haydaravısyon
Üye
Engelli gence dayak iddiası
Bursada yüzde 95 özrü bulunan bir genç, meslek edindirme kursunda darp edildiği iddiasıyla karakola başvurdu.
Kendisinin de işitme
Engellilerin
Ona aldığım hediyeyi verirken sınıftaki sosyolog beni uyardı. Ben de hemen yerime geçeceğimi söyledim. Fakat beni İşitme Engelliler Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı R.Ş.ye şikayet etmiş. Başkan R.Ş. dersten sonra beni odasına çağırdı. Yanına gittiğimde o kızdan uzak duracağımı söyledi. Ben de buna kimsenin karışamayacağını ifade ettim. Bunu gururuna yediremeyip beni yanından kovdu. Odasından çıkıp hemen yanındaki çay ocağına giderken arkamdan gelip beni ittirdi. Yere düşünce kolum ve ayağım morardı. Neye uğradığımı anlayamadım. Oradaki öğrenci ve öğretmenlerim de bu durumu gördü ama bana kimse elini bile uzatmadı. Ardından arkamdan gelip paspas sopasını havada savurarak beni tehdit etmeye devam etti dedi.
KAFA ATINCA NEYE UĞRADIĞIMI ANLAYAMADIM
Olayın ardından girdiği sınıfta sinirleri boşaldığı için ders süresince gözyaşlarına hakim olamadığını anlatan Kafkas, Bir arkadaşım bana mendil uzattı. Gözyaşlarımı sildim. Bu duruma çok içerlemiştim. Dersten sonra bana neden böyle davrandığını öğrenmek için Dernek Başkanının yanına gittim. Yanında misafirleri çıktıktan sonra odasına girdim. Beni neden ittirdiğini sordum. Benim dik kafalı olduğumu söyleyerek bağırmaya başladı. Kavga etmeye başladık. Yerinden kalkıp bana kafa attı. Neye uğradığımı anlamadım.
Kendimi korumaya çalıştım diye konuştu. Öğretmen emeklisi anne Gönül Kafkas ise, oğlunun kendisini telefonla araması üzerine soluğu dernekte aldığını anlatarak, Biz onun eğitimi ve tedavisi için elimizden gelen her şeyi yaptık. Yüzde 95 özrü olan çocuğum, ben oraya gidince başta yaşadıklarını anlatmak istemedi. Ardından dernek başkanının kendisini itekleyerek düşürdüğünü ve kafa attığını öğrenince beynimden vurulmuşa döndüm. Hastalığı sebebiyle kafasına darbe almaması gerekir. Raporları var. Biz o kadar üzerine titrerken birinin onu itekleyerek düşürmesi tahammül edilir gibi değil. Durumu bana anlatmayıp dernek başkanına anlatmasından dolayı sosyoloğa da kızdım. Türkere, Cimbom yapma böyle deseler hiç bunlar olmazdı. Üzerine geldikleri için bunlar olmuş. Şu çocuğum ne söylüyorsa onun hiçbir art niyeti yoktur. Derinliği yok ki plan yapsın, o yüzden ben onu savunuyorum. Böyle bir derneğin, bu tür çocukların eğitimine karşı çok daha hassas olması gerekir. Bugün benim yavrumun başına gelen olayların yarın bir başka çocuğun başına gelmemesi için yasal müracaatımızı yaptık dedi.
Kendisinin de işitme
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
3 çocuğunun olduğunu söyleyen dernek başkanı ise iddiaları yalanladı. İddiaya göre, olay 28 Ağustosta merkez Osmangazi ilçesi Uluyol Mahallesindeki Duyum İşitme Engelliler Eğitim ve Kültür Derneğinde meydana geldi.Engellilerin
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
edindirilmesine yönelik seramik boyama kursuna devam eden 32 yaşındaki Türker Mehmet Çağrı Kafkas, ders sırasında yan sıradaki kız arkadaşıyla konuştuğu gerekçesiyle sosyolog tarafından uyarıldı. Ardından bu durum İşitme Engelliler Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı R.Ş.ye iletildi.Bunun üzerine iddiaya göre Başkan R.Ş.'nin odasına çağırdığı Kafkası önce iterek düşürdüğü, ardından da olayların büyümesi üzerine kafa atarak yaraladığı iddia edildi. Alnı, kolu ve bacağında oluşan morluklarla soluğu hastanede alan Kafkas ve ailesi, rapor aldıktan sonra sorumluların cezalandırılması için karakola başvurdu. Yüzde 95 özrü bulunan Türker Mehmet Çağrı Kafkas, kursa severek gittiğini anlatarak, Uzun süreden beri sınıfa gelmeyen kız arkadaşım o gün sınıfa gelmişti. Onu gördüğüme çok sevindim.Ona aldığım hediyeyi verirken sınıftaki sosyolog beni uyardı. Ben de hemen yerime geçeceğimi söyledim. Fakat beni İşitme Engelliler Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı R.Ş.ye şikayet etmiş. Başkan R.Ş. dersten sonra beni odasına çağırdı. Yanına gittiğimde o kızdan uzak duracağımı söyledi. Ben de buna kimsenin karışamayacağını ifade ettim. Bunu gururuna yediremeyip beni yanından kovdu. Odasından çıkıp hemen yanındaki çay ocağına giderken arkamdan gelip beni ittirdi. Yere düşünce kolum ve ayağım morardı. Neye uğradığımı anlayamadım. Oradaki öğrenci ve öğretmenlerim de bu durumu gördü ama bana kimse elini bile uzatmadı. Ardından arkamdan gelip paspas sopasını havada savurarak beni tehdit etmeye devam etti dedi.
KAFA ATINCA NEYE UĞRADIĞIMI ANLAYAMADIM
Olayın ardından girdiği sınıfta sinirleri boşaldığı için ders süresince gözyaşlarına hakim olamadığını anlatan Kafkas, Bir arkadaşım bana mendil uzattı. Gözyaşlarımı sildim. Bu duruma çok içerlemiştim. Dersten sonra bana neden böyle davrandığını öğrenmek için Dernek Başkanının yanına gittim. Yanında misafirleri çıktıktan sonra odasına girdim. Beni neden ittirdiğini sordum. Benim dik kafalı olduğumu söyleyerek bağırmaya başladı. Kavga etmeye başladık. Yerinden kalkıp bana kafa attı. Neye uğradığımı anlamadım.
Kendimi korumaya çalıştım diye konuştu. Öğretmen emeklisi anne Gönül Kafkas ise, oğlunun kendisini telefonla araması üzerine soluğu dernekte aldığını anlatarak, Biz onun eğitimi ve tedavisi için elimizden gelen her şeyi yaptık. Yüzde 95 özrü olan çocuğum, ben oraya gidince başta yaşadıklarını anlatmak istemedi. Ardından dernek başkanının kendisini itekleyerek düşürdüğünü ve kafa attığını öğrenince beynimden vurulmuşa döndüm. Hastalığı sebebiyle kafasına darbe almaması gerekir. Raporları var. Biz o kadar üzerine titrerken birinin onu itekleyerek düşürmesi tahammül edilir gibi değil. Durumu bana anlatmayıp dernek başkanına anlatmasından dolayı sosyoloğa da kızdım. Türkere, Cimbom yapma böyle deseler hiç bunlar olmazdı. Üzerine geldikleri için bunlar olmuş. Şu çocuğum ne söylüyorsa onun hiçbir art niyeti yoktur. Derinliği yok ki plan yapsın, o yüzden ben onu savunuyorum. Böyle bir derneğin, bu tür çocukların eğitimine karşı çok daha hassas olması gerekir. Bugün benim yavrumun başına gelen olayların yarın bir başka çocuğun başına gelmemesi için yasal müracaatımızı yaptık dedi.
