Felsefe Sefaleti

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

ademfarzet

Üye
    Konu Sahibi
Felsefe Sefaleti
FELSEFE SEFALETİ
S. Ahmet ARVASİ
Evet, bütün dünyayı kaplıyan felsefe ve inanç sefaletini görmemeye imkân yoktur. Anarşi, herşeyden önce kafalarda ve gönüllerde yerleşmiş bulunuyor. Başka insanların kanları ve göz yaşları üzerine kurulu'da olsa, refah ve zenginlik içinde yüzen muhtelif renkteki emperyalist ülkelerdeki insanlar, kafa ve gönüllerini saran bu «anarşi» nin doğurduğu sancı ve ıstırabı bütün dehşeti ile yaşıyorlar.
Bugün zengin ve müreffeh bildiğimiz birçok ülkede intihar grafikleri yükselmekte, uyuşturucu madde düşkünleri çoğalmakta, ruh ve akıl hastalıkları doludizgin koşmaktadır. Almanya'da, Danimarka'da, Finlandiya'da, İsveç'de intihar oranları diğer ülkelere nazaran daha fazla artmaktadır. Öte yandan Amerika'da beyazlar arasındaki intihar oranı, beyaz olmayanlara nazaran üç kat fazladır.
Kara ve kızıl dünyada inançsız, melankolik, saldırgan, alkolik nesiller bir çığ gibi büyümekte, huzursuz nesiller «bunalım»larını tatmin için kan ve baruta yönelmekte, karşısında «düşman» aramakta, bulamadığı zaman kendine, kendi değerlerine saldırmakta, kendi öz kardeşini boğazlamaktadır. Üstelik bu, «çöküntü ve azgınlık nöbetleri» yalnız o ülkelerde kalmamakta, «gayretkeş veya özgürlükçü” basın ve yayın organları kanalı ile en ücra köşelere kadar yayılmaktadır. «Gizli yeraltı örgütleri» veya «karanlık güçler» ise bunlara silah, cephane, uyuşturucu madde, vicdanları ve kafaları karartan kitaplar, temin ederek, insanlığın bu korkunç yarasını «onulmaz bir dert» halinde tutarak sömürmeye çalışmaktadır.
Muzdarip insanlık kendisini huzura kavuşturacak inancı, fikir sistemini, nizamı ve samimi kadroları her zamandan daha fazla hasretle beklemekte ve aramaktadır. İnsanlar, için için bir araştırmanın içinde dünyanın her tarafına koşmakta, dinleri, felsefeleri, eski kitapları kurcalamakta yeni sesleri dinlemektedirler. Kızıl ve kara emperyalizmin mağduru olan insanlık, bir şey bulurum ümidi ile Budizmi, Hinduizmi bile incelemekte, Filipinler'deki «sihirbazdan» medet ummaktadır.
Batı'lı filozof, felsefe problemleri üzerinde beynini zorlarken, ister materyalist, ister spiritüalist, ister idealist, ister realist olsun, kendi insanının vicdanını ve aklını karıştırmış, onları bunalımdan bunalıma itmiş, onlara şüphe, huzursuzluk ve tedirginlikten ötesini verememiştir. Yüce peygamberleri insanların gönüllerinden uzaklaştırarak, onların yerine kendisini oturtmak isteyen «kızıl ve kara renkli filozof», buna muvaffak olamadığı gibi, şimdi bizzat hazırladığı «bunalım» karşısında şaşkındır. Aklı «vahyin sahasında» koşturmak isteyen bu suretle akıl hastalıklarının çizdiği grafik karşısında apışıp kalmıştır. Psikyatrist Henry Linck'in «The Return to Religion» «DÎNE DÖNÜŞ» çığlığına rağmen, kara ve kızıl dünya, artık bu ihtarı duyamaz ve anlıyamaz duruma getirilmiştir. (Türk -İslâm Ülküsü'nden)
( dan alıntı)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Takipçi Satın Al


Üst Alt