burakkk97
Üye
[Fıkra] Kurufasulye sevdası
Bir zamanlar kuru fasulyeye çılgınca
düşkün bir adam varmış. Kuru fasulyeye
bayılırmış, ama her zaman fasulyenin
sonraki etkisi utandırıcı ve canlı bir tepki
oluyormuş. Bir gün bir kıza rastlamış ve
aşık olmuş. Evlenmeye karar vermişler fakat kız ancak kuru fasulye yemeği
bırakırsan evlenmeyi kabul ederim diye
şart koşmuş. Adamımızda büyük bir
fedakarlık gösterip fasulyeyi bırakmış.
Kısa bir süre sonra evlenmişler.
Bir kaç ay sonra, bir aksam adamımız işte iken telefonu çalmış. Arayan hanımı.
Akşamleyin bir saat geç gelmesi için rica
etmiş, adam kabul etmiş. İşten çıkan
adam dışarıda bir saati doldurmak için
gezinirken bir restoranttan gelen kuru
fasulye kokusuna yenik düşmüş. Sadece bir
porsiyon yerim diye içeri girmiş fakat
hızını alamamış. Bir, iki, üç, beş, yedi
derken 10 porsiyona tamamlayıp dışarı
çıkmış. Fakat dışarı çıkar çıkmaz hemen
gaz olayı başlamış. Adamda koşturarak karşıdaki parka
gitmiş ve bir güzel başlamış osurmaya.
Fakat durmaya niyeti yok. Osurdukça
osuruyor. En sonunda tamam demiş artık
kalmadı. Saatte zaten doldu, artık eve
geri dönebilirim. Eve gelmiş, zile basmış, karisi kapıyı açıp
kocasının kucağına atlamış. Kocacım sana
bir sürprizim var fakat biraz bekle deyip
bir mendil bulmuş ve kocasının gözlerini
bağlamış. Ardından kocasının koluna
girip onu yemek masasının başındaki sandalyeye oturtmuş. Gözündeki bağı
tam açacakken telefon çalmış. Karısı
gözünü açmaması için yemin ettirdikten
sonra telefona cevap vermeye gitmiş.
Fakat bu arada adamımızın gaz olayı yine
son haddine gelince bakmış karısı da hala telefonla konuşuyor adam ağırlığını bir
poposunun üstüne vermiş ve koyvermis.
Hem yüksek sesliymiş, hem de çürük
yumurta kadar olgun. Hemen el
yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş
pencereyi açmış, pantolonunu çıkartmış, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu
sallayarak havalandırmış. Pencereyi
kapatarak gene el yordamıyla yerine
dönmüş. Karisi konuşmaya devam. Ee
demiş bizimki fırsattan tekrar istifade
edelim. Bu sefer öbür polosunun üstüne ağırlığını vermiş ve tekrar koyvermis. Bu
ödül bile kazanabilirmiş.Hemen tekrar el
yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş
pencereyi açmış, pantolonunu indirmiş,
donunu çıkartmış ve dışarıda donunu
sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatmış ve yerine dönmüş. Kulağı
içerdeki telefon konuşmasında,veda
sözleri özgürlüğünün sona erdiğine işaret
edene kadar bu duruma beş dakika kadar
devam etmiş. Mutlu bir şekilde
gülümsemiş masumca. Karisi döndüğünde, onu o kadar beklettiği için
özür dilemiş. Gözünü açıp açmadığını
sormuş ve kocası gözünü hiç açmadığına
yemin etmiş. Bunun üzerine karisi,
gözündeki bağı çözmüş ve bağırmış ...
- "IYIKI DOGDUN ALİ, HAPPY BIRTHDAY ALİ..."
Fakat bu sırada DOGUM GÜNÜ PARTISI için
hazırlanmış masanın etrafında oniki adet
misafir ağızları bir karış açık oturmuş
adama bakıyorlarmış..
)
düşkün bir adam varmış. Kuru fasulyeye
bayılırmış, ama her zaman fasulyenin
sonraki etkisi utandırıcı ve canlı bir tepki
oluyormuş. Bir gün bir kıza rastlamış ve
aşık olmuş. Evlenmeye karar vermişler fakat kız ancak kuru fasulye yemeği
bırakırsan evlenmeyi kabul ederim diye
şart koşmuş. Adamımızda büyük bir
fedakarlık gösterip fasulyeyi bırakmış.
Kısa bir süre sonra evlenmişler.
Bir kaç ay sonra, bir aksam adamımız işte iken telefonu çalmış. Arayan hanımı.
Akşamleyin bir saat geç gelmesi için rica
etmiş, adam kabul etmiş. İşten çıkan
adam dışarıda bir saati doldurmak için
gezinirken bir restoranttan gelen kuru
fasulye kokusuna yenik düşmüş. Sadece bir
porsiyon yerim diye içeri girmiş fakat
hızını alamamış. Bir, iki, üç, beş, yedi
derken 10 porsiyona tamamlayıp dışarı
çıkmış. Fakat dışarı çıkar çıkmaz hemen
gaz olayı başlamış. Adamda koşturarak karşıdaki parka
gitmiş ve bir güzel başlamış osurmaya.
Fakat durmaya niyeti yok. Osurdukça
osuruyor. En sonunda tamam demiş artık
kalmadı. Saatte zaten doldu, artık eve
geri dönebilirim. Eve gelmiş, zile basmış, karisi kapıyı açıp
kocasının kucağına atlamış. Kocacım sana
bir sürprizim var fakat biraz bekle deyip
bir mendil bulmuş ve kocasının gözlerini
bağlamış. Ardından kocasının koluna
girip onu yemek masasının başındaki sandalyeye oturtmuş. Gözündeki bağı
tam açacakken telefon çalmış. Karısı
gözünü açmaması için yemin ettirdikten
sonra telefona cevap vermeye gitmiş.
Fakat bu arada adamımızın gaz olayı yine
son haddine gelince bakmış karısı da hala telefonla konuşuyor adam ağırlığını bir
poposunun üstüne vermiş ve koyvermis.
Hem yüksek sesliymiş, hem de çürük
yumurta kadar olgun. Hemen el
yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş
pencereyi açmış, pantolonunu çıkartmış, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu
sallayarak havalandırmış. Pencereyi
kapatarak gene el yordamıyla yerine
dönmüş. Karisi konuşmaya devam. Ee
demiş bizimki fırsattan tekrar istifade
edelim. Bu sefer öbür polosunun üstüne ağırlığını vermiş ve tekrar koyvermis. Bu
ödül bile kazanabilirmiş.Hemen tekrar el
yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş
pencereyi açmış, pantolonunu indirmiş,
donunu çıkartmış ve dışarıda donunu
sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatmış ve yerine dönmüş. Kulağı
içerdeki telefon konuşmasında,veda
sözleri özgürlüğünün sona erdiğine işaret
edene kadar bu duruma beş dakika kadar
devam etmiş. Mutlu bir şekilde
gülümsemiş masumca. Karisi döndüğünde, onu o kadar beklettiği için
özür dilemiş. Gözünü açıp açmadığını
sormuş ve kocası gözünü hiç açmadığına
yemin etmiş. Bunun üzerine karisi,
gözündeki bağı çözmüş ve bağırmış ...
- "IYIKI DOGDUN ALİ, HAPPY BIRTHDAY ALİ..."
Fakat bu sırada DOGUM GÜNÜ PARTISI için
hazırlanmış masanın etrafında oniki adet
misafir ağızları bir karış açık oturmuş
adama bakıyorlarmış..
)
evet bunun bir bayan versiyonu vardı. 



