aLone
Üye
fıkralar=)...
Direk fıkralar...
1.
Çok ateşli bir homo uçağa binmiş. Uzun bir uçuş yapılıyormuş. Yemek sonrası uçağın içi karartılıp uyku moduna girilince, "homo" yanındaki adama asılmaya başlamış. Adamın da canı istiyormuş ama yakalanırlar diye çekiniyormuş. Homo yanındakine
-"Hadi her taraf karanlık, herkes uyuyor bir şey olmaz" demiş.Bunu ispatlamak için ayağa kalkmış:
-"Hostes, bana bir çay" diye bağırmış. Hiç kimseden ses seda yok.
-"Bak gördün mü herkes uyuyor" ve adamı ikna etmiş. Bunlar işlerini görmüşler ve kahvaltı zamanı gelmiş, hostesler servise başlamışlar. Arkalarda oturan yaşlı bir adama sıra gelince hostes adamın çok sıkıntılı olduğunu görmüş.
-"Ne oldu beyefendi?" demiş.
Yaşlı adam : -"Hostes hanım, başım çatlıyor, sabaha kadar gözüme uyku girmedi" demiş.
Hostes : -"Ama beyefendi neden daha önce söylemediniz, size hemen bir ağrı kesici verirdik" demiş.
Yaşlı adam : -"Yok canım, başka bir yolcu bir çay istedi, herifi sabaha kadar becerdiler, ben ağrı kesici istesem kim bilir ne olurdu?"
2.
Bir doktor, hemşiresiyle buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Ama Dr. bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir ve
İtalya'ya gitmesini ve çocuk doğana dek orada kalmasını ister.
- "Ancak bebeğin doğduğunu size nasıl haber vereceğim?"
diye hemşire sorar:
- "Bana hemen bir kart gönder ve arkasına " spagetti " diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok."
der doktor. Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya'ya gider. dokuz ay sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora;
- "Sevgilim, bugün postadan senin adına Avrupa'dan postalanmış ilginç bir kart geldi. Ama ne anlama geldiğini anlayamadım..."
- "Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım"
der doktor ve telefonu kapatır. O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tıbbi müdahalelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra, karısı kartı alır ve okur:
- "Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti - ikisi, sosisli, ikisi; sade".
3.
İki denizci oturmuş sohbet ediyorlar :
- "Sana iki haberim var, biri iyi, diğeri kötü..."
- "Önce kötüsünü söyle..."
- "Biz seninle zamanımızın çoğunluğunu seferde geçirirken
karılarımızın dostluğu çığırından çıktı, ikisi de lezbiyen oldu!.."
- "Vay canına! Peki, iyi haberin nedir?"
- "Senden hoşlanıyorum!.."
4.
Ceyn ormanda Tarzan'la ilk karsılaştıgında ondan cok etkilenir ve
yaşamını sürdürüş şekli üzerine uzun bir sohbete dalar.
Sonunda konu cinselliğe gelir ve Ceyn sorar:
- "Peki,seks konusunu nasıl hallediyorsun?" Tarzan;
- "Seks, ne olmak?" der.
Bunun uzerine Ceyn detayli bir şekilde anlatır. Tarzan:
- "Haaa",der Tarzan, "ben ağac deliği kullanmak."
Ceyn, bunun yanliş olduğunu söyler ve zaten etkilendiği Tarzan'a
dogrusunu göstermek için soyunur. Çırılçıplak kalinca yere uzanır,
bacaklarını ayırır ve:
- "O iş için doğru yer burasıdır, Tarzan." der.
Tarzan da soyunur,Ceyn'e yaklaşır ve Ceyn'in orasına korkunç bir tekme atar. Ceyn acıyla fırlar, dakikalarca inler.
Sakinleştikten sonra sinirle Tarzan'a döner ve sorar:
- "Neden yaptın bunu Tarzan??"
- "Tarzan kontrol etmek; içerde arı var mı??"
5.
Sevgili Oğlum!
Hızlı okumadığını bildiğim için bu mektubu yavaş yavaş yazıyorum.
Bir gazetede, "insanların başına, genellikle evlerinin 2 km. civarında kaza gelmektedir." yazısını okuyunca evimizden taşındık.Taşındığımız evde bizden önce oturanlar adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler.O nedenle adres yazamıyorum.
Bu evde garip bir çamaşır makinesi var.Geçen gün içine koyduğum çamaşırları, duvardaki zinciri çekince bir daha bulamadım.
Buraya geçen hafta iki kere yağmur yağdı.İlki üç gün, ikincisi ise tam dört gün sürdü.Benden istediğin yeleği postaya verdim.Ancak, düğmeleriyle paketin çok ağır olacağını düşündüm.Sonunda düğmeleri koparıp yeleğin cebine koyduk.Orada bulabilirsin.
Seni seven annen...
NOT: Sana biraz para gönderecektim, ama zarfı bir kere kapatmış bulundum.
6.
10 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis mahkumu olan adam hapisten kaçar. Kaçarken önüne çıkan bir eve girer ve yataklarında uyumakta olan bir çifti esir alır. Adamı bir sandalyeye, kadını da yatağa bağlar. Bir an etrafına bakınıp kadının üstüne atlar ve boynunu öpmeye başlar. Aradan bir dakika bile geçmez, mahkum yeniden ayağa fırlar ve odayı terkeder. Bunun üzerine adam karısıyla konuşmaya başlar: - "Sevgilim, bu adam yıllardır kadın görmemiş. Boynunu nasıl öptüğünü gördüm. Sanırım geri gelince seninle birlikte olmak isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun olmasını sağla ki burdan sağ çıkabilelim. Unutma ki hayatımız buna bağlı. Dayanıklı ol ve unutma, seni seviyorum!" Kadın bu sözler üzerine gülümser ve sakince konuşur: - "Haklısın sevgilim bu adam yıllardır kadın görmemiş ama o sırada benim boynumu öpmüyor, kulağıma senin çok yakışıklı olduğunu, seni çok beğendiğini söylüyordu. Hemen ardından da bana vazelinin banyoda olup olmadığını sordu. Dayanıklı ol ve unutma, ben de seni seviyorum
1.
Çok ateşli bir homo uçağa binmiş. Uzun bir uçuş yapılıyormuş. Yemek sonrası uçağın içi karartılıp uyku moduna girilince, "homo" yanındaki adama asılmaya başlamış. Adamın da canı istiyormuş ama yakalanırlar diye çekiniyormuş. Homo yanındakine
-"Hadi her taraf karanlık, herkes uyuyor bir şey olmaz" demiş.Bunu ispatlamak için ayağa kalkmış:
-"Hostes, bana bir çay" diye bağırmış. Hiç kimseden ses seda yok.
-"Bak gördün mü herkes uyuyor" ve adamı ikna etmiş. Bunlar işlerini görmüşler ve kahvaltı zamanı gelmiş, hostesler servise başlamışlar. Arkalarda oturan yaşlı bir adama sıra gelince hostes adamın çok sıkıntılı olduğunu görmüş.
-"Ne oldu beyefendi?" demiş.
Yaşlı adam : -"Hostes hanım, başım çatlıyor, sabaha kadar gözüme uyku girmedi" demiş.
Hostes : -"Ama beyefendi neden daha önce söylemediniz, size hemen bir ağrı kesici verirdik" demiş.
Yaşlı adam : -"Yok canım, başka bir yolcu bir çay istedi, herifi sabaha kadar becerdiler, ben ağrı kesici istesem kim bilir ne olurdu?"
2.
Bir doktor, hemşiresiyle buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Ama Dr. bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir ve
İtalya'ya gitmesini ve çocuk doğana dek orada kalmasını ister.
- "Ancak bebeğin doğduğunu size nasıl haber vereceğim?"
diye hemşire sorar:
- "Bana hemen bir kart gönder ve arkasına " spagetti " diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok."
der doktor. Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya'ya gider. dokuz ay sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora;
- "Sevgilim, bugün postadan senin adına Avrupa'dan postalanmış ilginç bir kart geldi. Ama ne anlama geldiğini anlayamadım..."
- "Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım"
der doktor ve telefonu kapatır. O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tıbbi müdahalelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra, karısı kartı alır ve okur:
- "Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti - ikisi, sosisli, ikisi; sade".
3.
İki denizci oturmuş sohbet ediyorlar :
- "Sana iki haberim var, biri iyi, diğeri kötü..."
- "Önce kötüsünü söyle..."
- "Biz seninle zamanımızın çoğunluğunu seferde geçirirken
karılarımızın dostluğu çığırından çıktı, ikisi de lezbiyen oldu!.."
- "Vay canına! Peki, iyi haberin nedir?"
- "Senden hoşlanıyorum!.."
4.
Ceyn ormanda Tarzan'la ilk karsılaştıgında ondan cok etkilenir ve
yaşamını sürdürüş şekli üzerine uzun bir sohbete dalar.
Sonunda konu cinselliğe gelir ve Ceyn sorar:
- "Peki,seks konusunu nasıl hallediyorsun?" Tarzan;
- "Seks, ne olmak?" der.
Bunun uzerine Ceyn detayli bir şekilde anlatır. Tarzan:
- "Haaa",der Tarzan, "ben ağac deliği kullanmak."
Ceyn, bunun yanliş olduğunu söyler ve zaten etkilendiği Tarzan'a
dogrusunu göstermek için soyunur. Çırılçıplak kalinca yere uzanır,
bacaklarını ayırır ve:
- "O iş için doğru yer burasıdır, Tarzan." der.
Tarzan da soyunur,Ceyn'e yaklaşır ve Ceyn'in orasına korkunç bir tekme atar. Ceyn acıyla fırlar, dakikalarca inler.
Sakinleştikten sonra sinirle Tarzan'a döner ve sorar:
- "Neden yaptın bunu Tarzan??"
- "Tarzan kontrol etmek; içerde arı var mı??"
5.
Sevgili Oğlum!
Hızlı okumadığını bildiğim için bu mektubu yavaş yavaş yazıyorum.
Bir gazetede, "insanların başına, genellikle evlerinin 2 km. civarında kaza gelmektedir." yazısını okuyunca evimizden taşındık.Taşındığımız evde bizden önce oturanlar adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler.O nedenle adres yazamıyorum.
Bu evde garip bir çamaşır makinesi var.Geçen gün içine koyduğum çamaşırları, duvardaki zinciri çekince bir daha bulamadım.
Buraya geçen hafta iki kere yağmur yağdı.İlki üç gün, ikincisi ise tam dört gün sürdü.Benden istediğin yeleği postaya verdim.Ancak, düğmeleriyle paketin çok ağır olacağını düşündüm.Sonunda düğmeleri koparıp yeleğin cebine koyduk.Orada bulabilirsin.
Seni seven annen...
NOT: Sana biraz para gönderecektim, ama zarfı bir kere kapatmış bulundum.
6.
10 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis mahkumu olan adam hapisten kaçar. Kaçarken önüne çıkan bir eve girer ve yataklarında uyumakta olan bir çifti esir alır. Adamı bir sandalyeye, kadını da yatağa bağlar. Bir an etrafına bakınıp kadının üstüne atlar ve boynunu öpmeye başlar. Aradan bir dakika bile geçmez, mahkum yeniden ayağa fırlar ve odayı terkeder. Bunun üzerine adam karısıyla konuşmaya başlar: - "Sevgilim, bu adam yıllardır kadın görmemiş. Boynunu nasıl öptüğünü gördüm. Sanırım geri gelince seninle birlikte olmak isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun olmasını sağla ki burdan sağ çıkabilelim. Unutma ki hayatımız buna bağlı. Dayanıklı ol ve unutma, seni seviyorum!" Kadın bu sözler üzerine gülümser ve sakince konuşur: - "Haklısın sevgilim bu adam yıllardır kadın görmemiş ama o sırada benim boynumu öpmüyor, kulağıma senin çok yakışıklı olduğunu, seni çok beğendiğini söylüyordu. Hemen ardından da bana vazelinin banyoda olup olmadığını sordu. Dayanıklı ol ve unutma, ben de seni seviyorum



