi bitirmek üzereydim. Dinomo Moskova’da oynuyordu o zaman. Adamın milli takıma çağrılması bir çuval inciri berbat etti. Kulübünde oynamadığı bir dönemde milli takıma alındı ve oynadıkça alma şansımız tükendi.
JUNİNHO’YU MEDYAYA YANSIYINCA KAÇIRDIK
Peki, ismin medyaya yansımasından dolayı transfer edemediğiniz veya bunun zararını gördüğünüz bir olay oldu mu?
Bu konuda ne kadar hassas davransam da oldu. Ama diğer kulüplerde veya bizim geçmişte yaşadıklarımız kadar olmadı. Bakın ben 40 yıldır futbolun içindeyim. Transfer döneminde karda yürürüm ama iz bırakmam. Eşim bile nereye gittiğimi veya nereden geldiğimi bilmez transfer döneminde. Ailemden bile gizlerim bunu. Daha ötesi, Ben Juninho için çok kere Lyon’a gittim ama hiç birinde direkt olarak İstanbul’dan Lyon’a uçmadım, Cenevre’ye gidiyordum, oradan araba kiralayıp Lyon’a gidiyordum. İstanbul’dan Lyon’a dahi uçmam bazı şeyleri ortaya çıkarırdı. Juninho’yu iki ay herkesten sakladım. Yönetimden bile. Sonra başkan, Haldun Bey ve Adnan Bey’le paylaştım. Fakat basına yansıdı. Ne yazık ki bu transferin gerçekleşmemesindeki en önemli etkende olayın basına yansıması oldu.
37 FUTBOLCULUK OPERASYON YAPTIK
Bu kadar hassas davrandınız ama yine de basına yansıdı. Çok öfkelendiniz mi?
Biz bu sene 37 futbolculuk bir operasyon yaptık. 26 futbolcu gitti, 11 futbolcu aramıza katıldı. Bunların sadece lisans işlemleriyle uğraşmanın kaç gün tutacağını futbolun içindeki herkes bilir. Biz bunu 1.5-2 ayda yapıp tamamladık. Kulübüyle görüşme, futbolcuyla, menajeriyle görüşme, seyahatler, işlemler filan… Şöyle tarif edeyim; bu transfer döneminde 8 günde 47 saat havada kaldım. Yani 8 günümün 6 günü yeryüzünde, 2 günü gökyüzünde geçmiş. Kaldı ki ben uçaktan korkan bir insanım. Burada başkan, Adnan Bey, Haldun Bey ve diğer yönetici arkadaşlarımız bir ekip çalışmasıyla bu işi başardık. Hiçbir transfer döneminde olmadığı kadar bu sezon ekip çalışması oldu. Bugün sahaya çıkan onbirin 7-8 tanesi yeni futbolculardan kuruluysa ve yeni aldığımız oyuncuların hemen hemen hepsi 11’de oynayabiliyor veya bazıları sonradan oyuna girebiliyorsa, o zaman transferde büyük bir başarı sağlanmıştır. Bu dünyanın hiçbir yerinde yoktur.
BEŞ SENELİK PLAN YAPTIK
Transfere start verirken hedefiniz neydi?
Bu transfer çalışmasının planını geçen sezonun devre arasında yapmıştık. Yapılan toplantılar sonrası yeniden yapılanma kararına vardık ve devre arasında aldığımız bu karar için bu transfer döneminde düğmeye bastık. Bu yapılan sadece bir transfer çalışması değil, operasyonun bir parçasıydı. Çünkü bu beş senelik bir plan. Biz transferde planımızı bir bu sene için bir de gelecek üç beş sene için yaptık. Böyle bir kadro planı yaptık. Neredeyse sıfırdan takım yaptık. Bu kolay değil.
Bu operasyonun kararı tam olarak ne zaman verildi?
Geçen sene devre arasında…
MALİYETİ YÜKSEK OYUNCULARI YOLLADIK
Fikir nasıl doğdu?
Önce oturduk ve takımın maliyetini çıkardık. Futbolcuların yüksek ücretler aldığını gördük. “Bu futbolcu hakikaten o kadar para eder mi?” diye kendi kendimize sorduk. Ve bu paraların yüksek olduğunu düşündük. O zaman yapılacak iş yenileştirmeye gidip yüksek maliyetlerden kurtulmaktı ve biz de bunu yaptık. Bugün Song’un dışında defansın tamamı yeni. Buna kimse cesaret edemez. Geçen seneki kadroya bak; Mondragon,Tomas, Cihan, Orhan hepsi yüksek maliyet. Bir örnek vereyim; geçen sene sadece kalecilerin kulüpten alması gereken garanti paraların toplamı 2 milyon 155 bin dolardı. Bu sezon bu maliyeti 750 bin dolara düşürdük. Yine stoperler Tomas, Song, Emre ve Tolga’nın yıllık maliyeti 5 milyon 370 bin dolardı. Bu sezon stoperlerin maliyeti 2 milyon 920 bin dolara düştü. Yine geçen sezon forvet hattımızın maliyeti 4 milyon 485 bin dolarken bu sezon bu rakam 3 milyon 320 bin dolar düştü. Bir tek orta sahamızda ufak bir artış oldu. Biz hem ekonomik açıdan rantabl iş yapacağız hem de sportif başarıya imza atacağız. Dünyanın en zor işi. Ama bunu yaparsak gerçek başarı olacak. Geçen seneki kadronun bonservisler haricinde kulübe maliyeti 17.4 milyon euroydu. Bu sene 19 milyon euro. 11 futbolcu alıyorsun ve 1.6 milyon euroyla bu kadroyu kuruyorsun. Bu Amerika’da tez konusu olur. Aslında futbol üzerine eğitim yapanların gelip G.Saray’ın bu tablosunu incelemesi lazım. Bunu yeterince anlatamadık. O da bizim suçumuz. Kendini övmek olur diye buna yeltenmedik belki de Ama ortada bir gerçek var ve gerçek bu. Çok iddialı söylüyorum, eğer biz bu yolda başarılı olursak ki olacağız, gelecek sene fazla değil, iki-üç hamleyle Galatasaray’ın 5 senesini garanti altına almış olacağız.
ESKİ KADROYLA GİTSEYDİK TIKANIRDIK
Bu operasyonu yapmayıp aynı kadro ve takviyelerle devam etseydiniz ne olurdu?
Devam etmiş olsaydık taahhütleri yerine getiremez hale gelir ve tıkanırdık. Tenkit edenler çok oldu. Hatta kendi camiamızdan bile eleştiriler geldi. İşte “O futbolcu bırakılır mıydı? Diğeri gönderilir miydi?” diye. Bu bizim ekip halinde verdiğimiz bir karardı. Herkesin bir yoğurt yiyişi var, biz yoğurdu böyle yemeyi uygun gördük. Doğru yaptığımıza inanıyoruz.
BEŞ OYUNCUYU KALLİ GÖNDERDİ
Gönderdiğiniz 5 futbolcuyla ilgili kararı geçen sene operasyon kararı aldığınız devre arasında mı verdiniz?
Hayır. Bu tercihi Feldkamp yaptı. Hocamız ilk olarak bunu Ahmet Akcan’ın da bulunduğu toplantıda bana söyledi. Kalli bana bu oyuncuları sportif açıdan kadroda değerlendiremeyeceğini bildirdi. Bazıları radyolara çıkıp, gazetelere yazıp bilmeden yorum yapıyor. Bunu defalarca anlattım ama hâlâ anlamıyorlar. Bunda sonra Çince anlatacağım. Zira Türkçe anlatıyoruz, anlamıyorlar. Bir antrenör bir futbolcuyu kullanamam diyorsa, ben bir yönetici olarak kulübün çıkarlarını düşünmek zorundayım. Biz de bunu yaptık.
NECATİ’NİN GİTMESİNİ DE KALLİ İSTEDİ
Peki, Felkamp’ın “Kulübün çıkarlarını düşündük ve Necati iyi para eder diye satışına karar verdik” demesini nasıl karşılıyorsunuz?
Bakın bir karar verirken bir asli bir de tali unsurlar vardır. Burada Necati konusunda asli unsur olan hocanın bu futbolcudan takımda yararlanmayı düşünmemesidir.
Yüksek maliyeti de tali unsur olarak bunu desteklemiştir.
TOMAS’A 2.8 MİLYON EURO VERMEKTEN KURTULDUK
Elinizden çıkarttığınız futbolculardan istediğiniz hedefe varabildiniz mi?
Çok somut. Tomas 2 senede 2 milyon 800 bin euro alacaktı. O taahhütten kurtulmamız kulübün geliri oldu. Hasan Kabze’yle oturup konuştuk, 700 bin euro bonservis parası aldık.
NECATİ’YE TALEP OLMADI
Gelir açısından Necati’den beklediğinizi alamadınız galiba.
Necati’ye hiç talep olmadı ne yapayım. Açıkçası ben daha çok talep gelmesini bekliyordum. Şaşırdım. Necati için bize sadece en son gün Trabzonspor teklif yaptı o kadar. Ben de bunun üzerine Necati’yi çağırdım. “Trabzonspor seni istiyor” dedim. “Hayır ağabey ben Ankaraspor’a gitmek istiyorum” dedi ve gitti.
MADDİ İMKÂNSIZLIKLA İLGİSİ YOK
Takımda revizyona gitmeniz maddi imkânsızlıklardan mı kaynaklandı?
Hayır. Bu revizyonu yapmamızın nedeni,, kadronun maliyetinin yüksek oluşuydu. Bu yüzden değişim şarttı. Bizim düşüncemiz buydu. Ha, iyi paramız olsa, iyi imkânlarımız olsaydı da yine gönderdiğimiz bazı oyuncuları gözden çıkarmıştık. Bazılarının aramızdan ayrılması maliyetle ilgili değildi, evet.
TIPKI 1992-93’TEKİ GİBİ
Bu operasyona, yani 5 yıllık plana yönetim kurulu olarak mı karar verdiniz, yoksa o günkü hocanız Gerets’in önünüze koyduğu bir raporla mı?
Bu yönetim kurulunun operasyonuydu. Evet mantık olarak da buna devre arasında başlandı. İlginç bir şey, yönetim olarak böyle bir karar aldıktan sonra bunu Gerets’le paylaştım. O da uzun dönemde yeni yapılanma süreci konusunda bize hak verdi. Bu yeniden yapılanmanın ilk senesi. Bakın, kulüp bundan önce 1992-93 sezonunda bir yapılanmaya girdi. Hakanların, Ergünlerin geldiği sene. Dikkat edin UEFA Kupası’nı, Süper Kupa’yı alan Galatasaray takımında o zamanlardan 7-8 futbolcu en az 7 yıl beraber oynamıştı. Bunun tohumları 1992-93 sezonunda atılmıştı. Bu yılın da o dönemden hiç farkı yok. Şu andaki yapılanmamız nokta atışı derler ya, işte o şekilde. Her sene 2-3 adamı takıma katıp önümüzdeki 5 sene için oturmuş bir kadro oluşturmak.
FENER’LE YARIŞIR VE ŞAMPİYON OLURUZ
Bu sezonki şampiyonluk şansınız nedir?
Eğer bu takımın 11 adamından 7-8’i yeniyse ve ligde bu konumdaysa, UEFA Kupası’nda da gruplara kalmışsa, bu ciddi bir başarıdır. Kimse böyle bir tablo beklemiyordu. Ancak bu tablo benim için sürpriz olmadı. Biz iyi bir sinerji oluşturduk. Bakın bir Hakan-Lincoln olayı yaşadık, olay iki günde kapandı. Ben iddialı konuşmayı sevmem. Sonuçta futbol insan unsuruna dayanan bir oyun. Ama iyi bir takımımız var ve daha da önemlisi çok çok iyi olmaya aday bir takıma sahibiz. Şampiyonluğun tek favorisi olduğumuza inanıyorum. Beşiktaş’ın da iyi kadrosu var ama bu yarış yine son senelerde olduğu gibi Fenerbahçe ile Galatasaray arasında geçer. Sonuçta biz şampiyon oluruz.
GEÇEN SEZON GEREKEN HAMLEYİ YAPAMADIK
Önceki sezonun şampiyonu Galatasaray’ın geçen sezon yarışı kaybetmesinin sebebi neydi?
Geçen sene bu uyumumuz yoktu ve gerekli hamleleri yapamadık. O hamleleri yapabilseydik zamanında biz geçen sene de rahat şampiyon olurduk. Mesela bu sponsorlardan gelen kaynaklar maalesef transferin sonlarına doğru ortaya çıkmaya başlamış, iş işten geçmişti.
ŞAMPİYONLUK BİZE 6 AY KAYBETTİRDİ
Önceki sezon elde ettiğiniz şampiyonluk sürpriz olmuştu. Ne kadar hak etmiştiniz o şampiyonluğu?
İki sezon önce şampiyon olmamız bizim bazı hataları görmememize neden oldu. Bazı hamleleri bu yüzden yapamadık. O olay da bize 6 ay kaybettirdi. Tabii o hamleleri o zaman yapmayı düşündük ama bu sefer de “Şampiyon takım bozulur mu?” gibi bir düşünce ile karşılaşırdık. Şampiyon olmamıza rağmen o hamleleri yapabilseydik, ben onun altına da imza atardım.
Bu yıl transfer bütçesini nasıl kapattınız?
Bu transfer döneminde yaptığımız kontratların toplam bedeli 19 milyon euro oldu. Geçen sezon ise 17.4 milyon euroydu.
GERETS’LE DEVAM ETMEMİZ HATAYDI
Geçen sezon Gerest’le yola devam ettiniz. Süreç içinde devam kararının hata olduğunu düşündünüz mü?
Oldu. Geçen sezon Gerets’le yola devam etme kararında hata olduğunu düşünüyorum. Çeşitli söylentiler çıkmıştı. Gerest’le devam edersek, bu söylentiler nedeniyle yıpranan otoritesini yeniden sağlayabileceği ve bunun da takıma katkıda bulunacağı düşünülmüştü. Gerest’le devam etmeme kararı sezon sonuna doğru alındı. Teknik kadro konusunda mevcut organizasyonun her boyutuyla çok yararlı olamayacağına kanaat getirdik ve Gerets’le bu yüzden yollarımızı ayırdık.
AYRILMA KARARINI DEVRE ARASINDA ALDIK
Gerets’le ayrılma kararını da o devre arasındaki toplantıda mı aldınız?
Evet. Devre arasında böyle bir düşünce oldu ama sonuçta baktık ki bu organizasyonla bu teknik ekip takıma fazla fayda sağlayamazdı, Biz bu konuda planımızı devre arasında yaptık, yeni sezonda yeni anlayışa gerek olduğuna karar verip Feldkamp’la anlaştık.
İLK YABANCI TERCİHİMİZ FELDKAMP’TI
Yerli teknik adam düşündünüz mü?
Çeşitli isimler geçti ama Feldkamp daha önce çalışıp tanıdığımız deneyimli ve takıma katkı sağlayacak bir teknik adamdı. İlk yabancı tercihimiz Feldkamp’tı, biz de onunla anlaştık.
EVET, YANAL’LA GÖRÜŞTÜK
Ersun Yanal’la görüştünüz mü?
Zaman zaman gündeme geldi, görüşmeler yapıldı. Ersun Yanal yaptığı röportajında size de söylemiş, evet ben kendisine en son konuştuğumuzda olmayacağını söyledim.
KALLİ’Yİ İKNA ETMEK KOLAY OLMADI
Feldkamp fikri nasıl doğdu? Pek de gelmek istemiyor gibiydi.
Feldkamp ismi daha lig bitmeden çok öncesinden belli olmuştu. Bir de Feldkamp’ın bu teklife hemen atladığı düşünülüyor. Aslında onu ikna sürecimiz uzun oldu. Başta sancılar çekildi. Ama şimdi mutlu şekilde takımla olumlu havayı yakalayarak yolumuza devam ediyoruz.
Feldkamp’ın sezon arasında bir değişiklikle ilgili talebi oldu mu?
Hiç öyle bir şey olmadı. Yalnızca yardımcılarıyla ilgili sancı oldu. O kendi ekibiyle çalışmak istedi. Bunu da zaten Feldkamp herkese söylediği için söylüyorum.
MADEN FALAN BULMADIK
Bütçeyi nasıl oluşturdunuz?
Bazı söylentiler oldu. “Galatasaray maden mi buldu?” diye. Maden falan bulmadık, sadece kaynaklarımızı harekete geçirdik, o kadar. Madeni nereden bulacağız?
Bütçe olarak biraz daha rahat olsaydık kadromuza daha fazla futbolcu katmak isterdik. Elimizdeki bütçeye göre çok iyi transferler yaptık.
