Fıkralarla Temel

  • 22 Eylül 2012
  • 543 Okunma
  • 4 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Aslan
    Temel hayvanat bahçesinde gezerken açık bulduğu bir kafesten içeri dalmış.
    - Hoop ! Dur , ne yapıyorsun? Orası aslan kafesi..
    diye bağırmışlar. Temel geri dönmüş ve kızarak :
    - Sanki aslaninizu yeduk...
    Hotdog
    temel ile idris amerikaya giderler.öğlen acıkınca yemek yemek için dışarı çıkarlar.her tarafta hot dog yazan büfeler görürler.temel"ben köpek yemem"der.idris"bende yemem"der.aradan bir kaç saat geçer.artık iyice acıkan temel"herkes yiyor bizde yiyelim artık başka çare yok"der.büfeye gidip iki hot dog isterler.büfeci hot dogları verir.temel ekmeği açıp bakar ve"ula idris sana neresi geldi"der
    Başkan
    Başkan Temel,bir hapishaneyi ziyaret etmiş.Bir tanesi dışında tüm mahkumlar suçsuz olduklarını, haksızlığa uğrayıp hapse düştüklerini anlatıyormuş.O tek mahkum şeytana uyup bir suç işlediğini, cezasını hak ettiğini söyleyince Temel hapishane yöneticilerine dönerek;
    - Ha pu atamu serbest bırakun, öteçi masum insanların ahlakını bozmasun!
    Otobanda
    Bizim Temel’le Dursun Almanya’da bir gün arabayla gezmeye çıkarlar... Tabii otobandan giderken alışmışlar burda suratli gitmeye. Dursun tahrik eder:
    - Ula bas kaza nerdeyse at arabasi bize yetişecek.
    Temel bu durur mu. Hız sınırını çoktan aşmıştır. Birden yoldan çıkıp yokuştan aşağı ağaçların arasına paldur küldür giderken Dursun atılır:
    - Ula ne oldi eyi giderken birden sallanmaya başladuk.
    Temel heyecanla:
    - Ula Dursun, sorma önüme bi köpek çikti...
    Dursun:
    - Ula uşağum ezseydun oni da geçseydun...
    Temel:
    - Ula ben neye uğraşiyrum zannedeysun...
    Kamyoncu
    Kamyonculuk yapmakta olan temel gene bir gün işteyken radyodan bir anons duyar.Fıkra bu ya, Anonsta; "Dünyamıza bir uzaylı düşmüştür. Görenlerin dostça yaklaşıp en yakın güvenlik merkezine teslim etmesi rica olunur" deniyordu. Benzin almak için duran Temel sıkıştığı için müsait bir yer ararken hareket eden bir çalılık görünce "Hah" der uzaylıyı buldum işte. Çalılığa yaklaşıp; "Trabzonluyem kamyon şoferiyem sizinle tanışmak isterem" der. Ama ses yoktur tekrar dener olmaz son kez denemsinde ses gelir. Urfalıyam, tır şoferiyam sıçıyam.

    - - - Eklendi - - -

    Trafikte Karmaşa
    Trafik polisi Temelin kullandığı arabayı durdurur ve:
    -Sizi tebrik ederim beyfendi, bu günkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size üçyüzmilyon lira ödül vereceğiz, ne yapmayi düşünüyorsunuz, demiş.
    Temel:
    -Hemen cidup bi ehliyet alacagim demis.
    -Ne! senin ehliyetin yok mu?
    demeye kalmadan yandan Fadime söze girmis:
    -Siz ona bakmayin memur bey içince hep boyle sapitiyi
    Polis iyice sinirlenmeye baslamis.
    Derken arkadan dursun:
    -Ula ben size demedimmi çalinti arabayla yola
    çikmayalim basimiza bi is gelir diye.
    Trafik polisi iyice zivanadan çikmis ve bagajdan idris
    atlamis:
    -Noldu usaklar geçtik mi siniri?

    - - - Eklendi - - -

    Patates Be!
    Birlikte kamuflaj üzerine bir çalışma yapılıyordu. İlk olarak bir asker küçük bir odada bir çuvalla başbaşa bırakıldı. Bomboş odada bir çuvalla kalan asker doğal olarak çuvalın içine saklanmıştı. Biraz sonra içeri giren diğer askerler odanın ortasında duran çuvalın yanına yaklaşıp "Bu çuvalın içinde ne var acaba ?" diyerek çuvalı tekmelemeye başladılar. Bunun üzerine çuvalın içinden "Miyavvv" diye bir ses gelince komutan afferin oğlum iyi fikirdi dedi, daha sonra ikinci asker odaya girdi. Diğer askerlerde ilkinde olduğu gibi biraz sonra içeri girdiler ve çuvalı tekmelemeye başladılar. Birkaç saniye sonra çuvalın içinden "Hav Hav" diye bir ses gelmişti. Bunun üzerine komutan "Köpek takliti iyi fikirdi afferin" diyerek o eri de takdir etmişti.
    Sıra Temel'e gelmişti. Temel odaya girdikten birkaç saniye sonra arkadaşları odaya girmişler ve acaba bu çuvalda ne var diyerek çuvalı tekmelemeye başlamışlardı. Aradan epey bir zaman geçmesine rağmen çuvaldan hiç bir ses gelmiyordu. Bunun üzerine tekmeler iyice sertleşmişti, çuvalın sağından solundan da kanlar sızmaya başlamış fakat halen en ufak bir ses yoktu. Aradan on onbeş dakika geçmiş ve çuval kıpkırmızı olmuştu, tam bu sırada çuvaldan cılız ve ağlamaklı Temel'in sesi duyuldu,
    - Patatess beee patatesss !

    - - - Eklendi - - -

    Temel Psikoloji Tedavisinde
    Şiddetli ishal olan Temel, hastaneye kaldırılmış.
    Doktor, kısa bir muayeneden sonra, hastabakıcıya talimatını vermiş:
    -Hastamız şiddetli ishal, kendisini hemen tekerlekli sandalyeye oturtun ve ilgili servise götürün.
    Hastabakıcı Temel'i tekerlekli sandalyeye koymuş ama yanlışlıkla koridorun sonundaki psikiyatri servisine bırakmış.
    Aradan birkaç gün geçmiş. Temel'e ilk teşhisi koyan doktor, Temel'i psikiyatri servisinde görünce şaşkınlıkla sormuş:
    -Yahu sen ishaldin, ne arıyorsun psikiyatri servisinde:
    Temel kafasını sallamış:
    -Ne pileyum, sizin hastabakıcı puraya ceturdi...
    -Peki ishal durumun nasıl?
    -Aynen eskisi gibi ama...
    -Aması ne?
    -Artuk kafama takmayrum...

    - - - Eklendi - - -

    Komutanın Soyadı
    Tabura yeni bir komutan gelmiş ve askerleri toplayarak bir konuşma
    yapacağını belirtmiş. Bütün askerler toplanmışlar ve komutan başlamış konuşmaya :
    "Bugün tanışmak için sizleri buraya topladım. Benim adım Ahmet,
    soyadım Kırç. Tekrar ediyorum, Kırç. Arada R var. Sakın ola diliniz sürçmesin çok fena yaparım. Herkes iyice ezberlesin hata istemem !"
    Askerler dağılmışlar ve herkes "Arada R var, arada R var" diye içinden ezbere koyulmuş. Komutan ise bu konuda ne kadar hassas olduğunu göstermek için sağda solda gördüğü askere soruyormuş :
    - Sen !
    - Emredin komutanım!
    - Soyadım ne benim ?!
    - Kırç komutanım.
    - Aferin ! İşinin başına !
    Komutan böyle böyle hergün bir kaç kere soyadını soruyor ancak kimse
    şaşırmıyormuş. Temel ise bu konuda çok sancılıymış. Ya bir gün piyango
    kendisine çıkarsa ve şaşırırsa diye daralıp dururmuş. Nihayet bir gün tören esnasında komutan aniden arkasına dönmüş ve Temel'i işaret ederek :
    - Sen ! Soyadım ne benim ?!
    Temel heyecandan konuşamıyor, nutku tutulmuş. Yaprak gibi sallanmaya başlamış. Komutan gayet sinirli :
    - Sana söylüyorum, cevap ver, asabımı bozma !
    Hemen arkasındaki arkadaşı bakmış Temel'in başı belaya girecek hemen
    fısıldamış :
    - Arada R var, arada R var...
    Bunun üzerine Temel rahatlamış ve cevap vermiş :
    - Gört !!!

    - - - Eklendi - - -

    Ben Senin Yaşındayken
    Temel evde otururken birden zil calar. Gelen Dursun'dur. Dursun Temel'e:
    - Ula Temel annem hastalanmis biz oraya gidiyoruz. Sen biz gelene kadar bizim Ali'ye bakarmisin?
    Temel:
    - Tabi bakarim, arkadaslik boyle gunler icindir. Annene soyle gecmis olsun.
    Neyse Dursun cocugu birakir gider. Temel cocugu iceri alir ve konusmaya baslar:
    - Ula Ali kac yasindasin?
    Ali:
    - 13 yasindayim Temel amca.
    Temel:
    - Hacen bileymusun? Ben senin yasindayken tam 13 yasindaydim.
     


    Yazan: Cihanî Sultan
  2. ellerine sağlık güzel paylaşım olmuş birazcıkta olsun moralimiz yerine geldi teşekkürler.
     
    Cihanî Sultan bunu beğendi.
  3. :tşk: güzeller :)
     
    Cihanî Sultan bunu beğendi.
  4. :tşk: :kop:
     
    Cihanî Sultan bunu beğendi.
  5. Rica ederim.
    Baba
    Temel genc yasta evlenir, karisi ile bir cocugunu birakarak gurbete cikar.On-onbes sene dolastiktan sonra...
    -Hele bir silaya varayim, der.
    Evine geldigi zaman karisi ile birlikte uc cocuk bulur.En kucugu onundeki kaptan yogurt yiyor yabanci yabanci bakiyordu.
    -Yahu karucugum.Bunlar da kim?
    Karisi :
    -Yahu der su buyugu ilk cocugun degil mi?Ne cabuk unuttun!
    -Ya oteki?
    -O da ana rahminde idi, sen gittikten sonra dogdu.
    -Ya digeri?
    -Canim, zaten onun da sana buba dedigi yok ki, oturmus yogurdunu yiyi!

    - - - Eklendi - - -

    Çatı
    İlyas uzun süren bir Amerika yolculuğundan dönmüştü.
    Temel, ağabeyini havalanından aldı. Birlikte eve dönerlerken,
    İlyas sordu.
    - Yahu benim sevgili kedim Pamuk ne alemde... ona iyi baktın herhalde ben yokken.
    - Kedin öldü
    demiş Temel.
    İlyas yıkılmış birden. Tıkanmış kalmış... Kendini toparladığında,
    söylenmiş
    - Ne kalpsiz adamsın sen... Pamuk'u ne kadar sevdigimi bilirken, insan öyle pat diye öldü der mi?
    Temel
    - Ya ne der?
    İlyas anlattı:
    - Bir kötü haberi daha alıştıra alıştıra daha duygusal vermenin
    yolları vardır. Mesela Pamuk bir gün çatıya çıktı. diyebilirdin..
    Pamuk bir gün çatıya çıktı... İtfaiyeyi çağırdık, geldiler ama
    indiremediler. Sonunda Pamuk hayatta en sevdiği işi yaparken,
    çatıda güvercinlerin peşinde koşarken.... falan diye bir seyler
    söyleyebilirdin.. Çok mu zor böyle anlatmak, duygusuz adam...
    - Kusura bakma ağabey bir daha dikkat ederim
    demiş Temel.
    İlyas..
    - Şimdi soyle bakalım, sen nasılsın,annemle babam nasıl?
    - Şeyyyy dedi.. Ben iyiyim...annem de iyi... Babam birgün çatıya
    çıktı..

    - - - Eklendi - - -

    Kuş
    Birgun dagda Temel ile Cemal yururken Temel Cemal`e derki:
    -"Yahu Cemal paksana, kus olmus daa!"
    Cemal de havaya bakarak cevap verir:

    _"Ula Temel hanidur daa???"
     
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
22/09/2018 - 01:29